Sohbet Muhabbet

EL merzuki sadece havass değil yani ulvi yoldan değil süfli yoldan da ilerlemiştir aslında. El yazma eserler özel ve gizli olduğundan paylaşamiyorum maalesef."
El Cevahirul Lemmaah Fi İstidhdari.... diye bir eseri satışa açık gördüğüm kadarıyla, ben genel olarak havasla derinlemesine uğraşanların ulvi yanı olsa da başlangıçta zamanla ruhlarının karardığını düşünürüm. Net bir ayrım yapılabileceğini zannetmiyorum, karşılaştığım herkes öfkeli, kindar, hararetli insanlar.
 
El Cevahirul Lemmaah Fi İstidhdari.... diye bir eseri satışa açık gördüğüm kadarıyla, ben genel olarak havasla derinlemesine uğraşanların ulvi yanı olsa da başlangıçta zamanla ruhlarının karardığını düşünürüm. Net bir ayrım yapılabileceğini zannetmiyorum, karşılaştığım herkes öfkeli, kindar, hararetli insanlar.
Aslında el merzuki nin bu kitabı birincisi eksik ikincisi değiştirilmiş diyebiliriz ve o zamanlar şu vardı el merzuki varlıkları zecr eden birisiydi yani zorlayan birisiydi. Haliyle o zamanlar birisi çıkıp ben cinleri/varlikları zorluyorum, kullaniyorum deseydi ve bu kitabı yazsaydı yazan kişi idam edilir kitap ta yok edilirdi veya gizlenirdi çok yüksek ihtimalle bu yüzden aslında bakarsak merzuki avamın gözünü boyamak ve kendini korumak için bir nevi azimetlerin başına dini ifadeler de koymuştur. Merzuki nin ruhu kararmış diyebiliriz zaten aslında.
 
Aslında el merzuki nin bu kitabı birincisi eksik ikincisi değiştirilmiş diyebiliriz ve o zamanlar şu vardı el merzuki varlıkları zecr eden birisiydi yani zorlayan birisiydi. Haliyle o zamanlar birisi çıkıp ben cinleri/varlikları zorluyorum, kullaniyorum deseydi ve bu kitabı yazsaydı yazan kişi idam edilir kitap ta yok edilirdi veya gizlenirdi çok yüksek ihtimalle bu yüzden aslında bakarsak merzuki avamın gözünü boyamak ve kendini korumak için bir nevi azimetlerin başına dini ifadeler de koymuştur. Merzuki nin ruhu kararmış diyebiliriz zaten aslında.
Başlı başına bütünlüğünü korumuş bir havas kitabı da yok sanırım, ben bi ara klasik Şems-ül Maarif'i almıştım meraktan sonra uğraşılmaz bununla deyip okumadım bile, insanın kendisini inanılmaz olgunlaştırmış olması gerekiyor bu işlerle meşgul olmak için. Kafaya doldurulacak şey değil. Zaten uğraşanların da çoğunun bir icraatı olmadığını gördüm şimdiye kadar çoğu cebine bakıyor.
 
Başlı başına bütünlüğünü korumuş bir havas kitabı da yok sanırım, ben bi ara klasik Şems-ül Maarif'i almıştım meraktan sonra uğraşılmaz bununla deyip okumadım bile, insanın kendisini inanılmaz olgunlaştırmış olması gerekiyor bu işlerle meşgul olmak için. Kafaya doldurulacak şey değil. Zaten uğraşanların da çoğunun bir icraatı olmadığını gördüm şimdiye kadar çoğu cebine bakıyor.
Bütünlüğünü korumuş var ancak bunlar çoğu kişide yok ve el yazma kitaplar oluyorlar genelde. Şemsül marif zaten değiştirildi çünki içersinde cidden tehlikeli şeyler var hem yapan bilerek eksik veya yanlış yazmış ki ondan sonra gelenlerde bu sırları biliyorsalar değiştirmişlerdir ki herkes denemesin ehli olmayan kişi tehlikeye giricek çünki. Çoğu da cebine bakiyor dediğiniz gibi doğru ki benim de daha önce dediğim gibi bilen insan gerçekten çok derine inmiş bir insan bu işi para için yapmaz ihtiyacı yoktur.
 
Bütünlüğünü korumuş var ancak bunlar çoğu kişide yok ve el yazma kitaplar oluyorlar genelde. Şemsül marif zaten değiştirildi çünki içersinde cidden tehlikeli şeyler var hem yapan bilerek eksik veya yanlış yazmış ki ondan sonra gelenlerde bu sırları biliyorsalar değiştirmişlerdir ki herkes denemesin ehli olmayan kişi tehlikeye giricek çünki. Çoğu da cebine bakiyor dediğiniz gibi doğru ki benim de daha önce dediğim gibi bilen insan gerçekten çok derine inmiş bir insan bu işi para için yapmaz ihtiyacı yoktur.
Benim merak ettiğim bir konu var siz belli ki benden daha hakimsiniz, sorayım. Şimdi tüm öğretilerin kendine ait bir varlık sınıflandırması var, hatta her kültür ve yörenin. Havas içinde cin, ifrit, marid gibi mevzuları biliyoruz da negatif parazitler ya da periler gibi varlıkların sınıflandırması var mı, örneğin batı kaynaklı bazı kitaplarda elementallerden bahseder su, hava, toprak ve ateş olarak cinleri de ateş elementalleri altında sınıflandırır, bunun havas bağlamında bir karşılığı var mı? Ya da diğer varlıklara karşılık gelen bir tanımlama?
 
Benim merak ettiğim bir konu var siz belli ki benden daha hakimsiniz, sorayım. Şimdi tüm öğretilerin kendine ait bir varlık sınıflandırması var, hatta her kültür ve yörenin. Havas içinde cin, ifrit, marid gibi mevzuları biliyoruz da negatif parazitler ya da periler gibi varlıkların sınıflandırması var mı, örneğin batı kaynaklı bazı kitaplarda elementallerden bahseder su, hava, toprak ve ateş olarak cinleri de ateş elementalleri altında sınıflandırır, bunun havas bağlamında bir karşılığı var mı? Ya da diğer varlıklara karşılık gelen bir tanımlama?
Şöyle aslında bakarsak her cinin bir elementi vardır kimisi hava, kimisi ateş, kimisi toprak bazısı da su elementlidir bu bağlamda ve varlıkları kullanım şekliyle alakalı bir bağlamı var ama havass ta varlık kullanımı yoktur daha çok saygı, icazet tarzı şeyler vardır. Her bir cin elementine göre kullanılabilir tabi.
 
Şöyle aslında bakarsak her cinin bir elementi vardır kimisi hava, kimisi ateş, kimisi toprak bazısı da su elementlidir bu bağlamda ve varlıkları kullanım şekliyle alakalı bir bağlamı var ama havass ta varlık kullanımı yoktur daha çok saygı, icazet tarzı şeyler vardır. Her bir cin elementine göre kullanılabilir tabi.
Yani tüm perdelenmiş varlıkları cin çatısı altında toplayan bir yanı var diyorsunuz anladığım kadarıyla, bu ifrit, peri, parazit fark etmez. Peki usul bakımından her işlemin bir kutbu var mu örneğin bir varlıkla mücadelede antisiyle mi işlem yaparlar? Eğer böyleyse her seferinde farklı bir davet ve karşılığında bedel mi gerekir yoksa hali hazırda bir iki kontağı vardır da ona uygun işlemleri mi tercih ederler? Bir de "zecr etmek" derken, kast ettiğiniz mesele muhatabı karşılıksız itaate zorlamak gibi bir şey mi?
 
Yani tüm perdelenmiş varlıkları cin çatısı altında toplayan bir yanı var diyorsunuz anladığım kadarıyla, bu ifrit, peri, parazit fark etmez. Peki usul bakımından her işlemin bir kutbu var mu örneğin bir varlıkla mücadelede antisiyle mi işlem yaparlar? Eğer böyleyse her seferinde farklı bir davet ve karşılığında bedel mi gerekir yoksa hali hazırda bir iki kontağı vardır da ona uygun işlemleri mi tercih ederler? Bir de "zecr etmek" derken, kast ettiğiniz mesele muhatabı karşılıksız itaate zorlamak gibi bir şey mi?
Bunlar sır maalesef çoğunu söyleyemem ancak her varlık cin değildir fakat benim bildiğim her varlığın tekil bi elementi olduğudur.
 
Bunlar sır maalesef çoğunu söyleyemem ancak her varlık cin değildir fakat benim bildiğim her varlığın tekil bi elementi olduğudur.
Son bir şey sorayım müsaadenizle, ilmi öğrenmek bağlamında değil ama belki bazı konularda açılım yapması bağlamında önerebileceğiniz bir kitap var mı? Pratiğini değil de teorisini az çok idrak edebilmek için.
 
Cin ve İblis'in aynı soya dayandığını ifade ettin. İnsan için bir soy ya da soydaşlık biçmiyorsun ama yaratıcının kudretiyle ifadesi kullanıyorsun.

Öyleyse insan Tanrı vasfı mı taşır ? Ve diğer mahlukat yaratıcı kudretiyle yaratılmamış mıdır ?
Peki sence, insanı 'muhteşem suret' kategorisine koyan nedir ? Ve insan bu kadar muhteşem ise neden kötüdür ?
Bende bu konuya takılıyorum iblis faaliyet geçen kötülük yapan ,ifrit tetikleyen demon,cin Arap kavmine göre şeytan fazla zeki insan için söylenirmiş nedense mantıklı geldi ama ifrit ve iblis kötülük vücut bulmuş hali insan oğlunun kötü karanlık yanları soyut dünya çok zor birden fazla metafor değişkenlik var sanki hiyerarşi var dünya yı yaratan yüce kudret orda da bir düzen var bizde o sınıf içinde bir yerlerdeyiz ürkütücü bilinmezlik derin konu algım eror veriyor.
 
Bende bu konuya takılıyorum iblis faaliyet geçen kötülük yapan ,ifrit tetikleyen demon,cin Arap kavmine göre şeytan fazla zeki insan için söylenirmiş nedense mantıklı geldi ama ifrit ve iblis kötülük vücut bulmuş hali insan oğlunun kötü karanlık yanları soyut dünya çok zor birden fazla metafor değişkenlik var sanki hiyerarşi var dünya yı yaratan yüce kudret orda da bir düzen var bizde o sınıf içinde bir yerlerdeyiz ürkütücü bilinmezlik derin konu algım eror veriyor.
Kainat, kaotik bir yaratımın eseri ; insan ise bu kaotik oluşumda düzen tutturma çabasında. Kendi iradesi ile hareket edemeyecek kadar zayıf, manipülasyona açık ve sorumluluk bilinci düşük bir varlık. Bu yüzden ergen gibi 'ben yapmadım, o yaptırdı' diyerek, karanlığını başka bir varlığa yükleyerek, nesne konumuna sokuyor kendisini. Nesne insanın muhteşemliğinden bahsedemeyiz.

İblis olmasa, insan kendi sahteliğini fark edemezdi. Kendi sahteliğini fark edemezdi çünkü insan :
Suçlarını bile kabullenemeyen bir varlık.. Varoluşunda Tanrı nuru taşıyan bir varlık.. Buna rağmen sahte bir varlık.

Ve bence Tanrı, İblisin haklılık eğrisinde, insanın kaosunu izlemeyi tercih ediyor. Tek bir samimi gözyaşını görmek istediği için belki de..
İblisin yaratıcına olan muhteşem dürüstlüğü ve Tanrının, insandaki oluş halini görme isteği = Satürn halkasında dönen dünya.
 
Geri
Üst