Kılıç çiçeği ben çocukken bizde vardı bize pek faydası olmadı. Belki başkalarına faydalıdır bilemeyeceğim ama sanırım bu tarz obje ya da bitkiler daha çok kişiye özel oluyor. Fil objesinin kimi uğur getirdiğine inanırken kimi de uğursuzluk getireceğini düşünüyor.Bir de bitkilerin,çiçeklerin uğurundan da bahsetmeden olmaz...Bu konuda bilgisi olan arkadaşlarımı da bu konu üzerinde yorum yapmaya davet ediyorum....Kılıç çiçeği yetiştirenlerden çok iyi yorumlar duymuştum bir zamanlar.....
Evet bazılarına kaktüs iyi gelir bazısına gül..Doğru bir noktaya parmak bastınız...Biz ocukken tavşan beslemenin uğursuzluğuna inandırılmıştık ama daha sonra öğrendiime göre tavşan beslemenin şans getirdiği insanların olduğunu da öğrendim...Kişiye göre değişiyor ama 7 tane fil objesi dizmenin uğuruna inanırken bütün çevrem ,internette bir kişinin filin zorlukları ve zor doğumları temsil ettiği için filin ağır enerjisinden bahsedilmiş...Bilemiyorum da dediğiniz gibi neye inanıyorsak onun olumlu ya da olumsuz enerjisini harekete geçiriyor olabiliriz.....Yorumunuz için ok teşekkür ederimKılıç çiçeği ben çocukken bizde vardı bize pek faydası olmadı. Belki başkalarına faydalıdır bilemeyeceğim ama sanırım bu tarz obje ya da bitkiler daha çok kişiye özel oluyor. Fil objesinin kimi uğur getirdiğine inanırken kimi de uğursuzluk getireceğini düşünüyor.
Biraz yöresel inançlarımız daha çok bilinçdışı temayüllerle şekillenen inançlar sanki her insanda aynı etkiyi vermiyor.
Çok doğru ve güzel konuşmuşsun.@Merlin639 Bu yüzden de içimizdeki gözlemciyi olumlu düşünmek bizim faydamıza çalışır....Düşünce tarzını değiştirmek o yüzden çok önemli....Avucumuzdaki kelebek içimizdeki gözlemciye göre şekilleniyor aslında...
Çok geniş bakmak mı daha iyi dar alandan bakmak mı?Geniş bakış açısı çok önemli de bazen dediğiniz gibi ''kuantum bilgisayarı ''gibi olmak eksi artı olasılıkları ya da iyi kötü durumları aynı anda ,ardı ardına deneyimlememize yol açıyor belki de....Demek istediğim hakikat çeşitli olabilir ama aslında tek'e çıkıyor yine de....Bütün çabam geniş açıdan gözlemlemek ama tersinin de geçerli olabileceğini düşünmeye başladım ...Sizin mesajınızda kilit bir nokta yakaladım sanki....Teşekkür ederimÇok doğru ve güzel konuşmuşsun.
Benim gözlemci kuantum bilgisayari gibi.
Bazen nerden bakacağımi şaşırıyorum.
Belkide olaylara sadece hakikat eksenli bakmalıyız.Yani yakalamayı çalışmaliyiz.
Çünkü hakikat herkese iyi gelen bir şeydir.
Dİn,dil,ırk v.b secmiyor.Herkesi kapsayan bir şey.Evren zitlardan oluşuyor ama hakikat mertebesinde zıt diye bir şey yok.Bunlari gözlemciye göre değişen davranış mekanizması olarak görüyorum.Ne kadar evrenselsen o kadar geniş mertebeden ve kapsayıcı bakıyorsun.
Bazen insanın gözlemcisini şeytan kontrol eder.Bazen ise yaratıcı.Bu bütün insanlarda vardır.Hayatta yaptığın tercihlerine göre şekil gösterir.Zaten daha berrak bir gözlemci olamaya çalışıyoruz hayat yolunda.Niyetlerimizi saflaştırmaya.Çünkü niyet eşittir akıbettir.İnsan bir bakima sana biçilmiş kader yolunda kendi kaderini yazıyor.Çok geniş bakmak mı daha iyi dar alandan bakmak mı?Geniş bakış açısı çok önemli de bazen dediğiniz gibi ''kuantum bilgisayarı ''gibi olmak eksi artı olasılıkları ya da iyi kötü durumları aynı anda ,ardı ardına deneyimlememize yol açıyor belki de....Demek istediğim hakikat çeşitli olabilir ama aslında tek'e çıkıyor yine de....Bütün çabam geniş açıdan gözlemlemek ama tersinin de geçerli olabileceğini düşünmeye başladım ...Sizin mesajınızda kilit bir nokta yakaladım sanki....Teşekkür ederim![]()
Ben buna çok inanıyorum....Bir hayvanın sorumluluğunu almak,bir çiçeğe su verip canlandırmak ya da herhangi küçük bir çocuğu bir çikolata şekerle sevindirmek bile çok büyük farklar yaratıyor....Çünkü saf enerjileri ve bize olan iyi duyguları sayesinde güzel dualar alıyoruzdur belki.. Şansımızın döndüğü yeri incelediğimizde hemen öncesinde nasıl davrandığımıza bakmalıyız...Geçmişte dileklerimiz gerçekleştiğinde ya da talihimiz iyi yönde değiştiğinde son zamanlarında neyi sürekli olarak yaptık ya da hemen öncesinde ne yaptık?Buralara da dönüp bakmamız gerekeiyor....Çünkü daha önceki iyi davranışlarımız da ''bugünümüze ve geleceğimize''yansırBayağı bir sıkıntılı süreç yaşamışlardı ailecek sonra bunların evine kendiliğinden bir kedi gelmiş sahiplenip bakmaya başlamışlar büyük ihtimal kedi de bereket getirmiş olabilir neyse ...
Aslında küçükken aklımdan ne geçirsem akşamına babam alıp gelirdi saf temiz bir kalple ya da istediğim şeyler çocuk olduğum icin belki küçük şeyler olduğundan hemen oluveriyordu ...Ben buna çok inanıyorum....Bir hayvanın sorumluluğunu almak,bir çiçeğe su verip canlandırmak ya da herhangi küçük bir çocuğu bir çikolata şekerle sevindirmek bile çok büyük farklar yaratıyor....Çünkü saf enerjileri ve bize olan iyi duyguları sayesinde güzel dualar alıyoruzdur belki.. Şansımızın döndüğü yeri incelediğimizde hemen öncesinde nasıl davrandığımıza bakmalıyız...Geçmişte dileklerimiz gerçekleştiğinde ya da talihimiz iyi yönde değiştiğinde son zamanlarında neyi sürekli olarak yaptık ya da hemen öncesinde ne yaptık?Buralara da dönüp bakmamız gerekeiyor....Çünkü daha önceki iyi davranışlarımız da ''bugünümüze ve geleceğimize''yansır![]()
O zamanlar biz çocukken içimizden geçen çok çabuk oluyordu çünkü içimizde şüphe yoktu...Ama sonra deneyimlerimiz artttıkça ''şüphemiz''' de arttı...Çocuk saflığıyla daha içimize şüphe tohumları ekilmemişti...Yetişkin olduğumuzda %100 teslimiyetimizi kaybettiğimiz için galiba....Aslında küçük büyük istek diye bir şey yok...Bütün isteklerimiz aynı seviyede sayılır evrende....Örneğin canınız bazen bir yemek ya da tatlı ister,daha aklınızdan geçerken ya ailenizden biri çarşıdan alıp gelmiş ya da bir komşu kapıda belirmiş size canınızın istediğini sunuyor....Neden?Öylesine içinizden geçirdiniz dilek bile tutmadınız...Hafif bir şekilde,takıntılı değil....''Bir şeyi unutunca gerçekleşir''derler...Dua edip isteğimizi serbest bırakmak bunun için önemli...Aslında küçükken aklımdan ne geçirsem akşamına babam alıp gelirdi saf temiz bir kalple ya da istediğim şeyler çocuk olduğum icin belki küçük şeyler olduğundan hemen oluveriyordu ...
Bana göre burada en büyük mucize arkadaşımın pomemi kazanması oldu senelerce hazırlan olmasın başvuru için yaşın dolunca o sene yeniden ilan gelsin ve yaş şartı yumuşasın 30 una kadar uğraşıp 30 undan sonra kazandıBir şey bir kula nasip olacaksa Allah onun olması icin imkanlar yaratıyor
Bir yerde okumuştum birinin ablası ve kuzeni kpss ye hazırlanıyor ablası 85 alıp tıbbi sekreterlik alanından atanamıyor diğer sene de sınava tekrar girmemiş kuzeni sınava girip 65 mi ne alıyor ve o sene doktorlar yürüyüş yapmışlar sağlık alanında eleman alımı çoğalsın diye sağlık bakanlığı 30 bin sekreterlik alımı yaptı 65 alan kuzeni evlerinin yanındaki hastaneye atanmış 65 puanı ile
Bir arkadaşım senelerdir pomem için hazırlanırdı hadi diyelim 6 sene olsun belki daha fazla ve sürekli sözlü mülakatta elenirdi yaş şartı var pomemde 30 yaş şartı ve son şansında da elendi aynı sene tekrar ilan geldi ve ilk kez 30 yaş şartını kaldırdılar o gelen ilana da başvuru yapabildi eger öyle bir yumuşama gelmeseydi ilana yaşından dolayı başvuru yapamayacaktı ve gelen yaş yumuşaması ve aynı sene gelen ikinci ilanla atandı geçti kazandı mülakatı
Bir şey olacaksa Allah onun olması icin imkanları yaratıyor imkansız diye bir şey yok
Sevgi de de böyle kanlı bıçaklı ayrılık yaşayıp tekrar bir araya gelip evlenen çiftler de var Allah bir.kavuşmak yazdıysa er ya da geç yollar gene kesişiyor buna da çevremden örnekler var bu da bir nevi şansın yaver gitmesi sevgi rızık zaten tamamen nasip meselesi
Evet çok doğru çocukken kaygımız vs yoktu şu an hep bir stres hep bir kaygı üzüntü hevessizlik biraz da çevreden gördüğümüz duyduğumuz sözler ve muamele de çok etkiliyor ruh halimizi ama her şey gelip geçici hayat çok kısa dolu dolu yaşamak lazım şükrederek ve olabildiğince iyilik yaparakO zamanlar biz çocukken içimizden geçen çok çabuk oluyordu çünkü içimizde şüphe yoktu...Ama sonra deneyimlerimiz artttıkça ''şüphemiz''' de arttı...Çocuk saflığıyla daha içimize şüphe tohumları ekilmemişti...Yetişkin olduğumuzda %100 teslimiyetimizi kaybettiğimiz için galiba....Aslında küçük büyük istek diye bir şey yok...Bütün isteklerimiz aynı seviyede sayılır evrende....Örneğin canınız bazen bir yemek ya da tatlı ister,daha aklınızdan geçerken ya ailenizden biri çarşıdan alıp gelmiş ya da bir komşu kapıda belirmiş size canınızın istediğini sunuyor....Neden?Öylesine içinizden geçirdiniz dilek bile tutmadınız...Hafif bir şekilde,takıntılı değil....''Bir şeyi unutunca gerçekleşir''derler...Dua edip isteğimizi serbest bırakmak bunun için önemli...