Japon Mitolojisi, Amaterasu

Ori

Moderator
Katılım
18 Ocak 2010
Mesajlar
2,773
Tepkime puanı
1,692
Japon mitolojisinde yer alan ikinci kadın figürü, aynı zamanda Japon panteonunun en üst basamağında yer alan Amaterasu’dur. Bu niteliğiyle, günümüz Şinto teolojisi içerisinde de önemli bir konuma sahip olan Amaterasu, yer aldığı epizotlarda farklı özellikler sergileyerek Japon mitolojisinin renkli ve ilginç figürleri arasında yer alır.

Kojiki’de "Üç Büyük Kaminin Doğuşu" olarak da bilinen epizotta, Amaterasu ve iki erkek kardeşinin doğumu anlatılır (Tsugita, 2008: 67-69). Yeryüzüne dönen İzanagi, Ölüler Diyarı’nın kirlerinden arınmak için nehirde yıkanırken(*); sol gözünden Amaterasu, sağ gözünden Tsukuyomi ve burnundan Susano-o doğar. İzanagi, kızı Amaterasu’ya "Üst Dünya’ya", oğlu Tsukuyomi’ye "gecelere ve karanlık topraklara", diğer oğlu Susano-o’ya ise "denizlere hükmetmesini" emreder. Amaterasu, böylelikle Üst Dünya’ya hükmeden Kami olarak en ulu Kami mertebesine yükselir.

Japon mitolojisinde Amaterasu, Üst Dünya’ya hükmeden yüce güç olarak betimlenmektedir. Bu konum, bir Kaminin sahip olabileceği en yüksek konumdur. Ancak Amaterasu, sadece kâinatı yöneten bir hükümdar değildir; aynı zamanda erkek kardeşlerinin de sorumluluğunu üstlenmiş bir abladır. Bu şekilde Amaterasu, hem bir idareci olarak sarsılmaz bir güç ve otorite, hem bir dişi olarak zerafet, yumuşaklık, sadelik ve ürkeklik, hem de bir abla olarak merhamet ve sevecenlik timsali olarak farklı pek çok niteliği üzerinde barındırır. Japon mitolojisinde geçen olaylarda da, Amaterasu bu özelliklerini açık bir biçimde sergiler.

"Susano-o’nun Üst Dünya’dan Kovuluşu" olarak bilinen epizotta; Amaterasu, dirayetli bir hükümdar ve gözü pek bir savaşçı olma yönünü ortaya koyar (Tsugita, 2008: 75-76). Babası İzanagi tarafından yeryüzüne sürgüne gönderilme cezasına çarptırılan Susano-o, babasını şikâyet etmek için ablası Amaterasu’nun yanına gitmeye karar verir. Ancak, Susano-o Üst Dünya’ya yükselirken o kadar çok gürültü çıkarır ki; Amaterasu, kardeşi Susano-o’nun kendisiyle savaşmaya geldiğini düşünür. Amaterasu, bu yüzden saçlarını bir erkek gibi bağlar; silahlarını kuşanır ve bir savaşçı görünümünde kardeşinin karşısına çıkar. Ancak kardeşinin anlattıklarını dinleyen Amaterasu, Susano-o’ya anlayış gösterir ve bir abla olarak kardeşinin yanında olur.

"Amaterasu’nun Saklanması" olarak bilinen epizottaysa, Amaterasu bu defa ürkek, korkak ve çekingen yönünü ortaya koyar (Tsugita, 2008: 86-89). Kardeşi Susano-o’nun taşkınlıkları üzerine korkuya kapılan Amaterasu, bir mağaraya kapanır ve bu yüzden tüm kâinatın karanlığa gömülmesine sebep olur.

(*)Burada fiziksel bir kirlilik değil manevi kirlenme sembolize edilmektedir.

Alıntı.
 
Üst