Hurma hakkında çeşitli değerlendirmeler

Ori

Moderator
Katılım
18 Ocak 2010
Mesajlar
2,803
Tepkime puanı
1,767
HURMA (Phoenix dactylifera L.)
Çok sayıda palmiye türü bulunmasına rağmen, tropik kökenli palmiyelerin orijini (yaygın adı: date palm) Phoenix dactylifera’dır. Yaklaşık 6.000-8.000 yıldır kültürü yapılan cins adı olan Phoenix ismini Arabistan çöllerinde yaşayan efsanevi kuştan alan bu ağaç yangına son derece dayanıklıdır (Hobhouse, 2002: 26).

Hurma ağacının hayat ağacı olarak kullanıldığı Anadolu ve Mezopotamya medeniyetleri: Hititler Urartular, Asurlular, Selçuklular ve Osmanlılardır.

Hurma ağacının mimaride kullanıldığı yerler: Saray duvarlarında bezeme olarak, Cami Taç kapısında bezeme olarak kullanılmıştır. Antik Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarda hurma motifli hayat ağacı tasvir edilmiştir. Bunlar;

-Etrafında tören yapılan,
-Tören alanında elde taşınan,
-Karşısında elinde sıvı kabı ile duran kişiler bulunan,
-Her iki yanında hayvan figürü bulunan,
-Tek başına hurma motifli hayat ağaçlarıdır ve saray, tapınak duvar resimlerinde ve kabartmalarında tasvir edilmişlerdir.

Dini ve mitoloji açıdan hurma ağacının değerlendirilmesi
Eski Yunanlılarda hurma ağacı, yeni doğanların koruyucusuydu. Mitolojiye göre; Leto, Apollon ve Artemis’i bir çayırda çöküp kutsal bir hurma ağacına tutunarak doğurmuştur (Eliade, 2003).

Çeşitli ağaçlara olan inanışlar İslami dönemde terk edilmekle beraber, bu dönemde sadece hurma ağacına önem verilmiştir. İbn-i Miskeveyh varlık mertebesi konusunda bitki âlemiyle hayvan âlemi arasındaki geçiş evresinde bitkilerin en yetkin türü olarak hurma ağacının bulunduğunu söylemekte ve hurma ağacının Hz. Adem’den artan çamurdan yaratıldığını ifade etmektedir (Bayraktar, 2004). Hurma ağacının İslam kültüründeki önemini gösteren bir örneği Meryem suresindedir. Bu surenin 22-27 ayetleri arasında “Hz. Meryem’e Hz. İsa’yı doğuracağı zaman hurma ağacına sarılması ve yere dökülen hurmalardan yemesi durumunda doğumunun kolaylaşacağı” ifade edilmiştir (URL-5, 2016).

Ritüeller

Türk ritüellerinin içerisinde hurma önem arz etmektedir; Öger (2012) çalışmasında, ”Uygur Türkleri’nde büyük önem verilen ve doğum etrafında oluşan uygulamalardan biri “bovakni ağızlandiriş” adı verilen bebeğe ilk yiyeceğin yedirilmesidir. Halk arasında ilmi ve ihlâsı iyi olan, yerinde ve güzel konuşan kişiler bebeğe ilk yiyeceği yedirir. Çocuk tatlı dilli ve doğru konuşan biri olsun diye hurma, ceviz, erik veya kuru üzüm ile ağızlandırılır” diye bahsetmektedir.

Geçmişten günümüze kadar örf ve adetlerle gelen ve göz değmesini önlemek için kullanılan nesnelerin içinde hurma çekirdeği de mevcuttur (Cıblak, 2004).

Türkiye’nin pek çok ilinde hacıların yanlarında gelirken getirdikleri hurma meyveleri misafire ikram edilir. Misafir hurmayı yedikten sonra, çekirdeklerini cüzdanında saklar; bununla da cüzdanının bereketini arttıracağına inanır.

Sonuç olarak insanlık tarihinin çeşitli dönemlerinde simgesel bir öge olarak kullanılan hurma ağacı, Anadolu ve Mezopotamya medeniyetleri tarafından da kullanılan, dini ve mitolojik açıdan önemli bir simge olmuştur. Ağaç bu özelliği ile dilleri, kültürleri ve toplulukları birleştiren bir nesne, aynı zamanda da mimaride ve sanatta kullanılan bir motif olmuştur. Bu kullanım yerlerinin ilgili uzmanlar tarafından daha detaylıca incelenmesi; mitolojik verilere ulaşma ve kullanma açısından, geçmiş kültürleri ve yaşayışları keşfetmek açısından önem arz etmektedir.

Alıntı.
 
Üst