Gökadalar ile İlgili Ne Biliyoruz?

Rapİ

Kayıtlı Üye
Katılım
3 Tem 2015
Mesajlar
192
Tepkime puanı
49

-Samanyolu’nun evrendeki tek gökada olmadığı görüşünü ilk ortaya atanlardan biri de onsekizinci yüzyılın ünlü düşünürlerinden Immanuel Kant idi. Kant gökadayı tanımlamak için ada evren terimini ortaya atmıştı.

-Gökbilimciler şimdi gözlemlenebilen evrende 100 milyarı aşkın gökada olduğu yönünde bir kestirimde bulunuyorlar.

-İngilizce’de Samanyolu teriminin ilk kullanıldığı yerlerden biri Geoffrey Chaucer’in “Şöhret Evi” (The House of Fame) adlı 14. yüzyılda kaleme aldığı şiirdi. Chaucer bu şiirinde gökadayı göksel bir yola benzetiyordu.

-Yollardan söz açılmışken, evrendeki genişlemeye bağlı olarak, öteki tüm gökadalar giderek bizim gökadamızdan uzaklaşıyor. Samanyolu’nun en uzağındaki gökadalar, yakında olanlara göre daha hızlı uzaklaşıyor.

-Samanyolu’ndan uzaklaşan kimi gökadalar, Amerikan futbol topları gibi, elips biçiminde oluyor. Kimi gökadalar da - tıpkı Samanyolu gibi - dokunaç benzeri kıvrımlı kolları olan, ince ve yassı bir görünüm sergiliyor.

-Gökadalar, aralarında çok sayıda cüce gökadaların da yer aldığı, düzensiz ya da olağan dışı biçimlerde de karşımıza çıkıyor. Evrendeki en küçük gökadaları oluşturan cüce gökadalar (Samanyolu’ndaki 100 milyar yıldıza kıyasla) yalnızca birkaç yüz ya da bin yıldız içeriyor.

-Cüce gökadalar genelde daha büyük gökadaların çevrelerine kümelenmiş oluyor.

-Cüce gökadaların yıldızları çoğu zaman kütle çekiminin etkisiyle daha büyük komşuları tarafından yutuluyor. Cüce gökadalar dağıldıkça yıldızlar da gökyüzüne akıyor. Ancak bu süreci çıplak gözle görmek olanaksız.

-Samanyolu’nun merkezinde gizlenmiş olan dev kara deliği de çıplak gözle göremeseniz bile, Sagittarius takımyıldızına bakmış olanlar doğru yöne bakmış demektir.

-Gökadaların büyük bir çoğunluğunun ortasında kara bir delik vardır ve gökbilimciler bu deliğin kütlesinin içinde bulundukları gökadanın kütlesinin yaklaşık binde birine eşit olduğunu öne sürerler.

-Samanyolu’nun en yakınındaki iki gökadanın - Küçük Macellan Bulutu ile Büyük Macellan Bulutu - kara delikleri olmayabilir, ya da her ikisi de küçük kütleli gökadalar olduklarından ortalarındaki kara delik fark edilemeyecek denli küçük olabilir.

-Gelgelelim, her gökadada toz bulunur. Yıldızların ürettiği bu toz, gözlenen ışığın, gerçekte olduğundan çok daha kırmızıymış gibi görünmesine neden olur. Bu durum yıldızların özelliklerini araştıran gökbilimcilerin işini daha da güçleştirir.

-Bu toz gerçekte sürekli yer de değiştirir. Kimi gökadalar içerdikleri toz ve gazları gökadalar arasındaki uzayda saniyede yüzlerce kilometrelik bir hızla dışarıya atan rüzgârlar oluşturur.

-Bu rüzgârlar yıldız ışığının toz ve gazlara basınç uygulaması sonucunda meydana gelir, en hızlı gökada rüzgârlarına Samanyolu’ndan çok daha büyük bir hızla yıldızlar üreten uzak gökadalarda tanık olunur.

-Güneş ve onunla birlikte sistemin tüm gezegenleri, Samanyolu’nun merkezi çevresinde saniyede yaklaşık 250 kilometrelik bir hızla döner ve bu dönüşü yaklaşık 200 milyon yılda tamamlarlar.

-Bir galaktik yıl önce yeryüzünde dinozorlar saltanat sürmekteydi.

-Gökadalar, salt içerdikleri yıldızların kütle çekimine bağlı olarak, sanıldığından daha hızlı döner. Gökbilimciler fazladan kütle çekim kuvvetinin, ışığı yaymayan ya da yansıtmayan karanlık maddeden geldiğini düşünüyor.

-Karanlık madde bir yana, gökadaların büyük bir bölümü boşluktan oluşuyor. Gökadaların içindeki yıldızlar, küçülüp portakal boyutuna gelseler, aralarında 4800 kilometrelik bir boşluk olur.

-Gökadalar, küçülüp elma boyutuna gelseler, komşu gökadalarla aralarında ancak birkaç metrelik bir uzaklık olur. Gökadalar arasındaki görece yakınlık, onların zaman zaman birleştikleri anlamına geliyor.

-Yaklaşık 4 milyar yıl içinde, Samanyolu, Andromeda gökadası ile birleşecek. En azından bir milyon yıllık bir süreyi gerektirecek olan bu birleşme sonucunda, büyük ihtimalle “Milkomeda” adıyla anılacak olan elips biçiminde çok daha büyük bir gökada oluşacak.

Hazırlayan: Rita Urgan
Kaynak: discovermagazine
 
Üst