3.Gözü açan bitki çayı

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Hekate88
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Çakralar veya 3.göz gibi bilgiler budist inancından gelir.İnsanığlunda aura veya çakra yoktur sadece akıl ve düşünce gücü vardır önemli olan düşündüğünüze inanmaktır psişik güç böyle yürür çakra körleşmesi tıkanması gibi söylemler uydurmadır.Psişik güçte işi yapan ruhtur ruh ise beyini kullanir beyinde doğuştan veya sonradan bozukluk varsa ruh beyni istediği gibi kullanamaz buna vucudda dahildir.İnsan bilincini ruhtan kazanır maddelere etki eden güç ise ruhun enerjisidir.Bu nasıl bir enerji bilinmemektedir.Kuran'da zaten Allah şöyle buyurur.Sana ruhu soruyorlar.De ki onun hakkında size pek az ilim verilmiştir.Bu da demek oluyor ki insanlara ruh hakkında verilen bilgi kısıtlı tutulmuştur.Bunu insan bedeninde görebiliyoruz.
 
Üzerlik çayı ve akasya çiçeği olarak duymuştum.Bide kargı kamışı ve manna yı araştırmanı öneririm.Ama herşeyden önce çakallarını açmalısın.Kolay gelsin...
 
Merhaba,
3.göz epifiz bezini besleyem bitkiler gıdalar tabiki var.
Mesela engelleyenlerde var. 3.göz açarak epifiz bezini geliştirmek istiyorsanız mesela florür içeren herşeyden uzak kalın bunun detayı uzun. Sadece örnek verdim. Bitki olarak ise üzerlik yeterli çaya gerek yok. Tütsü olarak da kullanabilirsiniz.
Fakat 3,göz epifiz açmak için veya hassaslaştırmak için meditasyon yapmanızda en azından fayda var. Çakralarınızı düzene koymanız lazım. 3.göz epifiz bezi aktifleştirme hassaslaştırma için doğal,şifalı taşlardan da destek alabilirsiniz en basitinden kristal kuvars, ve çalışmalarınızı loş hatta karanlık da yapmanız etkiyi arttırır,
Epifiz bezi gece karanlıkta aktif olur ve bazı yararlı hormonları karanlıkta, özellikle uyku esnasında salgılar. En yoğun salgılama zamanı doğum anı, ölüm anı ve gece saat 03:00 sıralarıdır. Eğer Epifiz bezi uyandırılabilirse, öğrenme ve hafıza yeteneklerimizi güçlendirir. Sezgimizi, ilmimizi ve yaratıcılığımızı geliştirebilir. İnsanların şifa verme yeteneklerini tetikleyebilir, mutluluğu artırıır ve spiritüel yeteneklerini güçlendirir. Bunlar bir takım tıbbi deneylerle de tespit edilmiştir. Epifiz bezini körelten kimyasalları şehirlerimizin su şebekelerinde, yediğimiz tüm paketlenmiş gıda maddelerindeki bazı kimyasal maddeler ve florlu diş macunları ile rutin ihtiyaçlarımız içerisinde tüketmekteyiz. Bu tüketim çarkından kendimizi kurtaramadığımız için, Epifiz bezimizi körleştiriyoruz.
Epifiz bezinin salgıladığı başlıca hormonlar;
-Melatonin
-Serotonin
-DMT (Dimetiltriptamin) dir.
Belki Melatonin ve Serotonin hormonlarını çok duyuyor ve biliyorsunuz.
DMT den kısaca bahsersek: Doğum ve ölüm esnasında salgılanan miktarı, normal zamanlarda salgılanan miktardan daha fazladır. Doğumda DMT’nin daha çok salgılanması ile anne ve bebekte bir trans ve mutluluk hali gerçekleşir. Bu durumda anne doğum sancısına daha rahat katlanır, bebek de uyku halinde olduğu için yeni bir hayata sıkıntısız bir geçiş yapar. Epifiz bezinin küçülmesiyle ‘Ruh Molekülü’ diğer bir deyimle de ‘gerçeklik molekülü’ olan DMT’nin salgılanması ergenlik dönemine girildiğinde azalır. Ve tabi ki ruhsal boyutla ilişki de azalır.
Epifiz bezi floru bir mıknatıs gibi üzerine çekmekte ve flor da Epifiz bezini süratle kireçlendirerek yumuşak ve elastik olan bu organı kemikleştirmekte ve fonksiyonunu icra edemez hale getirmektedir. Bugün insanların çoğunluğu Epifiz bezini kullanamadıkları için eski insanların sahip olduğu mistik güçlere sahip olamamakta ve başka boyutları algılayamamaktadırlar.
DMT molekülünü doğadaki bazı bitkilerden elde etmek mümkün. Bu işi Amazon yerlileri 3000 yıldan fazla süredir yapıyorlar. Bu yerliler yazılı bir kimya bilgileri olmaksızın, ya tesadüfen ya da bir karışım yaparak DMT içeren bir bitki, ayrıca enzim görevini yapan diğer bir bitki bularak ve bu karışımı kaynatarak, bunun suyunda DMT’yi içilebilir hale getiriyorlar. Bu işi yaparken de Ayahuasca denen bir bitkiyi bazı ağaç kökleri ile karıştırıp kaynatarak, Ayahuasca bitkisinin bünyesinde bulunan DMT’yi açığa çıkararak içilebilir bir sıvı haline getiriyorlar. Elde edilen bu sıvı içildikten yarım saat sonra etkinleşiyor. Etkisi de 3-4 saat sürüyor. Bu 3-4 saat içerisinde kişi ölü gibi hareketsiz kalıyor. Fakat bu sıvıyı içen kişinin bilinci göklere tırmanıyor, yukarıda anlatılan mistik görselleri yaşıyor, temizlenmiş olarak vücuduna dönüyor.
DMT çeşitli bitkilerde bulunduğu gibi, kamışta da bulunmaktadır. Mevlânâ ayinlerinde sadece kamıştan üretilmiş flütlerin kullanılması, Mevlânâ’nın da DMT gerçeğini bildiğini düşündürmüştür.
Yaratıcılık ve mutluluğun sırrını bedenimizden ruhumuza taşımak için öyle fazla açılım var ki! Daha sonraki paylaşımlarımda bir bir değineceğim. Evrende kaynaklar sınırsız ve bizim gücümüz de sınırsız yeter ki farkında olalım. Koşulsuz sevgiler. Işıkla kalın.
 
3. Gozu fiziken delerek acabiliyormussunuz. Kaynak: "3. Goz" yazar: lobsang rampa

Kendi anilarinda ilerde buyuk bir rahip olacagi bilindigi icin egitildigini ve ucuncu gozunun nasil acildigini kitabinda anlatmis. Tavsiye ederim.
 
Ben de hem cayi hem tohumu var. Esim hem tohumunu hem cayini yakti ama demleyip icmedik. Demleme mijtarlari nedir?


Bir videoda izlemiştim. Nötrleştirmeden tüketmemek herekiyor mış üzerlik tohumlarını. Aksi taktirde internette ki tariflerle (limon, tuz vs) karaciğere kalıcı zarar verebiliyor muş. Ne kadarı doğru bilmiyorum, ben de araştırma aşamasındayım. Fakat üzerlik tohumunu bilinçsizce tüketmenin çok tehlikeli olabileceğini biliyorum. Beslenme şeklinizi değiştirmeniz şart!

Tohumlar nasıl nötrleştirilir henüz bilmiyorum. Bilen varsa, paylaşırsa ben de sevinirim.

Umutla.
 
3.Gözü açan bitki çayı biliyor musunuz?
Bu konu detayli ve uzun bir konu. Kusra bakmayin cogu bilmeden sanki 40 yilin hocasi yada ilim sahibi demek daha mi dogru olur artik oyle yorum yapmis yanlis blgi vermis. Cakralar vardir cakra kapanmasi diye bsey yoktur tikanan dengede olmayan cakraalr demek daha dogru. 3. Goz acilinca nelerle karsilablcgn hakkinda fikrjn var mj bunlari kaldirabilir misin. Önce Allah in nasip etmesi gerekir tabi. Cakralarini dengelemek icin yollar var. 3. Gozü acmak icinde yalniz hangi amacla ne icin acmak istiyorsun
 
Üzerlik tohumunu bir ay boyunca her gün bir tane yutmak, bu süre zarfında hayvan ve hayvandan gelen herhangi bir şeyi yememek gerektiğini duymuştum ancak ben denemedim.
 
Çakralar veya 3.göz gibi bilgiler budist inancından gelir.İnsanığlunda aura veya çakra yoktur sadece akıl ve düşünce gücü vardır önemli olan düşündüğünüze inanmaktır psişik güç böyle yürür çakra körleşmesi tıkanması gibi söylemler uydurmadır.Psişik güçte işi yapan ruhtur ruh ise beyini kullanir beyinde doğuştan veya sonradan bozukluk varsa ruh beyni istediği gibi kullanamaz buna vucudda dahildir.İnsan bilincini ruhtan kazanır maddelere etki eden güç ise ruhun enerjisidir.Bu nasıl bir enerji bilinmemektedir.Kuran'da zaten Allah şöyle buyurur.Sana ruhu soruyorlar.De ki onun hakkında size pek az ilim verilmiştir.Bu da demek oluyor ki insanlara ruh hakkında verilen bilgi kısıtlı tutulmuştur.Bunu insan bedeninde görebiliyoruz.
İnsanda ruhun etki ettiği 7 adet çakra isimli manyetik enerji sinir ağları, ve bu çakralardan beslenen nadi isimli enerji alanları vardır ki insan bu ruh dediğimiz yaşam enerjisi ile hayatta kalır, ayrıca duygu , düşünce ve hisler çakralarda oluşup beyne iletilir ölünce o enerji bedeni terkeder. Örnek olarak bir insan sihre maruz kaldığında da kendisi de manyetik enerji bedene sahip görevli bir cin çakralara tutunarak duygu ve düşünce değiştirmeye çalışır. Urumun "Ruhun 7 Kapısı" isimli kitabı da doğruluyor bunu.
 
Üzerlik çayının belli bir riyazat süreci var benim ezberimde yok ama arayan bulur illaki. Bir iki defa denedim pek lezzetsiz bir şey.
Bir de insan neden üçüncü gözünü açmak ister bilemiyorum. Bu mana gözü değildir, algıyı keskinleştirmekten ziyade süptilleştirir, hayatla ilgili gündelik yaşama dahil olmak isteyen birisinin bunu talep etmemesi gerekir bence. İnsan zihni netlik arar açıklama ister fakat cızırtılı bir radyo frekansı gibi çevrenizde gölgemsi bir bulanıklıkla yaşamak istemezsiniz diye düşünüyorum. Bir yandan şizofreni semptomudur da yani bu varlıklar perdelenmişken sizin görünüzü açmanız üzerinize ilgiyi çekecektir ve ciddi rahatsızlığa sebep olacaktır. Şöyle düşünün odanızın ya da tuvaletin kapısını kapattığınızda onları engelleyemediğinizi fark ettiğiniz an hayatınız panopticum hapishanesine dönecek. Bu tip mevzuları kaldırabilen insanlar hangi ekolden olursa olsun belirli bir kemalata, olgunluğa erişmiş olmalı diye düşünüyorum, keyfiyetle olabilir ama olmasa çok daha sağlıklı. Bunlarla meşgul olana kadar tekamül yolunda atılması gereken onca basamak var oralara odaklanmak daha faydalı olacaktır.
 
Üzerlik çayının belli bir riyazat süreci var benim ezberimde yok ama arayan bulur illaki. Bir iki defa denedim pek lezzetsiz bir şey.
Bir de insan neden üçüncü gözünü açmak ister bilemiyorum. Bu mana gözü değildir, algıyı keskinleştirmekten ziyade süptilleştirir, hayatla ilgili gündelik yaşama dahil olmak isteyen birisinin bunu talep etmemesi gerekir bence. İnsan zihni netlik arar açıklama ister fakat cızırtılı bir radyo frekansı gibi çevrenizde gölgemsi bir bulanıklıkla yaşamak istemezsiniz diye düşünüyorum. Bir yandan şizofreni semptomudur da yani bu varlıklar perdelenmişken sizin görünüzü açmanız üzerinize ilgiyi çekecektir ve ciddi rahatsızlığa sebep olacaktır. Şöyle düşünün odanızın ya da tuvaletin kapısını kapattığınızda onları engelleyemediğinizi fark ettiğiniz an hayatınız panopticum hapishanesine dönecek. Bu tip mevzuları kaldırabilen insanlar hangi ekolden olursa olsun belirli bir kemalata, olgunluğa erişmiş olmalı diye düşünüyorum, keyfiyetle olabilir ama olmasa çok daha sağlıklı. Bunlarla meşgul olana kadar tekamül yolunda atılması gereken onca basamak var oralara odaklanmak daha faydalı olacaktır.
Yazdıklarınız gerçekten etkileyici hurafelerdense sağlıklı olanla ilerlemeyi ögütlemeniz de çok güzel teşekkür ederim kendi adıma. Peki sizce tekamül yolundaki bir insan önce hangi basamaktan başlamalıdır bu yolculuga?
 
Yazdıklarınız gerçekten etkileyici hurafelerdense sağlıklı olanla ilerlemeyi ögütlemeniz de çok güzel teşekkür ederim kendi adıma. Peki sizce tekamül yolundaki bir insan önce hangi basamaktan başlamalıdır bu yolculuga?
Öncelikle şunu belirteyim benim yazdığım şeylerde kesinlik aramayın lütfen. Bu sorunun da cevabı aslında, her bireyin yolu kendi çizgisine mahkumdur, biriciktir. Ne planlar ne de hedefler öngörülebilir bir kesinlik sunabilir. Dolayısıyla yolda atacağınız adımlar muallakta öğütleri bırakın kendinizin dahi karar veremeyeceğiniz bir nedensellik denizinde sürüklenir. Yol göstermek haddime değil ama şunu söyleyebilirim yola döşeli taşlar yekpare cevherler değil aksine mikro olasılıkların bir sonucudur, büyük hedefler ve hazlar peşinden koşmaktansa küçük tedirginliklerinizin farkındalığını arzulayın. Nasıl bir inanç sistemine yatkınsınız bilemem ancak ben her şeyin baskın ya da sefil sebeplerden değil dengeli ve olabildiğince farkında nüveler olarak eyleme dökülmesi taraftarıyım.
 
Yani özgür irademizle tam kontrol bizde değil nefsimizdedir gibi mi anlamaliyim bu cümleyi? Veya ilahi olanda mi? Fazla akedemik geldi yazdıklarınız anlayamadım afedersiniz..
Ben bu konuda kanaatlerimi kesinleştirmiş değilim henüz, benim için de bir bilinmezlik açıkçası ama şu kadar ifade edeyim sebeplerin çarpışması yani bir tür ilahi determinizm/nedensellik durumu olduğunu düşünüyorum ben. Sebeplerin var oluşu ilahi olana bağlı biz ancak sonucundan haberdar olabiliyoruz ve sen köken itibarıyla karar alma yetisine sahip değilsin sadece evvel sebeplerin ahirini yaşıyorsun sadece. Bu konuyla ilgili her söz de anca spekülasyon olur pek keşif mevzusu değil. Hatta Hz. Muhammed'de bunu tartışan sahabelerini uyardığını bildiren rivayetler var. Mesela tasavvuf metinlerinde bir anlatı vardır Allah tüm yarattıklarının cevherlerini bir araya toplayıp tevhidi salık vermiş yaratılanların bir kısmı iman etmiş bir kısmı şüphede kalmış iman edenlere nurundan indirmiş diğerleri karanlıkta kalmış gibi gibi çok uzatmayayım kadere bağlıyorlar konuyu. Spritualizmde ise enkarne olmadan evvel karmamıza binaen bir plan seçtiğimiz söylenir yine köküne baksan sebepler silsilesindeki bir kontrol ilüzyonundan başka bir şey değil. Her neyse böyleyken böyle.
 
Geri
Üst