17 ağustosta binlerce insanımız kobay mı oldu?

yule

Yönetici
Katılım
4 Haz 2008
Mesajlar
3,139
Tepkime puanı
1,519
İş
Parapsikolog & Enerji Terapist /Sosyolog
17'ağustos'da binlerce insanimiz kobay olarakmi kullanildi ?
17 Ağustos 1999, Gölcük Saatler gecenin üçüydü ve insanlar can havliyle kendilerini evlerinden dışarıya atarken sanki bir kıyameti yaşıyor gibiydiler. Ali Kırca' nın yönettiği Siyaset Meydanı'nda enkazdan kurtarılan bir bayan şunları söylüyordu

sonuna kadar okuyun lütfen ÇOK ÖNEMLİ DETAYLAR VAR!!!


Marmara Depremi

17 Ağustos 1999, Gölcük Saatler gecenin üçüydü ve insanlar can havliyle kendilerini evlerinden dışarıya atarken sanki bir kıyameti yaşıyor gibiydiler. Ali Kırca' nın yönettiği Siyaset Meydanı'nda enkazdan kurtarılan bir bayan şunları söylüyordu

'O gece ne olduğunu bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ki bu,depremden farklı bir şeydi. Bir iddiaya göre depremden hemen önce Gölcük' ten Avcılar' a kadar geniş bir alanda görülen "ateş topu" ile ilgili bilimsel bir açıklama yapılamıyordu. Birtakım teoriler ortaya atılmaya başlandı.Kimine göre Ruslar bomba patlatmıştı. Kimine göre de Yugoslavya''ya atılan bombaların yer kabuğunun dengesini bozması sebebiyle depremin gerçekleştiğini söylüyordu. Hatta bazılarına göre işi PKK bile yapmış olabilirdi.

Nitekim CNN televiyonu Başbakan Bülent Ecevit ile yaptığı bir röportaj sırasında depremin arkasında PKK mıvar" sorusuna "Sanmıyorum" cevabını vermişti. Oysa bu sorunun doğal yanıtı "siz ne saçmalıyorsunuz,depremle PKK nın ne alakası var." Olmalıydı. Bu soruya verilen cevap, akıllara, PKK nın deprem oluşturabilme ihtimalinin olduğunu düşündürdüğü gibi, yapay depremlerin olabileceği sonucuna da götürmektedir.

Bu teoriler arasında akla en yatkın olanı Future Times da yayınlanan araştırma dizisinde yer alan hikayeydi. Bu senaryoya göre, San Andreas fay hattında meydana gelebilecek büyük bir depremin Amerikan ekonomisine çok büyük zarar vereceğini bilen ABD,yer kabuğundaki değişimleri zleyerek, daha deprem oluşmadan tektonik katmanlar arasında artan basıncı değişik noktalardan patlatıp boşaltarak, büyük depremi küçük depremler haline dönüştürmenin yolunu bulmuştu. Yıllar önce Sırp asıllı Amerikalı bilimadamı mucit Nicola Tesla tarafından geliştirilen bu düşük frekanslı elektromanyetik ışınımla yüksek enerji nakli" tekniğini, hem Ruslar hem de Amerikalılar uzun zamandır bir silah olarak kullanmanın yolunu arıyorlardı. Bu yöntemle, çok uzaktan, hatta uzaydan geniş alanlarda tahribat yapabileceklerdi. Ancak Pentagon yıllardır çok güçlü bir silah geliştirmek amacıyla üzerinde çalıştığı bu projeyi, bir yandan da barışçı "deprem *****geme" sistemine uygulamak suretiyle tepkileri azaltmayı ve fonlama devamlılığını sağlamayı amaçlıyordu. Bu nedenle proje önce Avustralya' nın çıplak ve seyrek nüfuslu kırsal bölgelerinde denendi ve geliştirildi. Daha sonra bunun deprem bölgelerinde denenmesine geldi sıra. Değişik zamanlarda Kafkaslar' da, Okyanus tabanında ve Güney Amerika' daki Ant dağlarında tektonik uyarılar verilmek suretiyle endüktif deprem yaratma konusunda büyük adımlar atıldı.

Bu araştırmalar Amerika' da HAARP ve diğer askeri tesislerin kumanda merkezlerinde yürütülüyordu. Bu arada, Türkiye, Japonya ve benzeri deprem bölgelerinde de sismik ağ şebekeleri kurularak bu bölgelerin tektonik verileri saniyesi saniyesine devasa bilgisayarların kayıtlarına gönderilmeye başlandı. Ve gün geldi bu sistem Türkiye'de denenmek istendi.



Bölge zaten yılardır bu amaçla sismik espiyonaj altındaydı. Nitekim gelişmeleri dikkatle takip edenler, depremden hemen sonra, Türk Telekom' un Türkiye' nin sismik bilgilerini Pentagona ileten NATO Üssü' nün iletişimini nasıl kestiğini ufak puntalarla gazetelere düşen haberlerden hatırlayacaklardır. ABD' nin asıl hedefi, Kuzey Anadolu fay hattındaki deneyden elde
edeceği tecrübe ve bulguları, San Andreas fay hattına uygulamaktı. Bu iş yine çok yüksek askeri gizlilik taşıdığından yürütme işi İsrailli 2 uzmanlara verilmişti. Gerekli makine ve donanım gizlice denizaltılarla Gölcük üssüne getirilerek oradaki, yeraltı, denizaltı korunaklarına kuruldu. Türk makamları durumdan detay bazda haberdar değildi. Deney başarılı olacağından sonunde kimse normal dışı bir şeyin olduğunu fark etmeyecekti.

Bu amaçla Gece Şahini tatbikatı" nın Gece 03:00 da başlaması planlandı. Gece saat tam 03:00 da düğmeye basılacak ve Gece Şahini devreye alınacaktı. 1-2 dakika içinde de oluşturdukları muazzam enerjiyle Marmara'nın altındaki tektonik tabakayı zayıf yerlerinden kırıp, aylardır oluşan basıncı dışarı atacaklardı. Böylece büyük bir deprem önlenmiş olacaktı. Ama o gece bir şeyler yanliş gitti Doga kendini yönetmek isteyenlerden bir kez daha intikam almişti. 45 saniye süren deprem, beklenenin 10.000 kat üstünde bir güçle gelmişti. Zayiflayan ve titreyen elektrikler geri geldiginde, gece saat 03:05' i gösteriyordu.

Daha bir kaç dakika öncesine kadar korunağın içinde şampanya patlatmayı bekleyenler, şimdi korkudan buz gibi donmuş, hareketsiz ayakta duruyorlardı. Kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. On binlerce insan, çoluk cocuk, o enkazın altında can çekişiyor veya cansız yatıyordu. Bu tarihin en büyük felaketiydi; hem de insan eliyle yaratılan...

İşte o andan sonra çantalardan çıkan Q planı" çalışmaya başladı. İlk önce bölgedeki tüm haberleşme ve elektrik enerjisi felç edildi. Kimsenin birbiriyle haberleşmesi istenmiyordu. Cumhurbaşkanı dahi sabahleyin "benim de telefonum ke***ti" şeklinde garip bir açıklama yaptı.Cumhurbaşkanı ve başbakan şaşkındı. Saatlerce "üzgünüz" bile diyemediler.

4 dakika içinde İsrail Başkanı Barak ve birleşik Devletler Başkanı Clinton ile irtibat kuruldu. O anda İsrail' de Ben Gurion' un Lod askeri havaalanından 4 adet savaş uçağı savaş uçağı eşliğinde 2 nakliye uçağı havalanıyordu. 2 dakika sonra da İsrail Deniz Kuvvetleri ve NATO Güney Deniz Saha komutanlığı' na bağlı tüm birlikler DEFCON-4 acil durumuna geçirildi. Amerikan 6' ncı filosuna bağlı gemiler de rotalarını İstanbul' a çevirmek için Pentagon'dan emir aldılar. Bu arada devreye Avrupa ülkelerinin liderleri de giriyor ve belki de onlardan da Türkiye için sözler alınıyordu.Yunanistan bile harekete geçirilerek Türkiye' ye karşı olan hasmane tutumuna son vermesi sağlanıyordu. Tüm Batı başkentleri hareket halindeydi, panik yoktu. Herşey kontrol ve koordinasyon altındaydı; bir tek Türkiye dışında. İsrailli askerler ve üst düzey subaylar o gece gölcük'te ne arıyorlardı. Bu devir teslim töreni her yıl yapılan rutin bir ulusal törendi. Uluslar arası bir kimliği yoktu.


Bunun nedenini şimdi daha iyi anlıyoruz. Hiç kimse bu güne kadar hiç katılmadıkları bu devir teslim törenine neden katıldıklarını sormadı. Ya şaşkınlıktan, ya da telaştan, enkaz altında kaç İsrail askerinin öldüğü, kaçının yaralandığını da soran olmadı. O felakette kaç İsrail askerinin öldüğünü ne Genelkurmay yayınladı ne de İsrail böyle bir bilgiyi açıklamak nezaketinde bulundu. Herkese verdikleri imaj ise oraya biz yardım için geldikleriydi.

Hemen bir hastane kurdular. Esas amaçları enkaz altındaki askerlerini ve önemli askeri malzemeyi çıkartarak götürmekti. Biz de "Bak şu İsrail'e helal olsun, hemen yardımımıza koştu" diyerek sevindik. Sabah saat 03:05 ile 06:30 arasında Batı'da bu hareketlilik yaşanırken bölgede de çok hızlı ve çok gizli askeri hareketlilik hakimdi. Ancak herkes kendi derdine düşmüş olduğundan bu olağanüstü gizli operasyondan kimsenin haberi olmuyordu. Böylece bu işi planlayanlar gecenin karanlığından da yararlanıp denizaltından parçaları yüzeye vuran Tesla makinesinin kalıntılarını toplayıp, yer altı ve yerüstündeki tüm izleri yok etmeye çalışıyorlardı. Ve bölgeye son hızla gelen Rus araştırma gemisi dahi sabah saat 06:30' da bölgeye vardığında, havanın aydınlanmasıyla birlikte etrafta delil olabilecek tek bir cisim bile kalmamıştı. Deniz altında oluşan radyasyon anlaşılmasın, dibe çöken kalıntılar araştırılmasın ve patlama sonucu meydana gelen denizaltı krateri ve çukur ortaya çıkarılmasın diye bu bölge derhal askeri karantinaya alınarak dalışa yasak bölge ilan ediliyordu. Ancak bütün bu temizlikler yapıldıktan sonra Ecevit ve daha sonra da Demirel'in bölgeye gitmesine izin veriliyordu.



Amerika tüm imkanlarını seferber etti. Clinton Amerikan halkından Türkiye'ye yardım etmesini istedi. Kasım' da Türkiye'ye geleceğini ilan edip; Ecevit' in de bu arada Amerika' ya (belki de binlerce şehidin diyetini konuşmaya) kendini ziyarete geleceğini haber verdi.

İlk anda çok yadırgadığımız Sağlık Bakanı Osman Durmuş' un"yabancılara tek bir hasta bile vermem demesini, ABD Deniz Kuvvetlerine ait yüzer hastanede tek bir hastanın bile tedavi edilmediğini, 750 ton yardım malzemesiyle yüklü bir İsrail gemisinin üç gün süreyle gümrükte tutulmasını şimdi yadırgayabiliyor musunuz? Enkaz altında binlerce Mehmet, Hatice, Ayşe ve Ali'ye karşı bir vicdan borcumuz var. Onlar geride gözleri yaşlı on binlerce sevenlerini, sıcaklıklarından mahrum bırakırken, sırf Kaliforniya'da Johnny' ler, Susan' lar ve Alice' ler yaşasın diye yaşamdan çalındıklarını dünya bilsin.
 

DreaMLife

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Kas 2008
Mesajlar
74
Tepkime puanı
8
yazıklar olsun tüylerim ürperdi ne diyebilirm bilmiyorum :mad:
 

yazboz

Kayıtlı Üye
Katılım
22 Ağu 2008
Mesajlar
119
Tepkime puanı
5
Yaş
2019
boyle bırsey olabılır mı gercekten bu nedır boyle ne denır dondum kaldım ınsan bu kadar degersız mıdır
 

dynamic apnea

Kayıtlı Üye
Katılım
25 Haz 2008
Mesajlar
2,596
Tepkime puanı
143
Konum
somewhere outthere
İş
dış ticaret uzmanı
ben anne tarafından o bölgedenim.. ablam depremde ne olduğunu anlamadıklarını önce bir rüzgarla perdelerin uçtuğunu, kıpkırmızı bir ışığın odasına dolduğunu ve kızlarının anne deyişlerini hatırlıyor .Çok şükür ki başka bir şey hatırlamıyor. Ama ben hatırlıyorum, unutmayacağım unutturmayacağım. Allahın takdiri dedik bize sabır versin diye ancak bu anlatılan gerçekse ki ben gerçekliğine dair duyumlar aldım, sebebi yapanlara ve örtbas edenlere lanet olsun.. Gözyaşlarımız kadar acı yüreklerine düşsün, gün yüzü göremesinler. Acımızın on katı onlara yar olsun.amin
 

awra

Banlı Kullanıcı
Katılım
21 Kas 2008
Mesajlar
150
Tepkime puanı
0
şok oldum .. ne oyunlar dönüyor.. şu anda bile kimbilir neler yapıyorlar biz bilmiyoruz....kendilerine dönsün umarım..tüm kötülükleri. Türkiye her zaman topun ucunda. zaten. Deneme tahtası..Bu bilinen bişiy..Bunun tam tersi de olabilir . Çünkü çok ileri seviyede insanlarıımız bizdede var ama sizce ne eksik..?????
 

yazboz

Kayıtlı Üye
Katılım
22 Ağu 2008
Mesajlar
119
Tepkime puanı
5
Yaş
2019
eksık olan sey cekememezlık ben yapacagım hayır sen yapacaksın ...bu nedenle ılerleyemıyoruz yoksa buzdan jeton yapıp kola dolaplarına ankesorlere atan bızım ınsanımız bır de destek yok duyan kostek oluyor....
 

awra

Banlı Kullanıcı
Katılım
21 Kas 2008
Mesajlar
150
Tepkime puanı
0
Ama ben hissediyorum ilerde teknoloji bilim akıl almaz boyutlarda olacak..Ama buralara gelinceye kadar epey başlar gidecek..canlar yanacak deneme tahtası olacaklar yani...Türkiye labaratuvar onlar için ... Örneğin en basiti kadınlar bulaşık yıkamayacak ellerini bile değmeyecek öle pis şeylere gerek olamayacak çünkü herşey son halinden ilk haline dönüşüm yapıcak..tümden gelim tüme varım hesabı yani.... bardak tabak ilk haline dönüşecek bunu insanlar nasıl olmasını istiyorlarsa şekil artık hayal edin o ayarlama sistemi cisim ve madde üzerinde sn de yapacaklar..ayrıntı ile uğraşan kalmayacak . Ve daha neler neleeeeeeeer.. biz göremices de ... hoş...
 

dido06

Banlı Kullanıcı
Katılım
23 Kas 2008
Mesajlar
133
Tepkime puanı
1
Evet bu teoriye yada gerceklige bende katiloyorm cunku kendimce söyle bi ispati vaar hadi deprem oldu elktrk dogalgazvs.. Telokom kesildide cep telefonu sinyalleri nasil bi anda kesildi nerdeyse tüm türkiyede benimde duyduguma göre cep telefon sinyallerin kasitli olark kesilmesi ve özellkte buyuk kesimlerde bi kac saatte olsa felce ugratilmasii
 

ZuLkarneyn

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Kas 2008
Mesajlar
25
Tepkime puanı
0
Belki içinizi biraz daha karartacak ama benden de bir de şunu dinleyin :

Aynı olayların daha değişik versiyonu İstanbul depremi için planlanıyor... Ama burada amaç İstanbul'u içten fethetmek...

İsteyenlere konuyu daha detaylı anlatabilirim.
 

awra

Banlı Kullanıcı
Katılım
21 Kas 2008
Mesajlar
150
Tepkime puanı
0
17 ağustos sadece küçük bir zerresi ... umarım allah onlara başka fırsat vermez..Ama bilgi güçtür. Kulllanmak ve hayatta olmak için herkes her şeyi yapabilir. Her millet kendi neslinin devamını istiyor bence. dediğim gibi şu anda bize olağanüstü gelen olaylar ilerde önemsenmeyecek bile . Çok şeyler değişeceğe benziyor. kök hücre en basiti. insanlar ölmeyecek nüfüs çoğalıyor zaten yaşam kaynakları azalıyor.. düşünüğn gerisini artık... ama hayat çok güzel yaşamak çok güzel ...neyse karamsar olamayalım..
 

awra

Banlı Kullanıcı
Katılım
21 Kas 2008
Mesajlar
150
Tepkime puanı
0
ben detayı merak ettim arkadaşım evet seni dinliyorum...
 

awra

Banlı Kullanıcı
Katılım
21 Kas 2008
Mesajlar
150
Tepkime puanı
0
nerdesiiiiiiiiiiin detay rica etmiştiik..
 

ZuLkarneyn

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Kas 2008
Mesajlar
25
Tepkime puanı
0
Anlatayım arkadaşlar :

H.A.A.R.P denilen teknoloji ile bugün bazı ülkeler (benim bildiğim bugün bu teknoloji Fransız ve Amerikanların elinde ) dünyanın istedikleri herhangi bir yerinde yerküre hareketleri ile deprem yapabiliyorlar.

17 Ağustos'dan sonra da her ne hikmetse !!! birden bire meşhur İstanbul depremi teoremi ortaya atıldı biliyorsunuz. Hakikatte bazı kaynaklar tarafından söylenen şudur :

..... lerce İstanbul'un önemi büyüktür. burayı post modern bir şekilde fethetmek ve kontrolünü tamamen ele geçirmek için uygulanacak plan :

Büyük bir İstanbul depremi , hatta öyle bir anda ki krizin tam göbeğinde, ardından kendilerine ait tüm büyük iştirakler ile İstanbul'un inşasına yeniden başlamak. Tabi bu inşaya başlarken ne kadar ajan, görevli ve araştırmacı elemanları varsa İstanbul'un heryerine tamamen dağıtmak ve yerleştirmek. Lakin bir doğal afet anıdır ve kimsenin giren çıkanı sorgulayacak hali yoktur.

Konu uzun ama kısaca özeti böyle...
 

awra

Banlı Kullanıcı
Katılım
21 Kas 2008
Mesajlar
150
Tepkime puanı
0
ne olcek peki böle bakcekmiyiz ... ök..... trene baktığı gibi... ne acı ya...
 

ZuLkarneyn

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Kas 2008
Mesajlar
25
Tepkime puanı
0
Eğer biz bugüne kadar oynanan oyunların farkında olsaydık yada farkın farkına varabilseydik ... Zaten böyle olmazdı.
 

awra

Banlı Kullanıcı
Katılım
21 Kas 2008
Mesajlar
150
Tepkime puanı
0
ama geç olmaması gerekir..bişi yapılması lazım .. ne yapılabilirki sizce arkadaşlar fikri olan yazsın lütfen.
 

DreaMLife

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Kas 2008
Mesajlar
74
Tepkime puanı
8
Senaryo ürkütücü ancak deprem geliyor diye tv ekranlarında boy gösteren uzmanlar bu kanıya fay hattındaki hareketlilikten dolayı mı yoksa oyunlardan haberdar oldukları için mi vardılar bu konuda çelişkiye düştüm
 
Üst