Üstada Göre Kabala Bir Bilim

aris

Kayıtlı Üye
Katılım
3 Tem 2008
Mesajlar
660
Tepkime puanı
132
Üstada Göre Kabala Bir Bilim

20 Ekim 2007, Cumartesi

Uluslararası bir otorite, şimdi, tüm dünyanın, Kabala’nın sırlarını öğrenmesinin zamanı olduğunu söylüyor.

‘‘Aptallar İçin Tam Kabala Rehberi’’ kitabının yazarı Rav Michael Laitman, ülkemizde turnede ve Salı günü, Haverford Koleji’nde bir konuşma yapacak.

Madonna gibi ünlüler sayesinde popüler olan Kabala, insanlara, Tanrı’nın ve evrenin sırlarını anlamanın yolunu açan, antik Musevi mistisizmi olarak biliniyor.

30 yıldır bir Kabalist olan Laitman, Kabala ilminin Musevilikten önce ortaya çıktığını ve din ya da mistisizm değil, bir bilim olduğunu söylüyor.

İsrail’de, Bnei Baruh Kabala Eğitim & Araştırma Enstitüsü’nü kurmadan önce, Laitman, bir Rus bilim adamı ve araştırmacısı idi. Kar amacı gütmeyen grup, her ay 2-3 milyon ziyaretçisi olan www.kabbalah.info web sitesinde, ilgilenenlere, çeşitli kaynaklar sunuyor.

Geçenlerde, bir telefon röportajında, çevirmeni Chaim Ratz aracılığıyla, Laitman’ın görüşlerini aldık. Bu görüşmenin ayrıntılarını aşağıda bulabilirsiniz.

Soru: Kabala’yı neden bir din olarak değil de bir bilim olarak nitelendiriyorsunuz?

Cevap: Bilim olarak adlandırılmasının sebebi, bir bilim olması. Kabala ilmi, 5,000 yıl kadar önce, antik Babil’de ortaya çıktı. O zamanlar, bütün insanlık, birbirine bağlı tek bir millet gibiydi. İnsanların içinde, egoizm büyümeye başladı; insanlar birbirlerine yabancılaşmaya başladılar. Bu durum, Babil Kulesi hikâyesi ve diğer benzer hikâyelerde anlatılan olaylara sebep oldu.

Bunun ilacı, bugün İbrahim olarak tanıdığımız kişi tarafından keşfedilen bir yöntem idi. İbrahim, insanları, büyüyen egoizmlerine rağmen, yeniden birleştirmenin yöntemini keşfetmişti.

Bu, bilimsel bir metot idi. Bugün, Kabala ilmi olarak bildiğimiz bu metot, bilimsel araştırma araçlarını kullanarak, içsel mekanizmamızı inceliyor. Musevilik, Hristiyanlık ve İslam, Kabala ilminden çok sonra ortaya çıkmıştır ve aslen Kabala ile bir ilgileri yoktur.

Soru: Bir dine mensup biri Kabala çalışabilir mi?

Cevap: Evet, herkes Kabala çalışabilir. Gerçekten de, bir dine mensup olup olmamanız hiçbir şey değiştirmez. Kabala ilmi, bütün bunların ötesinde… Tamamen bağımsız. Nasıl yaşıyor olursanız olun; hangi dinin ya da inanç sisteminin uygulamalarını yerine getiriyor olursanız olun, Kabala çalışabilirsiniz.

Soru: Otantik Kabala öğretisi ile Madonna gibi ünlülerin uygulamaları arasında herhangi bir fark var mı?

Cevap: Evet, çok büyük fark var. Her şeyden önce, otantik Kabala çalışmak demek, otantik kaynaklardan çalışmak demektir. Kabala, beş temel otantik kaynak kullanır: İbrahim’in yazdığı, ‘‘Yaradılış’ın Kitabı’’, Musa’nın beş kitabı (günümüzde Tevrat ya da ilk beş kutsal kitap olarak da bilinir), Ari tarafından yazılmış olan ‘‘Zohar’’ ve yirminci yüzyıldan da, Rav Yehuda Aşlag’ın eserleri. Bu arada, Aşlag’ın eserleri, bizim neslin çalışması için en uygun olanlardır.

Bunun yanında, Kabala bir çalışmadır. Diğer tüm bilimler gibi… Otantik Kabala’da; kırmızı ipler, kutsal sular, falcılık, mistisizm, tılsımlar, hatta ve hatta meditasyon bile yoktur. Sadece, hakikatin çalışılması vardır. Gerçekleri algılama kapasitenizi geliştirerek, kendi hayatınız ve genel anlamda yaşam üzerindeki kontrolünüzü arttırır.

Soru: Ama maneviyat var değil mi?

Cevap: Evet. Maneviyat, hakikatin, beş duyunuzla algılayamadığınız yönüdür. Kabala ilmi, algınızı arttırır. Başka hiçbir şekilde edinemeyeceğiniz ek gereçler kazandırır size…

Fizik biliminin maddi dünyayı incelemek için belli bir takım gereçler kullanması gibi, Kabala da, insana maneviyatı algılayabileceği gereçler kazandırır. Hakikati tam anlamıyla kavrayabilmek için, her çeşit bilimden yararlanmak gerekir. Kabala, sizi sahne arkasına götürür.

Nakışlı bir kumaş getirin gözünüzün önüne… Güzel bir resim var üzerinde; bir manzara, çiçek ya da benzer bir şey. Tersini çevirecek olursanız, karman çorman iplik parçaları görürsünüz. Kumaşın ön yüzünde güzel bir çiçek resmi oluşturabilmek için, iplikleri nasıl kullanmanız gerektiğini bilmeniz gerekir. İşte Kabala size, resmin arkasında, iplikleri nasıl bağlamanız gerektiğini öğretiyor.

Soru: Kabala, kişinin hayatını ne şekilde değiştirir?

Cevap: Bahsettiğimiz gibi, nakşın ardındakileri görmeye, yani yaşamınızda, olaylar arasındaki bağlantıları görmeye başladığınızda, bu bağlantıları lehinize olacak şekilde kullanmaya başlar ve aksi taktirde yapacağınız hataları önlemiş olursunuz.

Yaşamınız, her yönden düzene girer. Örneğin, aile içi bağlar güçlenir. Çocuklarınızı daha iyi anlamaya ve onlar tarafından daha iyi anlaşılmaya başlarsınız. Uyuşturucu bağımlılığı, depresyon gibi problemleri önler; çünkü dünyayı anlamaya ve onunla uyum içinde yaşamaya başlarsınız. Dünya, doğadan ibaret değildir. Çevrenizdeki insanlar ve siz de dünyanın parçasısınız. Kabala; kişisel, toplumsal ve küresel ahenk sağlar.

Mesela, günümüzde, küresel bir kriz ortamında olduğumuz malum. Bunu yaşamın her alanında görmek mümkün. İklim koşulları, kişisel yaşamlarımız, depresyon, hastalıklar, vs… Kabala, sahne arkasında neler olduğunu ve nasıl değiştirebileceğinizi öğreterek, bu krize bir çözüm sunuyor.

Bugün, Kabala ilminin ifşası, geçmişe nazaran çok daha önemlidir. O olmadan, başımız gerçekten büyük belada…

Soru: Yaradan’la iletişim kurmak, nasıl bir şey?

Cevap: Bu, kişisel bir iletişim. Kendinizi düşünmeyi bırakıp, başkalarının düşünceleriyle ve ihtiyaçlarıyla ilgilenmek gibi bir şey. Bağlanıyorsunuz ve ötede bir şeyler hissediyorsunuz. Bu sadece bir his değil, gerçekten de zaman, yer ve hareket kavramları ortadan kalkıyor. Bir nevi ölümsüzleşiyorsunuz çünkü sınırsız bir algılayışa sahip oluyorsunuz. Sadece ve sadece vermeyi istediğiniz bir noktaya geliyorsunuz.

Soru: Bu yüzden mi bu tecrübenizi diğer insanlarla paylaşmak istiyorsunuz? Onlara da aynı deneyimi yaşama fırsatını vermek için mi?

Cevap: Evet, tabi ki… Doğayla gerçek bir ahenk yakalıyorsunuz ve bunu paylaşmak istiyorsunuz. Hem bu bir ayrıcalık meselesi değil. Gerçek bir yükümlülük… Tüm insanlığın, bu ahengi yakalaması mecburi. Bugün yaşadığımız kriz, sebepsiz değil. Krizler, bizi, yaşam hakkında düşünmeye, onunla nasıl uyumlu hale gelebileceğimizi görmeye zorlamak için karşımıza çıkarılıyor.

alıntı
 
Üst