Şöyle bir çıkarımda bulunmak yerinde olur sanırım, primitif dürtülerimiz olumlu durumlarda dahi bir olumsuzluktan korunma ve tehdit algısını aktif tutma üzerine evrilmiştir. Yani negatif olmasa dahi korunma güdüsü çok baskın olduğu için zihin durum değerlendirmesi yaparken seçici davranıyor diğer yandan korkuyu, kaygıyı besleyen hormonlar huzuru besleyenlere nispeten çok daha baskın. Daha farklı bir yanına bakarsak işin metafizik bir aleme dahil yanlarımız vesveseyle mücadele etmekle meşgul, sürekli kaygıyı tetikleyen ve bundan beslenen varlıkların tacizleriyle mücadele içerisindeyiz. Kaygı tetiklendikçe obsesif bir şekilde negatif düşünceye çekiliyoruz ve kendimize çekiyoruz. Her halükarda ben karmik denge mevzusunun enkarne de olsak tek ömürle de sınansak bir denge beklentisiyle eğilimleri yönettiğini düşünüyorum. Tek bir nüve çok çeşitli bağlamlarda negatif ya da pozitif değerlendirilebilir. Yaratılmış olanın evrensel bir bilinç ağı oluşturduğunu ve bu ağın nevrotik, gerilimden beslenen bir yapısı olduğunu düşünüyorum, var olan her şey tetikte buna rağmen huzur arzumuz kümülatif bir kutup oluşturuyor ve nötr bir konuma yerleştirmeye çalışıyor bizi.