Sohbet Muhabbet

Şu sıralar niyeyse rüya güncesi tutmaya çok üşeniyorum, çok zor geliyor. Hatta bazen yazarken bazı ayrıntıları atlıyorum ve sonra kendime çok kızıyorum, düzeltiyorum. Ama yine de kaç haftadır düzelmiyor, hiç günce tutasım yok. Böyle olunca rüyalarımı hatırlamakta da zorlanıyorum, en azından ayrıntısıyla hatırlayamıyorum bazen.
 
Şu sıralar niyeyse rüya güncesi tutmaya çok üşeniyorum, çok zor geliyor. Hatta bazen yazarken bazı ayrıntıları atlıyorum ve sonra kendime çok kızıyorum, düzeltiyorum. Ama yine de kaç haftadır düzelmiyor, hiç günce tutasım yok. Böyle olunca rüyalarımı hatırlamakta da zorlanıyorum, en azından ayrıntısıyla hatırlayamıyorum bazen.
Bazen ben de ayrıntısıyla hatırlayamıyorum ama hatırlamam gereken kısımlar, gün içerisinde, parça parça zihnimde beliriyor.
Yıllardır kapılar, deniz ve su temalı rüyalar görürüm. Hele ki kapılardan geçmeye başladıysam.. Unutmak istesem bile unutamıyorum.
 
İçimde bir ağırlık var bugün geçen gün bir zımbırtı çıktı karşıma hayatını kronik ağrılarla geçirenler yüzde bilmem kaç daha başarısız ve mutsuz oluyorlar falan diye ve ben de hayatını sırt, diz, baş, zart, zurt ağrılara katlanarak yaşayan kesimdeyim kendimi bildim bileli hele ki ilaç kullanmaya başladıktan sonra 70 kilolardan 110 kilolara çıkınca iyice rezil bir hal aldı durumum şimdi kendimi motive etmeye çalışıyorum bir şekilde kilo vereyim bedenimi sağlıklı kullanayım vs diye ama dönem dönem 10 15 kilo versem de disiplinli bir hayatı sürdüremeyecek kadar aciz bir zihinsel yapıya sahip olduğum için her şey bir süre sonra başa dönüyor ve sonuç olarak kendimden tiksiniyorum, bunun da ötesinde hayatta gerçekten bir anlam bulamadım örneğin ilk İslam'la haşır neşir olduğum bir iki sene metafizik tetikleyicilerin gazıyla hiçbir şey sorgulamadan Anadolu irfanı kafasında namaz kılıyordum ve öyle ya da böyle bir nebze huzurluydum sonra sorgulamalar başladı ve öğrendiğim her yeni şey biraz daha sarstı bağlılığımı sonuçta kalbimdeki hiçbir şeyi muhafaza edemez hale geldim ve çok huzursuz hissediyorum diğer yandan da eğer bir istikamet varsa hayatta beni o istikamette tutacak bir çevrem yok, kimseyle konuşamıyorum ve konuştuğum insanlar tarafından şizofreni yaftası yemiş olduğum için pek ciddiye de alınmıyorum ki ciddiye almayı deneseler kendi yüzeyselliklerinde boğulmaya mahkum insanlarla iletişim halindeyim dolayısıyla otokontrol kendimi ifade etme özgürlüğümü sınırlıyor ve iyice içe kapanıyorum, sözün özü huzursuzum ve bu huzursuzluğu dindirecek gerçekten beni imanla terbiye edecek bir yol bulabilmiş değilim, sanki tanrıya yaklaştıkça daha fazla buğulanıyor görüntü ve gittikçe daha fazla kaybediyorum ya da kayboluyorum ve yaşadığım hiçbir şeye anlam veremiyorum tek yaptığım Atlas gibi ve herkes gibi kafamdaki Dünya'yı taşımaya çalışmak ama yoruldum.
 
Bazen ben de ayrıntısıyla hatırlayamıyorum ama hatırlamam gereken kısımlar, gün içerisinde, parça parça zihnimde beliriyor.
Yıllardır kapılar, deniz ve su temalı rüyalar görürüm. Hele ki kapılardan geçmeye başladıysam.. Unutmak istesem bile unutamıyorum.
Benimde öyle. Özellikle meditasyon yaptığımda rüyam aklıma geliyor. Ya da rüyayı gördükten birkaç saat sonra tekrar uyuduğumda. Ama sorun hatırlayamamam değil, sorun yazmaya çok zorsunmam. Yazma isteği yok içimde ve çok ağır geliyor yazma düşüncesi.
 
Merhaba.3 güneşi olan bir gezegendeyim.denizin altında yüzüyorum.sonra tehlikeli olduğunu anlayıp sudan çıkmaya çalışıyporum.beni değişik varlıklar karşılıyor..örtünmem için birşey veriyorlar.bir yandan bir kadın beni dudağımdan öpüyor.onu da kurtarmaya çalışıyorum.bana örtünmem için özel bir pelerin veriyorlar.sonra ametist taşına benzeyen açık beyaz renkli tailar veriyorlar.sanki belli birtakım düşmanlar var.sanki büyülü bir dünyadayım.bu rüyamı açıklayabilecek biri var mı?
 
Merhaba.3 güneşi olan bir gezegendeyim.denizin altında yüzüyorum.sonra tehlikeli olduğunu anlayıp sudan çıkmaya çalışıyporum.beni değişik varlıklar karşılıyor..örtünmem için birşey veriyorlar.bir yandan bir kadın beni dudağımdan öpüyor.onu da kurtarmaya çalışıyorum.bana örtünmem için özel bir pelerin veriyorlar.sonra ametist taşına benzeyen açık beyaz renkli tailar veriyorlar.sanki belli birtakım düşmanlar var.sanki büyülü bir dünyadayım.bu rüyamı açıklayabilecek biri var mı?
Bu rüyanın hissettirdiği dost gibi görünen düşmanlar. Pelerinle örtmeleri koruyucu varlıkların çabaları. Dudağınizdan öpen kadın büyücü. Muhtemelen size yapılan büyü bağlama. Bu tür işlemlerde genelde cinsel enerji kullanıldığı için çıplaksiniz ama sizi örten yani koruyan varlıklar var. Bu da yapılan büyü tutmamış demek.
 
Bu rüyanın hissettirdiği dost gibi görünen düşmanlar. Pelerinle örtmeleri koruyucu varlıkların çabaları. Dudağınizdan öpen kadın büyücü. Muhtemelen size yapılan büyü bağlama. Bu tür işlemlerde genelde cinsel enerji kullanıldığı için çıplaksiniz ama sizi örten yani koruyan varlıklar var. Bu da yapılan büyü tutmamış demek.
Teşekkür ederim
 
arkadaşlar son 3 gündür enerjileriniz nasıl o kadar ruhum daralıyorki size anlatamam (sebepsiz yere annem ölürse ben ne yaparım diye 3 gündür tüm gün ağlayıp içimi daraltıyorum) dışarısı falanda çok sıkıcı genel bi bunalma var sanki
 
İçimde bir ağırlık var bugün geçen gün bir zımbırtı çıktı karşıma hayatını kronik ağrılarla geçirenler yüzde bilmem kaç daha başarısız ve mutsuz oluyorlar falan diye ve ben de hayatını sırt, diz, baş, zart, zurt ağrılara katlanarak yaşayan kesimdeyim kendimi bildim bileli hele ki ilaç kullanmaya başladıktan sonra 70 kilolardan 110 kilolara çıkınca iyice rezil bir hal aldı durumum şimdi kendimi motive etmeye çalışıyorum bir şekilde kilo vereyim bedenimi sağlıklı kullanayım vs diye ama dönem dönem 10 15 kilo versem de disiplinli bir hayatı sürdüremeyecek kadar aciz bir zihinsel yapıya sahip olduğum için her şey bir süre sonra başa dönüyor ve sonuç olarak kendimden tiksiniyorum, bunun da ötesinde hayatta gerçekten bir anlam bulamadım örneğin ilk İslam'la haşır neşir olduğum bir iki sene metafizik tetikleyicilerin gazıyla hiçbir şey sorgulamadan Anadolu irfanı kafasında namaz kılıyordum ve öyle ya da böyle bir nebze huzurluydum sonra sorgulamalar başladı ve öğrendiğim her yeni şey biraz daha sarstı bağlılığımı sonuçta kalbimdeki hiçbir şeyi muhafaza edemez hale geldim ve çok huzursuz hissediyorum diğer yandan da eğer bir istikamet varsa hayatta beni o istikamette tutacak bir çevrem yok, kimseyle konuşamıyorum ve konuştuğum insanlar tarafından şizofreni yaftası yemiş olduğum için pek ciddiye de alınmıyorum ki ciddiye almayı deneseler kendi yüzeyselliklerinde boğulmaya mahkum insanlarla iletişim halindeyim dolayısıyla otokontrol kendimi ifade etme özgürlüğümü sınırlıyor ve iyice içe kapanıyorum, sözün özü huzursuzum ve bu huzursuzluğu dindirecek gerçekten beni imanla terbiye edecek bir yol bulabilmiş değilim, sanki tanrıya yaklaştıkça daha fazla buğulanıyor görüntü ve gittikçe daha fazla kaybediyorum ya da kayboluyorum ve yaşadığım hiçbir şeye anlam veremiyorum tek yaptığım Atlas gibi ve herkes gibi kafamdaki Dünya'yı taşımaya çalışmak ama yoruldum.
Açık havada, gün battıktan sonra düzenli yürüyüş hem zihin hem de beden sağlığı için mükemmel aktivite. Eğer imkanınız varsa yüzmeyi deneyin. Su, hayatımızdaki en sihirli dokunuş. Suyun üzerinde sırtüstü yatıp, zihninizde ve bedeninizde fazla olan ne varsa aktığını imgelediğinizde ve gerçekten arınmaya niyet ettiğinizde, ışık hızıyla karşılık alıyorsunuz. Doğanın bize verdiği en güzel nimet.. Değeri bilinmiyor, o ayrı.

Bence arayışınızda kendinizi kısıtlıyorsunuz. Neden imanla terbiye olmak, mesela ? Uçsuz bucaksız evrende, karşınıza çıkan her bilgi bir arayışın cevabı olarak doğmadı mı ? Şu hayatta en büyük özgürlüğümüz, aktif ve öğrenmeye açık bir zihne ve uçsuz bucaksız hayal gücüne sahip olmamız. Manevi öğretileri sol cebinize, bilimsel öğretileri sağ cebinize koyun. Ne ruhaniyetten ne de dünyadan kopun. Harman olmazsa denge olmaz. Tek uçluluk, kutupluluk ; insanın kendisine yapacağı en büyük zulüm.

Bir merakın, bilinmezin peşinden giderken iletişim kurduğunuz insanların ne düşüneceğine ya da kısıtlı zihinlerine takılmak yalnızca size zarar verir. Şu zamana kadar öğrendiğim en önemli şey ; herkesle, her şeyin konuşulamayacak olması. Ne kendinizi yorun ne de geçirmeyecek beyinlere bilgi empoze etmeye çalışın. Ya zamanı değildir, ya da değerli değildir..
 
Geri
Üst