Polisiye vakalarda parapsikolojik çözümler

Mermaid

Kayıtlı Üye
Katılım
23 Eki 2009
Mesajlar
258
Tepkime puanı
26
Ülkemizde de yayınlanan bazı dizilerden ( X-Files, 4400..) hatırlarsınız; FBI ajanları çözmeye çalıştıkları vakaları, normal, bilinen metodların dışında, parapsikolojik metodlarla açığa çıkarırlar. Bu durum, ABD, Rusya gibi ülkelerin gizli servislerinde bu tür araştırmalar yapıldığına da dikkat çekmektedir. Aslında istihbarat örgütlerinin parapsikolojik araştırmalarla ilgilenmesi, bazı olayların aydınlatılmasında psişik yetenekleri olan kişilerden faydalanılması çok yeni bir durum da değildir. Aksine, büyük devletler, uzun yıllardan beri, bir yandan parapsikolojiyi bilimden ayırarak karalama çalışmaları yaparken, bir yandan da parapsikolojinin şarlatanlık olduğuna inandırdıkları halk kitlelerinden aldıkları vergilerle, halktan gizlenen büyük çaplı parapsikoloji araştırmaları yürütüyorlardı. Bazı kaynaklarda, 1970'li yıllarda CIA bünyesinde hipnoz ve telepati için kullanılan 7000 medyumun görev aldığı belirtilir. Ayrıca, Rusya'da KGB'nin 1923 yılından itibaren, ajan olarak kullanmak için, medyumları tutukladığı belirtilir. Ülke istihbaratında bu tür çalışmaların yoğun olarak yapıldığı ülkelerden biri de, Çekoslovakya'dır. Çekoslovakya'da bu tür çalışmaların bu kadar yoğun olarak yer bulmasına neden olarak, bu ülkede Orta Çağ'dan beri, okült geleneklerin yaygın olarak kullanılması gösterilmektedir. 1925 yılında, askerleri bilgilendirmek ve bu konuda yeteneği olanları keşfetmek amacıyla, ordu içinde kullanılmak üzere, " Durugörü, hipnotizma, manyetizma " adlı bir kitap basılmıştır. Gizli olarak yürütülen tüm bu çalışmaların amacı, düşman casuslarının dikkatini de çekmeden, bilgi toplamak ve düşman karşısında avantaj sağlamaktı.

Parapsikolojinin polisiye vakalarda kullanımı

Her ne kadar, parapsikoloji, çok uzun zamandan beri, bir yandan hükümetler tarafından gizlice kullanılırken, bir yandan da şarlatanlık, büyücülük..vs şekilde karalama kampanyalarına konu olmuşsa da, giderek daha çok kabul görmekte ve yaygınlaşmaktadır. Hatta bilim adamları tarafından da bilimsel bir disiplin olarak görülmektedir.Günümüzde yaklaşık 40 kadar üniversitede Parapsikoloji Kürsüsü bulunmaktadır. Ancak bu alan, ülkemizde halen güvenilmezliğini korumaktadır. Üfürükçülük geleneğinin yaygın oluşu da , ülkemizde parapsikolojik çalışmalar yürüten kişilere şüpheyle bakılmasına yolaçmaktadır.

Oysa yurtdışında çözülemeyen vakalarda polisin psişik yeteneği olan kişilere başvurması ve bu şekilde bazı olayların çözüme kavuşturulması örnekleri bulunmaktadır. Bu konuda bilinen bir örnek şu şekildedir: 1951 yılında Londra'da büyük bir kiliseden, kralların taç giydiği dönemlerde kullanılan, 50 kg. ağırlığında bir taç çalınmıştı. İngiliz polisleri hırsızı bulamadılar ve Belçika'nın Anvers şehrinde oturan, psişik yetenekleri olan Peder Harkos adındaki adamdan yardım istediler. Peder Harkos, kilisede konsantre olarak bir adres verdi. Bu adresin hırsızların alet satın aldığı bir dükkan olduğu anlaşıldı. Daha sonra tekrar konsantre olarak hırsızların adresini doğru olarak verdi ve polis de, böylece hırsızları yakaladı. Yakalanan 4 kişi, suçlarını itiraf ettiler. Peder Harkos, daha önce, 2. Dünya Savaşı sırasında da bazı ölülerin yerlerinin bulunmasını sağlamıştı. Ülkemizde de parapsikolojik anlamda oldukça yetenekli kişiler bulunmaktadır ve eğer, üniversiteler parapsikolojiye bilimin bir dalı olarak yaklaşsalar, parapsikolojinin gelişmesine zemin hazırlayabilselerdi, bizim ülkemizde de, gerek istihbaratta gerek polisiye vakalarda parapsikolojinin önemli bir yardımı olabilirdi. Aslında ülkemizde parapsikolojiye tamamen üvey evlat muamelesi yapılıyor dersek, bu konuda çalışmaları olan bazı bilim adamlarına da haksızlık etmiş oluruz. Resmi düzeyde olmasa da, ciddi parapsikolojik çalışmalar yürüten bilimadamları ülkemizde de mevcuttur. Hatta bilinen bazı önemli polisiye vakalarda psişik yetenekleri olan kişilerin durugörüyle tespitlerde bulunabildiklerini ve polis olayı çözdükten sonra bu tespitlerin doğrulandığını söyleyebiliriz. Polisin elinde hiçbir ipucunun bulunmadığı kimi olaylarda, eğer parapsikolojiden faydalanılabilseydi, yurtdışındaki bazı örneklerde olduğu gibi, kayıp çocuklar gibi birçok olayda çözümlere daha çabuk ulaşmak mümkün olabilirdi.

Yazan : Mermaid
 

logii

Kayıtlı Üye
Katılım
17 May 2009
Mesajlar
1,044
Tepkime puanı
270
Çok güzel yazmışssın mermaid elinde sağlık. Yazın ile ilgili birkaç haber gördüm onları paylaşmak istiyorum.. - Yazıda geçen adresleri vermek zorundayım haber çünkü, başka bir kurum ve kuruluşu tanıtmak değil.. -
PARAPSİKOLOJİ, POLİSİYE VAKALARDAKİ DÜĞÜMÜ ÇÖZER Mİ?
İlknur ALPTEKİN DOĞANAY

Öngörü tarihi : 22 Aralık 2009,,,Hava karanlık gibi … ama gece değil… havadan gri iri kar gibi ya da yanardağdan çıkan tüf gibi bir şeyler yağıyor… gri renkli kara da benziyor ama taş mı kül mü anlayamadım…”


Öngörü tarihi : 14 Mart 2010 … “Bir krater ağzı.. tepeden yandan bakıyorum… hava sakin, hafif karanlık… kapalı… birden kraterden lavlar püskürmeye başladı !!! yer… bilemiyorum… ama soğuk ve karanlık bir dağ… ürkütücü… sanırım bir yanardağ patlayacak !!! iki gün üst üste gördüğüm duruların ikincisinde ise kutuplardayım… her yer buz kütleleri ile kaplı… yakıcı bir soğuk… iki kara parçası var buzulların arasında… hareket ediyor, kayıyor… orada olmak hoşuma gitmedi… neler olduğunu anlayamadığım tuhaf hareketler vardı…”

Tarih 21 Mart 2010 … Sadece bir hafta sonrası… İzlanda’da Eyyafyallayöküll buzulu altındaki yanardağ, tam 190 yıl sonra gece yarısı püskürmeye başladı…


Gerçekleşen onlarca öngörü… aralarında kamuoyunun uzun süredir gündeminde
olan “Münevver Cinayeti” de var. Katil zanlısı Cem G.‘nin yakalanış tarihi, 40 gün önceden, üzerinde olan kıyafeti ve saç tıraşı ve sakalı ile ilgili tanımlamalar da yakalanışından bir hafta önceden öngörü olarak bilindi…


İnternet ortamında popüler bir paylaşım sitesinde resmi olmayan bir grup kuruldu adı : www. durugrup.biz Basında çok yankısı olan Münevver Karabulut cinayeti ve Kayseri’deki kayıp çocuklar ile ilgili uzaktangörü ve durugörü ile ilgili yer araştırmaları yapıldı. Bu çalışmalar polis teşkilatına bilgi olarak gönderildi.


DURUGÖRÜ, UZAKTANGÖRÜ


Duyu dışı algılama, normal duygularla yani görme, işitme, tatma, koku alma ve dokunma ile algılanamayan, zaman ve mekan sınırı olmayan bilgiye ulaşabilmek… Bu yeteneğe sahip olabilmek… Korkutucu olduğu kadar gizemli ve ilginç de… Ve bir o kadar da gerçek… Sezgi ya da altıncı his olarak bildiğimiz bu edinim, aslında hepimizde bulunan doğal bir yetenek… Kimisinde uyuyan, kimisinde doğuştan , kimisinde gelişmiş, kimisinde geliştirilebilir… Zaman zaman geçmişte yaşanıldığı gibi tartışmaya ve kötü kullanıma da açık. Ama olumlu yönde ele alınırsa ve yıllarını insan beynini araştırmaya vermiş bir uzmanın önderliğinde olursa getireceği artıları bir düşünün…


Grubun kurucusu ve yöneticisi Dr. Sultan Tarlacı, İzmir’de özel bir hastanede Nöroloji
uzmanı olarak çalışıyor. Dr. Tarlacı, Türk Nöroloji Derneği altında hizmet veren Nörolojik Yoğun Bakım ve Kognitif Nörobilim Grubu çalışma üyesi. Uzmanlık dalı alanında yayınlanmış tıp kitapları ve makalelerinin yanı sıra Bilinç: Antik Çağdan Günümüze Bilinç-Beyin Sorunu ve Kuantum Beyin: Bilinç Beyin Sorununa Yeni Bilimsel Yaklaşım isimli iki kitabı var bu konulara ilişkin… 2000 ve 2001 yıllarında üst üste TÜBİTAK Beyin Araştırmaları Derneği’nden Araştırma Teşvik Ödülü, 2003 yılında da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Sedat Simavi Sağlık Bilimleri Ödülü olan Dr. Tarlacı, bu konulardaki bilgi birikimini, sosyal paylaşım sitesinde tüm meraklılarıyla paylaşıyor. Durugörü ve uzaktan görü yeteneği olan kişilerden oluşan grubuyla ve tüm meraklılarıyla kamuoyunu ilgilendiren birçok bilinmezin üzerine yoğunlaşıyorlar. Sitenin 1.251 üyesi var bunlardan biri de benim…

“PARAPSİKOLOJİYE ÇÖPLÜK GÖZÜYLE BAKILIYOR”

Bilimsel yöntemi ve uygulaması çok tartışılan birçok konuyu içeren Parapsikoloji’nin, yanıtlardan çok sorulardan oluşmasını; bu konuda bilim adamlarının sesinin az çıkmasına bağlayan Dr. Sultan Tarlacı bakın neler diyor ;


Tıpkı metafizik gibi kenarda olan, tam bilim olarak olgunlaşmamış bir çalışma alanı Parapsikoloji… Kelime anlamına baktığınızda da psikolojinin ötesinde, ardında, kenarında manasında. İçerdiği konular arasında durugörü, telepati, psikokinezi (cisimleri hareket ettirme), öngörü, spiritüalizm (bedensiz ölü ruhlarla bağlantı kurma sayılabilir. Bunlar arasında durugörü ve uzaktangörü, farklı zaman ve mekanlarda oluşan olaylarla ilgili bilgiyi; normal insanlardan farklı olarak bilebilmek ve hissedebilmek olarak tanımlanabilir. Telepati, toplumda daha iyi bilinen bir kavram. Bir zihinden diğerine düşünce iletişimi olan telepatide, doğrudan içsel deneyime ait bilgi birikimi aktarımı vardır. Ama Parapsikoloji’ye daha çok bir çöplük gözüyle bakılıyor. Bilgisayar çöplüğü gibi… Evet, içerisinde saçma sapan şeyler de var ama bu çöplük içerisinde altın değerinde bazı şeyler de var. Bunları bilgisayar çöplüğünden bilimin içerisine geri almak gerekir.

Dr.Tarlacı, ülkemizde parapsikoloji ile ilgilenenlerin üniversite kapılarından içeri sokulmamasına ve bu nedenle de bilimsel araştırmaların azlığına dikkat çekerek şöyle sürdürüyor sözlerini;

Artık ülkemizdeki üniversitelerin de yurt dışındaki bazı örneklerde olduğu gibi konuya önem vermeleri ve henüz paradigma öncesi evrede olan Parapsikoloji’ye üvey evlat muamelesi yapmaktan vazgeçmesi gerek. Akademik kurumlarımızda, resmi üniversitelerimizde, özel üniversitelerimizde hatta polis ve askeriye destekli parapsikolojik durugörü ve uzaktangörü araştırmaları yapılmalı. ABD ve Rusya’da 1965-1995 arasında özellikle askeri destekli yıllarca süren araştırmalar yapıldı. Yine yıllardır Avrupa ve Amerika’da polis teşkilatları bilgi toplayamadıkları ve sonuca ulaşamadıkları olaylarda bu tür hassas kişilerden yararlanıyor. Hatta çok ünlü bir uzaktangörü’cü kayıp çocuklarla ilgili 18 vaka üzerine çalıştı ve bunların 5 tanesinin bulunmasını bizzat sağladı. Bu bile hiç yoktan iyidir. Burada şunun da altını çizmek lazım ki bu vakalarda polisin elinde tek veri dahi yoktu ve bulunma olasılıkları sıfırdı. Bana göre uzaktangörü ile kimsenin erişemeyeceği bir bilgi edinebiliyorsak, bu bilgi çok sönük, silik bile olsa sıfır sonuçtan yani elin kolun bağlı olmasından daha değerlidir.

Konuya bilimsel açıdan yaklaşıp değerlendirmek önemli… Bu işin şarlatanlığını yapanlar ve üfürükçüler bol memlekette… Bilim adamları konuya sahip çıkıp desteklenirse, işin şarlatanlık boyutu ortadan kalkar ve bu tür hassas kişilerin yetenekleri olumlu ve gerek duyulan önemli alanlarda kullanılır.

Bu arada felaket tellalığı gibi görülmesin ama sitede son olarak yer alan bir uzakgörüye de burada yer vermek istedim… Yazımın girişindeki yanardağ felaketini önceden tahmin eden aynı rümuzlu kişinin bir öngörüsü bu… olmaması temennisiyle paylaşıyorum :

İstanbul’da deprem algıladım. .. Bu sefer deprem olacak demeye dilim varmıyor… 5-8 Mayıs arası İstanbul’da büyük bir deprem yaşanacak sanırım… 3-8 Mayıs arası… 4 Mayıs çiçek fırtınası günü deprem olacak İstanbul’da… Durugörü’de deprem oldu. Türkiye’nin kuzey batısı ve arkamdan bir sürü insan bu kapıdan geçti… fuarın standları yıkılacak depremde… Ve fay kırılıyordu !!


S... Gemici - BRAVO2010-05-09 13:28:21
Deprem tahmininiz tuttu.

Verdiğiniz tarihler
arasındaydı. Ancak küçük bir farkla...

İstanbul'da değil, Ankara'da CHP Genel
Merkezi'nde yaşandı.

Belki de hayırlı bir depremdir...


S.. erdoğan 2010-05-01 11:53:29
Merhaba E postalarınızı ilgiyle okuyorum ve böyle
birşeyin varlığına kesinlikle inanıyorum.
spritüel bilgilerde de dini bilgilerde de böle bişeyin
varlığı peygamberlerin hayatlarından örneklerde
belirtiliyor.Bunu herkes yapabilir imkansız bişi
değil ama sebebi inanmadığımız ve böyle
bilinmezlikten körktuğumuz, yada yaşam şeklimizden
dolayı yüksek bilincimiz,özümüz kapalı
hale geliyor onun için bunu herkes
hissedemiyor ve hissedenlere inanmama
gibi bir tavır takınıyoruz.Kesinlikle
varolduğuna inanıyoruz. Çünki çok istediğimiz
birşeyin sonucu eğer gerçekten istersek bişekilde
bize gösteriliyo ister uyanıkken, isterse uyurken,
yeterki isteyelim ve dua edelim.

Sevgiler,
İyi çalışmalar


.
.
.
.
.
 

Mermaid

Kayıtlı Üye
Katılım
23 Eki 2009
Mesajlar
258
Tepkime puanı
26
Katkın için teşekkür ederim logii :) Bu haberi ben de okudum, gerçekten ilginç. Yazımda üstü kapalı olarak değindim ama, gerçekten ülkemizde de psişik anlamda değerli çalışmalar yürütülmesi sevindirici; tıpkı bizim sitemizde de olduğu gibi :)
 

dmkol

Kayıtlı Üye
Katılım
24 Kas 2008
Mesajlar
4,907
Tepkime puanı
529
İş
Web Master
Ne olursa olsun, üniversitelerin sembolik de olsa bünyelerinde ''parapsikoloji'' yi bulundurmaya başlaması ile ciddi şekilde bir ilerlemeden söz edilebilir. Yoksa askerin, istihbaratın kapalı kapılar ardında iki üç basit deney veya arşiv oluşturmasıyla bu işler yürümez.
 

[XTR] Similar Threads

Üst