Başka canlıların, varlıkların, yaşam formlarının olması Tanrıyı kanıtlamaz. Ki zaten kimse, inancı için kanıt sunmaz. Kanıt sunma ya da açıklama ihtiyacı yalnızca dinlerin ihtiyaç duyduğu bir temadır çünkü kendi gerçeklerini ispat etmek isterler. Tıpkı sizin de 'dinlerde açıklanmış' demeniz gibi.
İnsanın, yaratıcı varlığını ispat etme çabası ; yaratan da bile mevcut değil. Sadece uyarıyor, ben varım diyor. Ne yazık ki insan bu uğurda savaşlar veriyor, kesinleştirmeye çalışıyor. Peki ne için.. ?
Başka canlıların, varlıkların olması, yani bizim göremeğimiz canlılar ve varlıklar var demektir. Bu da ölümden sonra bir şeyler olacağı ihtimalini kuvvetlendirir. Ve göremediğimiz şeyler var ise, bilmediğimiz de çok şey vardır. Peki bu varlıkları, canlıların bilgisine ulaşabiliyoruz görenler tarafından ancak , herkez göremiyor çok azınlık bir kesim görme, duyma yetisine sahip olabiliyor ve bu yeti de genellikle onların, varlıkların kontrolünde oluyor. İnsanoğlu dünyada iken, insan bedeninde iken bu varlıklar ile görüşmemesi, konuşmaması veyahut çok azınlık bir kesimin iletişime geçmesi doğru o zaman. Çünkü yaratılışımız gereği onları görmememiz duymamamız gerekiyor. Bu sistemi, bu düzeni kim kurdu o zaman. Aşağısı nasılsa, yukarısı da öyle derler. İnsanoğlundaki hiyerarşiyi biliyoruz, kademe kademe yükselir, meslekler, rütbeler. Öbür tarafta da varlıklar ile böyle değil mi? Okuduğum her şey ona işaret ediyor. Bu şekil olumlu iyi varlıkları düşünürsek, kademe kademe yükseldikçe, rütbe artacak ve sayı azalacak. O zaman en son nereye varacağız, hepsinin sahibi, her şeyin yaratıcısı, Allah değil mi? Ve görünmeyen varlıklar, enerjiler, ölüm sonrası dini kitaplarda insanın algılayacağı şekilde anlatılmış. Göz perdesi, ahiret, cinler, dualar, beddualar. Bunlar hakkında çok iyi bilgi sahibi bir kitap. Eğer insan bu varlıkları göremiyor, duyamıyor ise, bu kitap da onları duyan, gören; enerjileri, varlıkları daha bilmediğimiz nice şeyleri bilen kitap yaratıcıdan gelmediyse, kimden geldi? Çok üst düzey bir varlıktan geldi diyelim, bizim bilmediğimiz, görmediğimiz, eğer öyle bir varlık insanoğlunu tekamülü için böyle bir görev üstlendi ve kendine tanrı dedi, eğer her şeyin yaratıcısı değilse yalan söylüyor ama böyle bir varlık yalan söyleyemez, eğer yalan söylüyorsa böyle bir varlık olamaz. Bu varlık öyle bir güç sahibi olması lazım ki geleceği, insanları, varlıkları çok iyi biliyor ve sürekli kendine peygamber seçiyor, kendi emrinde varlıklar yolluyor, insanoğluna iyiyi öğütlüyor, öldükten sonra onlara bakcağını, kim ne ettiyse karşılığını vereceğini söylüyor. Ve her şeyin yaratcısı olduğunu söylüyor. Bir yerden sonra iş inançtan çıkıp bilgiye gidiyor. Allah'ın varlığını bilmek.