Evet varlıklar önce bedene hapsedilirler, yani kıskıvrak yakalanırlar. Kaçmalarına izin verilmediği gibi bedende sessizce saklanmalarına ve ölü taklidi yapmalarına da izin verilmez.
Yaratılışı farklı 2 şeyin aynı bedende olmasından bahsediyorsun. İnsan ve Cin. Sence de garip değil mi ?
Bedene hapsetmek söyleminden dolayı, şeytan çıkarma ile ilgili ufak bir araştırma yaptım. Çünkü bahsettiğin olay islami bir ritüel değil.
'' Şeytan çıkarma pratiği, sistemli haliyle İkinci Tapınak Dönemi Yahudiliğinde görülür. Bu dönemde cinler (shedim) hastalık ve akıl karışıklığıyla ilişkilendirilir. Ancak çözüm büyü değil, Tanrı’nın isminin otoritesidir. Tobit Kitabı’nda bir ruhun, ilahi adlar ve tütsüyle kovulması anlatılır. Sorun ritüelde değil, otoritededir. Bu anlayış, Hristiyanlığa doğrudan miras kalacaktır.
İsa ile birlikte şeytan çıkarma, teknik bir uygulama olmaktan çıkar. İncillerde İsa’nın cin kovması sıkça anlatılır fakat dikkat çekici bir fark vardır. İsa nesne kullanmaz, uzun ritüeller yapmaz, büyüsel sözler söylemez. Sadece konuşur. Erken Hristiyanlıkta şeytan çıkarma, İsa’nın ilahi otoritesinin kanıtı ve yeni inancın gücünün göstergesidir. İlk yüzyıllarda vaftiz öncesi yapılan exorcism, kişinin eski dünyayla bağını kopardığını simgeler.
Buradaki eski dünyadan kasıt Pagan dünyadır. Ve gelişen inanca göre Pagan dünya ruhlarla dolu kabul edilir.
Hristiyanlık devlet dini haline geldikçe, şeytan çıkarma da dönüşür. İlk başta şifa ve arınma amacı taşıyan bu pratik, zamanla sınır çizme aracına dönüşür. Kim içeride, kim dışarıda? Kim doğru inançta, kim sapkın? gibi..
Orta Çağ’da şeytan çıkarma, özellikle kadın bedeni, cinsellik ve itaatsizlikle ilişkilendirilir. Ruhsal krizler, toplumsal düzeni tehdit eden unsurlar olarak görülür. Böylece exorcism, bireyi iyileştirmekten çok norma döndürme işlevi kazanır. Bu dönemde ritüeller sertleşir, Latince metinler sabitleşir, fiziksel müdahaleler artar. Şeytan artık sadece metafizik bir varlık değil, itaatsizliğin sembolüdür. ''
Hala garip gelmiyor mu ?