Islamda yer alan Kısas olgusu ve Karma

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan 0xff
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Yani bir yandan hipnoz seansını yönetebilecek teknik uzmanlık gerekirken, bir yandan da varlıkları bedene hapsedip onları baskı altına alabilecek, iyi polis kötü polisi dayatabilecek inisiyelik te gerekir. Kişi hipnoz edilmeden, kapılarını teker teker açmadan bedendeki varlık bir anda ifşa edilirse mizaç kayması yaşayabilir çünkü.
Bedene hapsedilen varlık ? Tanımını yap lütfen, eminim merak edenler vardır.
 
İleri seviye tadavi :
... varlıkları bedene hapsedip onları baskı altına alabilecek, iyi polis kötü polisi dayatabilecek inisiyelik te gerekir. Kişi hipnoz edilmeden, kapılarını teker teker açmadan bedendeki varlık bir anda ifşa edilirse mizaç kayması yaşayabilir çünkü. Klinik boyuta taşınabilir.

Bedene hapsedilen varlık ? Tanımını yap lütfen, eminim merak edenler vardır.

Evet varlıklar önce bedene hapsedilirler, yani kıskıvrak yakalanırlar. Kaçmalarına izin verilmediği gibi bedende sessizce saklanmalarına ve ölü taklidi yapmalarına da izin verilmez. Belli sabotaj yöntemleri ile kolayca sabote edilirler. Excorsizm en kadim ruhsal arındırma yöntemidir ve bu şekilde yapılır. Senin bilincin tüm seansa BİZZAT şahit tutulmak zorundadır. İşin düğümlendiği yer neresiyse, çözümlendiği yer de orası olmalıdır. Yani "ben" sandığın yerin aslında artık ameliyat alanıdır.

Peki illa böyle olmak zorunda mı ? Musallat cin illa ağzıma mı gelmek zorunda, beni kendime yabancı ve utanç verici bir şeymiş gibi mi hissettirmek zorunda ? Deli gömleği giymiş gibi böğürmek zorunda mıyım ? Malesef evet !

Şifa bulmak istemeyen hiç kimseye yardım edilemez. Kadim şifa geleneğinin belki en önemli kızmızı çizgisi budur. Modern tıpta da aynı kaide geçerlidir. Hazır olmayana yardım etmeye çalışmak en başta şifacıyı tehlikeye atar. Şifa kanalı bir anda kesilebilir ve saldırılara karşı savunmasız kalabilir. Gardı düşebilir. Hazır olmayan, kendi hür iradesi ile yardım talebinde bulunmayan hiç kimsenin gıyabında büyüsü de bozulamaz, cini de alınamaz.


Meşru yollarla iç dünyana müdahale edecek olan uzman, bunu seni de canlı şahit tutarak yapmak zorundadır. Gıyabında da yapamaz mı ? yapar belki. Ama sen sorumluluktan kaçmış olursun. Ayağın düz basmaya başlayınca da geçmişini inkar edebilir, yok sayabilir, bloklanabilirsin de. Kafam iyiydi oldu bişeyler der geçersin. Tekamülünden de kaçmış olursun. Kalıcı şifa bilinçlenme ile gelir. Bilinçlenme ise yüzleşmeyle ile gelir. Yüzleşemediğin hiç bir şeyi auranda doğal yollardan temsil edemezsin. Teorik olarak mış gibi yaparsın belki ama yüzleşmedikçe, enel yakinden görmedikçe ruhani mekanizmanın birbirini çalıştıran çarkları da dönmeye başlamaz. Personada takılı kalırsın. Frekansın düşer, taşıma suyla değirmen döndürmeye devam edersin. Yani düşük enerji ile büyük işler yapmaya çalışırsın ve hayat seni her açıdan yorar. Dinlenirsin ama enerji depolayamazsın mesela.. Bu arada düşük enerji demek mecali kalmamak demek değil, tam tersi kavga , gürültü, toxisite, agresyon ve yüksek tahribat gücü demek. Çünkü enerjin sonuç vermiyor. Sonuç vermeyince de personanın dozajları ile oynuyorsun.

Yaşadım yani ordan biliyorum.
 
Son düzenleme:
Evet varlıklar önce bedene hapsedilirler, yani kıskıvrak yakalanırlar. Kaçmalarına izin verilmediği gibi bedende sessizce saklanmalarına ve ölü taklidi yapmalarına da izin verilmez.
Yaratılışı farklı 2 şeyin aynı bedende olmasından bahsediyorsun. İnsan ve Cin. Sence de garip değil mi ?



Bedene hapsetmek söyleminden dolayı, şeytan çıkarma ile ilgili ufak bir araştırma yaptım. Çünkü bahsettiğin olay islami bir ritüel değil.

'' Şeytan çıkarma pratiği, sistemli haliyle İkinci Tapınak Dönemi Yahudiliğinde görülür. Bu dönemde cinler (shedim) hastalık ve akıl karışıklığıyla ilişkilendirilir. Ancak çözüm büyü değil, Tanrı’nın isminin otoritesidir. Tobit Kitabı’nda bir ruhun, ilahi adlar ve tütsüyle kovulması anlatılır. Sorun ritüelde değil, otoritededir. Bu anlayış, Hristiyanlığa doğrudan miras kalacaktır.

İsa ile birlikte şeytan çıkarma, teknik bir uygulama olmaktan çıkar. İncillerde İsa’nın cin kovması sıkça anlatılır fakat dikkat çekici bir fark vardır. İsa nesne kullanmaz, uzun ritüeller yapmaz, büyüsel sözler söylemez. Sadece konuşur. Erken Hristiyanlıkta şeytan çıkarma, İsa’nın ilahi otoritesinin kanıtı ve yeni inancın gücünün göstergesidir. İlk yüzyıllarda vaftiz öncesi yapılan exorcism, kişinin eski dünyayla bağını kopardığını simgeler.

Buradaki eski dünyadan kasıt Pagan dünyadır. Ve gelişen inanca göre Pagan dünya ruhlarla dolu kabul edilir.

Hristiyanlık devlet dini haline geldikçe, şeytan çıkarma da dönüşür. İlk başta şifa ve arınma amacı taşıyan bu pratik, zamanla sınır çizme aracına dönüşür. Kim içeride, kim dışarıda? Kim doğru inançta, kim sapkın? gibi..

Orta Çağ’da şeytan çıkarma, özellikle kadın bedeni, cinsellik ve itaatsizlikle ilişkilendirilir. Ruhsal krizler, toplumsal düzeni tehdit eden unsurlar olarak görülür. Böylece exorcism, bireyi iyileştirmekten çok norma döndürme işlevi kazanır. Bu dönemde ritüeller sertleşir, Latince metinler sabitleşir, fiziksel müdahaleler artar. Şeytan artık sadece metafizik bir varlık değil, itaatsizliğin sembolüdür. ''


Hala garip gelmiyor mu ?
 
Bedene hapsetmek söyleminden dolayı, şeytan çıkarma ile ilgili ufak bir araştırma yaptım. Çünkü bahsettiğin olay islami bir ritüel değil.

Bedende hapsetmek = tutup yakalamak demek, kaçmasın diye sabitlemek demek.

İslami bir Ritüel olmaması, İslama aykırı olmak zorunda olması gereken bir Ritüel yapmaz onu.

Kişiyi içinde bulunduğu duruma şahit göstererek, yüzleştirerek yapılan güzel bir rituel. Özellikle de ileri vakalar için.

Ayrıca illa içinde cin olması da gerekmiyor. Belki çoklu kişilik bozukluğun var. Böyle bir durumda da yine alt kişiliklerinden biri yüzeye çekilip bilinçdışından kendi rızası ile özgürleştiriliyor. Bunun için yine aynı şeyi yapıyorsun. Tutup yakalıyorsun.



***


Cini bedende hapsetmek demek, cin çıkarma işlemi bitene kadar cinin bedeni hiç bir şekilde terk edemeyecek şekilde 4 bir yandan kıstırılması ve kendinin kişinin bilinç dışı kanalından ele vermeye zorlanması demektir. Bu kadar basit. Yaptığın ufak araştırma gibi.
 
Son düzenleme:
Orta Çağ’da şeytan çıkarma, özellikle kadın bedeni, cinsellik ve itaatsizlikle ilişkilendirilir.

Yapay zekaya iyi, güzel sormuşsun da, onu bu mesele özelinde çok kötü kullanmışsın.

Yapay zekayı Google gibi kullanırsan bu konularda sana Kadim veya okultist hiç bir perspektif sunmaz. Anca böyle siyasi, sosyal tutanaklara geçen vakaları derler. Zahirden konuşur.

Yapay zekaya Şeytan çıkarmayı soracaksan önce bir zahmet full sürümün olacak. Sonra Ona önce "cin" kavramını tanıtman gerekecek, tüm muhtevası ile birlikte hem de. Tanrı ve insan kavramını tanıtman gerekecek. Onu ne kadar başarabileceksin bilmiyorum. Boyutları, bilinç katmanlarını... . Tüm kavramları bir bir, kapalı bir uzay denkleminde tanıtabilirsen belki o zaman bu kavramların dinamiklerine göre adil bir çıkarım yapar ve sana şeytan çıkarmanın mantıksallığından bahsedebilir.

Şimdi işlerin nasıl yürüdünü bilmeden yapay zekayı hakem tutmak gülünç duruma düşmek demek. O daha çocuk 🤣
 
Yapay zekaya Şeytan çıkarmayı soracaksan önce bir zahmet full sürümün olacak. Sonra Ona önce "cin" kavramını tanıtman gerekecek, tüm muhtevası ile birlikte hem de. Tanrı ve insan kavramını tanıtman gerekecek. Onu ne kadar başarabileceksin bilmiyorum. Boyutları, bilinç katmanlarını... . Tüm kavramları bir bir, kapalı bir uzay denkleminde tanıtabilirsen belki o zaman bu kavramların dinamiklerine göre adil bir çıkarım yapar ve sana şeytan çıkarmanın mantıksallığından bahsedebilir.
Okuduğunu yanlış anladın sanırım. İslam'da olmayan bir uygulamanın, İslam'a giriş biçimini araştırdım. Tarihsel kayıtlar dönemlere göre farklılık gösterse de uygulama yönünden benzer nitelikler taşıyor. Yani konunun cin, tanrı, boyutlar, katmanlar ile alakası yok.

Bir varlığı ( ki bu varlık dumansız ateşten yaratılmış ) insan bedeninde hapsetmekten bahsediyorsun. Yakın zamanda da ruhu olmayan insanlar fenomenini ortaya atmıştın. O yüzden yadırgamıyorum hapis söylemini.. Bence sorunun : Yaşanmışlıklarını bir dine ve o dinin verilerine bağlamaya çalışmak zorunda hissetmen.

Çok üzgünüm Retro ama gülünç olan ; tutunduğun fikirde ısrar ederken, çözüm bulamadığın ya da uyduramadığın veya kıvıramadığın anda suçlayacak yer araman. Çocuklar gibi.. O çikolatayı ben yemedim, ninem ağzıma koydu diyen Sophia gibi mesela..

Tabi benim yüzeysel araştırmama bakma, Diamond Tema saatlerce içerik hazırlıyor. Zaman buldukça izlemeni öneririm.
 
Çok üzgünüm Retro ama gülünç olan ; tutunduğun fikirde ısrar ederken, çözüm bulamadığın ya da uyduramadığın veya kıvıramadığın anda suçlayacak yer araman.

Dünyanın en güzel fikirleri benim fikirlerim olmayabilir.

Fikirlerim dünyanın en rahatsız edici fikirleri de olabilir.
 
Arkadaşlar siz ikiniz bazen birbirinize çok sert konuşuyorsunuz. Ben sizi önceki konularda, mesajlarda da gördüm biraz zıt yapıdasınız galiba, hep tartışıyorsunuz ama 3 günlük dünyada birbirinizin kalbini kırmayın. Ben sizin eski mesajlarınızı, yazılarınızı büyük keyifle okuyorum ve ikiniz de gayet bilgili insanlar, olgun ruhlarsınız ama birbirinizi kırıyorsunuz.
 
Arkadaşlar siz ikiniz bazen birbirinize çok sert konuşuyorsunuz. Ben sizi önceki konularda, mesajlarda da gördüm biraz zıt yapıdasınız galiba, hep tartışıyorsunuz ama 3 günlük dünyada birbirinizin kalbini kırmayın. Ben sizin eski mesajlarınızı, yazılarınızı büyük keyifle okuyorum ve ikiniz de gayet bilgili insanlar, olgun ruhlarsınız ama birbirinizi kırıyorsunuz.
İnanç ve inancı sorgulama biçimimiz farklı. Farklı olduğu için de dinamik bir münazara biçimimiz var. Birbirine karşıt fikirlerin doğmasının yegane sebebi de bu.

Fakat,

Söylemeden geçemeyeceğim..

Konu dışına taşacak her yorum için duvar örüyor olmam, yalnızca benim yapıma değil forumun yapısına da faydalı bir duruş içerir. Kırıldı mı, küstü mü gibi detaylara girmek yerine ; bu sohbet fayda mı sağlıyor zarar mı veriyor düşüncesi ile hareket ediyorum. Detaylar, sınırını koruyamayan kişilerin iç muhasebesinde ve bireysel sorumluluğunda.

Burası bir bilgi - birikim platformu. Forum bilincinin kaybolmaması önemli. Hepimiz adına..

Konudan daha fazla sapılmasın.
 
Son düzenleme:
Görüşleriniz ilginç , iyilik ve kötülük kavramına kimin penceresinden bakıldığının pekde bir önemi yoktur .
TCK'da suçlar bellidir ve cezaları yazılmıştır.
Eğer her şeyi yaratıcıya bırakacaksak, o zaman insan aklı ve iradesi neden var? ipleri tanrının eline bırakmak kolaya kaçmak olur.
Ve yine hangi Tanrı'nın kanunlarına göre belirleyeceğiz ?
Şeriat veya herhangi bir dini hukuk sistemi bile insani yorumlara muhtaçtır , Tarih boyunca farklı mezheplerin ve yorumların olduğu ve aynı konuda farklı hükümlerin verildiği bildiğimiz bir durum.
Gözden kaçırıyorsunuz dediğiniz kısım , ben zaten yorumumda 'ceza verme otoritesi kimde ise' diye belirtirken maslow piramidinin üst basamaklarındakinden , köy'de sözü geçen kişilerden bahsetmiştim. Bu dünyada zaten hiçbir zaman paranın ve gücün olduğu yerde Adalet tarafsız işlemez.
Eğer yaşadığımız dünyada adalet, düzen ve etik bir toplum istiyorsak, ipleri tamamen bir yaratıcıya bırakmak yerine aklımızı ve ahlaki bilincimizi kullanmamız gerekiyor. Tarih boyunca en büyük ilerlemeler, her şeyi kadere bırakmak yerine sorumluluk alarak hareket edenler tarafından gerçekleştirilmiştir.



Katılıyorum , fakat yine ideal'den öteye geçebileceğini düşünmüyorum. Türkiye bunun en büyük örneğidir.

İşin sonunda demem o ki ; Eğer Adalet'i yazılı olmayan , kelamcı anlayışa , farklı görüşlere ,düşüncelere ,mezheplere veya kısasa bırakırsak işimiz zor.
Adaletin sadece kelamcı bakış açısına veya dini yorumlara bırakılması, hukukun keyfi ve değişken hale gelmesine neden olur.
Eğer gerçekten adil bir düzen istiyorsak toplumsal düzende akıl, hukuk ve evrensel etik kuralları esas almalıyız.

Belki aradığın islamcı kısas yorumu bu değil fakat yazdıklarım tamamen benim görüşümdür, umarım islam hakkında daha iyi bilgi sahibi olan birisi gelip aradıklarını detaylı aktarabilir.
Bu günün dünyasında, ki özellikle yaşadığımız toplumda bu sorunun cevabı, bir delinin kuyuya attığı bir taştan ibaret kalır...
 
Geri
Üst