esma çekerken zorlanma

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan zeynepsu98
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Z

zeynepsu98

ay sizde de oluyo mu ilk gün zor bela okuyosam kesinlikle devamı gelmiyo veya okusam bile dilim dönmemeye başlıyo falan not: dehbli forumlular beni ekstra anlayacak 😔✌️
 
ay sizde de oluyo mu ilk gün zor bela okuyosam kesinlikle devamı gelmiyo veya okusam bile dilim dönmemeye başlıyo falan.

Kendi kendinizi sabote etme durumunu oluşuyor burada. Bu da yaptığınız şeye kendinizi layık görmüyürsunuz ve/ya keskin, ani değişimlerden doğacak geçici boşluk, tükeniş ve yıkım hislerini kucaklamaya henüz hazır değilsiniz demek. Hazır olsanız direnç görmeden okumalara devam ederdiniz ve protokol baştatılırdı.

Dıştan bir şeyi çok isteyiebilirsiniz. Süperego bir şeye ulaşmak için dış şartları zorlamak için var. Buna okumalar yapmak ta dahil.

Benim çıkardığım sonuç şöyle: Yaradan lutfetmedikçe keskin dönüşümler doğuracak girişimler asla önerilmez. Onun yerine yumuşak girdiler ile süreklilik tavsiye edilir. Damlayan suyun mermeri delmesi misali. Ayette de dendiği gibi : Rabbin meşru olan bir amelin ancak sürekli olanını sever (destekler) (ayet)

Bu da evrenin amelde süreklilik (tutarlılık) kavramı ile aslında sana organik bir frekans alanı oluşturttuğunu, ve o frekans üssün üzerinden doğru kollektife kanal açarak bağlandığını, ve bir müddet sonra artık oradan beslendiğini dolaylı yoldan özetler.


Sonuç : Sözüm meclisten dışarı elbette , ama esmaya asla bir heves ile abanmayın. Kendimi bildim bileli usanmadan bunu tekrar ediyorum. Onun yerine yumuşak girdilerle süreklilik oluşturun kendinize. Hayatımıza birini alırken bile davranışları tutarlı mı diye bir müddet izleriz. Anlık olarak havaya kapılarak davranış ve düşünce değiştirenler genellikle kendilerine tutarlı frekans alanı oluşturamazlar. Evren kendini ispatlamış olanları seçer. Yani tutarlı olanları.
 
Son düzenleme:
Kendi kendinizi sabote etme durumunu oluşuyor burada. Bu da yaptığınız şeye kendinizi layık görmüyürsunuz ve/ya keskin, ani değişimlerden doğacak geçici boşluk, tükeniş ve yıkım hislerini kucaklamaya henüz hazır değilsiniz demek. Hazır olsanız direnç görmeden okumalara devam ederdiniz ve protokol baştatılırdı.
Kişi zaten hazır olduğu için alan açılmış olamaz mı ? Eşiğe geldiği için baskı hissedemez mi ? Aslında bir çözülme anındaysa ve bunu zorlanma gibi algılıyorsa ?

Bir insan neye ve kimin zamanına göre hazır olur ki..
 
Kişi zaten hazır olduğu için alan açılmış olamaz mı ?

Bunu kendisi anlayabiliyorsa ona şapka çıkarmak lazım.

Eşiğe geldiği için baskı hissedemez mi ? Aslında bir çözülme anındaysa ve bunu zorlanma gibi algılıyorsa ?

Hazır hissedebilmek çok güzeldir, bedavadır, seviye tespit sınavı da gerektirmez. Hermen herkeste bu hazır hissetme zaten vardır. Ben bunu kıvırabilirim, biraz uğraşsam yapabilirim, kendimi buna verebilirim, psişebilirim, fokus olabilirim, kendimi maji edebilirim diyebilirsin. Çünkü fıtri potansiyelinin genetik bir sınırı olsa da, harici kuvvetlere eriştiğinde bunun bir sınırı gerçekten de yok.

Başarabilenler de, başını belaya sokanlar da aynı hislerle yola çıkıyorlar.
Sonuç : bu yolsa sıkıntı ve sabotaj mutlaka olacak . Hatta bilinç altın buna bir son vermen için gerekirse sana sormadan musibetleri ve yol kazalarını bile sana cezbetmesi söz konusu olabilir, dönüşüme ne kadar derinden kapalıysan bilinç altın da o kadar faili meçhul bir yerden seni sabote edecektir.


Ben de diyorum ki hiç olmazsa 3-5 ay geçmeden keskin virajlar almayın, evren default olarak zaten işini keskin virajlara bırakmanı desteklemiyor. Adanmışlık ve sürekliliğin ile bir rezonans alanı oluşturabilirsin. Rezonans alanın oluşmadan açılımlar başlamaz ve dikey büyüyemezsin. İşin garibi en zoru da budur. Bir şeyi her gün düzenli yapmanın zorluğu en büyük challenge'tır. Millet o yüzden 10000 kere okuyup sorumluluğu bir an önce aradan çıkarmak derdinde. Sanki zoru göğüslüyormuş gibi. Her gün 100 kere oku bakalım kaç gün çıkarabiliyorsun...


Bir insan neye ve kimin zamanına göre hazır olur ki..

Biz kimin hangi seviyede olduğunu asla bilemeyeceğiz ki. Kişi kendi deneyimleri ile kendi haritasını sürekli güncellemek zorunda..
 
Son düzenleme:
ay sizde de oluyo mu ilk gün zor bela okuyosam kesinlikle devamı gelmiyo veya okusam bile dilim dönmemeye başlıyo falan not: dehbli forumlular beni ekstra anlayacak 😔✌️
esma okurken zorlanıyorsan sorun fiziksel olmayabilir çünkü esmalar özel isimler ve şeytan cin vesaire engel olabiliyor
 
ay sizde de oluyo mu ilk gün zor bela okuyosam kesinlikle devamı gelmiyo veya okusam bile dilim dönmemeye başlıyo falan not: dehbli forumlular beni ekstra anlayacak 😔✌️
Şu kadar sayıda okursanız şöyle zengin olursunuz yada böyle kendinize aşık edersiniz veya şu makama ulaşırsınız gibisinden heryerde binlerce sayı vererek hoca görünümlü yada kendine havasçı, metafizikçi bilmem ne uzmanı vs diyerek böyle kaynağı belirsiz bilgilerle, menfaat ve çıkarları için sadece insanları kandırdıklarını düşünüyorum.
Ve bunun şirk'e girdiğini aynı zamanda büyü'ye girdiğini kendimce düşünüyorum.
İşte 1075 defa ya Vedud deyince sevdiğin sana aşık olacak.. 1076 defa okursan olmuyor mu yani 🤔 ya da 1075 diye yaratıcı ile pazarlık mı yapıyorsun ki bu sayıda anlaştınız. He şimdi diyecekler ki onun matematik hesabı falan var, kendi değeriyle çarpıyorsun falan falan işte şu sonucu veriyor ? Tamam da bu işlem neye göre yapılıyor ? Doğruluk payı nedir ? Kaynağı nedir ?
Kişinin samimiyetle, içinden gelen ve ruhen yani öz bakımdan yaratıcıya kendini teslim etmiş şekilde , amaç menfaat gütmeksizin tek bir kez "ya Vedud" demesi ..
Diğer türlü 5 bin kez demesinden daha tesirli ve anlamını bulan bir durum bence..
Kendimce... 😊
 
Şu kadar sayıda okursanız şöyle zengin olursunuz yada böyle kendinize aşık edersiniz veya şu makama ulaşırsınız gibisinden heryerde binlerce sayı vererek hoca görünümlü yada kendine havasçı, metafizikçi bilmem ne uzmanı vs diyerek böyle kaynağı belirsiz bilgilerle, menfaat ve çıkarları için sadece insanları kandırdıklarını düşünüyorum.
Ve bunun şirk'e girdiğini aynı zamanda büyü'ye girdiğini kendimce düşünüyorum.
İşte 1075 defa ya Vedud deyince sevdiğin sana aşık olacak.. 1076 defa okursan olmuyor mu yani 🤔 ya da 1075 diye yaratıcı ile pazarlık mı yapıyorsun ki bu sayıda anlaştınız. He şimdi diyecekler ki onun matematik hesabı falan var, kendi değeriyle çarpıyorsun falan falan işte şu sonucu veriyor ? Tamam da bu işlem neye göre yapılıyor ? Doğruluk payı nedir ? Kaynağı nedir ?
Kişinin samimiyetle, içinden gelen ve ruhen yani öz bakımdan yaratıcıya kendini teslim etmiş şekilde , amaç menfaat gütmeksizin tek bir kez "ya Vedud" demesi ..
Diğer türlü 5 bin kez demesinden daha tesirli ve anlamını bulan bir durum bence..
Kendimce... 😊
Buna ben de katılıyorum ihlaslı bir şekilde kendini vererek çekmek çok daha iyi bence ..
 
Şu kadar sayıda okursanız şöyle zengin olursunuz yada böyle kendinize aşık edersiniz veya şu makama ulaşırsınız gibisinden heryerde binlerce sayı vererek hoca görünümlü yada kendine havasçı, metafizikçi bilmem ne uzmanı vs diyerek böyle kaynağı belirsiz bilgilerle, menfaat ve çıkarları için sadece insanları kandırdıklarını düşünüyorum.
Ve bunun şirk'e girdiğini aynı zamanda büyü'ye girdiğini kendimce düşünüyorum.
İşte 1075 defa ya Vedud deyince sevdiğin sana aşık olacak.. 1076 defa okursan olmuyor mu yani 🤔 ya da 1075 diye yaratıcı ile pazarlık mı yapıyorsun ki bu sayıda anlaştınız. He şimdi diyecekler ki onun matematik hesabı falan var, kendi değeriyle çarpıyorsun falan falan işte şu sonucu veriyor ? Tamam da bu işlem neye göre yapılıyor ? Doğruluk payı nedir ? Kaynağı nedir ?
Kişinin samimiyetle, içinden gelen ve ruhen yani öz bakımdan yaratıcıya kendini teslim etmiş şekilde , amaç menfaat gütmeksizin tek bir kez "ya Vedud" demesi ..
Diğer türlü 5 bin kez demesinden daha tesirli ve anlamını bulan bir durum bence..
Kendimce... 😊
Hikaye o kadar çekene kadar başka birini bulursun zaten :D
 
İşte 1075 defa ya Vedud deyince sevdiğin sana aşık olacak.. 1076 defa okursan olmuyor mu yani 🤔 ya da 1075 diye yaratıcı ile pazarlık mı yapıyorsun ki bu sayıda anlaştınız. He şimdi diyecekler ki onun matematik hesabı falan var, kendi değeriyle çarpıyorsun falan falan işte şu sonucu veriyor ? Tamam da bu işlem neye göre yapılıyor ? Doğruluk payı nedir ? Kaynağı nedir ?
Yıllarca ben de aynı düşünceleri savundum. Hele ki hadisler vs diyerek gelenlere.. Şimdilerde ise sayılar, zihnimde bambaşka bir alana oturuyor. Şu esma bu kadar çekilmeli gibi değil ( hala karşıyım ) ama insanın pin kodu üzerinden açılımlar olamaz mı diye irdelemeye başladım desem yalan olmaz.

Şahsen ben esmalar ile çalışsaydım ( su gen ailesinin destek verdiği, ateş gen ailesine mensubum ) ebced değerlerinden öte, derviş ritmi kullanmayı tercih ederdim. Çünkü ben, bir insan olarak, sayıdan ziyade ritim taşıdığımın bilincindeyim.
 
Şu kadar sayıda okursanız şöyle zengin olursunuz yada böyle kendinize aşık edersiniz veya şu makama ulaşırsınız gibisinden heryerde binlerce sayı vererek hoca görünümlü yada kendine havasçı, metafizikçi bilmem ne uzmanı vs diyerek böyle kaynağı belirsiz bilgilerle, menfaat ve çıkarları için sadece insanları kandırdıklarını düşünüyorum.
Ve bunun şirk'e girdiğini aynı zamanda büyü'ye girdiğini kendimce düşünüyorum.
İşte 1075 defa ya Vedud deyince sevdiğin sana aşık olacak.. 1076 defa okursan olmuyor mu yani 🤔 ya da 1075 diye yaratıcı ile pazarlık mı yapıyorsun ki bu sayıda anlaştınız. He şimdi diyecekler ki onun matematik hesabı falan var, kendi değeriyle çarpıyorsun falan falan işte şu sonucu veriyor ? Tamam da bu işlem neye göre yapılıyor ? Doğruluk payı nedir ? Kaynağı nedir ?
Kişinin samimiyetle, içinden gelen ve ruhen yani öz bakımdan yaratıcıya kendini teslim etmiş şekilde , amaç menfaat gütmeksizin tek bir kez "ya Vedud" demesi ..
Diğer türlü 5 bin kez demesinden daha tesirli ve anlamını bulan bir durum bence..
Kendimce... 😊
ay benimki böyle değil ya bi esmayı okurken sallıyoeum 30 tane okuyacağım diyelim 5.de dilim dönmemeye başlıyo zaten dehbden ötürü bunu bi rutin haline getirmek ekstra zoor öylesine sordum sizlerin görüşlerini okumak hoşuma gidiyor
 
İnsan esmanın hakikatini değil, esmanın hakikati insanı seçiyor. İnsanın kendine uygun gördüğü bir esmaya talip olması aslında ibretlik bir yanılsamadır. Yani pazardan meyve seçer gibi kendimize seçip beğendiğimiz bir esma, mucizeleri başlatacak bir sebep değil, içinde bulunduğumuz kilitli durumun bir sonuçtur.

Kalbin o esmaya kapalıyken, zihninin kendince sebeplerden ötürü o esmaya tav olması durumu oldukça yaygındır. Bu durum, kalbinin sesini bastırarak, süper egonun extrem okumalar yapması ile birleşince de bir müddet sonra içsel kuvvetler ayrılığına evrilebilir ve kişiyi zamanla kendine yabancılaştıracak kadar tehlikeli ve dış güdümlü personalara sürükleyebilir.




Kalbimizi o esmaya nasıl açacağız ?
"Kalpler ancak Allahın zikri ile tatmin olur" ayeti gereği kalp her esmaya zaten açıktır.

Buradaki kalbi zorlanma nerden geliyor peki ?
"Allah her türlü günahı effeder ama kendisine şirk koşulmasını affetmez" ayeti gereği esma zikirlerinde şirk denen bütünden kopma ve kendi tanrılığını (bağımsızlığını) ilan etme durumu oluşursa, egonun bu zaferine kalp (ruh) muhalefet eder ve içten içe yaşam enerjisini egonun inisiyatifinden geri çeker. Böylece sana 2 yok gözükür :

1-geri dön ve kendini sorgulayarak ruhuna sahip çık.
2-gözlerini karart ama ruhunu satarak başka silik ruhanilerin rehberliğine gir.
 
Son düzenleme:
Geri
Üst