Beyin Sağlığını Korumak

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan cathrine
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Satranç oynayabilirsiniz.Beyni geliştirir korur.Taşların yerlerini hatırlamak siyah beyaz kare ayrımlarını konum isimleriyle hatırlamak gibi alıştırmalar yapılabilir.Gözde son görülen tahtayı canlandırmak veya tahtadaki taşları önceden belirlenmiş imge ile canlandırmak faydalı oluyor.

Bunların yanısıra bu tarz beyni geliştirmek bende işe yaramıyor.Dopamin düşünce olmaması için tedavi dayatıldığından karışık 9 sayıyı fotoğrafik hafızayla öğrenmek sadece zarar verir.
 
Satranç oynayabilirsiniz.Beyni geliştirir korur.Taşların yerlerini hatırlamak siyah beyaz kare ayrımlarını konum isimleriyle hatırlamak gibi alıştırmalar yapılabilir.Gözde son görülen tahtayı canlandırmak veya tahtadaki taşları önceden belirlenmiş imge ile canlandırmak faydalı oluyor.

Bunların yanısıra bu tarz beyni geliştirmek bende işe yaramıyor.Dopamin düşünce olmaması için tedavi dayatıldığından karışık 9 sayıyı fotoğrafik hafızayla öğrenmek sadece zarar verir.ni
Satranç da çok faydalı bir oyun,üstelik de zamanı bile unutturacak kadar odaklanılması bazı insanların en sevdiǧi durumdur...Ben bu aktivite önerilerini eǧlenmek için de sizlerden istiyorum.Böylece herkes kendine en uygun uǧraşı bulur.Sizin için de uygun günlük etkinlikler vardır.Buradaki ilk amacım beynin yapısının yeni bilgiler öǧrenmekten ve yeni nöron baǧlantılar olușturmaktan hoşlanması ve bizi de mutlu etmesi..Bir zihin problemini çözerken ya da polisiye bir bulmaca/bilmece sorusunun sonucunda ne olabileceǧini düṣünürken an'da kayboluruz...Bunlar hem eǧlendirir hem de hafızayı ding tutar..Eǧer görev gibi olsa ben yapamam mesela..Haftanın 2-3 günü içimizden gelmesi koşuluyla yapılır."Bir taşla iki kuş"vurmuş oluyoruz.Böyle oyunlar da hobiler de adına ne derseniz deyin bizi depresyondan da alzheimerden da bazen günlerce kafamıza taktıǧımız "overthink" durumundan da uzak tutuyor..Hayatta faydasını gördüǧüm her çözümü Burda arkadaşlarımla paylaşmak bile benim için mutluluk sebebi...
 
Beden sağlığımız için nasıl ki spor yapıyoruz ;beynimiz için de önerilen bulmaca/bilmece çözmek,kelime oyunları ,kitap okumak ya da yeni dilleri öğrenmek gibi aktiviteler dışında bașka neler yapılabilir?Hem hafızamızı güçlendirecek hem de ileride Alzheimer 'dan koruyacak yaptığınız değişik alıştırmalar ya da önerileriniz var mı?Mesela sol elle yazı yazmak ya da matematik problemi çözenler varmış...Bunlar bildiklerimiz...Başka bilmediğimiz alıştırmalar var mı?
Finansal özgürlüğünü kazanıp, insanlardan uzak dur gerekirse hiç muhatap dahi olma ve tamamen topraktan çıkan sağlıklı yiyecekler tüket, birkaç hayvan besle kedi köpek tavşan kuş yada ördek kaz gibi... TV telefon sosyal medyadan uzakta durdun mu, beynin yeni doğmuş gibi tertemiz ve özgür bir şekilde sağlıkla çalışmaya başlar 😊
 
Finansal özgürlüğünü kazanıp, insanlardan uzak dur gerekirse hiç muhatap dahi olma ve tamamen topraktan çıkan sağlıklı yiyecekler tüket, birkaç hayvan besle kedi köpek tavşan kuş yada ördek kaz gibi... TV telefon sosyal medyadan uzakta durdun mu, beynin yeni doğmuş gibi tertemiz ve özgür bir şekilde sağlıkla çalışmaya başlar 😊
Masal diyarından bahsettin sanki.. hayaller hobbit köyü gerçekler sanayi şehri 🫤
Neyse great reset sonrasında sistem dışı kalan son gerçek insanlar(proleler) olarak bir şeyler düşünürüz 🤣
Sosyal medya özellikle son zamanlarda boş hamallık, bütün negatifliklere izleyici kalınıyor genelde bu da sinir ve yorgunluk yapıyor. Gerekli olduğu durumlarda kontrollü olarak kullanılabilir.
 
Finansal özgürlüğünü kazanıp, insanlardan uzak dur gerekirse hiç muhatap dahi olma ve tamamen topraktan çıkan sağlıklı yiyecekler tüket, birkaç hayvan besle kedi köpek tavşan kuş yada ördek kaz gibi... TV telefon sosyal medyadan uzakta durdun mu, beynin yeni doğmuş gibi tertemiz ve özgür bir şekilde sağlıkla çalışmaya başlar 😊
Başta ben de bu şekilde düşünüyordum ve hala bir yönüyle böyle düşünmeye devam ediyorum. Ancak bazı durumlar var ki insanların sağlıklı düşünebilmesinin, huzur ve mutluluk bulmasının önüne geçebiliyor. Buradaki en büyük etkenin yine insanın kendisi olduğunu düşünüyorum. Zamanla bize ekilen ve kolayca kurtulamayacağımız bazı düşünce kalıpları, farkında olmadan davranışlarımızı ve algımızı ciddi ölçüde şekillendiriyor. Buna ekstrası da dahil. Bu etkinin ne kadar derin olduğunu ise genellikle, bahsettiğiniz gibi bu farkındalığı kazanmaya çalışan insanlar belki daha net anlayabiliyor. Belki eski yazdıklarımdan hatırlayanlar olabilir, açtığım konuları çoğu zaman sadece istediğim için açıyorum, birebir düşüncelerimi yansıtmayabiliyor. Kendi şahsi görüşüm ise bir insanın uzun vadede kesintisiz bir huzur ve mutluluk halini sürdürebilmesi pek mümkün olmadığı yönünde. Çünkü insan doğası gereği kırılgan ve değişken. Huzurla beslenen bir insanın, o denge aniden bozulduğunda ne kadar sert ve yıkıcı birine dönüşebileceğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Buna bazı düşünce kalıpları da eklenince ortaya bambaşka senaryolar çıkıyor. İnsan, çoğunlukla kendini iyi hissettiren şeylere yönelir. Ancak bu noktada denge kaybolduğunda (ki bunu etkileyen sayısız faktör var) huzur arayışıyla çıkılan yol, fark edilmeden en karanlık senaryolara dönüşebilir.
 
Masal diyarından bahsettin sanki.. hayaller hobbit köyü gerçekler sanayi şehri 🫤
Neyse great reset sonrasında sistem dışı kalan son gerçek insanlar(proleler) olarak bir şeyler düşünürüz 🤣
Sosyal medya özellikle son zamanlarda boş hamallık, bütün negatifliklere izleyici kalınıyor genelde bu da sinir ve yorgunluk yapıyor. Gerekli olduğu durumlarda kontrollü olarak kullanılabilir.
Aslında zaten masal değilde, gerçek yaşam bundan ibaretti kölelik sistemi gelene kadar :)
Sonra köy sistemini aşağılayıp, küçük düşürüp, ekip biçmeyi, tavuğun altından yumurta almayı yada ineğin sütünü sağmayı hakir ve ayıp birşeymiş gibi gösterip, şehirde apartmanın kutularında yaşayıp fabrikada AVM'de ömür çürütmeyi, sürekli sisteme çalış, harcama yap ve tüketmeyi "medeniyet" olarak empoze etmek aslında şirketlerin holdinglerin ve kan emici tüm vampirlerin güzel planıydı diyebilirim 🤔🧐😃😃
 
Başta ben de bu şekilde düşünüyordum ve hala bir yönüyle böyle düşünmeye devam ediyorum. Ancak bazı durumlar var ki insanların sağlıklı düşünebilmesinin, huzur ve mutluluk bulmasının önüne geçebiliyor. Buradaki en büyük etkenin yine insanın kendisi olduğunu düşünüyorum. Zamanla bize ekilen ve kolayca kurtulamayacağımız bazı düşünce kalıpları, farkında olmadan davranışlarımızı ve algımızı ciddi ölçüde şekillendiriyor. Buna ekstrası da dahil. Bu etkinin ne kadar derin olduğunu ise genellikle, bahsettiğiniz gibi bu farkındalığı kazanmaya çalışan insanlar belki daha net anlayabiliyor. Belki eski yazdıklarımdan hatırlayanlar olabilir, açtığım konuları çoğu zaman sadece istediğim için açıyorum, birebir düşüncelerimi yansıtmayabiliyor. Kendi şahsi görüşüm ise bir insanın uzun vadede kesintisiz bir huzur ve mutluluk halini sürdürebilmesi pek mümkün olmadığı yönünde. Çünkü insan doğası gereği kırılgan ve değişken. Huzurla beslenen bir insanın, o denge aniden bozulduğunda ne kadar sert ve yıkıcı birine dönüşebileceğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Buna bazı düşünce kalıpları da eklenince ortaya bambaşka senaryolar çıkıyor. İnsan, çoğunlukla kendini iyi hissettiren şeylere yönelir. Ancak bu noktada denge kaybolduğunda (ki bunu etkileyen sayısız faktör var) huzur arayışıyla çıkılan yol, fark edilmeden en karanlık senaryolara dönüşebilir.
Yani şöyle söylim; okuyup araştırmalarım, konuştuğum insanlar yada hayat tecrübelerim sonucu vardığım net bilgi; insan ruhu ve bedeni tamamen tabiata bağlı bir biçimde yaratılmış olması... Doğayla, yeşille toprakla ne kadar iç içe yaşarsa o kadar huzurlu mutlu ve dingin oluyor ama ne zaman ki insan tabiattan doğadan topraktan kopuyor ve uzaklaşıyor orda ruhen ve bedenen hastalıklı bir yaşam başlıyor. ve hastalığın başladığı yerde kötü şeyler gelişiyor. Çünkü yaratılışının böyle olduğunu düşünüyorum.
(Cennet denilen yerde bile genel olarak yaratıcı yeşilden, alan irmaklardan, meyvelerden bahseder.)
(Cehennem ise ; ateş, odun, Demir sütunlar, kötü zehirli kokular, kupkuru ıssız yerler) Diye geçer..
Bir fabrika yada benzeri bir yere gittiğinizde o zehirli havayı soluyup oraya alışana kadar rahatsız olursunuz ama bir orman benzeri yere gittiğinizde ordan hiç çıkmak istemez vücudunuzda ki hormonlar ve hücreler mutluluk ve oksijen salgılar
Tamamen insan biyolojisi.ve fizyolojisi ile alakalı olduğunu düşünüyorum..🤷🏼‍♂️
 
Aslında zaten masal değilde, gerçek yaşam bundan ibaretti kölelik sistemi gelene kadar :)
Sonra köy sistemini aşağılayıp, küçük düşürüp, ekip biçmeyi, tavuğun altından yumurta almayı yada ineğin sütünü sağmayı hakir ve ayıp birşeymiş gibi gösterip, şehirde apartmanın kutularında yaşayıp fabrikada AVM'de ömür çürütmeyi, sürekli sisteme çalış, harcama yap ve tüketmeyi "medeniyet" olarak empoze etmek aslında şirketlerin holdinglerin ve kan emici tüm vampirlerin güzel planıydı diyebilirim 🤔🧐😃😃
Düz köle olmamız bile yetmemiş demekki.. hafızamızı silip değerlerimizi unutturup akıllı şehirlerde yarı robotik canlılar olmamızı istiyorlar.
Hafıza silmeyi nasil yapacaklarını merak ediyorum, umarım yaşarken öğrenmek zorunda kalmam :ROFLMAO:
 
Düz köle olmamız bile yetmemiş demekki.. hafızamızı silip değerlerimizi unutturup akıllı şehirlerde yarı robotik canlılar olmamızı istiyorlar.
Hafıza silmeyi nasil yapacaklarını merak ediyorum, umarım yaşarken öğrenmek zorunda kalmam :ROFLMAO:
En ufak belirtisini şöyle söylim,
İstanbul'da bizim semtten hergün sabah akşam bir kamyonet geçiyor;
Eski kitaplarınız, yüksek fiyata alınır ! diye mikrofonda böğürüp duruyor😃 benimde dikkatimi çekti neden acaba (eski kitap)🤔
Kadim ve Necip Milletimiz de parayı duyunca ellerinde poşet poşet eski kitaplarla sıraya giriyorlardı😃😃 son eski insan nesilinin toprağa girmesiyle beraber aynı anda birgün internetin yada elektriğin tamamen Dünya geneli gittiğini düşünürsek
al sana Sıfırlanmış Hafıza 😃
 
Geri
Üst