Zengin olmak istiyor muyuz?

alin

Kayıtlı Üye
Katılım
9 Ara 2010
Mesajlar
723
Beğeni
334
Konum
İstanbul
Zenginlik size ne anlatıyor? Şimdi kısacık bir şey isteyeceğim sizden, sorularıma kendi kendinize yanıt verin, içten ve dürüst olun, kimse sizi duymayacak. Yanıtları verirken, yeni bir şey keşfetmeyeceğiz ancak verilerin elimizde olması gerekiyor ki devam edebilelim.
1) Zengin olmak istiyor musunuz? Şimdi herkesin farklı bir yanıtı olabilir, işte "o kadar çok parayı ne yapayım, beni değiştirir, etrafımı değiştirir" ya da "elbette çok " vs gibi. Kodlarınızı bir kenara bırakın ve kimseye bir şey olmuyor, soruyu içten tekrar yanıtlayın, zengin olmak istiyor musunuz? Bu yanıt zihnimizde kalsın.
2) Peki, zengin olduğunuzu düşündüğünüzde, hisleriniz neler, mümkünse el yazınızla ya da bilgisayara bir yere not alabilirsiniz yanıtları. İçinizdeki hisleri ayrıştırmadan, geldiği gibi yazmanızı öneriyorum, hiç fırsatınız yoksa, zihninizde tutmaya çalışın. Hisse odaklanın özellikle, size ne çağrıştırdığı, sizin zenginliğe olan yakınlığınızdır tamamen. Yani uzak mı geliyor, başkasının hayatı gibi mi, ya da içiniz mi sıkılıyor, hisse odaklanmakta zorluk mu çekiyorsunuz? Ya da daha yatkın, yakın hatta içinizde zenginliği hissediyorsanız, hiç bir uzaklık, yabancılama, yadırgama yoksa, hatta sıradanlaşır gibi ise, zenginlik enerjisini kısmen dahi olsa yayıyorsunuz demektir. Şöyle düşünün, ellerimizin varlığına şükrederiz ya da sağlıklı çalışan bir uzvumuza, o bizde diye mutluyuzdur ama aşırı şaşkınlık ve sevinç her an duymayız, bunun gibi.


Aslında bunları söylerken, zengin olmanın yolunun, onu deneyimlemiş gibi hissetmekte olduğunu da açıklamış oluyoruz. Öyle ki bu duygu durumunu yakalamak için, önce yeterli istek ve eminlik, sonra inanç, sonra da zaten öyleymişiz gibinin rahatlığı ve eminliğiyle, salıverme döngüsünü deneyimlememiz gerekiyor. Bu da bildiğimiz kuantum çekimlerinin ayaklarıdır. Yalnız bence en önemli handikaplardan birisi, bir çoğumuz, zenginliği ya da yeteri miktarda parayı diliyor gözükürüz, ancak onu gerçekten tam anlamıyla istemeyiz. Bu da ilk adım olan istemeye tezat düşmektedir. İlk adım olmadan da diğer adımlara geçebilmemiz söz konusu olamaz. Peki neden? Yeterli hatta daha bolluk içinde olacağımız parayı çekmeyi, neden istemeyelim ki? Bizim bilinç halimiz, o arabayı, o harika evi, dilediğimiz işi yapabilecek parayı, ya da dünya turunu vs. sayısız konuyu kapsayan ve hepsine el atabilecek bu bolluğu, neden istemesin ki? Cevap yine bilinçaltımızda ve hatta ortak bilinçte gizli. Bir çoğumuzun büyüdüğü ortamlar, ailelerin ve çevrenin paraya zenginliğe bakışları. Çoğunun aslında çok istediği ama iş söze gelince para insanı bozarla başlayan, saçma sözler silsilesi. Hatta iyi hatırlayalım, izleyerek büyüdüğümüz filmler. Hep fakir genç, dürüst,onurlu, iyi kalplidir, zengin ise öyle mi parasıyla her şeyi satın alabileceğini düşünür, esas kıza parasıyla sahip olmak ister, ya da esas kız zenginse, fakir ama gururlu gence :) kötü kalpli zengin baba parayla onurunu, sevgini sat der vs.


Biz de zamanla ne mi oluşur? Tabi ki büyük bolluk ve paranın içinde büyüyememiş, büyük kesimden bahsediyorum. Sokakta gördüğümüz bilmem kaç binlik arabadaki kişiye bakışınız değişir, önünden geçtiğiniz villalara yalılara bakışınız değişir. Kimisi kantarın topuzunu kaçırır, tüm zenginler, paraları hep kötü yollardan kazanmıştır. Öyle değil mi kaçımızın hayat boyunca konuştuğu sözcüklerdendir " o kadar para dürüst yolla kazanılabilir mi mümkün mü"...


Sizin bakışınız değişmediği müddetçe, olumlu bakmadığınız, bolluk içinde yaşayan insanlardan birisi olmanız, mümkün değildir. Ne bilinçaltınız kötü algıladığınız zenginliğe sizi ulaştırıp, sizi kötü hissetirir! Ne de evren size ait olmayan bir olguyu, size taşır olay bu kadar nettir. Siz bir yandan parasızlıktan şikayet ederken, aslında ne kadar gururlu ve onurlu kaldığınızla övünen bilinçaltınız, evrene "istemiyorum, ben böyle iyiyim" mesajını yaydıkça, hayatınızdan da pek de bir şey değişmeyecektir. Belki de zorluklarla başa çıkmada ne kadar da ustayım ve ne kadar da güçlüyüm demenin bir yoludur sizin için yoksunluk bilinci kim bilir? Şayet hayatınız hep böyle gitsin istiyorsanız, değiştirmeniz gereken hiç bir şey yok, devam edin. Yalnız maddi anlamda bolluk ve refah ise niyetiniz, öncelikle bolluğa sahip olan kişilere bakışınızı değiştirmelisiniz. Sadece bu yolla dahi, hem bilinçaltı bakışınız değişecektir, hem de evren size yeni olduğunuz kişi için çalışmaya başlayacaktır.


İsterseniz şuradan başlayın; Türk filmlerindeki zengin profilinden kurtulun, evet kötü yollarla zengin olan insanlar olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir, ancak fakir olduğu halde hırsızlık yapan, gasp eden kişiler de yok mu? Örneğin dünyaca ünlü bir cerraha bakın, ciddi bir servete sahip olabilmiş, ya da bir yazar tek kitabıyla büyük bolluk çekebilmiş, ya da gerçekten çok çalışıp tırnaklarıyla ceo olmuş, şirket kurmuş vs. vs. kişileri göz önüne alın. Şimdiye kadar oluşan yargılarınızı, değiştirmekle başlayın. Olumlama gibi tekrarlarla, belki eft ile bunu bilinçaltınıza kadar işletin ve parasal bir çekim yapacaksanız, ondan sonra başlayın.

Bunları söylerken, herkes çok zenginlik çekmek zorunda değil elbette,ancak yeteri kadar parayı bile çekecekseniz, parayla ilgili negatif tutumu değiştirmeliyiz ki bu da paraya sahip olan kişiye bakış açımızdan geçecektir. Parayla ilgili yargılara bir çoğumuz gibi ben de sahiptim ve hala amaç gibi görmüyorum ama yapmak istediğim sayısız şeyin de aracıdır. Ben iyi kalpli birisiyim diyorsanız, o para enerjisi zaten evrende dolaşıyor, buyurun siz çekin ve ihtiyaç sahipleriyle de paylaşın, bunun neresi kötü olabilir ki? Kendinizi bu yeni kodlarla ikna edin. Parayla ilgili kodlarınızı düzenlemeye çalıştığınızda, gerçekten fark olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Nasıl düşünüyorsak öyle hissederiz ve nasıl hissediyorsak da öyle yaşarız. Yani çok istemek, her an para diye bahsetmek değil elbette, negatif kodları düzenlemek amacıyladır bu yazı, sonrasında para çekimi için çekim yasasını kullanabilirsiniz en büyük engellerden birisi ortadan kalkmış olacaktır.
Alin
Sevgiyle...
 
Üst