Yusuf Güney hakkında

gulsumiko

Kayıtlı Üye
Yusuf Güney adlı sanatçının anlattıklarını hiç dinlediniz mi, söyledikleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce psikolojik bir vaka mı yoksa bir bilgin mi, bir de konuk olduğu 3 ayrı programda oluşan elektrik ve ışık sorunu neden olmuş olabilir?
 
Yusuf Güney adlı sanatçının anlattıklarını hiç dinlediniz mi, söyledikleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce psikolojik bir vaka mı yoksa bir bilgin mi, bir de konuk olduğu 3 ayrı programda oluşan elektrik ve ışık sorunu neden olmuş olabilir?

Madde aleminde iki şarkı ezberleyen, perdenin arkasına sızdığını sanıp magazin kürsülerinde nizamı ifşa etmeye kalkışır. Hakiki seyrü süluk ehli ve Hal ehlince de malumdur ki; alemi emirin ruhanî memurları, sırrı ekranlarda pazarlayan avama rehberlik etmez.
Topluma, farklı boyutlarla iletişim kurabilen gizemli figür imajı vermeyi amaçlıyor.
Sürekli olarak iddia ettiği sıra dışı mistik deneyimler, velayet olarak bir yükseliş veya manevi bir yetenek değildir. Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin beyindeki nörolojik mekanizmaları bozması sonucu ortaya çıkan, kişiyi manevi bir rehber veya seçilmiş kişi olduğuna inandırarak felakete sürükleyen nefsani ve halüsinatif bir yanılgıdan ibarettir.
 
Çok ilgimi çekmiyor.Anlattıklarının arasında gerçekdışı durumlar var gibi geliyor.Magazinde bu parapsikoloji anlatıları bir renk.Yine de sığ kalıyor çünkü magazin programı.Astral seyahatle dünyayı gezebilirsiniz diyor herkes wow öyle bir şey mi var oluyor.Çekim sırasında farklı şeyler sezilebiliyor.
 
Güçlü bir negatif varlığın etkisi altında ama haklı olduğu konular var.
Köpek katliamını bildi. Köpekler koruyucu olduğu için katliama köpeklerden başladılar.
 
Yusuf Güney adlı sanatçının anlattıklarını hiç dinlediniz mi, söyledikleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce psikolojik bir vaka mı yoksa bir bilgin mi, bir de konuk olduğu 3 ayrı programda oluşan elektrik ve ışık sorunu neden olmuş olabilir?
Anlatan bilmez, bilen anlatmaz.


Kanıtlayamayacağımız meseleleri anlatmak, ehl-i mâneviyatın hâli değildir.


Ruhun bedenden ayrılıp şahit olduğu bütün âlemler, kişiye mahsus birer sırdır.


Âyan eden mânevî kuraklığa maruz kalır, tekrar ederse mahrum olur.
 
Anlattığı şeyler de açıkçası bir tane kişisel gelişim çalması tarikat artığı bir yapı vardı adını anmayım . Uzaylılar gelecek, diye anlatırdı kendisini çok önemli bir dervişin reankarnesi olduğunu idea ederdi. Amerikan vari tuhaf çarpık bir grup vardı onların toplantılarına katılmıştım. Böyle şeyler anlatıyordu o kadında. Gittimgördüm uzaylılar gelecek gibi aynı şeyler . Biraz tasavvuf biraz enerji biraz uzaylı biraz astal seyahat. Karışık kebap gibi bir şey.
 
Bana da çok karışık geliyor ama kafamı da karıştırıyor biraz. Buradaki genel kanaatte beyninin içinde gerçekleştiği kanısında.
 
Bana da çok karışık geliyor ama kafamı da karıştırıyor biraz. Buradaki genel kanaatte beyninin içinde gerçekleştiği kanısında.
Zihninin karışması çok normal gulsumiko. Çünkü bu tarz popüler isimler, kulaktan dolma birkaç doğru bilgiyi alıp üzerini tamamen kendi hayal güçleriyle süsleyerek anlattıkları için dinleyene ilk başta çekici gelebiliyor.
ŞAMAN-URUM’un da dediği gibi, ortada kulaktan dolma tasavvuf kelimeleriyle New Age teorilerinin birbirine karıştığı bir yapı var.
İşin aslı şu ki; bir insan manevi bir eğitimden geçmeden, kalbini ve nefsini temizlemeden bazı uyuşturucu maddelerle ya da psikolojik savrulmalarla algı merkezlerini zorla açmaya çalışırsa boyut falan atlayamaz.
Sadece kendi bilinçaltının ürettiği sanrılara ve dışarıdaki negatif enerjilerin oyunlarına açık hale gelir. Sonra da o rüyasında ya da kafasının içinde gördüğü şeyleri mutlak birer gerçek zannedip magazin programlarında anlatmaya başlar.
Şunu iyi anlamak gerekir; eğer bu yaşanan süreç hakiki bir ilahi ihsan olsaydı, o kişiye ekranlarda pazarlayacağı fantastik boyutlar veya uzaylı vizyonları gösterilmezdi. Tam aksine, ilk önce itikadının düzelmesi, nefsinin kusurlarını görmesi ve istikamete gelmesi için lâtif manevi uyarılar ve manalar kalbine ilham edilirdi.
Kılıçaslan0671’in de belirttiği gibi, bu işlerin temel kuralı ketumiyettir, yani sessizliktir.
Bir insana gerçekten manevi bir kapı aralansaydı, o kişi ekranlara çıkıp bunu bir pazarlama malzemesi yapmaz; tam aksine o sırrın ağırlığıyla sessizliğe bürünür, "Şöhret afettir" hadis-i şerifinin tecellisini ve ağırlığını anlayarak konumunu ve yaşantısını değiştirirdi. Zihnini bu tarz gürültülü iddialarla hiç bulandırma; buradaki genel kanaat son derece isabetli.
Kendisinin bu durumdan kurtulup düzelmesi için Allah'tan selamet dileriz. Sonuçta bu durum, usul bilmeden perdenin arkasını kurcalamaya kalkanların ne hale geleceğini gösteren, başkalarının da manevi olarak ibret alacağı çok net bir tablodur. Bu kişinin alay konusu olmasının kimlerin elini güçlendirdiğini ve kimlerin oyunu olduğunu anlamak da hiç zor değil.
 
Geri
Üst