Üçüncü Göz, Beyincik ve Mucizevi Beyin

Elnora_alila

Moderator
Beynin mucizeler ile ilişkilendirilen 2 bölümü vardır. Bunlardan biri, beynin ortasında bulunan ve 'epifiz bezi/üçüncü göz' olarak adlandırılan çok küçük bir organdır. Epifiz bezi ; mucizeler, sezgi ve akıl yürütmenin ötesindeki algıyla ilişkilendirilir. Üçüncü göz aktif olduğunda, insanın düşünme ve tezahür ettirme gücünün de harekete geçtiğine inanılır.

Beynin mucizevi olduğu düşünülen bir diğer bölümü ise beynin arka kısmında bulunan beyinciktir. Beyincik, beynin daha eski bölümlerinden biri olarak kabul edilir. Dolayısıyla mucizelerle ilişkilendirilen bu iki bölgenin, yani üçüncü gözün ve beyinciğin harekete geçirilmesi gerektiği düşünülür.

Bunlara karşılık beynin bir de karar verme ve rasyonel düşünme ile ilişkilendirilen bölümü vardır: ön lob. Neokorteks de büyük ölçüde rasyonel düşünme, bilimsel yaklaşım, analiz ve problem çözme süreçleriyle ilişkilidir. Bir karar vermemiz gerektiğinde, bu kararın rasyonel değerlendirme sürecinden geçmesi gerekir. Bu nedenle ön lob, karar verme ve rasyonel beyinle ilişkilendirilir.

Aslında bütün bu bölümler içimizde, beynimizin içinde bulunuyor. Beyin, insan deneyiminin merkezidir. Üçüncü gözün bu kadar güçlü olduğuna inanılmasının nedeni ise onun ruhun merkezi olarak görülmesidir. Ruhun sınırı yoktur; her şeyi bildiğine inanılır.

Peki, neden mucizeler gerçekleşmiyor?

Çünkü üçüncü gözü ve beyinciği kullanmıyoruz. Eğer bu bölgelerin aktif hâle gelmesi sağlanırsa, beynin diğer bölümleriyle birlikte daha bütünsel bir biçimde çalışacağı düşünülür. Buna neokorteksin, yani rasyonel ve bilimsel düşünmeden sorumlu olduğu kabul edilen bölümün de eklenmesi gerekir. Neokorteks; bilimi, teknolojiyi ve modern uygarlığın gelişimini mümkün kılan düşünsel süreçlerle ilişkilidir.

Pratik açıdan bakıldığında, mucizelerden sorumlu olan varlıklardan biri Ganesha olarak kabul edilir. Ganesha heykeline baktığınızda onun beklemek istemediğini görürsünüz. “Beklemek zaman kaybıdır” anlayışı da buradan gelir. Ben bunu Ganesha’dan öğrendim : Neden beklemek istiyorsunuz? Bir şeyi şimdi yapmak istiyorsanız, şimdi yapın.

Fakat burada “nasıl, neden, nerede, ne ve ne zaman?” gibi sorulara takılıp kalmamanız gerektiği söylenir. Çünkü bunlar bilimin ve rasyonel düşüncenin alanına girer. Bu sorulara aşırı odaklanmanın tezahür sürecini durdurabileceğine inanılır.

Tanrılar vardır. Ganesha bir mucize yaratıcısı olarak görülür; kardeşi Muruga da aynı şekilde mucizelerle ilişkilendirilir. Ganesha ve Muruga’nın babası olan Shiva ise en büyük mucize yaratıcısı olarak kabul edilir. Shiva’nın üçüncü gözü, son derece güçlü bir üçüncü gözün sembolüdür.

Üçüncü gözünüz açıldığında geçmiş, şimdi ve gelecek arasında artık hiçbir şeyin algınızdan gizli kalmayacağına inanılır. Zamanın bu üç boyutu birleşir ve üçüncü göz aracılığıyla her şeyi bilmeye yönelik bir algı ortaya çıkar. Bu, sınırsız hâle gelme ve insanın kendi potansiyelinin ötesine geçmesi olarak görülen bir evrim sürecidir.

Beklemek zaman kaybıdır. Dolayısıyla beklemenize gerek yok.. Ganesha ve Muruga'yı kendi içinde doğurabilirsin.

Bu oldukça garip bir kavram gibi görünebilir, ancak aslında Hint geleneğinde Tanrı anlayışının doğru ifadesidir.

Tanrı sadece batıl inançlara dayalı bir kavram olmadığı için, kelimenin tam anlamıyla kendi içinizde bir tanrı "doğurabilirsiniz".

Muruga, beyni ve altı bölümünü, özellikle de üçüncü göz olan epifiz bezini temsil eder.


Alıntı_
Dr. Pillai



 
Geri
Üst