Takım yıldızlar

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Alp13
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Alp13

Kayıtlı Üye
Bedensiz varlıklar,cinler,demonlar ve benzeri varlıklarla iletişime geçilebildiğini biliyoruz peki ya benzer ritüeller ile eski mitolojilerde ve destanlarda da geçen takım yıldızlarında yaşadığı iddia edilen uzaylı varlıklarla da iletişime geçilebilir mi ?
 
Bedensiz varlıklar,cinler,demonlar ve benzeri varlıklarla iletişime geçilebildiğini biliyoruz peki ya benzer ritüeller ile eski mitolojilerde ve destanlarda da geçen takım yıldızlarında yaşadığı iddia edilen uzaylı varlıklarla da iletişime geçilebilir mi ?
Çok güzel bir soru bence, benim de bir aralar ilgililendiğim bir soru. Özellikle günümüzde kaçırılma vakaları yaşadığını iddia eden insanlar var ve bu insanların bedensiz varlıklarla sıkıntı yaşayan insanlarla çok benzer yanları var. Uyanınca bedende görülen izler, kaçırılma sırasının rüya halinde olması veyahut rüya gibi gelmesi onlara, birnevi bedensiz bir varlığın, bir insana sıkıntı yaratması gibi, genellikle o da rüyada olur, ancak bilinç çok açıktır. Bazı farklar oluyor, bu kaçırılma sırasının, mesela insan kalkıyor bir gemide kendini buluyor gözünü açınca, varlıklar şefkatle yaklaşıyor, bir korku duymuyorlar, en çok duyduğum buydu ve en büyük fark da bu gibi duruyor. Yani uzaylı diye adlandırdığımız varlıklar, bizim fiziki dünyada bulunması şart değildir hatta bu uzaylı diye dediğimiz varlıklar, başka yıldızlardaki bedensiz ancak insanlığa yardımcı olmaya çalışan varlıklar olabilir. Çoğu antik medeniyet bazı yıldızlara atıfta bulunmuştur. Hatta çok değil bir 50-100 sene önceinde ruhsal celselerden geldiği iddia edilen bazı bilgiler vardır, İlahi nizam ve kainat ve ruhlar kitabı gibi. Bu bilgileri veren varlıklar bu yıldızlardaki varlıklar olaiblirler. Bir de bir şey daha hatırladım. Bir belgesel izlemiştim, ufo ve uzaylı varlıklar ile ilgili. Bir kız uzaylılar ile iletişime geçtiğini söylüyordu, hatta yanlış hatırlamıyorsam somut kanıtlar da vardı, poltergeist tarzında ve işin garip tarafı kız bu varlıklar ile ileitşime geçmek için mum yakması gerekiyor, tıpkı bir riütel gibi. Bir tanesi de çok ünlü biri türkiyeden, kayıtları youtube'da vardır ancak ismini şu an hatırlamadım. Onlar da bir kimseinin uzaylılar ile iletişime geçtiğini söylüyordu, ve bu ünlüleri evine davet ediyordu, gözlerini bağlamalarını söylüyorlardı onların gelmeleri için. Bağlıyorlar ve bir şeyler oluyordu anlattıklarına göre, garip sesler, fazla ayak sesi, dokunma hissi falan net kanıtlar. Ancak burada dikkat çektiğimiz nokta uzaylı diye adlandırılan varlıkların, tıpkı bedensiz varlıkların özelliklerine ve huylarına sahip olması. Mum ile gelmesi veya gözünü kapalı olması gibi ezoterik uygulamalar vardır. Enteresan bir durumdur.
 
Çok güzel bir soru bence, benim de bir aralar ilgililendiğim bir soru. Özellikle günümüzde kaçırılma vakaları yaşadığını iddia eden insanlar var ve bu insanların bedensiz varlıklarla sıkıntı yaşayan insanlarla çok benzer yanları var. Uyanınca bedende görülen izler, kaçırılma sırasının rüya halinde olması veyahut rüya gibi gelmesi onlara, birnevi bedensiz bir varlığın, bir insana sıkıntı yaratması gibi, genellikle o da rüyada olur, ancak bilinç çok açıktır. Bazı farklar oluyor, bu kaçırılma sırasının, mesela insan kalkıyor bir gemide kendini buluyor gözünü açınca, varlıklar şefkatle yaklaşıyor, bir korku duymuyorlar, en çok duyduğum buydu ve en büyük fark da bu gibi duruyor. Yani uzaylı diye adlandırdığımız varlıklar, bizim fiziki dünyada bulunması şart değildir hatta bu uzaylı diye dediğimiz varlıklar, başka yıldızlardaki bedensiz ancak insanlığa yardımcı olmaya çalışan varlıklar olabilir. Çoğu antik medeniyet bazı yıldızlara atıfta bulunmuştur. Hatta çok değil bir 50-100 sene önceinde ruhsal celselerden geldiği iddia edilen bazı bilgiler vardır, İlahi nizam ve kainat ve ruhlar kitabı gibi. Bu bilgileri veren varlıklar bu yıldızlardaki varlıklar olaiblirler. Bir de bir şey daha hatırladım. Bir belgesel izlemiştim, ufo ve uzaylı varlıklar ile ilgili. Bir kız uzaylılar ile iletişime geçtiğini söylüyordu, hatta yanlış hatırlamıyorsam somut kanıtlar da vardı, poltergeist tarzında ve işin garip tarafı kız bu varlıklar ile ileitşime geçmek için mum yakması gerekiyor, tıpkı bir riütel gibi. Bir tanesi de çok ünlü biri türkiyeden, kayıtları youtube'da vardır ancak ismini şu an hatırlamadım. Onlar da bir kimseinin uzaylılar ile iletişime geçtiğini söylüyordu, ve bu ünlüleri evine davet ediyordu, gözlerini bağlamalarını söylüyorlardı onların gelmeleri için. Bağlıyorlar ve bir şeyler oluyordu anlattıklarına göre, garip sesler, fazla ayak sesi, dokunma hissi falan net kanıtlar. Ancak burada dikkat çektiğimiz nokta uzaylı diye adlandırılan varlıkların, tıpkı bedensiz varlıkların özelliklerine ve huylarına sahip olması. Mum ile gelmesi veya gözünü kapalı olması gibi ezoterik uygulamalar vardır. Enteresan bir durumdur.
çok güzel örneklendirerek açıklamışsınız siriuslular draconlar ve reptilianlar andromedalılar bu gibi uzaylı topluluklar çok ilgimi çekiyor acaba nasıl iletişime geçiliyor ve ya bu mümkün mü ?
 
çok güzel örneklendirerek açıklamışsınız siriuslular draconlar ve reptilianlar andromedalılar bu gibi uzaylı topluluklar çok ilgimi çekiyor acaba nasıl iletişime geçiliyor ve ya bu mümkün mü ?
Öncelikle öbür taraftaki varlıklara bence net bir etiket takmammız lazım ilk olarak. Çünkü her türlü varlık vardır ve net olarak göremeyip, gözlemleyemediğimiz için bizee her türlü yanlış olan bilgiyi verebiliriler. Yani kendini bir başkası olarak tanıtaibliri, başka gezegenden, yıldızdan geldiğini iddia edebilir, bunu bilemeyiz. O yüzden hep bir şüpheyle yaklaşalım ve verdikleri mesajlara, sözlere öncelik verelim kimliktense. Nasıl iletişime geçilebilecği konusunda, bu tarz uzaya bağlı varlıklar genellikle bizden daha üst göründüğü için, bilgi ve ilim bakımından diyelim, üstünden kastım o'dur, irade değildir. Genelde onlar geçer, ddemon gibi varlıklara insan da iletişime geçebilir ama bu varlıklar genelde kendileri geçer diye biliyorum.
 
Çok güzel bir soru bence, benim de bir aralar ilgililendiğim bir soru. Özellikle günümüzde kaçırılma vakaları yaşadığını iddia eden insanlar var ve bu insanların bedensiz varlıklarla sıkıntı yaşayan insanlarla çok benzer yanları var. Uyanınca bedende görülen izler, kaçırılma sırasının rüya halinde olması veyahut rüya gibi gelmesi onlara, birnevi bedensiz bir varlığın, bir insana sıkıntı yaratması gibi, genellikle o da rüyada olur, ancak bilinç çok açıktır. Bazı farklar oluyor, bu kaçırılma sırasının, mesela insan kalkıyor bir gemide kendini buluyor gözünü açınca, varlıklar şefkatle yaklaşıyor, bir korku duymuyorlar, en çok duyduğum buydu ve en büyük fark da bu gibi duruyor. Yani uzaylı diye adlandırdığımız varlıklar, bizim fiziki dünyada bulunması şart değildir hatta bu uzaylı diye dediğimiz varlıklar, başka yıldızlardak kız bu varlıklar ile ileitşime geçmek için mum yakması gerekiyor, tıpkı bir riütel gibi. Bir tanesi de çok ünlü biri türkiyeden, kayıtları youtube'da vardır ancak ismini şu an hatırlamadım. Onlar da bir kimseinin uzaylılar ile iletişime geçtiğini söylüyordu, ve bu ünlüleri evine davet ediyordu, gözlerini bağlamalarını söylüyorlardı onların gelmeleri için. Bağlıyorlar ve bir şeyler oluyordu anlattıklarına göre, garip sesler, fazla ayak sesi, dokunma hissi falan net kanıtlar. Ancak burada dikkat çektiğimiz nokta uzaylı diye adlandırılan varlıkların, tıpkı bedensiz varlıkların özelliklerine ve huylarına sahip olması. Mum ile gelmesi veya gözünü kapalı olması gibi ezoterik uygulamalar vardır. Enteresan bir durumdur.
Fahra adlı bir ispanyolca hocası vardı.Onun çağırmasında mum yakılmıyordu ama geri kalan aynı...Bu kişiye ulaşamadım.

Uzun süre bu konularda meşgul olmak çabalamak belki teması sağlayabilir ama aklı kaybetmekte mümkün.X platformunda bir kullanıcı tekirdağda boyut kapısı arıyordu.Yaşlı teyzelere uzaylı mısınız diye soruyordu.Video 100 binlerce görüntüleme almış.Bir şizofren tanıdığın babasına sorun ne diye sordum.Bizim oğlan sirius a gittim diyo dedi.Ne yapabilirim manasında.

Şu anki modalar 50 yıl öncesinin planlamalarıyla oluşmuş.Aktif çalışmalar bu alanda da vardır.Her zaman anlatılan İnönüye uzayda iletişim için cinleri olan hoca var mı diye sorulması hikayesi var.Amerikalılar talep etmişler.
 
Reptilianlar , 20 yıl önce yaşadığım bir olay ,ama rüyamı yoksa tüyetmi anlayamadım fakat epey düşündüm. Rüya olmuş olsa aynı konum olmaz. Hiç bir şey değişmemiş. Gece yattığım odam yatağım ve aynı vaziyetim. O gece, yattığım yerdeyim. Aynı loşluk en ufak birşey bile değişik değil. Odamın kapısında aralıkta bir varlık belirdi. İri güçlü bir erkek tipi ama kafası ve vücud dokusu
( reptilian'mış sonra öğrendim) yatağıma yaklaştı ,ben uyuyor numarası yaptım. Yanıma usulca uzandı fakat çok yumuşak ve nazik bir hali vardı. Bana doğru döndü ve beni öpmek istedi; işte o an onu unu iki elimle ittim ve o elimin teması bana korkunç bir çığlık attırdı. O korkun çığlığımla uyandım. Hala rüyamıydı yoksa değilmiydi gerçekten yanımdanıydı hala anlamış değilim. Aslında harırlamakta istemezdim. O teni, nasıl birşeydi. Görünüşü, yanıma uzanışı bile beni o denli dehşete düşürmemişti. Ama o elimdeki temas hissi, tanrım birdaha öyle bir his yaşatmasın. Ve o çığlık, kendi çığlığımdan korkarak uyandım. Elime dokunan o tenin teması hala bir ad koyamıyor örnek veremiyorum.
 
Reptilianlar , 20 yıl önce yaşadığım bir olay ,ama rüyamı yoksa tüyetmi anlayamadım fakat epey düşündüm. Rüya olmuş olsa aynı konum olmaz. Hiç bir şey değişmemiş. Gece yattığım odam yatağım ve aynı vaziyetim. O gece, yattığım yerdeyim. Aynı loşluk en ufak birşey bile değişik değil. Odamın kapısında aralıkta bir varlık belirdi. İri güçlü bir erkek tipi ama kafası ve vücud dokusu
( reptilian'mış sonra öğrendim) yatağıma yaklaştı ,ben uyuyor numarası yaptım. Yanıma usulca uzandı fakat çok yumuşak ve nazik bir hali vardı. Bana doğru döndü ve beni öpmek istedi; işte o an onu unu iki elimle ittim ve o elimin teması bana korkunç bir çığlık attırdı. O korkun çığlığımla uyandım. Hala rüyamıydı yoksa değilmiydi gerçekten yanımdanıydı hala anlamış değilim. Aslında harırlamakta istemezdim. O teni, nasıl birşeydi. Görünüşü, yanıma uzanışı bile beni o denli dehşete düşürmemişti. Ama o elimdeki temas hissi, tanrım birdaha öyle bir his yaşatmasın. Ve o çığlık, kendi çığlığımdan korkarak uyandım. Elime dokunan o tenin teması hala bir ad koyamıyor örnek veremiyorum.
Reptilian yer altı formları insanlar arasına karışmaya başlamışlar sizden öyle anlıyorum en pladies formlarının yönettiği ziyaret ettiğini çok görüyorum yakın zamanda bende farklı benzer deneyim yaşadım titreşim sıcaklık aldım iki üç gün sürdü bunu psişik algısı olmayana anlatamazsınız iki şeye yordum ölen sevgilime yada başka bir formdu bana gelen bende gözümü açamadım yemin dahi edebilirim tek olmadığım görmek rahatlattı bu ara ben bunu ruha yorumluyorum hiç tanımadığım suliet benim rüyama giriyor ve benimle ilgili bir şeyi söyledi yaklaşık dört kez rüyama girdi hiç tanımadığım biri ikinci şeyi düşündüm mezarlık ziyaretim obsedör arada kalmış arafta ruhumu kendime çektim zaman zaman taciz ediyor özlü sözler ediyor çokta edebiyatçı obsedör ruh kesinlikle ölmüş biri öyle düşünüyorum bunu metafizik psişik algısı olmayan birine anlatmak çok zor deli damgası şizoid etiket yapıştırırlar cahil insanlarla uğraşmak çok zor şükür ki böyle formlar var benzer şeyler yaşayan bilinçli insanlar görüyorum dünyada tek değiliz buna eminim.
 
Reptilian yer altı formları insanlar arasına karışmaya başlamışlar sizden öyle anlıyorum en pladies formlarının yönettiği ziyaret ettiğini çok görüyorum yakın zamanda bende farklı benzer deneyim yaşadım titreşim sıcaklık aldım iki üç gün sürdü bunu psişik algısı olmayana anlatamazsınız iki şeye yordum ölen sevgilime yada başka bir formdu bana gelen bende gözümü açamadım yemin dahi edebilirim tek olmadığım görmek rahatlattı bu ara ben bunu ruha yorumluyorum hiç tanımadığım suliet benim rüyama giriyor ve benimle ilgili bir şeyi söyledi yaklaşık dört kez rüyama girdi hiç tanımadığım biri ikinci şeyi düşündüm mezarlık ziyaretim obsedör arada kalmış arafta ruhumu kendime çektim zaman zaman taciz ediyor özlü sözler ediyor çokta edebiyatçı obsedör ruh kesinlikle ölmüş biri öyle düşünüyorum bunu metafizik psişik algısı olmayan birine anlatmak çok zor deli damgası şizoid etiket yapıştırırlar cahil insanlarla uğraşmak çok zor şükür ki böyle formlar var benzer şeyler yaşayan bilinçli insanlar görüyorum dünyada tek değiliz buna eminim.
Sevgili Redcerry, öncelikle yazılarınız arasında virgül ve noktalar olmadığından sizi tam anlayamadım; gelelim konuya; inanın bende yanlız olmadığım için rahatladım. Ve size konunun tamamını anlatayım.

O sıralar kış zamanıydı. Spor , Body salonuna gidiyordum, 20 yıl önceydi. Antremandan sonra hoca ve bir kaç arkadaşla birlikte oturur sohbet ederdik, en güzel günlerimizdi. Salonda tek bayan bendim ve gençlerin ablasıydım...kapının önünde oturur tüm muhabetlerin ve sohbetlerin konu analığını yapardım. Hocamız da metafizik konularla ilgilenirde, tabi ben daha donanımlıydım; fakat yıllarca sonraki günlere deniz deryaya yelken açıyoruz. Neyse...
Konu orion' a gelmişti. Hoca birşeyler anlattı ben birşeyler anlattım ; o sıralar elimde Ra bilgisi serisi vardı, bende o konulara girip düşüncelerimizi, fikirlerimizi paylaşıyorduk. Genç çocukların çok azı dinler ,diğerleri biraz dalga geçer ve birlikte gülerdik.
Fakat o sıralar pek paylaşmafığım bazı deneyimlerim oluyordu. Aynı zamanda Sahaja yogaya gider meditasyonlara devam ederdim. Bu tür spiritüel zamanların altın çağı birlikteliğini oluştururduk. Ciddiyet, saygı ve sevgi birlikteliğimiz vardı. Tabi ki bazı deneyimler yaşar ama dışarı aktarmazdım.
Öyle kapı önü muhabbetlerimizde sürerdi, ve saat 09 bulurdu. Böyle akşamlardan bir gün , eve gitmek için yola koyuldum. Her zaman evime yürüyerek giderdim. Evima yakın yere caddeden ayrılır, daha tehna yolu seçerdim trafiğin yoğunluğundan ayrılarak. Arka sokağıma girdim ve her zaman yaptığım şeyi yaptım göğe baktım. Arka sokağımda tarihi bir bina vardır, kocaman bir alan ve ve küçük bir koruluk gibidir. Duvarı tüm sokağın duvarını kaplar. Güzel bir sokaktır. Oturduğum evin bahçeside rumlardan kalma küçük bir köşkün çamlı bahçesiyle bitişikti. Özlerim orasını.
O sokağa girdim diğer sokağa hemen saptım, iki elim mont cebimde sırtımda çanta göğe baktım,güzel temiz havaydı ve yıldızlar daha parlak görünüyordu. Gözlerimi yere indirdim, bir sonraki sokaktaydı evim. Bir iç huzuruyla önümde ki kendi gölgeme gözüm kaydı. O görünüş karesi gözüme güzel ve huzurlu duruyordu.
Fakat bairden sağ omuzum üzerinden bir baş göründü. Anında biri arkadan sarıldı ve İki kolumu yarı çapras halinde önümde bitiştirdim istem dışı. Sarılmak istiyordu ama tam yapamıyordu ve sanırım karın Bölgeme ulaşmaya çalışıyordu, ama sırtımdaki çantadan ve benim önde kasılmış kollarımdan olsa gerek bunu başaramıyordu ve öyle bir iki adım öne yürüdük ve orda komşunun duran minibüs türü arabasına benim sırtımı dayadı. O kısmını hala tam hatırlayamıyorum travmadan dolayı,ya da ben onu sırtımdan atmak isterken o beni o anda arabaya yasladı. Fakat bu ani saldırıştan dolayı adeta kollarım hareketsiz kalmıştı karşı koyamıyordum yoksa çok güçlüydüm ve onu hiç olmadı rahat sırtımdan atardım..ama kollarım hala göğsümde çapraslama kaskatı duruyordu bu yüzden vücudum ona yapışmıyordu. Ve eğildi yüzüme doğru, bir anda olsa yüzüne bakmadım ve birden yere çöktüm ve korkunç bir çığlık attım çığlık sanki bemim çığlığım değildi, dışarıdan gelen başkasının dehşet dolu çığlığıydı.
Hemen beni bırakıp geri çıktığını sandığım sokapa döndü o arada bende fırladım hakaret ederek ardından gittim.
Girdiği sokak, bir yanı koruluk gibi bahçe duvarı caddeye kadar diğer yol kıyısında üç bina vardı ve yine köşkün bahçesiyle aynı caddeye çıkıyordu. Birden kayboldu.

Asıl işin püf noktasına gelicem öünkü bunu çok düşünmüştüm:
Bana o kadar yanaşmasını farkedememem imkansızdı. Ve kimse yoktu. Yola kıvrıldığımda kimse yoktu. Nerden çıktı da o kadar yaklaştı. Bir insan o kadar yılan sessizliğiyle yanaşabilirmi, ki ben genelde hep tetikde olurum omuzlarımın üzerindedir gözlerim özellikle benden başka kimsenin olmadığı sokakta, her ne kadar oraya yabancı değilsemde. Herşeyi geçtim, en şaşırdığım önüme geçtiğinde ellerinde hiç bir zorlama yoktu ve gayet nazik , inciltmemeye çalışır bir ifadedeydi, en en önemlisi nede o insanın nefesini hissetmefim, neden hiç bir koku almadım.her ne olurda olsun bin insanın bir kokusu vardır. Sanki bana dokunacak kadar yakın bir şey yokmuş gibi , yok. Yok biri.

Evime girdiğimde sanki yan duvarlar kaybolmuş ben hala sokaktayım. İlk kez böyle olmuştum. Hayatımda korku nedir bilmeyen biri, bayanlar ufacık şeyde ay diye küçük çığlık atar ben atmayan biri, o dehşet öığlığı nasıl atmışım. Benden nasıl öyle bir ses çıkmış, ve en enteresan olan, asıl kendi çığlımdan korkmuş olmam. Beni asıl dehşete düşüren buydu...tıpkı o ikinci olaydaki çığlık gibi. Teptilian'ı gördüğümdeki gibi.
Hala o olayın atmosferinden çıkamamıştım ve polis çağırdım. Onların yapacak birşey yoktu,ama sadece o yaşadığım karenin atmosferinden çıkmak içindi. Ve öylede oldu.

O sıralarda da bu Reptilian olayı oldu. Ama hangisi daha önce yada sonra onu unuttum. Aradan epey yıllar geçti ve hazine işleriyle uğraşan bir kardeşle tesadüfen tanıştım, çevremdeki bir kafede. Bir masada oturmuş bir groptu içlenden biri bu kişi diğeri de üniversitede çalışan bir akedemisyen, ve diğer ikikişi. Derin bir konuya girmişler, kulak musaviri olmuştum kenarda, orda bir kelime
Ye karşılık bir yorum yapıldı, dayanamadım o yorumu düzelttim.
Hazineci genç, döndü bana baktı ve o sırada o masayla bir iki kelime ettik karşılıklı. Bana bakan genç telefonunu uzattı. Bana şöyle söyledi " abla, bu arkadaşla konuş, ve o söylediğini ona bahset" şaşırmıştım. Telefonu alıp kıyıya geçtim. Mekanik bir sesi vardı ,çok soğuk; sevmemiştim. Yahudi ve metafizik uzmanı. Çok konuşan biri ve epey uzun konuştuk. Sadece onu dinledim sayılır. Ve zaman geçti o hazineci olan cin'ciymiş ve yahudiyle çok yakın ilişkileri varmış. Böylelikle o cinci gençle arada aynı kafede öay içip sohbet ettik, iyi , saygılı bir gençti.
Bir gün bana şunu söyledi, " abla sen hiç boş değilsin, bazen gözlerinde farklı ışık görüyorum. " hadi be ordan" deyip dalga geçerdim onunla. Ve bana birgün şöyle söyledi. " Abla sen Reptilian olabilirsin" artık onun bazı sözlerine inanmaz , gülüp dalga geçerdim. Sordum " o dediğinde nedir" Yer altında yaşayan bir canlı, gün yüzüne çıkmazlar , ve hiç yaşlanmazlar, bana onları hatırlattın. bilinmezler. Bilmiyormusun hiç dedi. Hayır dedim, hatta ilk kez duymuştum açıkca çocuk inden cinden bahsederdi ilgi de duymazdım. Telefonunda arayıp buldu ve bana gösterdi. Hayretler içinde kaldım ne diyeceğimi bilemedim.. öyleki ağzım kurumuş yutkunamamıştım. Gece rüyamda gördüğüm ve rüya olup olmadığını bile bilmediğim varlık oydu. Neyse çok uzun yazdım biliyorum ama bunlar biraz detaylanması gereken durumlar......

Ve arada sohbetlerimiz oldu ama onun benimle konuşturduğu yahudi arkadaşı ap ayrı bir kimlik. Çok geceler açar ve saatlerce telefonda konuşurduk... çok farklı bir zaman dilimleriydi, normal bir insanın anlatmayacağı şeyler ve herkesin duymaya cesaret edemeyeceği bilgiler, sözler. ...ve 2019 yılında bir deneyimimi ona söylemek için ben aradım, başkalarına söylenmicek ve hatta o konular içinde olan kişilere dahi verilmeyecek, sır olarak kalması gereken şeydi.
Ona anlattım ve kendini kötü hissetti, o çok yüksek güvenli ve çok şey bilen, yaşayan genç, sesi nefes haline dönüşecek kadar çekildi ce kapattı. Öylece elimdeki telefonda kalmıştım. Hiç tarzım olmayan hareketi yaptım, bir kaç kez aradım, açmadı. ..9 yıl geçti aradan. Yok.

Sadece diğer genç arada bir görüştük o da memleketine gitmiş, doğu.
Ama bu yıl aradı ve bana lunu sordu:
" Abla o Rebtilian'ı bir daha gördünmü?"
Hayır. Oysa ikinci kez görmüştüm ama şöyle; ablamın görümcesinin kızınla, rüyamda aynı karyolada yatıyormuşuz ve o varlık yine geldi. Serpilin tarafında ayakta durup bana baktı ve uyur numarası yaptım yine. Sonra odadan çıkarken , serpilin kızını kucağına almış götürüyordu. Ben haykırdım " serpil,serpil! Kalk aylini aldı gidiyor" serpil kalkmadı ,uyandım.

Ve , bunu bana , neden onca zaman sonra sorduğunu öğrenmek aklıma gelmedi.. ve bu günlerde bunu ona sormaya düşünüyorum. Başınızı şişirmiş olabilirim, kusura bakmayın. Ama bazı şeylerde yanlız olmadığımı hissetmek geröekten biraz beni de rahatlattı.
Çok dolmuşluk şeyler var.
 
Sevgili Redcerry, öncelikle yazılarınız arasında virgül ve noktalar olmadığından sizi tam anlayamadım; gelelim konuya; inanın bende yanlız olmadığım için rahatladım. Ve size konunun tamamını anlatayım.

O sıralar kış zamanıydı. Spor , Body salonuna gidiyordum, 20 yıl önceydi. Antremandan sonra hoca ve bir kaç arkadaşla birlikte oturur sohbet ederdik, en güzel günlerimizdi. Salonda tek bayan bendim ve gençlerin ablasıydım...kapının önünde oturur tüm muhabetlerin ve sohbetlerin konu analığını yapardım. Hocamız da metafizik konularla ilgilenirde, tabi ben daha donanımlıydım; fakat yıllarca sonraki günlere deniz deryaya yelken açıyoruz. Neyse...
Konu orion' a gelmişti. Hoca birşeyler anlattı ben birşeyler anlattım ; o sıralar elimde Ra bilgisi serisi vardı, bende o konulara girip düşüncelerimizi, fikirlerimizi paylaşıyorduk. Genç çocukların çok azı dinler ,diğerleri biraz dalga geçer ve birlikte gülerdik.
Fakat o sıralar pek paylaşmafığım bazı deneyimlerim oluyordu. Aynı zamanda Sahaja yogaya gider meditasyonlara devam ederdim. Bu tür spiritüel zamanların altın çağı birlikteliğini oluştururduk. Ciddiyet, saygı ve sevgi birlikteliğimiz vardı. Tabi ki bazı deneyimler yaşar ama dışarı aktarmazdım.
Öyle kapı önü muhabbetlerimizde sürerdi, ve saat 09 bulurdu. Böyle akşamlardan bir gün , eve gitmek için yola koyuldum. Her zaman evime yürüyerek giderdim. Evima yakın yere caddeden ayrılır, daha tehna yolu seçerdim trafiğin yoğunluğundan ayrılarak. Arka sokağıma girdim ve her zaman yaptığım şeyi yaptım göğe baktım. Arka sokağımda tarihi bir bina vardır, kocaman bir alan ve ve küçük bir koruluk gibidir. Duvarı tüm sokağın duvarını kaplar. Güzel bir sokaktır. Oturduğum evin bahçeside rumlardan kalma küçük bir köşkün çamlı bahçesiyle bitişikti. Özlerim orasını.
O sokağa girdim diğer sokağa hemen saptım, iki elim mont cebimde sırtımda çanta göğe baktım,güzel temiz havaydı ve yıldızlar daha parlak görünüyordu. Gözlerimi yere indirdim, bir sonraki sokaktaydı evim. Bir iç huzuruyla önümde ki kendi gölgeme gözüm kaydı. O görünüş karesi gözüme güzel ve huzurlu duruyordu.
Fakat bairden sağ omuzum üzerinden bir baş göründü. Anında biri arkadan sarıldı ve İki kolumu yarı çapras halinde önümde bitiştirdim istem dışı. Sarılmak istiyordu ama tam yapamıyordu ve sanırım karın Bölgeme ulaşmaya çalışıyordu, ama sırtımdaki çantadan ve benim önde kasılmış kollarımdan olsa gerek bunu başaramıyordu ve öyle bir iki adım öne yürüdük ve orda komşunun duran minibüs türü arabasına benim sırtımı dayadı. O kısmını hala tam hatırlayamıyorum travmadan dolayı,ya da ben onu sırtımdan atmak isterken o beni o anda arabaya yasladı. Fakat bu ani saldırıştan dolayı adeta kollarım hareketsiz kalmıştı karşı koyamıyordum yoksa çok güçlüydüm ve onu hiç olmadı rahat sırtımdan atardım..ama kollarım hala göğsümde çapraslama kaskatı duruyordu bu yüzden vücudum ona yapışmıyordu. Ve eğildi yüzüme doğru, bir anda olsa yüzüne bakmadım ve birden yere çöktüm ve korkunç bir çığlık attım çığlık sanki bemim çığlığım değildi, dışarıdan gelen başkasının dehşet dolu çığlığıydı.
Hemen beni bırakıp geri çıktığını sandığım sokapa döndü o arada bende fırladım hakaret ederek ardından gittim.
Girdiği sokak, bir yanı koruluk gibi bahçe duvarı caddeye kadar diğer yol kıyısında üç bina vardı ve yine köşkün bahçesiyle aynı caddeye çıkıyordu. Birden kayboldu.

Asıl işin püf noktasına gelicem öünkü bunu çok düşünmüştüm:
Bana o kadar yanaşmasını farkedememem imkansızdı. Ve kimse yoktu. Yola kıvrıldığımda kimse yoktu. Nerden çıktı da o kadar yaklaştı. Bir insan o kadar yılan sessizliğiyle yanaşabilirmi, ki ben genelde hep tetikde olurum omuzlarımın üzerindedir gözlerim özellikle benden başka kimsenin olmadığı sokakta, her ne kadar oraya yabancı değilsemde. Herşeyi geçtim, en şaşırdığım önüme geçtiğinde ellerinde hiç bir zorlama yoktu ve gayet nazik , inciltmemeye çalışır bir ifadedeydi, en en önemlisi nede o insanın nefesini hissetmefim, neden hiç bir koku almadım.her ne olurda olsun bin insanın bir kokusu vardır. Sanki bana dokunacak kadar yakın bir şey yokmuş gibi , yok. Yok biri.

Evime girdiğimde sanki yan duvarlar kaybolmuş ben hala sokaktayım. İlk kez böyle olmuştum. Hayatımda korku nedir bilmeyen biri, bayanlar ufacık şeyde ay diye küçük çığlık atar ben atmayan biri, o dehşet öığlığı nasıl atmışım. Benden nasıl öyle bir ses çıkmış, ve en enteresan olan, asıl kendi çığlımdan korkmuş olmam. Beni asıl dehşete düşüren buydu...tıpkı o ikinci olaydaki çığlık gibi. Teptilian'ı gördüğümdeki gibi.
Hala o olayın atmosferinden çıkamamıştım ve polis çağırdım. Onların yapacak birşey yoktu,ama sadece o yaşadığım karenin atmosferinden çıkmak içindi. Ve öylede oldu.

O sıralarda da bu Reptilian olayı oldu. Ama hangisi daha önce yada sonra onu unuttum. Aradan epey yıllar geçti ve hazine işleriyle uğraşan bir kardeşle tesadüfen tanıştım, çevremdeki bir kafede. Bir masada oturmuş bir groptu içlenden biri bu kişi diğeri de üniversitede çalışan bir akedemisyen, ve diğer ikikişi. Derin bir konuya girmişler, kulak musaviri olmuştum kenarda, orda bir kelime
Ye karşılık bir yorum yapıldı, dayanamadım o yorumu düzelttim.
Hazineci genç, döndü bana baktı ve o sırada o masayla bir iki kelime ettik karşılıklı. Bana bakan genç telefonunu uzattı. Bana şöyle söyledi " abla, bu arkadaşla konuş, ve o söylediğini ona bahset" şaşırmıştım. Telefonu alıp kıyıya geçtim. Mekanik bir sesi vardı ,çok soğuk; sevmemiştim. Yahudi ve metafizik uzmanı. Çok konuşan biri ve epey uzun konuştuk. Sadece onu dinledim sayılır. Ve zaman geçti o hazineci olan cin'ciymiş ve yahudiyle çok yakın ilişkileri varmış. Böylelikle o cinci gençle arada aynı kafede öay içip sohbet ettik, iyi , saygılı bir gençti.
Bir gün bana şunu söyledi, " abla sen hiç boş değilsin, bazen gözlerinde farklı ışık görüyorum. " hadi be ordan" deyip dalga geçerdim onunla. Ve bana birgün şöyle söyledi. " Abla sen Reptilian olabilirsin" artık onun bazı sözlerine inanmaz , gülüp dalga geçerdim. Sordum " o dediğinde nedir" Yer altında yaşayan bir canlı, gün yüzüne çıkmazlar , ve hiç yaşlanmazlar, bana onları hatırlattın. bilinmezler. Bilmiyormusun hiç dedi. Hayır dedim, hatta ilk kez duymuştum açıkca çocuk inden cinden bahsederdi ilgi de duymazdım. Telefonunda arayıp buldu ve bana gösterdi. Hayretler içinde kaldım ne diyeceğimi bilemedim.. öyleki ağzım kurumuş yutkunamamıştım. Gece rüyamda gördüğüm ve rüya olup olmadığını bile bilmediğim varlık oydu. Neyse çok uzun yazdım biliyorum ama bunlar biraz detaylanması gereken durumlar......

Ve arada sohbetlerimiz oldu ama onun benimle konuşturduğu yahudi arkadaşı ap ayrı bir kimlik. Çok geceler açar ve saatlerce telefonda konuşurduk... çok farklı bir zaman dilimleriydi, normal bir insanın anlatmayacağı şeyler ve herkesin duymaya cesaret edemeyeceği bilgiler, sözler. ...ve 2019 yılında bir deneyimimi ona söylemek için ben aradım, başkalarına söylenmicek ve hatta o konular içinde olan kişilere dahi verilmeyecek, sır olarak kalması gereken şeydi.
Ona anlattım ve kendini kötü hissetti, o çok yüksek güvenli ve çok şey bilen, yaşayan genç, sesi nefes haline dönüşecek kadar çekildi ce kapattı. Öylece elimdeki telefonda kalmıştım. Hiç tarzım olmayan hareketi yaptım, bir kaç kez aradım, açmadı. ..9 yıl geçti aradan. Yok.

Sadece diğer genç arada bir görüştük o da memleketine gitmiş, doğu.
Ama bu yıl aradı ve bana lunu sordu:
" Abla o Rebtilian'ı bir daha gördünmü?"
Hayır. Oysa ikinci kez görmüştüm ama şöyle; ablamın görümcesinin kızınla, rüyamda aynı karyolada yatıyormuşuz ve o varlık yine geldi. Serpilin tarafında ayakta durup bana baktı ve uyur numarası yaptım yine. Sonra odadan çıkarken , serpilin kızını kucağına almış götürüyordu. Ben haykırdım " serpil,serpil! Kalk aylini aldı gidiyor" serpil kalkmadı ,uyandım.

Ve , bunu bana , neden onca zaman sonra sorduğunu öğrenmek aklıma gelmedi.. ve bu günlerde bunu ona sormaya düşünüyorum. Başınızı şişirmiş olabilirim, kusura bakmayın. Ama bazı şeylerde yanlız olmadığımı hissetmek geröekten biraz beni de rahatlattı.
Çok dolmuşluk şeyler var.
İmla hataları için özür dilerim bu ara ruhsal olarak detaycı olmaya tahammülüm yok böyle yazmak kolayıma geliyor @hekate22
 
Sevgili Redcerry, öncelikle yazılarınız arasında virgül ve noktalar olmadığından sizi tam anlayamadım; gelelim konuya; inanın bende yanlız olmadığım için rahatladım. Ve size konunun tamamını anlatayım.

O sıralar kış zamanıydı. Spor , Body salonuna gidiyordum, 20 yıl önceydi. Antremandan sonra hoca ve bir kaç arkadaşla birlikte oturur sohbet ederdik, en güzel günlerimizdi. Salonda tek bayan bendim ve gençlerin ablasıydım...kapının önünde oturur tüm muhabetlerin ve sohbetlerin konu analığını yapardım. Hocamız da metafizik konularla ilgilenirde, tabi ben daha donanımlıydım; fakat yıllarca sonraki günlere deniz deryaya yelken açıyoruz. Neyse...
Konu orion' a gelmişti. Hoca birşeyler anlattı ben birşeyler anlattım ; o sıralar elimde Ra bilgisi serisi vardı, bende o konulara girip düşüncelerimizi, fikirlerimizi paylaşıyorduk. Genç çocukların çok azı dinler ,diğerleri biraz dalga geçer ve birlikte gülerdik.
Fakat o sıralar pek paylaşmafığım bazı deneyimlerim oluyordu. Aynı zamanda Sahaja yogaya gider meditasyonlara devam ederdim. Bu tür spiritüel zamanların altın çağı birlikteliğini oluştururduk. Ciddiyet, saygı ve sevgi birlikteliğimiz vardı. Tabi ki bazı deneyimler yaşar ama dışarı aktarmazdım.
Öyle kapı önü muhabbetlerimizde sürerdi, ve saat 09 bulurdu. Böyle akşamlardan bir gün , eve gitmek için yola koyuldum. Her zaman evime yürüyerek giderdim. Evima yakın yere caddeden ayrılır, daha tehna yolu seçerdim trafiğin yoğunluğundan ayrılarak. Arka sokağıma girdim ve her zaman yaptığım şeyi yaptım göğe baktım. Arka sokağımda tarihi bir bina vardır, kocaman bir alan ve ve küçük bir koruluk gibidir. Duvarı tüm sokağın duvarını kaplar. Güzel bir sokaktır. Oturduğum evin bahçeside rumlardan kalma küçük bir köşkün çamlı bahçesiyle bitişikti. Özlerim orasını.
O sokağa girdim diğer sokağa hemen saptım, iki elim mont cebimde sırtımda çanta göğe baktım,güzel temiz havaydı ve yıldızlar daha parlak görünüyordu. Gözlerimi yere indirdim, bir sonraki sokaktaydı evim. Bir iç huzuruyla önümde ki kendi gölgeme gözüm kaydı. O görünüş karesi gözüme güzel ve huzurlu duruyordu.
Fakat bairden sağ omuzum üzerinden bir baş göründü. Anında biri arkadan sarıldı ve İki kolumu yarı çapras halinde önümde bitiştirdim istem dışı. Sarılmak istiyordu ama tam yapamıyordu ve sanırım karın Bölgeme ulaşmaya çalışıyordu, ama sırtımdaki çantadan ve benim önde kasılmış kollarımdan olsa gerek bunu başaramıyordu ve öyle bir iki adım öne yürüdük ve orda komşunun duran minibüs türü arabasına benim sırtımı dayadı. O kısmını hala tam hatırlayamıyorum travmadan dolayı,ya da ben onu sırtımdan atmak isterken o beni o anda arabaya yasladı. Fakat bu ani saldırıştan dolayı adeta kollarım hareketsiz kalmıştı karşı koyamıyordum yoksa çok güçlüydüm ve onu hiç olmadı rahat sırtımdan atardım..ama kollarım hala göğsümde çapraslama kaskatı duruyordu bu yüzden vücudum ona yapışmıyordu. Ve eğildi yüzüme doğru, bir anda olsa yüzüne bakmadım ve birden yere çöktüm ve korkunç bir çığlık attım çığlık sanki bemim çığlığım değildi, dışarıdan gelen başkasının dehşet dolu çığlığıydı.
Hemen beni bırakıp geri çıktığını sandığım sokapa döndü o arada bende fırladım hakaret ederek ardından gittim.
Girdiği sokak, bir yanı koruluk gibi bahçe duvarı caddeye kadar diğer yol kıyısında üç bina vardı ve yine köşkün bahçesiyle aynı caddeye çıkıyordu. Birden kayboldu.

Asıl işin püf noktasına gelicem öünkü bunu çok düşünmüştüm:
Bana o kadar yanaşmasını farkedememem imkansızdı. Ve kimse yoktu. Yola kıvrıldığımda kimse yoktu. Nerden çıktı da o kadar yaklaştı. Bir insan o kadar yılan sessizliğiyle yanaşabilirmi, ki ben genelde hep tetikde olurum omuzlarımın üzerindedir gözlerim özellikle benden başka kimsenin olmadığı sokakta, her ne kadar oraya yabancı değilsemde. Herşeyi geçtim, en şaşırdığım önüme geçtiğinde ellerinde hiç bir zorlama yoktu ve gayet nazik , inciltmemeye çalışır bir ifadedeydi, en en önemlisi nede o insanın nefesini hissetmefim, neden hiç bir koku almadım.her ne olurda olsun bin insanın bir kokusu vardır. Sanki bana dokunacak kadar yakın bir şey yokmuş gibi , yok. Yok biri.

Evime girdiğimde sanki yan duvarlar kaybolmuş ben hala sokaktayım. İlk kez böyle olmuştum. Hayatımda korku nedir bilmeyen biri, bayanlar ufacık şeyde ay diye küçük çığlık atar ben atmayan biri, o dehşet öığlığı nasıl atmışım. Benden nasıl öyle bir ses çıkmış, ve en enteresan olan, asıl kendi çığlımdan korkmuş olmam. Beni asıl dehşete düşüren buydu...tıpkı o ikinci olaydaki çığlık gibi. Teptilian'ı gördüğümdeki gibi.
Hala o olayın atmosferinden çıkamamıştım ve polis çağırdım. Onların yapacak birşey yoktu,ama sadece o yaşadığım karenin atmosferinden çıkmak içindi. Ve öylede oldu.

O sıralarda da bu Reptilian olayı oldu. Ama hangisi daha önce yada sonra onu unuttum. Aradan epey yıllar geçti ve hazine işleriyle uğraşan bir kardeşle tesadüfen tanıştım, çevremdeki bir kafede. Bir masada oturmuş bir groptu içlenden biri bu kişi diğeri de üniversitede çalışan bir akedemisyen, ve diğer ikikişi. Derin bir konuya girmişler, kulak musaviri olmuştum kenarda, orda bir kelime
Ye karşılık bir yorum yapıldı, dayanamadım o yorumu düzelttim.
Hazineci genç, döndü bana baktı ve o sırada o masayla bir iki kelime ettik karşılıklı. Bana bakan genç telefonunu uzattı. Bana şöyle söyledi " abla, bu arkadaşla konuş, ve o söylediğini ona bahset" şaşırmıştım. Telefonu alıp kıyıya geçtim. Mekanik bir sesi vardı ,çok soğuk; sevmemiştim. Yahudi ve metafizik uzmanı. Çok konuşan biri ve epey uzun konuştuk. Sadece onu dinledim sayılır. Ve zaman geçti o hazineci olan cin'ciymiş ve yahudiyle çok yakın ilişkileri varmış. Böylelikle o cinci gençle arada aynı kafede öay içip sohbet ettik, iyi , saygılı bir gençti.
Bir gün bana şunu söyledi, " abla sen hiç boş değilsin, bazen gözlerinde farklı ışık görüyorum. " hadi be ordan" deyip dalga geçerdim onunla. Ve bana birgün şöyle söyledi. " Abla sen Reptilian olabilirsin" artık onun bazı sözlerine inanmaz , gülüp dalga geçerdim. Sordum " o dediğinde nedir" Yer altında yaşayan bir canlı, gün yüzüne çıkmazlar , ve hiç yaşlanmazlar, bana onları hatırlattın. bilinmezler. Bilmiyormusun hiç dedi. Hayır dedim, hatta ilk kez duymuştum açıkca çocuk inden cinden bahsederdi ilgi de duymazdım. Telefonunda arayıp buldu ve bana gösterdi. Hayretler içinde kaldım ne diyeceğimi bilemedim.. öyleki ağzım kurumuş yutkunamamıştım. Gece rüyamda gördüğüm ve rüya olup olmadığını bile bilmediğim varlık oydu. Neyse çok uzun yazdım biliyorum ama bunlar biraz detaylanması gereken durumlar......

Ve arada sohbetlerimiz oldu ama onun benimle konuşturduğu yahudi arkadaşı ap ayrı bir kimlik. Çok geceler açar ve saatlerce telefonda konuşurduk... çok farklı bir zaman dilimleriydi, normal bir insanın anlatmayacağı şeyler ve herkesin duymaya cesaret edemeyeceği bilgiler, sözler. ...ve 2019 yılında bir deneyimimi ona söylemek için ben aradım, başkalarına söylenmicek ve hatta o konular içinde olan kişilere dahi verilmeyecek, sır olarak kalması gereken şeydi.
Ona anlattım ve kendini kötü hissetti, o çok yüksek güvenli ve çok şey bilen, yaşayan genç, sesi nefes haline dönüşecek kadar çekildi ce kapattı. Öylece elimdeki telefonda kalmıştım. Hiç tarzım olmayan hareketi yaptım, bir kaç kez aradım, açmadı. ..9 yıl geçti aradan. Yok.

Sadece diğer genç arada bir görüştük o da memleketine gitmiş, doğu.
Ama bu yıl aradı ve bana lunu sordu:
" Abla o Rebtilian'ı bir daha gördünmü?"
Hayır. Oysa ikinci kez görmüştüm ama şöyle; ablamın görümcesinin kızınla, rüyamda aynı karyolada yatıyormuşuz ve o varlık yine geldi. Serpilin tarafında ayakta durup bana baktı ve uyur numarası yaptım yine. Sonra odadan çıkarken , serpilin kızını kucağına almış götürüyordu. Ben haykırdım " serpil,serpil! Kalk aylini aldı gidiyor" serpil kalkmadı ,uyandım.

Ve , bunu bana , neden onca zaman sonra sorduğunu öğrenmek aklıma gelmedi.. ve bu günlerde bunu ona sormaya düşünüyorum. Başınızı şişirmiş olabilirim, kusura bakmayın. Ama bazı şeylerde yanlız olmadığımı hissetmek geröekten biraz beni de rahatlattı.
Çok dolmuşluk şeyler var.
Bir önceki yazımı sistem cevap olarak hızlı attı ikinci kez özür diliyorum @hekate22
 
@hekate22 rezil oldum size cevabı tamamladan cvp size gitti dünya dışı uygarlıklar bizimle iletişime geçiyor rüya fiziksel astral boyutlarda baştan sona kadar okudum kanal açmışsınız astral varlıklara benim yıllarca rüyama tavuk eti yeme uyarısı geldi halada görüyorum bazen rüya kanalıyla olacakları bazen görüyorum tuhaf şeyler oluyor biz hayatımızda süptil şeyler meylimiz olduğu için psişik deneyimi yaşıyoruz çoğu zaman dünyadan kopmamak için uzak kaldım bunun bedeli var bazen ödüyoruz .
 
Geri
Üst