sene 2010 yazı ramazan ayı.. annem ablam istanbul'da.. annem rahatsızlandı yanlarına gittim.. annemin tedavisi bitti eve geçtik.. ev de beylikdüzü'nde.. bauhaus durağı bilenler bilir baya tır geçer o taraftan.. o dönemler astral seyahate, üç harflilere aşırı meraklıyım.. defalarca çocukken fincanla üç harfli çağırmayı denemişiz ama asla gelmemiş.. herkes inanıyor ama ben bi sebep arıyorum.. neyse mabette takılıyorum evde herkes uyuyor.. bi başlığa girdim bütün mesajları başladım okumaya.. biri şunu yazmış: boş bir odaya geçin yere bozuk para atın, bir süre sonra tır sesi gelecek tır sesi geldiyse bilin ki gelmiştir.. neyse geçtim odaya bozuk para attım çok geçmedi bi tır sesi geldi biraz bekledim, camdan bakıyorum yok, bi belirti yok.. burdan zaten sürekli tır geçiyor gelmedi heralde diyorum.. umudum da yok çünkü daha önce bi işaret bi varlık kendini belli etmedi.. neyse geçtim salona.. takılıyorum mabette.. sahur vakti geldi annem oruç tutuyor; sahura kalktı sonra ablam kalktı geldi.. ben de uyuyacam artık uykusuzum.. geçtim odaya uykum da var gözlerimi kapattım.. deprem yaşamış olanlar bilir önce ani bi güç yerden vurur sonrasında sallanmaya başlar.. deprem önce vurdu sonra sallanmaya başladı ama nasıl sallanıyor yani lambaya falan bakıyorum o da sallanıyor.. bildiğin deprem.. bağırıyorum deprem diye.. neyse durdu durunca koştum salona annemin ablamın yanına durmuş yüzüme bakıyorlar.. rahatlığı görmeniz gerek ama deprem oldu diyorum.. yoo dediler ne depremi.. hiç çaktırmadım 'ha tamam ben deprem oldu sandım yaa' diye geçiştirdim.. ama nasıl gülüyorum kendime odaya geçtim amacıma ulaşmanın tebessümüyle uyudum.. şimdi düşününce heralde diyorum tamam biz varız ama ayağını da denk al demeye getirdiler..)