paganizm nedir ???

crowley

Kayıtlı Üye
Katılım
5 Haz 2008
Mesajlar
223
Beğeni
19
Yaş
37
İş
kulluk
pagan ayinlerini incelemeden önce paganizmin ne olduğnunu anlayalım:

Paganizm kökenleri dünyanın kadim doğa dinlerine uzanan spiritüel bir yaşam tarzıdır. Temelde kökleri Avrupa’nın eski dinlerindedir. [Burada kasıt yakındoğuyu da içine alan kültür dairesinedir, ancak elbette ki aslen tüm bir coğrafyayı kapsar.çn] Ancak takipçilerinin bir kısmı diğer ülkelerin yerel inançlarına da büyük önem ve değer verirler. Herşeydeki kutsallığa dair bir inanç dünyanın heryerinde bulunabilir. Paganlar bunu mirasları ve kökenleri olarak görüp, bunların modern yaşama uyumlu olacak şekilde adapte edilmiş formlarıyla, öncüllerinin inanç ve değerlerini korurlar. Doğanın kutsallığını kutlar ve herşeyde varolan ilahiliğe -evrenin içinden akan ve hem görülebilen hem de görülemeyen bilinemez tine– saygı duyarız.

Paganlar ilahi [lahuti diye de geçer,burada lahuti ve latuhi denebilir de.çn]olanı, eril veya dişil olan kutsal bütünün parçaları olarak her yönüyle onurlandırırlar. Her erkek ve kadın bir pagan için güzel ve eşsiz bir varlıktır. Çocuklara da sevgi ve saygı duyulur ve kuvvetli bir toplum bilinci mevcuttur. Tabiatın vahşi hayvan ve kuşlara yuvalık eden açık alanları ve ormanlarına derin ve içten bir sevgi besleriz. Paganizm, bireysel ruhani deneyimin önemini vurgular ve paganlar sıklıkla bu deneyimi sevdikleri doğal dünya ile kurdukları ilişki aracılığı ile yaşarlar. İlahi olanla birleşmeyi kendimizi doğanın gelgitlerine uyumlayarak ve içsel benliğimizi keşfederek gerçekleştirmeyi amaçlar ve bu ikisinin birbirinde yansıtıldığını görürüz. İlahi olanla bir aracının yardımı ile dolaylı olarak değil de kendi deneyimimiz içinde yüzyüze karşılaşmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bazı yollarda rehber ve öğretmenler bulunsa da, bu kişiler kendi bilgelik ve deneyimlerini sorumlulukları altındaki kişilerin ilahi olanla ilgili kendi anlayış ve yorumlarını keşfetmeleri için sunan birer hızlandırıcı rolü üstlenirler. Ritüellerimiz doğal döngüler ile uyum içinde olmamıza yardımcı olurlar, bu nedenle sıklıkla mevsimlerin dönüm zamanlarında, ay ve güneş’in safhalarında ve yaşamımızın dönüm noktalarında gerçekleştirilirler.

Paganizmin geniş spektrumu içinde çok çeşitli gelenekler bulunmaktadır. Bu bizim manevi deneyimlerimizin kapsamını yansıtır. Çünkü herkesin eşsiz olduğuna ve dolayısıyla herkesin manevi deneyiminin aynı biçimde eşsiz olması gerektiğine inanırız. Bazı paganlar isimleri Avrupa folklorü ve mitolojisinden de tanıdık olabilen çok sayıda tanrı ve tanrıçaların izinden giderken, diğerleri cinsiyeti belirgin olmayabilen [metaforik düzlemde.çn.] tek bir yaşam gücüne odaklanırlar ve yine başkaları kendilerini kozmik bir çifte adarlar – Tanrıça ve Tanrı veya Hanım ve Efendi. [Lord and Lady.çn] Çeşitliliğimizi kutlarız çünkü herkesin kendi maneviyatını kendi özünün içsel sesi uyarınca bulması gerektiğine inanırız. Bu nedenle bu içtenlikte olan tüm inançlara saygı duyar, misyonerliğe karşı çıkar ve insanları kendi inançlarımıza döndürmeye çalışmayız. Diğer inançlar ve genel olarak toplumdan tek beklentimiz toleranstır.

Çevreyle ilgili kaygıların arttığı ve ekolojik farkındalığın yaygınlaştığı günümüzde paganlar sıklıkla yeşil farkındalık hareketinin [“Green awareness” ekolojik duyarlılığı tanımlayan bir kavramdır.çn] ön saflarındadırlar. Her gelenekten paganlar; insan, hayvan, bitki veya taş yaşayan herşeyin varlığına saygı duyar. İster düşünce, ister eylem yoluyla olsun, neden sonuç ilişkilerinin dünyanın canlıları üzerindeki etkilerinin her zaman farkındayız. Özgür düşünce, yaratıcı imgelem ve insanların pratik yaratıcı zekasını destekleriz, çünkü yaşamımızın doğal dünyanın ritmleriyle uyum içinde sürmesinde, bunların temel bir rol üstlendiklerine inanıyoruz .


Paganizm dogmatik değildir ancak belirli pagan inançları vardır ki değişmez, ilahi uyumun, tanrıça suretinde olduğuna inanmak gibi. sadece odin ve mithra’ya bağlı eski nordik inançlarında tanrı (male god) kavramı vücut bulmuştur ancak oradaki pagan inanışlarda dahi tanrıça inancı mevcuttur. bazı paganlar tanrı ve tanrıçaların tıpkı bir insan topluluğu gibi bireylerden oluştuğunu savunurlar, isis ve osiris’in takipçileri ve doğu paganları ise çoğunlukla tüm tanrı ve tanrıçaların tek bir tanrı ve tanrıça’nın suretleri olduğuna inanırlar ki anadolu’da da bu inanış yaygındı. kesin olan şudur ki içinde tanrıça kavramını barındırmayan bir inanışı pagan diye niteleyemeyiz. zaten örgütlü tek tanrılı dinlerin en eski zamanlardan beri burada sayamayacağımız kadar çok örneğiyle kadını kötülemesi bu açıdan da çok ilginçtir. ayrıca pagan inanışları tüm dünyayı kaplayan tek bir yol değil insanların yaşadıkları yerler ve tarihlerinin ve atalarının getirdikleriyle değişkenlik gösteren ruh birliğidir. paganizmde mesih inancı yoktur, herşeyin düz bir çizgi gibi, hayatın diğer yaşam için bir sınav olduğunu savunan tek tanrılı inanca karşılık paganizm, fiziksel ölümden sonra yaşamaya ve yeniden doğmaya devam eden ruh ile tam bir daire şeklinde, herşeyin birbirini tamamladığı sonsuz bir döngüye sahip düşünce biçimini tanır. (yeniden doğuma inanmayan paganlar da mevcuttur.)

Her pagan için ortak olan şudur ki, toprak ana, gaia, yaşamın ve varolmamızın sebebidir ve ona aitiz. paganizm doğayı temel alır ve doğaldır. yeryüzünün ve kişinin gelişimi, değişimi ve dengesi hayati derecede önemlidir.


Toprak, hava, ateş ve sudur, paganlar için anlamı çok önemlidir.. bu dünyanın ve öte dünyanın eşiklerini oluştururlar, uyumun ve döngünün koruyucusudur onlar. pentagram da buradan gelir.
pentagram 5 köşeli yıldızdır. 4 elementi ve hepsini birleştiren ana gücü temsil eder.

Anatoliancraft,Pagan federation İnternational ve farklı kaynaklardan birleştirilmiştir (alıntıdır)
 

JeMiLe

Kayıtlı Üye
Katılım
29 Kas 2008
Mesajlar
40
Beğeni
0
Her pagan için ortak olan şudur ki, toprak ana, gaia, yaşamın ve varolmamızın sebebidir ve ona aitiz. paganizm doğayı temel alır ve doğaldır. yeryüzünün ve kişinin gelişimi, değişimi ve dengesi hayati derecede önemlidir.

sanırsam dengenin ve doğanın daha çok önemsendiği birşey:rolleyes:
 

Osiris

Tecrübeli Üye
Katılım
23 Kas 2008
Mesajlar
694
Beğeni
109
Eski zamanlarda, latince “paganus” kelimesinden gelen ve resmi roma devlet dininin dışındaki diğer politeist inançları tanımlamak için kullanılan aşağılayıcı bir terimdi. paganus “köylü, kaba” gibi anlamlara gelir. o zamanlar kullanılan daha sonra hristiyanların benimsediği heathen da kırlık alanlarda yaşayan anlamına gelir. eski zamanlarda şehir hayatını benimsemeyip, kırlarda yaşayan, mevsimlerin döngüsünü kutlayan ve atalarının inançlarını yaşamaya devam eden insanlar için kullanılıyordu. daha sonraları hristiyanlar "pagan" ve "heathen" kelimelerini kafir anlamında, kendilerinden olmayan herkesi hatta müslümanları ve musevileri bile aşağılamak için kullanmışlardır. haçlı seferlerinde, istanbul’un yağmalanmasında hristiyanlar hep kendilerine karşı pagan düşmanlar olduğuna inanmışlardır.

Günümüzde tek tanrılı ve kitaplı dinlere değil, doğa kökenli çok tanrılı dinlere inanan insanlar bu terimi gururla sahiplenirler. türkçe sözlüklerde karşılığının "putperest" olmasının bu terimi açıklamaya yetmeyeceği aşikardır.

Pagan inançları kabul etmiş kişiye denir, dolayısıyla "pagan" kelimesi hem Sıfat hem isim olarak kullanılır. yeterli bilgi olmadan yapılan yorumların tersine dinsizlik, ateizm ya da satanizm ile ilgisi yoktur, olmamıştır. yüzyıllardır süren hristiyan propagandalarının tersine, paganların cennet ve cehennem inançları olmadığı gibi, şeytan inançları da yoktur ve inanmadıklarına tapmaları da söz konusu olamaz.

Paganların ruhban sınıfı yoktur, örgütlü bir din yapısı da yoktur bunun yerine çeşitli pagan inançlar vardır ve tanrı ve tanrıçaya ulaşmanın yolunun bir değil çeşitli olduğunu düşünürler. doğanın efendisi değil onun bir parçası olduğuna inanır ve tüm ruhani çabalar ile (meditasyon, dua, tapınma, ibadet, büyü, sihir, ritüel vs.) yaşadığımız dünya ve paganizmin temeli olan öte dünya ve tanrıça ile bütünleştiklerini düşünürler.

Popüler kültürün coşmasıyla bir tüketim nesnesi gibi öne çıkmasına rağmen paganlar, inançlarının temeline inmeyi ve paylaşmayı tercih ediyorlar, inançlarında propaganda yapmak yoktur, zaten buna ihtiyaçları da yoktur çünkü mevsimlerin ve yaşamın sonsuz döngüsüne inanan paganlar kendi iç huzurlarına ulaşma çabasıyla yeterince meşguldur.

Paganlar gizli örgütler ya da komplo teorilerini reddederler, bunun yerine ortak bilince ve paylaşıma inanırlar, mesih yoktur, gelip herkesi kurtaracak hızır da yoktur onlara göre, bu dünyanın ölümden sonrası için sınav olduğunu öne süren tek tanrılı dinlere karşı paganlar ölümden sonra yaşamaya ve tekrar doğmaya devam eden ruh ile herşeyin birbirini tamamladığı döngüsel bir inançlar sisteminde yer alırlar. paganların inancının temeli gaia, kutsal kitapları doğadır.
 

erlkonig

Kayıtlı Üye
Katılım
10 May 2010
Mesajlar
524
Beğeni
50
İş
Öğrenci
Bana Paganizmde kabul görmüş Tanrı ve Tanrıçalar hakkında bilgi verebilir misiniz?
 

dynamic apnea

Kayıtlı Üye
Katılım
25 Haz 2008
Mesajlar
2,596
Beğeni
142
Konum
somewhere outthere
İş
dış ticaret uzmanı
Hristiyanlık ve Pagan isimli bir başlıktan alıntı yaptım; belki işinize yarar...


Hristiyanlık, aslında yahudiliğin hellenileştirilip(hellenizm), Pagan/putperest dinine dönüştürülmüş halidir..
İncil’in içinde pek çok pagan öğesi bulunmaktadır…İsa’dan önce de ölen ve dirilen pagan Tanrıları vardı..Greko Romen etkisinde büyümüş hristiyanlık da bu Greko Romen pagan dinlerinin devamı niteliğindedir..(Greko Romen pagan inançları hristiyanlığı öyle etkilemiştir ki İncil bile İsa’nın konuştuğu dil olan Aramice ile değil, grekçe yani Yunanca ile yazılmıştır)
İsa’nın “Tanrı oğlu” yahut “Tanrı’nın özünden Tanrı”….vs olması,İsa’nın kanıyla günahlarımızdan/suçlarımızdan arınma fikri(İbraniler 13:12,Rom 3:25-26..vs) ,İsa’nın ölüp dirilmesi ve şeytana karşı “zafer”kazanması ve daha pek çok öğe Hellenistik dönemde oluşmuş Greko Romen Pagan dinlerinin ayrıca bunlara bağlı mistik gizem kültlerinin etkileri sonucudur…
Dionysos’tan başlayalım…
Dionysos Greklerde “şarap Tanrısı” idi..Bu gizem kültünün MÖ 300-200 yıllarında oluşup çok hızlı bir şekilde yayıldığı söylenmektedir..Dionysos Roma’da Bakkhus ile özdeşleştirilmişti..
Mesela Dionysos da 25 Aralıkta doğmuştur, geleneğe göre İsa’da 25 Aralıkta doğmuştur…
İncil’deki bölümlerin hepsi Grek pagan dinleri etkisinde Grekçe yazılmış metinlerdir…Ama bütün incillerin arasından Grek pagan etkilerinin, gizem kültleri etkilerinin en çok görüldüğü İncil “Yuhanna incili”dir…Pavlus’un mektupları da aynı şekilde Grek pagan inançlarından büyük oranda etkilenmiştir…Bu incili paganlıktan dönmüş kişilerin yazdığı sanılmaktadır(olasılıkla Efesliler)
Yuhanna incilinde paganizmden kaynaklanan pek çok “mistik” ve “gizem” anlatımları bulunmaktadır…
Örneğin incildeki şu gizemli ve mistik anlatım:
“Yu 6:53 İsa onlara şöyle dedi: «Size doğrusunu söyleyeyim, İnsanoğlu’nun bedenini yiyip kanını içmedikçe, sizde yaşam olmaz.
Yu 6:54 Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.
Yu 6:55 Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.
Yu 6:56 Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.”
(benzeri anlatımlar Pavlus’un mektuplarında da bulunur)
Çok tuhaf ayetler değil mi? Bu ayetlerin yahudi kaynaklı olmadığı bilim adamlarınca belirtilmiştir..
Peki bu ayetlerin kaynağı nedir?
Greklerin pagan Dionysos ve Attis kültüdür…Bu ayin bir pagan ayiniydi..Dionysosçular da sembolik olarak (hatta bazen bir hayvanı kurban ederek onun etini sembolleştirip) Dionysos’un etini yiyip kanını içiyorlardı….Bu sembolik ayin ile Dinysos’un ruhuyla birleştiklerine,ölümsüz olduklarına, arınıp yeniden doğduklarına..vs inanıyorlardı…(Prof.Barry Powell’in belirttiği gibi)
Bugün kiliselerin hepsinde gizem kültlerine ait bu eski pagan ayini yapılmaktadır…özellikle katolik ve ortodoks kiliselerinde ekmek bölünür..İsa’nın eti ya da bedeni denilerek yenir. Kırmızı şarabın, gerçekten İsa’nın kanına dönüştüğüne inanılır “İsa’nın kanı” diyerek içilir…
Yuhanna incilinin yazarı (yahut yazarları) da Paganların bu ayinini, İsa’ya uyarlamışlardır,İsa’nın ağzına koymuşlardır yukarıdaki örnekte olduğu gibi…
Ayrıca sadece Yuhanna incilinde bulunan (çünkü dediğim gibi yuhanna incili Pavlus’un mektuplarıyla beraber Paganizmden en fazla etkilenmiş yazıdır) ilginç başka bir hikaye daha vardır:
“Yu 2:7 İsa hizmet edenlere, «Küpleri suyla doldurun» dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.
Yu 2:8 Sonra hizmet edenlere, «Şimdi bundan alın, şölen başkanına götürün» dedi. Onlar da götürdüler.
Yu 2:9-10 Şölen başkanı, şaraba dönüşmüş suyu tattı.”
Evet “Suyu şaraba dönüştürme”…İlginç bir mucize…
İsa’nın şarapla ne ilgisi vardı?
Bu ayetin kökeni de şarap Tanrısı Dionysos’tan gelmektedir…
Dionysos da aynı İsa gibi suyu şaraba dönüştürmüştü…Ve bu mucize Dionysos inanlılarınca sürekli dile getiriliyordu…Yuhanna incili yazarları bu mucizeyi kendi tanrıları olan İsa’ya uyarlayıverdiler..
Peki İsa’nın üçüncü gün ölümden dirilmesi anlatımı nereden geliyordu? Bu fikir orijinal miydi? Hayır değildi..
Bu fikrin kaynağı da pagan Dionysos kültüdür…
Dionysos’un dirilmesi ile ilgili farlı anlatımlar vardır…Çoğunda Dinysos ölür gömülür ve sonra ölümden dirilir!! Hatta Dionysos’un ölümden dirilmesi bu pagan dininin taraftarlarınca her yıl kutlanıyordu….
İncil yazarları da bu “ölüp dirilme” hikayesini Dionysos’tan alıp İsa’ya uyarladılar..
Ayrıca Grek pagan dinlerinde Mö400 yılından itibaren “pharmakos” kavramı önem kazandı..Phamakos “günah keçisi” anlamına gelir…
en.wikipedia.org/wiki/Pharmakos
Dionysos’da kutsal “pharmakos” idi…Yani aynı İsa gibi kaderinde acı çekmek ve “insanların iyiliği için” insanların menfaati için ÖLMEK vardı,ölmesi gerekiyordu…İnsanların günahlarını kanıyla affettiriyordu…(bkz.”İsa gizemleri” adlı kitap)
İncilin yazarları da aynı teolojiyi İsa’ya uyarladılar…Böylece İsa’nın da ölmesi günahları bağışlatmak için kurban olması gerekiyodu…Yani pagan dininden alıp hristiyanlığa koydular..(ilk önce Pavlus koydu)
Hristiyanlığın ikinci kaynağı ise Mitracılık idi…Bu da Dionysos kültü gibi bir gizem kültü idi…Pek çok bilim adamı ve yazar Mitraizmin hristiyanlığı doğrudan etkilediğini söylemektedir…
Bazı hikayelerde bazı ayrıntı farklılıları olsa da Roma Mitrasının da Hristiyan İsası ile benzeşen pek çok yönü vardır..
Mitracılığın Roma versiyonunda (İran değil sadece Roma Mitra versiyonlarında Mitra ölür ve dirilir) Mitra ölüp dirilmiştir…Kendini insanlık uğruna “feda” etmiştir…Dirilişi pagan taraftarları tarafından kutlanmıştır..
Ayrıca genel olarak pagan dini inanırlarının önderlerinin giyim tarzları da bugünkü katolik ve ortodokslarınkine benzeiyordu çok şaşalıydı…Tapınaklarının süslemeleri de bugünkü katolik ve ortodokslarınki gibi çok süslü ve görkemli idi… haç ve “balık” sembollerinin zaten pagan kökenli oldukları biliniyor…
Çeşitli hristiyan sanatları resimleri de direkt Mitracılık ve Dionysos sanatlarından ayrıca çeşitli pagan Yunan dini sanatlarından gelir..
İsis Mısır tarihinin başından sonuna kadar, İsis, Mısır’ın en büyük tanrıçası olmuştur. Yararlı bir tanrıçadır ve sevgisi tüm yaşayan canlıları kapsayan bir annedir. Kimi zaman başı üzerinde yer alan bir yıldız ve beyaz tacıyla, kimi zaman da kucağında çocuğunu emzirir, süt verir halde tasvir edilen ve Mısır metinlerinde Sirius gibi “vericilik” özelliğiyle nitelenen İsis, aynı zamanda Osiris’in beden parçalarını bir araya getirmeye çalışan bir ilahedir. Şefkatli bir anne gibi verici olan İsis’in diğer belirgin özellikleri sorumluluk taşıması, vazifesine bağlı olması ve sadık kalmasıdır (Ona tapınma Mısır’ın sınırlarının çok ötesinde İngiltereye’ye bile yayılmıştır.)
Aslında, erken Hristiyanlık, O’nun bazı özelliklerini Bakire Meryem’e atfetmiştir. Şevkatli ve koruyucu anne olarak, onun kültüne yakın olan doğu insanlarına İsis çekici gelmiştir. Hiç kuşkusuz, birçok Madonna ve çocuk ikonaları, çocuğu Horus’u emziren İsis görüntülerini çağrıştırır
HORUS VE İSA
Hıristiyanlıktaki teslis inancının (üçleme – Baba, Oğul ve Kutsal Ruh) da başka inançlardan alındığı bellidir. İzis, Osiris ve Horus, büyük Mısır teslisidir! Bu teslis inancı Hz. İsa’dan yaklaşık üç yüz yıl kadar sonra hıristiyan inancına uyarlanmıştır. “Antik Tanrı” dedikleri İsis’in heykelcik ve resimleri Meryem Ana ve Çocuğuna dönüşmüştür.
Horus Mısır’da Tanrının oğlu idi. Hıristiyan kilisesi ve eski Mısır arasında inanılmaz bağlantılar vardır.
Hz. İsa dünyanın ışığı idi.
Horus’da dünyanın ışığıdır.
Hz. İsa bakire Meryem’in oğlu.
Horus’da bakire İsis’in oğludur. Hz. İsa’nın 12 havarisi vardır.
Horus’un da 12 takipçisi vardır.
Meryem’in kucağında İsa’yı tasvir ettiği resim ile Mısırlıların İsis’i kucağında Horus’u tasvir ettiği resim ayrıdır.
Aynı şekilde Mitra, Diyanissos, Attis, Krişna aynı özellikleri gösterir. Hepsinin doğumu 25 Aralıktır ve hepsi çarmığa gerilmiştir..
 

erlkonig

Kayıtlı Üye
Katılım
10 May 2010
Mesajlar
524
Beğeni
50
İş
Öğrenci
Teşekkür ederim ilginç bilgiler. Ellerine sağlık ama aradığım bunlar değil. Tanrıça Gaea ve diğerleri hakkında bilgi almak istiyorum.
 

GrizzlyBear

Kayıtlı Üye
Katılım
15 Eyl 2008
Mesajlar
198
Beğeni
16
Yaş
30
Konum
İstanbul
Paganlık başlı başına bir din değil, doğa tabanlı dinlerin hepsini kapsayan bir terimdir. Bu nedenle Mısır Paganizmi, Kelt Paganizmi, Nors Paganizmi, Slav Paganizmi, Asya Paganizmi... gibi uzayan onlarca Pagan inancın Tanrı ve Tanrıça'larını içermektedir ve bu sayı binlere kadar çıkabilir. O nedenle özellikle öğrenmek istediğiniz bir Paganist akımın Tanrı-Tanrıça'ları varsa belirtin ve ona göre bazı bilgiler paylaşayım. Ya da bir süre beklerseniz bu konuda bir yazı dizisi hazırlamaya başlayabilirim.

Saygılar.
 

erlkonig

Kayıtlı Üye
Katılım
10 May 2010
Mesajlar
524
Beğeni
50
İş
Öğrenci
Hazırlarsanız mutlu olurum. Ama aynı şeyin birden çok dinde birden çok karşılığı var. Pagan inancında bunlar aynı tanrı ama farklı kültürlerde farklı isimler almış olarak mı kabul görüyor?
 

damisela

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Eki 2010
Mesajlar
13
Beğeni
0
Hazırlarsanız mutlu olurum. Ama aynı şeyin birden çok dinde birden çok karşılığı var. Pagan inancında bunlar aynı tanrı ama farklı kültürlerde farklı isimler almış olarak mı kabul görüyor?
Evet, bir pagan kültüründe anıldığı isimle, diğer pagan kültüründe anıldığı isim farklı oluyor. Önemli olan yaratıcının dişisel ve eril haline ve vasıflarına inanmış olmak.

Örneğin; aşk yaratıcının dişil vasfı olarak kabul edilir ve farklı pagan kollarında farklı farklı isimler alır.

Bazen bazı vasıfların dişilik ve eril hali de değişebilmekte. Önemli olan onların hepsini bir bütün olarak görmek. Bir bütün olarak dapğılan yaratıcının enerjisi onlar. Yaratıcı içerisinde herşey mevcut; ne kadar tanrıça mevcutsa o kadar tanrı mevcuttur mesela. Herşeyden vardır yani ve eşittir. Önemli olan bunu kavrayıp buna göre dua etmek.

Kabul gören tanrıçalar ve tanrılar değil, yaratıcının vasıfları yani. Sanırım sormak istediğiniz buydu.

Bu arada, bu çok daha net anlatıyor aslında:

"Kutsallık da yaşayan bir şeydir; ölümsüzdür, aklîdir, kusursuzdur. Kutsallık her şeyin yaratıcısıdır. Farklı güçlerine göre farklı isimler alır. Örneğin ona Dia demişler, çünkü her şey ondan kaynaklanır; ona Zeus demişler, çünkü o yaşamın nedenidir ya da her şeye nüfuz eder; ona Athena demişler, çünkü Aether'e uzanan kutsallığın iradesidir. Ona Hera demişler, çünkü havaya karışır; ona Hephaestus demişler, çünkü yaratıcı ateşte payı vardır; ona Poseidon demişler, çünkü denizlere varır; ona Demeter demişler, çünkü karalarda uzanır."

Diogenes Laertius 7.147. (bu kısım alıntıdır)

Değişen tanrıça ve tanrının kendisi değil aslında. Sadece kullanılan dil.

Aşk ve güzellik mesela. Dişil yandır. Roma paganizminde Venus adıyla çağırılır. Yunan paganizminde Afrodit. Kelt paganizminde ise Branwen adıyla çağırılır.
 

Revenant

Kayıtlı Üye
Katılım
22 Şub 2011
Mesajlar
11
Beğeni
1
Bana Paganizmde kabul görmüş Tanrı ve Tanrıçalar hakkında bilgi verebilir misiniz?
Aslında çok var. Bu konuya nereden baktığınızla orantılıdır. Paganizmde esas amaç(bildiğim kadarıyla) doğanın gücüdür. Yani sizin bir Tanrı ya yada bir Tanrıça ya pekte ihtiyacınız yoktur. Güç ve enerji dünyadadır ve sizin bu gücü kullanmayı bilmeniz gerekmektedir. Ancak araştırmak ve bilgi edinmek istiyorsanız Nord(İskandinav) Mitolojisi'ne bir bakmanızı önerebilirim.

Saygılarımla...
 

MarlaSinger

Kayıtlı Üye
Katılım
28 Ağu 2011
Mesajlar
723
Beğeni
142
Konum
fight club
İş
turist
Paganizm sözcüğü Latince "paganus" sözcüğünden gelir. Anlamı "köye ait", "köylü" demektir. Zamanla Roma İmparatorluğunun Hıristiyanlığı kabul etmesiyle bu eski din köylerde varlığını sürdürmüş ve "paganus", "eski dini sürdürenler" anlamında kullanılmıştır.
[FONT=Arial, sans-serif][/FONT]
[FONT=Arial, sans-serif] [/FONT]
 

Lavander

Moderator
Katılım
5 Kas 2011
Mesajlar
1,052
Beğeni
297
İş
Öğretmen
Ben bu yazıya iki noktada katılmıyorum.

1-Satanizm de budizm,wicca,şinto,zerdüştlük,asatru...vb diğer sistemler gibi politeist bir yapıda olduğundan pagan başlığı altındadır.Sevmek zorunda değiliz veya takipçisi vardır bişey diyemem ama satanizm pagan grubundadır,her ne kadar farklı bir felsefesi ve görüşü olsa da.

2-Paganlarda elbetteki ruhban sınıfı vardır.Anadoludaki taş yazıtlardan mısırdaki piramit resimlerine kadar bu her yerde bellidir.Wicca da bile rahip ve rahibe dereceleri vardır.Dolayısıyla ruhban sınıfı vardır,çünkü insiyasyon vardır.Ama tüm inançlarda olduğu gibi pagan kökenli sistemlerde de araya 3. şahıs sokmadan inandığın şeye dua ve ibadet edebilirsin.
 

MarlaSinger

Kayıtlı Üye
Katılım
28 Ağu 2011
Mesajlar
723
Beğeni
142
Konum
fight club
İş
turist
Tek tanrılı, İbrahimi dinleri ve ya bazı mezhepleri de zaman zaman "pagan" başlığı altında topladıkları için, söylediğinize katılmasam da bunun tartışmasına giremem...

İlk inanış şekli olması açısından, pek çok inanışın alt yapısını etkilemesi normal.
 
Üst