Ölüm yatağı vizyonları, insanın hayatının son anlarına yaklaşırken yaşadığı derin ve anlam yüklü deneyimler olarak anlatılır. Kişi, odada kimse yokken tanıdık bir yüz gördüğünü söyleyebilir. Bu çoğu zaman daha önce vefat etmiş bir anne, baba, eş ya da çok sevilen bir yakındır. Görülen suretler genellikle korkutucu değil, sakin ve davetkardır. Sanki bir yolculuk başlamadan önce gelen bir karşılayıcı gibidirler.
Bazı anlatımlarda yalnızca bir yüz değil, bir geçiş hissi de vardır. Bir kapı aralanıyormuş gibi, bir köprü uzanıyormuş gibi ya da yumuşak bir ışık bulunduğu ortamı dolduruyormuş gibi tarif edilir. Ortamın havası değişmiş, zaman yavaşlamış ya da ağırlaşmış gibi hissedilebilir. Bu deneyimi yaşayan kişiler, o anın sıradan bir rüya ya da hayalden farklı olduğunu özellikle vurgular.
Bu anlarda çoğu insan korkudan çok huzurdan söz eder. Yalnız olmadıklarını hissettiklerini, bir buluşmaya yaklaştıklarını ya da bir yere çağrıldıklarını anlatırlar. Ölüm, bu anlatımlarda keskin bir kopuş değil, daha çok bir eşiğe yaklaşma, bir sınırın önünde durma hali olarak dile getirilir.
Kültürler değişse de ortak tema benzerdir. Son anlarda insan, en derin bağ kurduğu yüzlerle ve güçlü bir geçiş duygusuyla karşılaşır. Bu anlatılar, ölümün yalnızca fiziksel bir olaydan ibaret olmadığını düşünenler için güçlü ve etkileyici bir yer tutar.
Bazı anlatımlarda yalnızca bir yüz değil, bir geçiş hissi de vardır. Bir kapı aralanıyormuş gibi, bir köprü uzanıyormuş gibi ya da yumuşak bir ışık bulunduğu ortamı dolduruyormuş gibi tarif edilir. Ortamın havası değişmiş, zaman yavaşlamış ya da ağırlaşmış gibi hissedilebilir. Bu deneyimi yaşayan kişiler, o anın sıradan bir rüya ya da hayalden farklı olduğunu özellikle vurgular.
Bu anlarda çoğu insan korkudan çok huzurdan söz eder. Yalnız olmadıklarını hissettiklerini, bir buluşmaya yaklaştıklarını ya da bir yere çağrıldıklarını anlatırlar. Ölüm, bu anlatımlarda keskin bir kopuş değil, daha çok bir eşiğe yaklaşma, bir sınırın önünde durma hali olarak dile getirilir.
Kültürler değişse de ortak tema benzerdir. Son anlarda insan, en derin bağ kurduğu yüzlerle ve güçlü bir geçiş duygusuyla karşılaşır. Bu anlatılar, ölümün yalnızca fiziksel bir olaydan ibaret olmadığını düşünenler için güçlü ve etkileyici bir yer tutar.