Newcomb Paradoksu / Düşünce Deneyi

Elnora_alila

Moderator
Felsefe ve karar teorisinin en ilginç düşünce deneylerinden biri Newcomb Paradoksudur. İlk kez 1960’larda fizikçi William Newcomb tarafından ortaya atılmış, daha sonra filozof Robert Nozick tarafından geniş kitlelere tanıtılmıştır. Bu paradoks, insanın rasyonel karar verme biçimini ve özgür irade anlayışını sorgulayan güçlü bir zihinsel deneydir.

Düşünce deneyinde karşınızda iki kutu vardır. Birinci kutuda her zaman 1000 dolar bulunur. İkinci kutuda ise ya 1 milyon dolar vardır ya da kutu tamamen boştur. Ancak bu oyunda kritik bir unsur bulunur: “Omega” adı verilen son derece gelişmiş bir tahmin sistemi.

Omega sizin kararınızı önceden tahmin eder. Eğer Omega sizin sadece ikinci kutuyu seçeceğinizi tahmin ederse ikinci kutuya 1 milyon dolar koyar. Eğer hem birinci hem ikinci kutuyu alacağınızı tahmin ederse ikinci kutuyu boş bırakır. Önemli nokta şudur: Omega tahminini siz seçim yapmadan önce gerçekleştirmiştir.

Şimdi iki seçenekle karşı karşıyasınızdır. Birinci seçenek sadece ikinci kutuyu almaktır. Eğer Omega sizi doğru tahmin ettiyse bu durumda 1 milyon dolar kazanırsınız. İkinci seçenek ise iki kutuyu birlikte almaktır. Ancak Omega bunu önceden tahmin ettiyse ikinci kutu boş olacaktır ve elinize yalnızca 1000 dolar geçecektir.

Paradoks tam da burada ortaya çıkar. Çünkü iki farklı rasyonel düşünme biçimi iki farklı sonuca ulaşır. Bir düşünceye göre Omega zaten tahminini yapmıştır ve kutuların içeriği artık değişmeyecektir. Bu yüzden iki kutuyu almak daha mantıklıdır; çünkü ikinci kutuda para varsa ekstra 1000 dolar kazanırsınız, yoksa en azından 1000 dolar alırsınız.

Diğer görüşe göre ise Omega’nın tahminleri neredeyse her zaman doğruysa en mantıklı davranış yalnızca ikinci kutuyu almaktır. Çünkü geçmişte yapılan tahmin büyük ihtimalle sizin kararınızla uyumlu olacaktır. Bu durumda ikinci kutuda 1 milyon dolar bulunma ihtimali çok daha yüksektir.

Bu nedenle Newcomb Paradoksu, karar teorisinde iki farklı yaklaşımı karşı karşıya getirir. Nedensel karar teorisi iki kutuyu almayı savunurken, kanıta dayalı karar teorisi yalnızca ikinci kutuyu seçmenin daha rasyonel olduğunu öne sürer.

Paradoksun asıl önemi para miktarında değil, ortaya koyduğu felsefi soruda yatmaktadır: Eğer bir sistem sizin kararlarınızı neredeyse kusursuz şekilde tahmin edebiliyorsa, özgür iradeden gerçekten söz edebilir miyiz? Başka bir deyişle, seçimlerimiz gerçekten özgür mü yoksa davranışlarımız belirli kalıplar tarafından tahmin edilebilir mi?

Bu soru günümüzde yapay zeka, ekonomi ve davranış bilimleri gibi birçok alanda hala tartışılmaktadır. Çünkü modern algoritmalar da insan davranışlarını giderek daha yüksek doğrulukla tahmin edebilmektedir. Bu açıdan Newcomb Paradoksu yalnızca bir felsefe problemi değildir, aynı zamanda geleceğin teknolojik ve etik tartışmalarına da ışık tutan bir düşünce deneyidir.


Tahmin çoktan yapılmıştır. Senin kararın artık geçmişte verilmiş olan bu tahmini değiştiremez. İşte burada paradoks ortaya çıkar.

Akıl yürütmenin bir yolu şöyle der: “Kutunun içindeki para zaten belli, o halde iki kutuyu da alırım.”
Diğer bir düşünce ise şunu söyler: “Bu sistem beni doğru tahmin edebiliyorsa, yalnızca ikinci kutuyu seçmem gerekir.”

Bu durum bazı filozoflara göre kader fikrine benzer: “Eğer beni kandırabilirsen ödülü alırsın. Ama ben zaten senin ne yapacağını biliyorum.”


Kaynak,
Causal Decision Theory
Stanford Encyclopedia of Philosophy – Newcomb’s Problem
 
Matrixste Kaan’u reves medyuma gitmesi kadın sen çoktan karar verdin sadece anlamaya çalışıyorsun mavi ve kırmızı hap teorisi yine matrixsten izlediğim kare beynimiz çok ilginç onu anlayamacak kadar irademizi aşan kendimizin bile algılamayacağımız bir olağanüstü zeka dokusu ben kendi şahsıma münhasıran ben bunu neden yaptım bazen iyi yaptım kendimi onaylama yargılama yapıyorum alt benliğimmi karar veriyor beynimi vites değiştiren arabaya benzetiyorum kararlarımı mantıksal varoluş yerine oturmuyor.
 
Geri
Üst