Namaz Kılmak

Blacklight0044

Kayıtlı Üye
Namaz neden kılınır. Allah'a yakınlaşmak, onu her daim anmak veya onun için bu dünyada elimizde olan hey şeyle ona ibadet etmek; ruh, akıl, beden. Namaz kılarken ona karar veren niyetimiz, söylediğimiz kelimeler, yaptığımız hareketler. Yani her şeyimizi kullanarak Allah'a ibadet ederiz. Peki bu mekanik bir şey midir? Ben 4 rekat değil 2 rekat kılsam, kabul olmaz mı? Veyahut ben fatiha okumasam başka bir ayet okusam. Hatta türkçe, kendi dilimde içimden geldiği gibi bir şeyler söylesem kabul olmaz mı. Allah anlamaz veya onun istediği gibi yapmadığım için kabul etmez mi? O dönemi düşündüğümüzde peygamberlerin hepsi ve onların rehberlik ettiği insanların hepsi kendi dillerinde namaz kılıyorlar, ibadet ediyorlardı. Sürekli tekrarlıyorlardı onu yücelten, onun varlığını, kudretini hatırlatan sözcükleri. Ama şimdi sadece niyetimiz ve bedenimiz ile gidiyoruz. Akıl kısmını tam kullanamıyoruz. Niyetimizi koyuyoruz, namaz kılmaya karar veriyoruz. Bedenimiz de orda. Ama söylediklerimizi tam anlamıyoruz. Bize öğretilen şeyleri söylüyoruz. Ben kendim yere çöksem ve Allah'a yalvarıp, yakarsam, onunla konuşsam bu namaz olmaz mı, olur. Bunun bir sistemi yoktur. Bunu sistemleştirmek doğru değildir. Bize zaten yol gösterilmiş. Anmak ve hatırlamak. Ben namaz yerine bir ara dediğimi yapıyordum, diz çöküp dua ediyordum. Çünkü bunun daha doğru ve değerli olduğunu düşünüyordum. Öbür türlü bir mesafe koyuyoruz. Şu kelimeleri söyle, şu hareketleri yap, gerisi önemli değil, kurduğun bağ önemli değil. O yüzden doğru bildiğim gibi yapıyordum. Sonra bir gün uyandım ve aklıma bir cümle kazınmıştı. Bir rüya görmedim sadece bu cümle yer etti aklıma uyandığımda. İkisini de yap. Düşündüm, dedim belki de namaz kılarken söylenen, yapılan bu hareketlerin, sözcüklerin bir hikmeti vardır. Benim bilmediğim, kavrayamadığım bir hikmeti vardır. Ya da niyet önemlidir. Ben o niyetle, Allah'ı anmak ve hatırlamak niyetiyle ne yapsam kardır. O günden beri iksini de yapmaya çalışırım. Hem bilinen namaz, hem de içimden geldiği gibi konuşmak.
 
Namaz farsça bir sözcüktü diye hatırlıyorum.Türk kültürü farsların sevdirmesiyle islamla çeşitlenmiş.Bunların yanı sıra ayetlerde de dediğiniz gibi allah ı anmaktan allahı ananlardan bahsediliyor.Kıldığımız namaz ermeni hristiyanların ibadetlerine benziyor.Bazı ateist kaynaklarda Kur an yeni inmeye başladığında peygamberin kabe çevresinde namaz kıldığını söylüyor.Daha dualar tam değilken nasıl bir namaz olduğunu sorguluyorlar.Peygamberin teblig emri gelmeden kurban kesmesi kısmen ibadet yapmasıda tartışma konusu olarak bu çevrelerden ileri sürülüyor.Ayrıca doğu ve batı nın da rabbi olduğundan yapılan bazı namaz hareketleri anlam dışı kalıyor.Namaz hakkında sadece kıblenin değişmesi ve bu ayet geldiğinde namazda olduklarından ayaklarını çevirmişler.Çoğu kişi ayrıca namaz çok önemli olmasına rağmen Kitapta detaylı anlatılmamasına kızıyor eksik göstermeye çalışıyorlar.

Namazın türkçe yapılması veya hareketlerinin süresinin değişmesini tartışıyoruz.Benim için önemli dürüstlük gibi dayanağın temeli olan hareketler önemli...Bir de bazı bu türkçe kılalım iki rekat kılalım gibi birine denk geldim.Kendisini uyarmışlar camide daha önce.Söylemek istediğim bu kadar pis bir insan bu kadar zararlı bir frekans görmedim.Diğer savunan ünlü kişiler var paso ağzına geleni söylüyor adam.Başkasını ilahlaştıran cahillikle prim elde etmeye çalışana odaklanmak lazım.Camiler satılmışmışta farklı amaçlarla kullanılmış.Adamın ihtiyaç fazlası diye bir şey duyduğu yok.Yol geçecek yıkılması gerekiyor veya bunlar kiliseden çevrilmiş camiler bu kadarı fazla gibi şeylere tahamülü yok.Fırın yok cami var...
 
Namaz farsça bir sözcüktü diye hatırlıyorum.Türk kültürü farsların sevdirmesiyle islamla çeşitlenmiş.Bunların yanı sıra ayetlerde de dediğiniz gibi allah ı anmaktan allahı ananlardan bahsediliyor.Kıldığımız namaz ermeni hristiyanların ibadetlerine benziyor.Bazı ateist kaynaklarda Kur an yeni inmeye başladığında peygamberin kabe çevresinde namaz kıldığını söylüyor.Daha dualar tam değilken nasıl bir namaz olduğunu sorguluyorlar.Peygamberin teblig emri gelmeden kurban kesmesi kısmen ibadet yapmasıda tartışma konusu olarak bu çevrelerden ileri sürülüyor.Ayrıca doğu ve batı nın da rabbi olduğundan yapılan bazı namaz hareketleri anlam dışı kalıyor.Namaz hakkında sadece kıblenin değişmesi ve bu ayet geldiğinde namazda olduklarından ayaklarını çevirmişler.Çoğu kişi ayrıca namaz çok önemli olmasına rağmen Kitapta detaylı anlatılmamasına kızıyor eksik göstermeye çalışıyorlar.

Namazın türkçe yapılması veya hareketlerinin süresinin değişmesini tartışıyoruz.Benim için önemli dürüstlük gibi dayanağın temeli olan hareketler önemli...Bir de bazı bu türkçe kılalım iki rekat kılalım gibi birine denk geldim.Kendisini uyarmışlar camide daha önce.Söylemek istediğim bu kadar pis bir insan bu kadar zararlı bir frekans görmedim.Diğer savunan ünlü kişiler var paso ağzına geleni söylüyor adam.Başkasını ilahlaştıran cahillikle prim elde etmeye çalışana odaklanmak lazım.Camiler satılmışmışta farklı amaçlarla kullanılmış.Adamın ihtiyaç fazlası diye bir şey duyduğu yok.Yol geçecek yıkılması gerekiyor veya bunlar kiliseden çevrilmiş camiler bu kadarı fazla gibi şeylere tahamülü yok.Fırın yok cami var...
Maalesef insanlar anlamadığını ötekileştiriyor. Bu sadece namaz için değil tüm ayetler için geçerli, ben daha önceden de dedim. Namaz farzdır değil mi, ama belirli vakitlerde, belirli sözdükler, kelimeler söylemek mi farz. Yoksa hayatta olduğun her vakit yaratıcı hatırlamak, anmak, onun istekleri ile hareket etmek mi farz. Dürüstlük, adalet, merhamet. Kafirler cehheneme gidicek, değil mi? Ama kafirler kim, kuran kime hitap ediyor. Şu an kafası karışmış, bazı kendine müslüman diyen kesim yaptıklarını görüp inanmayana kafir diyor allah, yoksa o dönemki zalim canilere mi? Zina var mesela, günah olan evli olmayan iki sevgilinin yakınlaşması mı, yoksa duygsuzu, bağsız, sadakatsiz, sadece fiziksel hazlara dayanan yakınlaşma mı? Kapanmak da aynı şekilde. Tüm ayetleri bu şekil değerlendirmeliyiz. Allah insanalara seslendi, robotlara değil.
 
Allahı anmamız bekleniyor 'siz beni anın bizde sizi anıyım hatırlıyım' diye. İkindi cuma namazı kılınması söyleniyor.Kılınca daha iyi bir düzlem oluyor sanırım o yüzden kaçırmayın diyor.Anmaktan kasıt aynı ismi tekrarlamak veya bu konuda düşünmek mi?

Kapanmak hakkında tarihçeden bakınca sümerdeki iştar rahibelerinden geldiğini söyleyenler var.Bu kadınlar kötü bir yolda çalışıyormuş.Ayette tanınmak ve korunmak için kapanması isteniyor kadınların.Eğer iştar rahibelerinden gelen bir gelenekse bu anlamsız kalıyor.Ayrıca şimdi siyah çarşafa girmek balkanlarda osmanlı zamanı ortaya çıkmış.Hristiyan rahipler taklit edilmiş ve bugünlerde biz doğru kıyafetin o olduğunu söylüyoruz.
 
Maalesef insanlar anlamadığını ötekileştiriyor. Bu sadece namaz için değil tüm ayetler için geçerli, ben daha önceden de dedim. Namaz farzdır değil mi, ama belirli vakitlerde, belirli sözdükler, kelimeler söylemek mi farz. Yoksa hayatta olduğun her vakit yaratıcı hatırlamak, anmak, onun istekleri ile hareket etmek mi farz. Dürüstlük, adalet, merhamet. Kafirler cehheneme gidicek, değil mi? Ama kafirler kim, kuran kime hitap ediyor. Şu an kafası karışmış, bazı kendine müslüman diyen kesim yaptıklarını görüp inanmayana kafir diyor allah, yoksa o dönemki zalim canilere mi? Zina var mesela, günah olan evli olmayan iki sevgilinin yakınlaşması mı, yoksa duygsuzu, bağsız, sadakatsiz, sadece fiziksel hazlara dayanan yakınlaşma mı? Kapanmak da aynı şekilde. Tüm ayetleri bu şekil değerlendirmeliyiz. Allah insanalara seslendi, robotlara değil.
Merhaba, tesettür hakkında bildiğim bir şeyi paylaşayım. Günümüzde dayatılan tesettür örtünme şekli 80 darbesinin de etkisiyle vuku bulan aşırı sağın doğurduğu öznelerden biri olan Şule Yükselșenler'in Türkiye'ye tanıttığı bir şeydir. O da dönemin arap/orta doğu modasından alıntıdır. Yani islamiyetle bir alakası yok. "Şule Baş" diye aratırsanız görebilirsiniz. Boneli şallı olan örtünme şeklidir. Şule Yükselșenler Anadolu'da kadınların örtünme şekli olan "sıkma baş" ı yeterince batılı ve modern bulmaz hatta biraz da yukarıdan bakar. O sebeple daha modern bulduğu bu örtünme şeklini tanıtmıştır. Yani tesettür de aslında her dönemde bildiğimiz şekilde değildi. Toplumlar ihtiyaçlarına ve dönemin modasına göre ayrıștılar bu konuda. Muhtemelen kurandaki örtünme de alıştığımız anlamda bir tesettür şekli olmayabilir.
 
Peki bu mekanik bir şey midir?

Duygu katmazsan mekanik olur.
Aradan çıksın diye yaparsan tam otomatik olur.

Ben 4 rekat değil 2 rekat kılsam, kabul olmaz mı?

Bana kalırsa tabi ki olur.
Ama 4 rekat Sana acaba Zahmet mi oluyor diye imtihan da gelir.

Çünkü sistem, gizliyor olabileceğimiz niyetlerimizi ortaya çıkartacak kırılmaları mutlaka yaşatır.

Veyahut ben fatiha okumasam başka bir ayet okusam.

Fatiha'dan sonra zaten istediğin bir ayeti okuyabiliyorsun. Fatiha anlami itibari ile zaten kullugun özeti. Fettah, fetih, fatiha, aynı kökten gelip, açmak aralamak anlamina geldiği için derin manalara ve nokta atışı bir imaya sahip.




Namaz, Anne baba ve devamında da iyi kollektif için mağfiret duası ile biter. Yani burada da nokta atışı bir bağlantı ve network var. Hem geçmişini ve üst soyunu arindirmak hem de ahir geleceğini dizayn etmek için telkine devam etmen istenmis. Yani kullugunu vizyoner olarak yerine getirmen istenmiş.

Yani zaten kusursuza yakın bir şekilde ortaya konmuş namaz. Sana kendi yorumunu katma imkanı da verilmiş üstüne . İstersen fatihadan sonra cin suresi oku, istersen kahredici ayetler oku..


Hatta türkçe, kendi dilimde içimden geldiği gibi bir şeyler söylesem kabul olmaz mı.


Buradaki mesele başka yorumlara kapı açılmaması Biraz da.
Başkası da saatleri değiştirir. Bir başkası biriktirir biriktirir ve aylık kılar mesela. Sonuçta yoruma bir kere açılırsa herkesin kendi mantığına göre kişiselleştirme hakkı da doğar.




Bana kalırsa bu hali ile olabilecek en kusursuz tertipte. Sonuçta peygamber bir çok stratejik kararını süreç boyunca değiştirmiş, ama namaza hiç müdahale etmemiş.
 
Son düzenleme:
Duygu katmazsan mekanik olur.
Aradan çıksın diye yaparsan tam otomatik olur.



Bana kalırsa tabi ki olur.
Ama 4 rekat Sana acaba Zahmet mi oluyor diye imtihan da gelir.

Çünkü sistem, gizliyor olabileceğimiz niyetlerimizi ortaya çıkartacak kırılmaları mutlaka yaşatır.



Fatiha'dan sonra zaten istediğin bir ayeti okuyabiliyorsun. Fatiha anlami itibari ile zaten kullugun özeti. Fettah, fetih, fatiha, aynı kökten gelip, açmak aralamak anlamina geldiği için derin manalara ve nokta atışı bir imaya sahip.




Namaz, Anne baba ve devamında da iyi kollektif için mağfiret duası ile biter. Yani burada da nokta atışı bir bağlantı ve network var. Hem geçmişini ve üst soyunu arindirmak hem de ahir geleceğini dizayn etmek için telkine devam etmen istenmis. Yani kullugunu vizyoner olarak yerine getirmen istenmiş.

Yani zaten kusursuza yakın bir şekilde ortaya konmuş namaz. Sana kendi yorumunu katma imkanı da verilmiş üstüne . İstersen fatihadan sonra cin suresi oku, istersen kahredici ayetler oku..





Buradaki mesele başka yorumlara kapı açılmaması Biraz da.
Başkası da saatleri değiştirir. Bir başkası biriktirir biriktirir ve aylık kılar mesela. Sonuçta yoruma bir kere açılırsa herkesin kendi mantığına göre kişiselleştirme hakkı da doğar.




Bana kalırsa bu hali ile olabilecek en kusursuz tertipte. Sonuçta peygamber bir çok stratejik kararını süreç boyunca değiştirmiş, ama namaza hiç müdahale etmemiş.
Ben de size katılıyorum ama anlamadan fatiha okunmasındansa türkçe şekilde çevrilmiş fatiha daha doğru geliyor. Fatiha dediğiniz kusursuz bir ayet, kulluğun özeti ama onun kusuzluğu içinde barındırdığı anlamda.
 
Ben de size katılıyorum ama anlamadan fatiha okunmasındansa türkçe şekilde çevrilmiş fatiha daha doğru geliyor. Fatiha dediğiniz kusursuz bir ayet, kulluğun özeti ama onun kusuzluğu içinde barındırdığı anlamda.

Fatihanin anlamını öğrenerek okumak çok ta zor değil.

Benim gibi hiç Arapça bilmeyen bir insan bile fatihada cümle cümle ne anlattığını kolaylıkla kademeli olarak öğrenebilir. Hatta ben kelime kelime neresinde ne söylüyor biliyorum artık. Bunu öğrenmek ve kısa sürede İçselleştirmek hiç te zor değil.



Ezbere okumak demişken Bunu insan kendi Ana dilinde bile yapıyor. Mesela Türkçe dersinde istiklal marşını ezbere okurduk tahtada. Hem de Hiç bir şey anlamadan. Sırf geçer not almak için. Hatta öğretmen duyguyla okuyun derdi, kimimiz duyguya bir türlü giremez ve rol yapardık 4 yerine 5 almak için.. Ya da tahtada konu anlatırken kitaptan olduğu gibi ezber bilgiyi aktararak anlatırdık kafamızda Hiç bir mana, şekil, vizyon, hatira oluşmadan..


Yani bir şeyi ezberine alarak özüne inmeden sırrına ermeden baştan savma yapmak emin ol kendi ama dilinde de çok sık rastlanan bir durum.

Kuran Arapça indi de tüm araplar iman mi etti? Ayetleri Bizden daha iyi, daha doğrudan anlayan büyük çoğunluk araplar ağırdan almaya başladılar.. Yani Türkçe de inseydi, türlerin yarısı yine ezbere ezbere namaz kılacaktı gelenegin etkisi ile..


Aynı dili konuşanlar değil, aynı hisleri paylaşanlar anlaşabilir diyor Mevlana..
 
Son düzenleme:
Fatihanin anlamını öğrenerek okumak çok ta zor değil.

Benim gibi hiç Arapça bilmeyen bir insan bile fatihada cümle cümle ne anlattığını kolaylıkla kademeli olarak öğrenebilir. Hatta ben kelime kelime neresinde ne söylüyor biliyorum artık. Bunu öğrenmek ve kısa sürede İçselleştirmek hiç te zor değil.



Ezbere okumak demişken Bunu insan kendi Ana dilinde bile yapıyor. Mesela Türkçe dersinde istiklal marşını ezbere okurduk tahtada. Hem de Hiç bir şey anlamadan. Sırf geçer not almak için. Hatta öğretmen duyguyla okuyun derdi, kimimiz duyguya bir türlü giremez ve rol yapardık 4 yerine 5 almak için.. Ya da tahtada konu anlatırken kitaptan olduğu gibi ezber bilgiyi aktararak anlatırdık kafamızda Hiç bir mana, şekil, vizyon, hatira oluşmadan..


Yani bir şeyi ezberine alarak özüne inmeden sırrına ermeden baştan savma yapmak emin ol kendi ama dilinde de çok sık rastlanan bir durum.

Kuran Arapça indi de tüm araplar iman mi etti? Ayetleri Bizden daha iyi, daha doğrudan anlayan büyük çoğunluk araplar ağırdan almaya başladılar.. Yani Türkçe de inseydi, türlerin yarısı yine ezbere ezbere namaz kılacaktı gelenegin etkisi ile..


Aynı dili konuşanlar değil, aynı hisleri paylaşanlar anlaşabilir diyor Mevlana..
O zaman söylenen kelime, sözcükden ziyade kişinin ne hissettiği önemli. Anlamını anlasa bile kişi yine tam hisle namaz kılamayabilir. Aynı şekil hiçbir şey bilmese okuma, yazma veya ayet, o kişi çok güzel ibadet edebilir.
 
Benim gibi hiç Arapça bilmeyen bir insan bile fatihada cümle cümle ne anlattığını kolaylıkla kademeli olarak öğrenebilir. Hatta ben kelime kelime neresinde ne söylüyor biliyorum artık. Bunu öğrenmek ve kısa sürede İçselleştirmek hiç te zor değil.
Katılmıyorum. Arapça mı okuyacak, anlamını mı içselleştirecek ? Hafif sesli okusa, dil yine ezbere dönecek ve aklı o arada anlamı neydi, doğru mu düşündüm diye vesvese üretmeye başlayacak. Din de zorlama yoktur klişe bir cümle olarak kaldı hayatlarımızda ama görünen o ki hala 'yazıldığı dilde okunması gerekir' düşüncesinden çıkılamıyor.


O zaman söylenen kelime, sözcükden ziyade kişinin ne hissettiği önemli. Anlamını anlasa bile kişi yine tam hisle namaz kılamayabilir. Aynı şekil hiçbir şey bilmese okuma, yazma veya ayet, o kişi çok güzel ibadet edebilir.
Anlamını bilmediğiniz bir şeyi nasıl içselleştireceğinizi eğri de otursak açık konuşalım. His üreten, farklı bir dilde yazılmış kelimeler bütünü değildir ; o kelimeleri okuyuş biçiminizdir. Yani makamdır. Söylenen sözün anlamını bilmeseniz de doğru nota ve ses sizi bir anda içsel patlamaya sürükleyebilir.

Yaşar Nuri Hoca'nın mükemmel bir örneği var bu konuda, diyor ki : ''Hocanın biri mal paylaşımının nasıl yapılacağını anlatan ayeti okuyor, bizimkiler hüngür hüngür ağlıyor.'' Ne alaka dimi ? Aynı cümleleri Türkçe okusa, dinleyenlerden bir kısmına mantıklı, bir kısmına ise mantıksız gelir. Ve kimse ağlamaz.

Manasını bilmeden içselleştirdiğinizi düşündüğünüz her cümle, emin olun, tınıdandır. Solfej frekansını en iyi kullananlarda din adamlarıdır. Görünmeyen manipülasyon nasıl olur örneği..
 
Geri
Üst