Gerçekten sayfalarca yazıp yazıp sildim. Kırk dakika olmuş. Bu kesinlikle anlatılacak bir şey değil. Kusuru yaradan örtmemiş ama insanlar örteceğini sanıyor. Çok kapsamlı bir konu. Hangi birinden bahsedelim. Psikoloji ve farkındalık yazılarını biraz fazla okuduğum için az çok anlatabilirim sandım ama imkanı yok anlatamam. Hiçkimsenin ne düşündüğüyle ilgilenmiyorum. İnsanlardan uzak durduğum için ve iş ortamlarında bile duvar gibi olduğum için bana çarpan geri sekiyor. İnsanların benim hakkımda veya başkaları hakkında ne düşündüğü gerçekten beni ilgilendirmiyor ve istemsiz merak dahi etmiyorum. Yüzümü yıkarım, kişisel temizliğime dikkat ederim. Bu kadar, bitti. Telefonumun ekranı kırık. İki tane takım diyebileceğim pantolonum ve kazağım var. Fazla elbise almam. Yıkaya kuruta giyerim. Ekstram yok. Tek başıma vakit geçirmeye bayılırım. Kimsenin olmadığı yerlere giderim. Yani şunu demek istiyorum. Hiçbir şeye fazla takılmam. Kimsenin ne düşündüğüyle ilgilenmem. Kimsenin işine burnumu sokmam. Bana bir şey danışanlara bilmiyorum derim. Tabiri caizse soğuk ama kendime çok sıcak bir insanım. Kusur dediğiniz örtülmez. O sizin farkınızdır. İnsan farklılıklarını dışlamamalıdır. Bir elbiseyi kırk defa yıkaya kuruta giyebilirsiniz. Bir ay boyunca sevdiğiniz bir menüyü sürekli yiyebilirsiniz. Sessiz bir yerde oturup kimseyi rahatsız etmeden sesli düşünebilirsiniz veya gülebilirsiniz. Telefonunuzun ekranı kırık olabilir. Takılarınız olmayabilir. Sade giyinebilirsiniz. Saçınız dağınık kalabilir. Berdoş, deli, rahatsız, fakir vs. diye düşünebilirler ama siz kendinizi yargılamayın, dinleyin. Rahat ettiğiniz durumların üzerini üç beş geri kafalı kusur görüyor diye örterseniz, hayattan ne tat alırısınız ne de kendinizi sevebilirsiniz. Çünkü kendinize düşmanlık edersiniz. Bu da enerjinizi düşürür. Bırakın, zaman akıyor ve biz yaşıyoruz. Elalem ne derse desin.