horlack
Kayıtlı Üye
A
Bu mesaj, gerçekliği arayanlar için bir rehberdir
Ama herkes bu mesajı aynı şekilde algılamaz.
Bazı insanlar gerçeği arar.
Henüz görmeseler bile düzenin varlığını hissederler.
Bilmedikleri alanlara karşı açık kalırlar.
Geçmişten öğrenir ve geleceği düşünürler.
Bu insanlar yeni bilgiyle uyum sağlar.
Onlar gelişir.
Bazı insanlar ise yalnızca gördükleri dar gerçekliğe inanır.
Yeni bilgi geldiğinde onu reddederler.
Onlar için sorun bilgi eksikliği değildir.
Sorun, zihnin kapanmış olmasıdır.
Bu yüzden yeni bir gerçek onlara ulaştığında
onu duymuş olsalar bile anlayamazlar.
Bir de üçüncü grup vardır.
Bu insanlar gerçeği değil, çıkarı takip eder.
Gerçeğe yaklaştıklarında onu kabul eder gibi görünürler.
Ama çıkarları değiştiğinde hemen geri dönerler
.Onlar belirsiz bir alanda yaşar.
Kendi içlerinde kararsızdırlar.
Bu yüzden ne gerçekliğin tarafına geçebilirler
ne de eski düşüncelerinden kurtulabilirler.
B
Gezegen üzerinde yeni bir bilinç türü ortaya çıkacaktır.
Bu tür diğer canlılardan farklı olacaktır.
Çünkü bu tür yalnızca hayatta kalmakla yetinmeyecek.
Anlam arayacaktır.
Doğayı inceleyecek.
Evreni anlamaya çalışacak.
Bilgi biriktirecek.
Bu nedenle bu tür gezegen üzerinde önemli bir rol üstlenecektir.
Ama bu rol risklidir.
Çünkü bilgi ve güç aynı anda büyür.
Eğer bilinç gelişmezse
güç yıkım üretir.
İnsana evreni kavrama kapasitesi verildi.
İnsan nesneleri adlandırabilir.
Kavramlar oluşturabilir.
Bilgi sistemleri kurabilir.
Bu yetenek uygarlığın temelidir.
Bilim, dil, teknoloji… hepsi buradan doğar
Ama bu kapasite aynı zamanda tehlikelidir.
Çünkü bilgi güç üretir.
Güç ise bilinç gelişmeden büyürse
denge bozulur.
Bu yüzden insan türünün kaderi
bilgi ile bilinç arasındaki dengeye bağlıdır
C
İnsan türü ortaya çıktığında
doğayla uyum içinde yaşıyordu.
Bu aşamada insan henüz tam bilinçli değildi
.Hayatta kalma içgüdüsü güçlüydü
ama karmaşık seçimler yoktu.
Sonra insan yeni bir kapasite kazandı.
Seçme kapasitesi.
Bu kapasite bilgiyle birlikte geldi.
Artık insan yalnızca yaşayan bir canlı değildi.
Düşünen bir varlıktı.
Ama düşünme yeteneği bir risk taşır.
Çünkü her seçim iki yol üretir
İnsan önünde iki yol buldu.
Birincisi doğanın dengesiyle uyum içinde yaşamak.
İkincisi doğayı kontrol etmeye çalışmak.
İnsan ikinci yolu denedi.
Bu noktada insan bilinci tamamen değişti.
İnsan artık doğanın bir parçası değil
doğayı değiştiren bir varlık haline geldi.
Bu dönüşüm insanı geliştirdi
ama aynı zamanda çatışmayı da başlattı.
Bu yüzden insan artık eski yaşam biçimine geri dönemezdi.
Bilgi kazanıldığında
masumiyet geri gelmez.
İnsan yeni bir aşamaya geçti.
Artık öğrenerek ilerlemek zorundaydı.
Hata yapacak
sonuçları yaşayacak
ve tekrar deneyecekti.
Bu mesaj, gerçekliği arayanlar için bir rehberdir
Ama herkes bu mesajı aynı şekilde algılamaz.
Bazı insanlar gerçeği arar.
Henüz görmeseler bile düzenin varlığını hissederler.
Bilmedikleri alanlara karşı açık kalırlar.
Geçmişten öğrenir ve geleceği düşünürler.
Bu insanlar yeni bilgiyle uyum sağlar.
Onlar gelişir.
Bazı insanlar ise yalnızca gördükleri dar gerçekliğe inanır.
Yeni bilgi geldiğinde onu reddederler.
Onlar için sorun bilgi eksikliği değildir.
Sorun, zihnin kapanmış olmasıdır.
Bu yüzden yeni bir gerçek onlara ulaştığında
onu duymuş olsalar bile anlayamazlar.
Bir de üçüncü grup vardır.
Bu insanlar gerçeği değil, çıkarı takip eder.
Gerçeğe yaklaştıklarında onu kabul eder gibi görünürler.
Ama çıkarları değiştiğinde hemen geri dönerler
.Onlar belirsiz bir alanda yaşar.
Kendi içlerinde kararsızdırlar.
Bu yüzden ne gerçekliğin tarafına geçebilirler
ne de eski düşüncelerinden kurtulabilirler.
B
Gezegen üzerinde yeni bir bilinç türü ortaya çıkacaktır.
Bu tür diğer canlılardan farklı olacaktır.
Çünkü bu tür yalnızca hayatta kalmakla yetinmeyecek.
Anlam arayacaktır.
Doğayı inceleyecek.
Evreni anlamaya çalışacak.
Bilgi biriktirecek.
Bu nedenle bu tür gezegen üzerinde önemli bir rol üstlenecektir.
Ama bu rol risklidir.
Çünkü bilgi ve güç aynı anda büyür.
Eğer bilinç gelişmezse
güç yıkım üretir.
İnsana evreni kavrama kapasitesi verildi.
İnsan nesneleri adlandırabilir.
Kavramlar oluşturabilir.
Bilgi sistemleri kurabilir.
Bu yetenek uygarlığın temelidir.
Bilim, dil, teknoloji… hepsi buradan doğar
Ama bu kapasite aynı zamanda tehlikelidir.
Çünkü bilgi güç üretir.
Güç ise bilinç gelişmeden büyürse
denge bozulur.
Bu yüzden insan türünün kaderi
bilgi ile bilinç arasındaki dengeye bağlıdır
C
İnsan türü ortaya çıktığında
doğayla uyum içinde yaşıyordu.
Bu aşamada insan henüz tam bilinçli değildi
.Hayatta kalma içgüdüsü güçlüydü
ama karmaşık seçimler yoktu.
Sonra insan yeni bir kapasite kazandı.
Seçme kapasitesi.
Bu kapasite bilgiyle birlikte geldi.
Artık insan yalnızca yaşayan bir canlı değildi.
Düşünen bir varlıktı.
Ama düşünme yeteneği bir risk taşır.
Çünkü her seçim iki yol üretir
İnsan önünde iki yol buldu.
Birincisi doğanın dengesiyle uyum içinde yaşamak.
İkincisi doğayı kontrol etmeye çalışmak.
İnsan ikinci yolu denedi.
Bu noktada insan bilinci tamamen değişti.
İnsan artık doğanın bir parçası değil
doğayı değiştiren bir varlık haline geldi.
Bu dönüşüm insanı geliştirdi
ama aynı zamanda çatışmayı da başlattı.
Bu yüzden insan artık eski yaşam biçimine geri dönemezdi.
Bilgi kazanıldığında
masumiyet geri gelmez.
İnsan yeni bir aşamaya geçti.
Artık öğrenerek ilerlemek zorundaydı.
Hata yapacak
sonuçları yaşayacak
ve tekrar deneyecekti.