Kozmik İnsan

logii

Kayıtlı Üye
Katılım
17 May 2009
Mesajlar
1,044
Tepkime puanı
270
Kozmik İnsan

hp6unwy4vz.JPG


Bir de şöyle düşünelim: Astronomik olarak Güneş, Dünya'dan 1 milyon kezden daha fazla büyük bir gökcismi. Halbuki Güneş'in ortalama bir yıldız olduğu da biliniyor ve içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisinde pek çok benzeri var. Güneş sistemimiz galaksinin kollarında bir noktada yer alıyor. Güneş'in galaksi merkezine olan uzaklığı 26 bin ışık yılı ve bir ışığın galaksimizi boydan boya seyahat edebilmesi için 130 bin ışık yılı gerekiyor. Örneğin Andromeda galaksisinden gelen ışık ancak 2 milyon ışık yılında bize ulaşabiliyor. Unutmamalıyız ki evrende milyonlarca galaksi olduğu sanılıyor. Ne kadar büyük, aklımızın alamayacağı ölçeklerin içinde yaşadığımızın farkında mıyız? Biz de bu ölçekler içinde bir toz zerresi gibiyiz.

Benzer biçimde; vücudumuz dokulardan, dokular hücrelerden, hücreler çok daha küçük ölçekte, tüm her şeyle birlikte atomlardan hatta atom altı parçalardan, partiküllerden oluşuyor. Dev astronomik ölçekler karşısında biz toz zerresiysek, peki atomları bu ölçekte nereye koyalım?

Uzayda küçük bir gezegende kendi tarihimiz içinde gelişiyor, savaşıyor hatta neredeyse birbirimizi yiyoruz. Sıcak savaşlar, ticaret savaşları, din savaşları içindeyiz. Halbuki kafamızı kaldırıp evrene baktığımızda aslında içinde bulunduğumuz konumu çok daha iyi anlayabiliriz. Evrenin bir parçasıyız, merkezi değil. Aklımız var ve bu sayede Mars'a kadar robot gönderebildik. Bilge kişilerden sokaktaki insana kadar sayısız tonda niteliğe sahibiz.

Neden böylesi dev ve mikroskopik düzeylerden bahsettim? Zira bilgi bizim için sonsuz olduğu gibi, daha bilinmeyen pek çok şey var. Enerji-madde dönüşümünden uzaydaki karadeliklerin dinamiklerine kadar araştırıyoruz ama çoğu zaman kendi iç dünyamıza bakmayı göz ardı ediyoruz. Halbuki bir de iç uzayımız var. Eskiler Yukarıda ne varsa, aşağıda da o vardır demişler. İşte astroloji bize bu büyük sistem içinde kozmosla bağlantımızı açıklayan büyük bir bilgi hazinesidir.

İnsan sonuçta kozmik değil midir? Kozmosun yani evrenin parçasıyız.

Kendimize daha geniş bir perspektiften bakmaya başlarsak, ancak o zaman karşılaştığımız sorunlara daha objektif çözümler getirebiliriz. Yine eskiler Kendini bil demişler.Yunus Emre, Mevlana ve pek çok mistik bize hep yanı şeyi demeye çalışıyorlar.

Bilim maddi dünyayı araştırırken, varlığının anlamına erişebilmek için bu devasa kozmosun içindeki akıllı düzeni ve aslında hiçbir şeyin rastlantı olmadığını görünce astrolojiyi daha rahat fark etmeye başlayacak. İnsanoğlu Rönesans'la birlikte evrene açıldı, onu anlamaya koyuldu ve şimdi işte kendi iç evrenimizle kozmos arasındaki bağları yakalayabilmek için astrolojiyi, bu eski bilgiyi yeniden keşfetmeye başladı. Astroloji insana bir zerre olduğunu gösterirken, aslında bu zerrenin ne kadar özel, ne kadar kendine özgü, yaratıcı ve kozmosla bir olabileceğini açıklayabilecek en güzel anahtar durumunda. Her şey birlikte yattığına, sayılar bile bir rakamından türediğine, sembolik anlamda yaratıcı noktadan çıktığına göre astroloji bize insanla evren arasında tıpkı bir matrisin hücrelerindeki kodlar, şifreler gibi en açıklayıcı dili anlatıyor.
 
Üst