Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Hintliler, karanlık bir ahıra bir fil getirip halka göstermek istediler. Hayatı boyunca hiç fil görmemiş olan ahali, hayvandan bir şeyler anlamak için karanlık ahıra girdi. Ancak göz gözü görmediği için fili sadece elleriyle dokunarak tanımaya çalıştılar:
Karanlıkta filin hortumuna eli değen kişi: "Bu hayvan bir oluğa benziyor" dedi.
Eli filin kulağına gelen kişi, onu bir "yelpazeye" benzetti.
Filin bacağına dokunan kimse, fili bir "direk" olarak tarif etti.
Hayvanın sırtına elini koyan ise: "Bu fil bir taht gibidir" dedi.
Herkes filin neresine dokunduysa, fili sadece o parçadan ibaret sandı. Hepsinin verdiği bilgi doğruydu ama bütünü görmekten çok uzaktılar.
Herkesin görüşü (ve idraki) ancak eliyle dokunduğu yer kadardı. Herkesin elinde bir mum olsaydı, sözlerindeki ihtilaf ve ayrılık biterdi. ''Mesnevi''