Kanunları koyan kanunları kaldırır da

Blacklight0044

Kayıtlı Üye
Şuan da evrendeki kanunların hiçbirini biz koymadık. Biz hayata geldiğimizden beri dünyada, evrende var olan şeyleri inceledik ve onların çalışma prensibini anladık. Fizik, biyoloji, matematik veya maji. Biz bunları gözlemledik ve kendi aklımıza, idrakimize uygun şekilde kendimize öğrettik. Bu kanunların esneyebildiğini semavi kitaplardan anlayabiliriz. Mesela hastaların, körlerin iyileşmesi. Burada gördüğümüz ağırlıklı olarak dünyevi kanunların esnemesidir. Peki öbür tarafın kanunları esneyebilir mi? Yaradan istediği müddetçe neden esnemesin. Nedir oranın kanunları. Hepimizin ilgili olduğu ritüellerden gidelim. Öbür tarafa etki etmek için burada somut bir şey yapmamız gerek. Bir hareket, bir çaba burada bir şey uyandırmamız gerek. Oranın kanunu bunu gerektirir, benim anladığım kadarıyla. Peki buranın esnemesi nasıl olur. Bir kelimelik bir söz ile uzun bir ritüeli bir tutmak olabilir mi? Normalde ikisinin oluşturacağı enerji farklı olacaktır. Aynı şekil zikirlerde, çok uzun sayılarda çekilen zikirler ile 1 kere söylenen zikirin etkisi farklı olur, olmalı. Ama dünyada da ateş insanı yakmalı değil mi? Dünyevi kanunlar aşılabildiği gibi majikal kanunlar da aşılabilir. Ama bu tabii yaratıcının iradesi dahilinde olur. Biz eğer bir şey yaparken yaratıcıya, Allah'a seslenirsek hiçbir şekilde ümitsizliğe kapılmamız gerekir. Çünkü onun iradesi tüm kanunların üzerindedir, kanunları koyan o'dur. Aynı şekilde kaderde oranın bir kanunudur değil mi? Hepimizin bir kaderi vardır. Semavi dinler kehaneti yasakladı, neden? Sınır koyduğu için. İnsanın kendisini sınırladığı için. Yoksa sınır yoktur. Hiçbir kural, kanun veya kader çizgisi Yaratıcı'nın iradesinden üstün değildir. Kanunları koyan, kanunları kaldırır da.
 
Şuan da evrendeki kanunların hiçbirini biz koymadık. Biz hayata geldiğimizden beri dünyada, evrende var olan şeyleri inceledik ve onların çalışma prensibini anladık. Fizik, biyoloji, matematik veya maji. Biz bunları gözlemledik ve kendi aklımıza, idrakimize uygun şekilde kendimize öğrettik. Bu kanunların esneyebildiğini semavi kitaplardan anlayabiliriz. Mesela hastaların, körlerin iyileşmesi. Burada gördüğümüz ağırlıklı olarak dünyevi kanunların esnemesidir. Peki öbür tarafın kanunları esneyebilir mi? Yaradan istediği müddetçe neden esnemesin. Nedir oranın kanunları. Hepimizin ilgili olduğu ritüellerden gidelim. Öbür tarafa etki etmek için burada somut bir şey yapmamız gerek. Bir hareket, bir çaba burada bir şey uyandırmamız gerek. Oranın kanunu bunu gerektirir, benim anladığım kadarıyla. Peki buranın esnemesi nasıl olur. Bir kelimelik bir söz ile uzun bir ritüeli bir tutmak olabilir mi? Normalde ikisinin oluşturacağı enerji farklı olacaktır. Aynı şekil zikirlerde, çok uzun sayılarda çekilen zikirler ile 1 kere söylenen zikirin etkisi farklı olur, olmalı. Ama dünyada da ateş insanı yakmalı değil mi? Dünyevi kanunlar aşılabildiği gibi majikal kanunlar da aşılabilir. Ama bu tabii yaratıcının iradesi dahilinde olur. Biz eğer bir şey yaparken yaratıcıya, Allah'a seslenirsek hiçbir şekilde ümitsizliğe kapılmamız gerekir. Çünkü onun iradesi tüm kanunların üzerindedir, kanunları koyan o'dur. Aynı şekilde kaderde oranın bir kanunudur değil mi? Hepimizin bir kaderi vardır. Semavi dinler kehaneti yasakladı, neden? Sınır koyduğu için. İnsanın kendisini sınırladığı için. Yoksa sınır yoktur. Hiçbir kural, kanun veya kader çizgisi Yaratıcı'nın iradesinden üstün değildir. Kanunları koyan, kanunları kaldırır da.
Ölmeden bilemeyeceğiz ama kadim dinler ezoterik kaynaklarda ordada hiyerarşik kanunlar olduğu görünüyor yaradan bizim anladığımız dan Dahada farklı olabilir yaratıcı yüksek zeka bizim algımızı zorlayacak kadar evren kanunları sistemi yaratmıştır bilimadamları cern deneyleri zaman frekans gibi statik enerji deneyleri çalışıyor aklımızın alamayacağı kendi şahsıma münhasıran olağanüstü şeyler olduğunu düşüncedeyim aklımızı zorlayan gezegen uzay ezoterik bilim fizik yasaları var biz bu evren kanunları içinde komün insan kanunlarının koyduğu ölçütü görebiliyoruz fizik kanunları başka zannımca çok felsefik dağınık yazdım ☺️yaradan melekler soyutsal alemde orda kanunları hiyerarşik yapısı olduğunu düşünüyorum gerçekten olağanüstü inancın temelinde bu yatıyor zannımca.
 
Peygamberlerin yaptığı ve yaşadığı mucizlerden bahsettim. Yazarken aklımda onlardan vardı.
Teşekkür ederim.

Allah ateşe yakma dediğinde, yakma özelliğini durdurabilir. Sonuçta mutlak tek kudretten bahsediyoruz. Yine de ben, bu tarz anlatılarda çelişki görüyorum. Eğer bir sistem ve sistem kurucu adalet sıfatı taşıyorsa, kurallar herkes için ve her zaman değişmez olmalıdır. Kanunu koyan, kanunlarına sadık kalmalı ki adalet anlayışına delil olsun.
 
Evet dediğiniz gibi Allah mutlak adil olmalıdır. Benim düşüncem bu yaptıkları ile de adaleti sağlıyor. Çünkü inanan kullarını koruyor, onlara bazı mucizeler sağlıyor. Bu da onun adaletinin göstergesi bana göre. Zaten adil olan iyilerin ve kötülerin karşılığını alması. Öldükten sonra bunun olacağına inanıyoruz. Bu dünyada da böyle şeyler olabiliyor bilidiğimiz kadarıyla. Bir de öbür türlü zalimler ile inananları bir tutsaydı, peygamberlere mucizeler bahşetmeseydi adaletsiz davranmaz mıydı? Bir tarafta nefsinin kölesi olmuş insanlar, diğer tarafta onca zorluğa rağmen inanan ve onun sözünü yaymaya çalışan inananlar. Şu tarz bir sonuç da çıkabilir. Bazı durumlarda Allah koyduğu yasalara müdahale ediyor. Belki adalaletinden, belki merhametinden, belki sevgisinden onu bilemiyorum; ama sevgisi olduğunu düşünüyorum. Bu mucizelerde genelde hep zor anlarda oluyor. Eğer isterse, kullarını her türlü yasanın ve kanunun önüne koyabiliyor.
 
Evet dediğiniz gibi Allah mutlak adil olmalıdır. Benim düşüncem bu yaptıkları ile de adaleti sağlıyor. Çünkü inanan kullarını koruyor, onlara bazı mucizeler sağlıyor. Bu da onun adaletinin göstergesi bana göre. Zaten adil olan iyilerin ve kötülerin karşılığını alması. Öldükten sonra bunun olacağına inanıyoruz. Bu dünyada da böyle şeyler olabiliyor bilidiğimiz kadarıyla. Bir de öbür türlü zalimler ile inananları bir tutsaydı, peygamberlere mucizeler bahşetmeseydi adaletsiz davranmaz mıydı? Bir tarafta nefsinin kölesi olmuş insanlar, diğer tarafta onca zorluğa rağmen inanan ve onun sözünü yaymaya çalışan inananlar. Şu tarz bir sonuç da çıkabilir. Bazı durumlarda Allah koyduğu yasalara müdahale ediyor. Belki adalaletinden, belki merhametinden, belki sevgisinden onu bilemiyorum; ama sevgisi olduğunu düşünüyorum. Bu mucizelerde genelde hep zor anlarda oluyor. Eğer isterse, kullarını her türlü yasanın ve kanunun önüne koyabiliyor.
Yani inananlar torpilli ve kayırılıyor? Aynı zamanda tek acı çeken inananlar değil, inanmayanlar da hep acı çekiyor.
 
Bir de öbür türlü zalimler ile inananları bir tutsaydı, peygamberlere mucizeler bahşetmeseydi adaletsiz davranmaz mıydı?
Allah katında böyle bir ayrım dünyevi düzende olamaz. Denge dediğimiz şey antisi ile var olur. Var eden de neticede O'dur. Bu ayrımın yapılacağı yer, semavi dinlerde ahiret olarak geçer. Dünya iyisi - kötüsü ile bir eğitim alanıdır, yapılacak müdahale adaletsizlik doğurur. Müdahale olursa şayet seçim dediğimiz olgudan da bahsedemeyiz. Çünkü bizim yerimize bir başka seçen olur ki bu seferde öğrenim alanımız bireysel olmaktan çıkar. Çelişir yani.

Bu mucizelerde genelde hep zor anlarda oluyor. Eğer isterse, kullarını her türlü yasanın ve kanunun önüne koyabiliyor.
Ya mucize gibi görünen insanın saf yaratımı ise ? Metafiziksel anlamda yasaların işleyişini tam çözemedik sonuçta.
Bir niyaz, hikmet bilincine dokunsaydı, mucize olmaz mıydı ?
 
Olabilir. O zaman başta dediğiniz çelişki de ortadan kalkar. Ama ben bir müdahale olduğunu düşünüyorum. Çünkü kendileri isteyerek peygamber olmadılar.
 
Geri
Üst