Kadın Ve Erkek Toplumun Bize Dayattığı Bir Rol Olabilirmi?

Aces High

Kayıtlı Üye
Toplumun her insana dağıttığı roller vardır bu rollerden biride kadın ve erkek rolüdür aslında hepimiz insanız ve birbirimizede insan gözüyle bakmamız gerekir ama toplum daha tarihin en başında bizleri erkek ve kadın diye ayırmış. Biliyorum kulağa saçma geliyor ama öyle. Çünkü toplum hiçbir zaman birleştirici olmamıştır hep ayırmıştır insanları renklerine göre, dinlerine göre, ideolojilerine göre ve cinsiyetine göre ayırmıştır. Kadına biçilen rolle erkeğe biçilen rol arasında dağlar kadar fark vardır toplumun gözünde. Ama bu fark gerçekte yoktur. Toplumun yaptığı gerçeği değiştirerek insanlara sahte bir gerçeklik sunmaktır. Bu bazen para olur bazen kadın bazen erkek bazen din bazende bireyin kendisi. Sürekli bir matrix inşa eder toplum..Bizler bu matrixin içinde kendi yarattığımız toplumun zihni köleleşmiş birer fertleriyiz ama bunu biz kendimize kendimiz yapıyoruz. Bir kısır döngü içerisindeyiz. Toplumu oluşturan bizleriz fakat o toplumun bize dayatacağı gerçekliği toplum maskesiyle kendimize dayattıran yine bizleriz. .Bizler işte bu yüzden iki yüzlüyüz.. Aramızda iki yüzlü olmayanlarda var ama onlar pek bir azınlık .Keşke hepimiz o azınlığa girebilsek ama ne var ki insanlar farkına varmak yerine kendisine sunulan gerçekliğe inanmayı tercih ediyor. Çünkü bu onlara daha cazip ve daha yaşanılası geliyor. Halbuki bir adım atmayı ve neden diye sormayı öğrenebilse belki de içinde bulunduğu matrixin duvarlarını yıkıp geçebilecek...
 
Toplumun her insana dağıttığı roller vardır bu rollerden biride kadın ve erkek rolüdür aslında hepimiz insanız ve birbirimizede insan gözüyle bakmamız gerekir ama toplum daha tarihin en başında bizleri erkek ve kadın diye ayırmış. Biliyorum kulağa saçma geliyor ama öyle. Çünkü toplum hiçbir zaman birleştirici olmamıştır hep ayırmıştır insanları renklerine göre, dinlerine göre, ideolojilerine göre ve cinsiyetine göre ayırmıştır. Kadına biçilen rolle erkeğe biçilen rol arasında dağlar kadar fark vardır toplumun gözünde. Ama bu fark gerçekte yoktur. Toplumun yaptığı gerçeği değiştirerek insanlara sahte bir gerçeklik sunmaktır. Bu bazen para olur bazen kadın bazen erkek bazen din bazende bireyin kendisi. Sürekli bir matrix inşa eder toplum..Bizler bu matrixin içinde kendi yarattığımız toplumun zihni köleleşmiş birer fertleriyiz ama bunu biz kendimize kendimiz yapıyoruz. Bir kısır döngü içerisindeyiz. Toplumu oluşturan bizleriz fakat o toplumun bize dayatacağı gerçekliği toplum maskesiyle kendimize dayattıran yine bizleriz. .Bizler işte bu yüzden iki yüzlüyüz.. Aramızda iki yüzlü olmayanlarda var ama onlar pek bir azınlık .Keşke hepimiz o azınlığa girebilsek ama ne var ki insanlar farkına varmak yerine kendisine sunulan gerçekliğe inanmayı tercih ediyor. Çünkü bu onlara daha cazip ve daha yaşanılası geliyor. Halbuki bir adım atmayı ve neden diye sormayı öğrenebilse belki de içinde bulunduğu matrixin duvarlarını yıkıp geçebilecek...
Pragmamtist faydacı en iyi avantaj nasıl çeviririm mantığından insanlara cinsiyetçi rol model çizilmiş hiç bir zaman anlaşılmayacak insanlar değişken çıkarlarına uygun hareket edeceği için o an durum neyi gerektiriyorsa ahlaki ölçütü ona göre değişecek insanlık tarihinden bu böyle çekirdek aileye değişken dinamikler var insanın ahlakı zihni çıkarına göre neyi doğru kabul ediyor sa düzen de ona göre şekilleniyor kadını ve erkeği yok gibi değişken dinamikler var insan oğlu kalabalık komünleri ortak payda da buluşması tek bir ortak değer olması gerekli ama bu imkansız dogmalar inançlar farklı.
 
Toplumun her insana dağıttığı roller vardır bu rollerden biride kadın ve erkek rolüdür aslında hepimiz insanız ve birbirimizede insan gözüyle bakmamız gerekir ama toplum daha tarihin en başında bizleri erkek ve kadın diye ayırmış. Biliyorum kulağa saçma geliyor ama öyle. Çünkü toplum hiçbir zaman birleştirici olmamıştır hep ayırmıştır insanları renklerine göre, dinlerine göre, ideolojilerine göre ve cinsiyetine göre ayırmıştır. Kadına biçilen rolle erkeğe biçilen rol arasında dağlar kadar fark vardır toplumun gözünde. Ama bu fark gerçekte yoktur. Toplumun yaptığı gerçeği değiştirerek insanlara sahte bir gerçeklik sunmaktır. Bu bazen para olur bazen kadın bazen erkek bazen din bazende bireyin kendisi. Sürekli bir matrix inşa eder toplum..Bizler bu matrixin içinde kendi yarattığımız toplumun zihni köleleşmiş birer fertleriyiz ama bunu biz kendimize kendimiz yapıyoruz. Bir kısır döngü içerisindeyiz. Toplumu oluşturan bizleriz fakat o toplumun bize dayatacağı gerçekliği toplum maskesiyle kendimize dayattıran yine bizleriz. .Bizler işte bu yüzden iki yüzlüyüz.. Aramızda iki yüzlü olmayanlarda var ama onlar pek bir azınlık .Keşke hepimiz o azınlığa girebilsek ama ne var ki insanlar farkına varmak yerine kendisine sunulan gerçekliğe inanmayı tercih ediyor. Çünkü bu onlara daha cazip ve daha yaşanılası geliyor. Halbuki bir adım atmayı ve neden diye sormayı öğrenebilse belki de içinde bulunduğu matrixin duvarlarını yıkıp geçebilecek...
Ben de kesinlikle bu şekilde olduğunu düşünüyorum. Zaten cinsiyet teorisi ve modern kuir teori okursanız da bunu görebilirsiniz. "Gender" ve "sex" farklı şeylerdir. Yani belli genitallerle doğmuş olmak belli bir cinsiyeti performe etmemiz zorunluluğunu doğurmaz. Cinsiyet tamamen bir performanstır zaten. İnsanlar ait hissettiği cinsiyeti performe edebilme özgürlüğüne sahip olmalıdır. Hiçbir cinsiyeti performe etmek istemeyebilir, tüm cinsiyetleri de performe edebilir. Bunda tamamen özgürüz ve en doğal hakkımız. Ama atanmış cinsiyetini insanlara dayatan sistem özgür olmayı seçenleri dışlar. Transfobiyi meşrulaştırır. Bugün aklı fikri yerinde sandığımız insanlar bile transfobik çıkabiliyor. Bu sözlerim özgürleşmemiș yanlarımızı aşağılamak için de degil. Hepimiz öyle ya da böyle bazı yönlerden özgürlesebilmis değiliz. Ki bu oldukça acı verici bir şey. Dilerim daha özgür toplumlarda daha özgür bireyler olarak var olabiliriz.
 
Geri
Üst