içimdeki "başka bir yere aitim" hissi

50h53o153

Kayıtlı Üye
herkese merhaba, forumdaki ilk postum bu olacak. küçüklüğümden beri yıllardır okuyordum zaman zaman ama yazmak şimdi nasip oldu. bilgili abilerimin/ablalarımın görüşlerine başvurmak istiyorum çünkü bir konuda yardıma ihtiyacım var.

uzun zamandır içimde bir his var, sanki şu an burada olmamam lazım. olmak istediğim bir yer var. olmam gereken bir yer var ve oradan çok uzaktayım gibi hissediyorum. sanki beni bekleyen insanlar var. beni seven birini hissediyorum. geçmişten bir durum olamaz. sanki hiç yaşamadığım ama bir yerde paralel evrende yaşadığım bir yer gibi. hani tıpkı birileriyle buluşmak için sözleşirsin, ama biraz geç kalırsın. onlar orada bekler ve sen yoldayken hem heyecanlısındır hem de biraz geç kaldığın için gerginsindir. o hissi hissediyorum. burada olmamam lazım, orada olmam lazım. ama nerede ve kimler bilmiyorum. bazen rüyalarımda orayı görüyorum. tam tasfir edemiyorum sadece hissiyat olarak orada oluyorum. bazı sesler beni tetikliyor, bazı şarkılar beni tetikliyor. sanki orayla bir bağ kuruyorum. bazı şarkıların başındaki ufak tefek saniyelik sesler bile beni bu yönde tetikliyor.
 
Bu konuyu hiç görmemiştim. Üye artık aktif değil ama yine de yazmak istedim. Bunu aslında psikolojik olarak açıklamak isterdim. Çok basit olurdu ama bazı hissiyatlar vardır ki bilim dallarıyla açıklanamaz. Şahsen sayın üyenin hissiyatının kuvvetini bilmiyorum ama içten hissediyor işte önemli olan bu. Bu durumu yaşayan birçok kişi var ve dediğim gibi psikolojik yaklaşmak doğru olur ama basit kalır. Birgün bu hissiyatının sebebini öğrenirsin umarım.
 
Bunu daha önce okumuştum ama yorum yapmamıştım. Şimdi okuyunca da aklıma Michael Newton'un Ruhların Yolculuğu adlı kitabı geldi. Özellikle de kullanıcının "bazen rüyalarımda oradayım birileriyle, ama tasvir edemiyorum mekanı." sözleri ile aklıma geldi. Orada da gruplar reenkarne olmadan önce toplanıyorlardı ve bir yerde konuşuyorlardı ya. Belki saçma ama aklıma geldi işte.
 
Her ne oluyorsa, konfor alanımızdan çıkmamız için oluyor. Ruhumuz tekamül ettikçe genişlemeye başlıyor ve bulunduğumuz kaplar, an kalitesinde, dar bir alanda sıkışmışlık hissi yaratıyor. Sonrasında gelen 'buraya ait değilim' hissiyatının sebebi ; kişinin orada gördüğü yetersizlikten çok orada oluşunun fazlalığıyla ilgili.

Buraya ait değilim çünkü ; ruhumun misyonu var. Ve bu misyon yeni bir şeyler inşa etmeli.
Buradaydım çünkü neden burada olmamam gerektiğini deneyimlemem gerekiyordu.

Ruhun yolunda başlangıç, bizim sonuç dediğimiz kısımda. Sonuç gördüğümüz ise başlangıcımız.
Kuyruğunu ısıran yılan, sözün özü.
 
Buradaysanız burada çok önemli bir işiniz vardır demektir.

Geldiğimiz yere zaten döneceğiz dönmesine de, biz asıl buraya gelmek için can attık. Kontratımızı kendimiz seçtik.

Bana kalırsa geldiğimiz yeri daha şimdiden özlemek, buraya ait hissetmemek, yabancılık çekmek te kontratımızda vardı.

Nefsin en alt tabakası olan yorucu, tüketici hislerden herkes geçecek. Sırf bunu tatmak ve kendi kendimizi inşa ede ede başlangıçtaki halimizi bulmaya geldik. Ama bunun için doğru frekans aralığında kalmayı ve onu sabitlemeyi öğrenmek gerek.
 
Son düzenleme:
Kendinize bir cinni bulun. Yeryüzüne Cinler evsahipligi yapıyor . Cinni irade ile yönetiliyor burasi. İnsan yolcu olarak geliyor. Bunlar ise hancı. Bazı insanlar saf meleksi oluyorlar bir istisna olarak. İşte onların kendi şeytanları ile mutlaka tanışması gerek. Yoksa işin içinden çıkamazlar.
 
Kendinize bir cinni bulun. Yeryüzüne Cinler evsahipligi yapıyor . Cinni irade ile yönetiliyor burasi. İnsan yolcu olarak geliyor. Bunlar ise hancı. Bazı insanlar saf meleksi oluyorlar bir istisna olarak. İşte onların kendi şeytanları ile mutlaka tanışması gerek. Yoksa işin içinden çıkamazlar.
Saf meleksi olma durumunu biraz daha açabilir misiniz?
 
Geri
Üst