Gökyüzünden Daha Geniş Olan Sen

Elnora_alila

Moderator
Hiç, güçlü bir şekilde var olduğunuz ama “ben” duygusunun tamamen kaybolduğu anlar yaşamadınız mı?

Bunlar lütuf ve ihtişam anlarıdır. Aslında herkes bu deneyimi yaşar. Ancak çoğu zaman fark edilmez, kabul edilmez ya da hatırlanmaz. Çünkü bu anlar, egonun ve kişiliğin kurduğu yaşamla uyumlu değildir. Gündelik düzenle örtüşmezler ; zihin onları ya hayal ya da rüya olarak etiketler ve bir kenara iter.

Oysa deneyim evrenseldir. Bir an için kendini derin ve yoğun bir varoluş halinde hissedip, buna rağmen “ben” duygusunun ortadan kalktığı bir hâli yaşamamış insan neredeyse yoktur. İşte bu anlar ; güzelliğin, sevginin ve hayretin en saf haliyle hissedildiği anlardır.

Örneğin, gece gökyüzüne bakarken bir anda içinizde bir şeyin çözüldüğünü hissedersiniz. İçinizde bir boşluk açılır ama bu boşluk eksiklik değil, saflıktır. Toplumun, kültürün, dinin, geleneklerin dokunamadığı bir alan.. İlk kez gerçekten özünüzle temas ettiğiniz bir an. Masumsunuz, saf ve bozulmamışsınız. Ve dikkat çekici olan şudur : Bu deneyimin içinde “ben” yoktur. Sadece boşluk ve o boşlukta parlayan yıldızlar vardır. Sanki iki gökyüzü—biri dışarıda, biri içeride—birbirine değmiş gibidir.


Kendinizi çözülmeye ve kaybolmaya bırakın. Ancak o zaman kim olduğunuzu gerçekten keşfedebilirsiniz.

Çünkü şu an “siz” dediğiniz şey, aslında siz değilsiniz. “Ben” duygusu bir sınırdır ; bir kafes, bir hapishane gibidir. Bu kafes ortadan kalktığında, tüm varoluş size açılır.

Ve aslında gökyüzü bile sizin sınırınız değildir. Gökyüzü sizin içinizde yer alır. Siz, gökyüzünden daha geniş ; uzayın kendisinden bile daha sınırsızsınız.


Alıntı_
 
Geri
Üst