Duygular Dışı Algı

aris

Kayıtlı Üye
Katılım
3 Tem 2008
Mesajlar
660
Beğeni
132
Kendinizi olağanüstü şanslı mı görüyorsunuz? Yaşamınızda sizi şaşırtan o rastlantılar çok sık mı tekrarlanıyor? Yoksa birtakım önsezileriniz mi var? Ya da, evdekilerin bulmak için evin altını üstüne getirdikleri bir şeyi hep siz mi buluyorsunuz?

Bunların tümü ruhsal yetenek ya da genel terminolojide kısaltılmış olarak ESP (Extra Sensory Perception) diye bilinen Duyu Ötesi Algı olayının oldukça sık rastlanan biçimlerinden yalnızca bir kaçıdır. Duyu ötesi sözcüğüyle normal duyularımızı kullanmaksızın olayları algılamamızı sağlayan bir tür yetenek ya da yetenekler dizisi kastedilmektedir.

Bir elmaya baktığımızda onu görürüz. Ama, eğer bu elma görme alanımız dışında, örneğin, başka bir odada, hatta kilometrelerce uzaktaki bir odadaysa, ve biz onu yine de zihnimizde görebiliyorsak, bu imgesel bir elma olmadığı sürece, görüntüyü gözlerimizi ya da başka bir organımızı kullanmaksızın doğrudan doğruya zihnimizde algıladığımızı söyleyebiliriz. Işte bu Duyu Ötesi Algı’dır.

Gözleri kullanmaksızın gerçekleştirilen bu görme olayına ruhsalgörü (klervoyans) ya da durugörü adı verilir; ancak daha birçok Duyu ötesi algı biçimi bulunduğu bilinmektedir. Örneğin, görme alanı dışında kalan bu elmaya başka biri bakmaktaysa, doğrudan doğruya o kişinin zihninden gelen bir sinyali alabiliriz. Bunun adı uzaduyum (telepati) dur.

Bunlar Duyu Ötesi Algı (ESP) adıyla bilinen olaylardan (fenomen) yalnızca ikisidir. Belki de bu aslında yanlış bir ayrımdır; çünkü normal duyular kullanılmaksızın olaylara ilişkin bilgi edinmek ve fizik yollara başvurmaksızın olayları bir dereceye kadar denetlemek arasında bir ayrım yapmak güçtür.

Duyu ötesi algı nasıl gerçekleşir?
Hiçbir araştırmacı duyu ötesi algının nasıl bir etki olduğunu bulamamıştır. Oldukça yakın bir zamana kadar, duyu ötesi algının bir çeşit manyetik ya da elektriksel etki olduğu düşünülüyordu. Oysa, birkaç ustalıklı deney, bunun doğru olmadığını kanıtlamıştır. Bir kere, elektriksel bir enerjinin uzaklık arttıkça zayıflaması gerekir, oysa duyu ötesi algı uzaklığa bağlı değildir. Binlerce kilometre uzaklıktaki alıcılara, Atlas okyanusunu aşarak görüntüler ve düşünceler iletebilen göndericiler vardır. Bundan başka, astronot Ed Mitchell, NASA’nın denetimi altında olmayan özel bir deneyde Ay çevresindeki yörüngeden dünyaya haber göndermeyi başarmıştır.

Bir Faraday kafesiyle yapılan deneyler daha kesin sonuçlar sağlamıştır. Elektrik akımı verilen bu tel kafesin, her çeşit elektriksel ya da elektromanyetik yayının içerideki deneğe ulaşmasını engellemesi gerekirdi. Oysa, kafesin, dış dünyadaki tüm elektriksel gürültüyü perdelemesine karşın, deneklerin verimliliklerinin belirgin derecede arttığı saptanmıştır.

Çağdaş kuramlarda, birtakım atomdan küçük parçacıkların duyu ötesi algı olayını gerçekleştirmesi olasılığı üzerinde durulmaktadır. Varlıklarını saptamanın hemen hemen olanaksız olduğu bu enerji parçacıkları, Faraday kafesinden geçebilecek birkaç enerji biçiminden biridir; yine de, bunları beynin nasıl algılayabileceği ya da kullanabileceği henüz bir bilmecedir.

Değişik türde deneyler, duyu ötesi algının asıl niteliğine ilişkin bazı ipuçları da sağlamıştır. Bu deneylerden bazılarında, denek göndericinin zihnindeki bir sözcük ya da görüntüyü tahmine çalışmaktadır. Deneklerin yanıtlarının çoğu kez tam ve ayrıntılı bir tanımlamayı değil de, genel bir yaklaşımı yansıtması ilginçtir. Örneğin, üçgen biçiminde yelkeni olan bir tekne resmini, denek bir piramit ya da transatlantik olarak yorumlamaktadır. Sanki bilgi beyne şifreli bir haber gibi geçmekte ve beyinde bunu en yakın uygun simgeye dönüştürmektedir. Belki de duyu ötesi algı, haberi bir telefon gibi iletmemekte ve tam olarak yaklaşımı simgelemese de, beyinde bulunmakta olan uygun bir anıyı harekete geçirmektedir.
alıntı
 

aris

Kayıtlı Üye
Katılım
3 Tem 2008
Mesajlar
660
Beğeni
132
teurji (theurgy),

okültizm ’deki çalışma alanlarından biri ya da okült bilimlerden biri olarak kabul edilmekte olup, kozmik veya doğaüstü güçlerin ve ilişkilerinin incelenmesi ve bu güçlerin kullanılması olarak tanımlanır.
Terimin eski Yunanca’daki aslı, “ilah, tanrı” anlamına gelen “theos” sözcüğü ile “eser” anlamındaki ergon sözcüklerinden türetilmiş olan ve “İlahî eser işçisi” anlamına gelen “theurgos”tur. Teürji ile büyü arasındaki fark, büyüde kişinin bir başka kişiyi etkilemesi sözkonusuyken teürjide kişi başkalarıyla değil, kendisiyle ilgili bir konuda birtakım güçlerden yararlanma veya ilahî âlemden yardım sağlama girişimlerinde bulunur. Örneğin dua teürjik bir çalışmadır ve uzmanlık gerektiren bir alandır. İ.S.3.yy.’da yaşamış olan Neo-platoncu Porphyry, goetia uygulamalarını teürjiden ayırt etmiş ve goetia’nın kaçınılması gereken bir kara büyü uygulaması olduğunu bildirmiştir.


psişürji den ayrılan bir yanı yok gibi. psişürjide, ilahi sır gösterilmez. olayın, esrarına ya da nedenine bakılmaz vardır , görülür ve yapılır.
ancak, "teurji" "ilahi sırrı" yakalamaya çalışır. bu yüzden daha gerçek ve bilinçlidir. bu yüzden herkesin yapabileceği bir iş değildir.
 

azrael

Kayıtlı Üye
Katılım
19 Kas 2008
Mesajlar
190
Beğeni
11
Beş duyunun dışında, Maddeleri, Hadiseleri görmedir. Ruhsal görü olarakda adlandırabiliriz. Üçüncü Gözümüz yani alın Chakra'sı İki kaşın arasında bulunan merkezdedir.

Parapsikoloji ilimcileri Duyular Dışı Algılamalar içinde üzerinde en fazla araştırma yaptıkları alandır.




Beş duyu organlarımızdan biri olan gözler, bu algılamada fonksiyon görmezler. İki kaşın arasında; gözler genellikle kapalıyken ya da her hangi bir objeye konsantre edildiği bir sırada adeta televizyon ekranında bir film seyredercesine, bir takım şekillerin görülmesidir. Bu yeteneği gelişmiş kişilere durugörü medyumu adı verilir.

Başlıca Durugörü Çeşitleri

l- Basit Durugörü:

Herhangi bir anlam ve mesaj taşımayan bir takım imajların görülmesidir. Çoğunlukla gözler kapalıyken beliren birtakım imajlardan oluşur. Durugörünün ilk aşamasıdır. İnsanların belli bir bölümünde bu yetenek kendiliğinden işler durumdadır. Ve bu oran hiç de küçümsenemeyecek boyutlardadır... Bu seviyede bir durugörüye sahip olan kişiler, gözlerini kapadıklarında istedikleri imajları rahatlıkla görebilirler. Bu imajlar ya kendi isteklerine bağlı olarak görülür, ya da bir takım imajlar otomatik olarak gelip geçer.

2- Mekan İçinde Durugörü:

Uzakta meydana gelen olayları ya da yerlerin algılanması ve görülmesidir. Normal olarak görülmesi mümkün olmayan uzaktaki bir yerin veya kapalı, saklı olan şeylerin görülerek tariflerinin yapılabilmesi bu seviyeli bir durugörü yeteneğinde mümkündür.

3- Zaman İçinde Durugörü:

Geçmiş ya da gelecekten bilgi veren kahinlerin kullandıkları yetenektir. Durugörünün en gelişmiş safhasıdır. Durugörünün bu safhasında görülen imajlar geçmiş bir zaman diliminde meydana gelmiş olan bazı olaylarla ilgili olabileceği gibi gelecekte ortaya çıkacak olan bazı olaylarla ilgili de olabilir. Burada da adeta bir film seyredermişçesine olaylar izlenebilir. Bu derece gelişmiş bir durugörü yeteneğine sahip olan kişilerin sayısı bir hayli azdır. Çok ender olarak görülür.

Alıntı...
 

DİLSTAN

Kayıtlı Üye
Katılım
14 Ocak 2009
Mesajlar
15
Beğeni
0
benim rüyalarımın bire bir çıkması,tanımadığım insanlara bile fal bakabilmem ve çıkması,biri öleceği zaman hissetmem de psişik yetenek mi oluyor?bunu çok merak ediyorum
 

zambidis

Kayıtlı Üye
Katılım
9 Nis 2009
Mesajlar
3
Beğeni
0
psısık yetenekten cok senınkı sankı ınandıgını yasamak gıbı olmus...
 

asagnak

Kayıtlı Üye
Katılım
24 Mar 2009
Mesajlar
368
Beğeni
5
Konum
evde
İş
iÅŸÅŸiz
evet birileride varmış sevindim yabancı hissediyodum kendimi
 

broken

Kayıtlı Üye
Katılım
22 Nis 2009
Mesajlar
26
Beğeni
1
selamlar , bende de bişey var birine bakıyorum "bu ölür yakında ya" diyorum adam ölüyor . kendimi suçluyorum sonra benim yüzümden mi oluyor diye ama engelleyemiyorum bu düşüncemi.
şimdi bu benim olacağı hissetmem mi oluyor yoksa ben mi yapıyorum bunu.
 

dmkol

Kayıtlı Üye
Katılım
24 Kas 2008
Mesajlar
4,907
Beğeni
500
İş
Web Master
selamlar , bende de bişey var birine bakıyorum "bu ölür yakında ya" diyorum adam ölüyor . kendimi suçluyorum sonra benim yüzümden mi oluyor diye ama engelleyemiyorum bu düşüncemi.
şimdi bu benim olacağı hissetmem mi oluyor yoksa ben mi yapıyorum bunu.
Bu sizin yüzünüzden olmuyordur yüksek bir ihtimalle. Sizin yüzünüzden olabilmesi için ''nekrokinezi'' alanında ciddi bir yeteneğinizin olması gerekir. Nekrokinezi ölü dokular üzerinde etki yapmak, canlı hücreleri veya hücrelerin bir araya getirdiği canlıları da cansız kılmak için uygulanan tekniktir. Bu teknik çok ama çok zor olup birkaç yeteneğin birleşmesiyle mümkün olur. Başka bir yoldan ise nazar tabir edilen negatif enerji salınımı ile bir takım zararlar verilebilir bu da ayrı bir konudur lakin sizin sadece imajine edip birinin hayatını sonlandırmanız yer çekimini yenip havada uçmanız gibi çok ama çok zordur, imkansız da diyemeyiz.
Özetle siz kişilerin (tam vaktini bilmeden) ruhlarının bedenlerini terk edeceklerini hissediyorsunuz büyük ihtimalle. Kendinizi suçlamayanız bu sebeple.
 

asagnak

Kayıtlı Üye
Katılım
24 Mar 2009
Mesajlar
368
Beğeni
5
Konum
evde
İş
iÅŸÅŸiz
ben bunu koku ile algılıyorum cogunlukla ama nadırende olsa içimdede hissediyorum
 
Üst