Diyojen sendromu

Ori

Tecrübeli Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
18 Ocak 2010
Mesajlar
2,817
Tepkime puanı
1,809
Diyojen sendromu hiç çöp atmadan biriktirme ve toplumdan kendini izole etme şeklinde gerçekleşen psikolojik bir rahatsızlıktır. İsmini ise kinik felsefe camiasının öncülerinden biri olan ünlü düşünür ve filozof Diyojen’den almıştır. Bu sendrom daha çok yaşlı insanlarda görülmektedir. Kurallara bağlı kalarak yaşamayı reddeden filozof Diyojen, halka açık olan yerlerde yatıp kalkmış ve hayatını sürdürebilmek adına dilencilik yapmıştır. Kendisi için tamamen sadeliği ve basitliği ilke edinen filozofun görüşünde, bu rahatsızlık için mustarip olan bireylerde de aynı Diyojen’de olduğu gibi kendilerini toplum dışına itmiştir. Ayrıca dış görünüşlerine de önem vermemektedirler. Özellikle insanlar ile iletişim kurmak istemez ve çöp biriktirmek gibi farklı bir alışkanlıkları vardır.

Diyojen Sendromu Belirtileri ve Sebepleri Nelerdir?
Diyojen sendromu belirtilerine yakalanmış kişilerde kültür seviyesi yüksek olmaktadır. Ayrıca bu hastaların ilk yapacağı şey çevresi ile olan ilgiyi kesmek olur. Sonrasında ise kendi görünümlerine önem vermeyi bırakırlar. Son aşama ise iletişimi kesmek olmaktadır. Bu hastalığa sahip kişiler ilk belirti olarak yalnızlık ve çöküntü yaşamaktır. Psikolojik anlamda kendini toparlamayı beceremeyen insanların ise çoğunda bu rahatsızlık görülmektedir. En başta asosyallik olmak üzere pek çok etmen de vardır. Çok ilerlemiş olanlarda bunama, şizofreni ve depresyon gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.

Diyojen Sendromu Tedavi Edilebilir mi?
İlk adım olarak psikolojiyi ve bedensel sağlığı etkileyen sendrom için uzmanlar ile doğru bir tanı konulmalı ve sonra tedaviye geçilmelidir. Bu sendroma karşılık oluşan direnç kırılabilmektedir. Hastaların tedaviye her zaman açık olmadığını söyleyen uzmanlar, hastaların içgörürleri olamadığını ve bu sebeple de kişilerin hastalık olduğunu kabul etmediklerini söylemektedir.

Genel olarak görüntüleri de çok kötü olan bu bireylerde, dâhiliye kliniklerine getirilen pek hastası da mevcuttur. Çünkü kansızlık ve metabolik değerlerde düşüklük yaşanması ile beraber karaciğer ve böbrek yetmezliği de oluşmaktadır. Beyinde ya da bedenin herhangi bir yerinde çokça ilerleyen ve yayılmış olan bir kanser tanısı da saptanabilir. Kanser bu tabloda sebep de olabilir sonuç da.

Diyojen Sendromu Özellikleri Nelerdir?
Özellikle yaşlılarda görülmesi ile birlikte hiçbir şekilde evindeki çöpleri de attırmayan ve yaşadığı yer de çöplük içinde bulunan bu kişilerin, çöp biriktirme hastalığı olmaktadır. Diyojen sendromu olarak bilinen bu hastalık adını diğer hastalıklar gibi tarihteki önemli isimlerden almıştır. Bu kişiler, çevresindeki herkesten soyutlanmıştır. Sağlıkları ise ciddi bir şekilde tehdit edilmekte olan bu sendromda, kendini kimseye aldırmadan halka açık yerlerde konaklamış ve yaşamını sürdürmek adına da dilenmiştir. Bu anlamda sade bir hayat isteyen bu filozofun çabası, hastalığın kaynağı olmuştur. Bu sendroma giren kişiler, tamamen halktan soyutlanır ve asosyal olarak hastalarına devam ederler. İletişim kurmaktan ise tamamıyla sakınırlar.

Bu hastalarda genel olarak sosyokültürellik seviyesi yüksek olmaktadır. Ancak bu davranışları da oldukça yavaş elde ederler. İlk etapta çevreleri ile olan temaslarını keser ve sonrasında da kişiler kendi sosyal duygularında resmen çöküş yasarlar. Genelde yalnız yaşayan insanlardır ve yapılacak bir yardımı da kabul etmezler. Aslında istedikleri tek şey aynı Diyojen’de olduğu gibi gölge etme başka ihsan istemez olmuştur. Bu sebeple bu insanların toplum tarafından da çok umursandıkları söylenemez.

Bu hastalık, beyindeki idari yönetimden sorumlu olan frontal lobta meydana gelmiş bozulmalar sebebi ile oluşur. Buna karşılık ise her frontal lob bozulduğunda bu belirtilerin gözükmemesi ise daha açıklanabilmiş değildir. Hastalığın karakter yapısı ile beraber ortaya çıkan nöropsikiyatrik bir rahatsızlık olması ise yüksek ihtimaldir. Diyojen sendromu yaşayan kişiler kesinlikle toplumdan dışlanmamalıdır. Mutlaka medikal bir tedavi için de yönlendirilmelidir. Tek başına yaşayan yaşlılar için Diyojen sendromuna yakalandığını söyleyen doktorlar, yaşlıların yalnız bırakılamaması yönünde çağrıda bulunmuştur. Bu sendromu geçiren insanların sokaklarda başıboş dolaştığı ve çöpleri bile çok kolay bir şekilde karıştırabildiklerini söyleyen uzmanlar, yaşlı bireylerin mutlaka gözetim altında tutulması gerektiğini, hatta gerekirse bakim evine götürülmeleri gerektiğini vurgulamıştır.

Bilhassa yalnız yaşayan yaşlı kişilerde ortaya çıkan sendrom için pek çok sebep bilinmektedir. Bunlar şizofreni, beynin dejeneratif olması, ileri düzeyde bunama ve beyin tümörü olabilmektedir. Bu hastalığın oluşumunda önemli rol oynayan bu etmenlerin yanı sıra hastalığa yakalanan bireylerde asla dış görünüşe önem olmadığı da belirtiliyor. Dağınık bir görünümde olan bu insanların öz bakımları o kadar kötü olur ki bedenlerinde hala kanayan büyük ve enfekte olmuş yaralar olabilmektedir.

Diyojen Sendromu Yaşayanlara Toplum Nasıl Yaklaşır?
Zaman geçtikçe Diyojen kendi yaşam biçimi ile benzer bir hayat yaşamaya başlayan bireyler için bir yakıştırma haline gelmiştir. Yapılan bu benzetme sebebi ile psikiyatride de kullanılmış ve bu durumda kendine bakmayan kişiler Diyojen’e benzetilmiştir. Rahatsızlıklarına da Diyojen sendromu ismi verilmiştir. Bu hastalar hem ekonomik hem de sosyokültürel açıdan seviye düzeyi yüksek olan insanlardır. Bu anlamda normal hayatları dahilinde duygusal anlamda değişkenlik gösteren, belli bir gruba ait olmak için çaba gösteren, agresif ve gerçeklik kavramı ile bazı problemleri olan tiplerdir.

Bu tip davranış bozukluğuna geçiş ise çok yavaş bir şekilde olmaktadır. Rahatsızlığın sebebi olarak ise çok erken yaslarda görülen bir stres durumuna cevap olarak yaşanmaktadır. Bu düşünce şu an için daha ağır basmaktadır. İlk etapta kendi çevrelerinde olup biten olaylar ile olan temaslarını kesen bu insanlar genel olarak yalnız yaşamayı tercih eder ya da çevresindekilerinin pek farkında olmazlar. Anti sosyalleşme durumu genelde kir ve pislik içinde, dağınık bir yerde yaşamak şeklinde başlama hali ve çöp toplama ile de olabilmektedir. Aynı zamanda beslenme bozuklukları kaynaklı sorunlar da sıklıkla görülür. Bunlar kalsiyum, demir ya da protein eksikliği olabilmektedir.

Hastalık Nasıl Sonuçlanmaktadır?
Diyojen sendromu özellikle kadın bireylerde genel olarak ölüm ile sonuçlanır. 5 yıl içinde sağ kalabilme oranları yüzde 46’dır. Bu olayların büyük çoğunluğu ise anti psikotik ilaçlara güzel karşılık vermektedir. Hastalar genel itibariyle kimsesiz ve entelektüellik seviyeleri yüksek insanlardan oluşmaktadır. Bu sebeple de toplum içinden zamanla kopma yaşarlar. Bir diğer göze çarpan ilginç ayrıntı ise toplumdan yavaş yavaş kopma halleri toplum tarafından hiç de hissedilmez. Hastalık halleri artık son noktaya ulaştığında ise aynı Diyojen misali tek isteklerinin gölge etme başka ihsan istemez sözüne gelmektedir. Bu nedenle toplumun da esasında onları çok umursadığı söylenemez. Ne zaman olur da bir şekilde birey, saldırgan bir hal bürünür ve çevresindeki diğer insanlar ondan korkar hale gelir ve kir pas içindeki halleri insanları rahatsız eder, iste o an itibari ile toplumun ilgisini çekmeye başlarlar.

Bu sendrom, yaşlanma gösterebilen toplumlar içinde uç bir hastalık olarak görülse de esasında bu hastalar, toplumda kimsesi olmayan insanlara karşı insanların ne kadar duyarsız kaldığının da bir göstergesidir. Tam anlamıyla bütünü ile incelenmesi gereken bu bireylerin sayısı ise içimizde yaşadığımız günün şartlarına göre daha da artma gösterecektir.

Alıntı.
 

azothoth

Kayıtlı Üye
Katılım
1 Nis 2021
Mesajlar
54
Tepkime puanı
53
Diyojen sendromu hiç çöp atmadan biriktirme ve toplumdan kendini izole etme şeklinde gerçekleşen psikolojik bir rahatsızlıktır. İsmini ise kinik felsefe camiasının öncülerinden biri olan ünlü düşünür ve filozof Diyojen’den almıştır. Bu sendrom daha çok yaşlı insanlarda görülmektedir. Kurallara bağlı kalarak yaşamayı reddeden filozof Diyojen, halka açık olan yerlerde yatıp kalkmış ve hayatını sürdürebilmek adına dilencilik yapmıştır. Kendisi için tamamen sadeliği ve basitliği ilke edinen filozofun görüşünde, bu rahatsızlık için mustarip olan bireylerde de aynı Diyojen’de olduğu gibi kendilerini toplum dışına itmiştir. Ayrıca dış görünüşlerine de önem vermemektedirler. Özellikle insanlar ile iletişim kurmak istemez ve çöp biriktirmek gibi farklı bir alışkanlıkları vardır.

Diyojen Sendromu Belirtileri ve Sebepleri Nelerdir?
Diyojen sendromu belirtilerine yakalanmış kişilerde kültür seviyesi yüksek olmaktadır. Ayrıca bu hastaların ilk yapacağı şey çevresi ile olan ilgiyi kesmek olur. Sonrasında ise kendi görünümlerine önem vermeyi bırakırlar. Son aşama ise iletişimi kesmek olmaktadır. Bu hastalığa sahip kişiler ilk belirti olarak yalnızlık ve çöküntü yaşamaktır. Psikolojik anlamda kendini toparlamayı beceremeyen insanların ise çoğunda bu rahatsızlık görülmektedir. En başta asosyallik olmak üzere pek çok etmen de vardır. Çok ilerlemiş olanlarda bunama, şizofreni ve depresyon gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.

Diyojen Sendromu Tedavi Edilebilir mi?
İlk adım olarak psikolojiyi ve bedensel sağlığı etkileyen sendrom için uzmanlar ile doğru bir tanı konulmalı ve sonra tedaviye geçilmelidir. Bu sendroma karşılık oluşan direnç kırılabilmektedir. Hastaların tedaviye her zaman açık olmadığını söyleyen uzmanlar, hastaların içgörürleri olamadığını ve bu sebeple de kişilerin hastalık olduğunu kabul etmediklerini söylemektedir.

Genel olarak görüntüleri de çok kötü olan bu bireylerde, dâhiliye kliniklerine getirilen pek hastası da mevcuttur. Çünkü kansızlık ve metabolik değerlerde düşüklük yaşanması ile beraber karaciğer ve böbrek yetmezliği de oluşmaktadır. Beyinde ya da bedenin herhangi bir yerinde çokça ilerleyen ve yayılmış olan bir kanser tanısı da saptanabilir. Kanser bu tabloda sebep de olabilir sonuç da.

Diyojen Sendromu Özellikleri Nelerdir?
Özellikle yaşlılarda görülmesi ile birlikte hiçbir şekilde evindeki çöpleri de attırmayan ve yaşadığı yer de çöplük içinde bulunan bu kişilerin, çöp biriktirme hastalığı olmaktadır. Diyojen sendromu olarak bilinen bu hastalık adını diğer hastalıklar gibi tarihteki önemli isimlerden almıştır. Bu kişiler, çevresindeki herkesten soyutlanmıştır. Sağlıkları ise ciddi bir şekilde tehdit edilmekte olan bu sendromda, kendini kimseye aldırmadan halka açık yerlerde konaklamış ve yaşamını sürdürmek adına da dilenmiştir. Bu anlamda sade bir hayat isteyen bu filozofun çabası, hastalığın kaynağı olmuştur. Bu sendroma giren kişiler, tamamen halktan soyutlanır ve asosyal olarak hastalarına devam ederler. İletişim kurmaktan ise tamamıyla sakınırlar.

Bu hastalarda genel olarak sosyokültürellik seviyesi yüksek olmaktadır. Ancak bu davranışları da oldukça yavaş elde ederler. İlk etapta çevreleri ile olan temaslarını keser ve sonrasında da kişiler kendi sosyal duygularında resmen çöküş yasarlar. Genelde yalnız yaşayan insanlardır ve yapılacak bir yardımı da kabul etmezler. Aslında istedikleri tek şey aynı Diyojen’de olduğu gibi gölge etme başka ihsan istemez olmuştur. Bu sebeple bu insanların toplum tarafından da çok umursandıkları söylenemez.

Bu hastalık, beyindeki idari yönetimden sorumlu olan frontal lobta meydana gelmiş bozulmalar sebebi ile oluşur. Buna karşılık ise her frontal lob bozulduğunda bu belirtilerin gözükmemesi ise daha açıklanabilmiş değildir. Hastalığın karakter yapısı ile beraber ortaya çıkan nöropsikiyatrik bir rahatsızlık olması ise yüksek ihtimaldir. Diyojen sendromu yaşayan kişiler kesinlikle toplumdan dışlanmamalıdır. Mutlaka medikal bir tedavi için de yönlendirilmelidir. Tek başına yaşayan yaşlılar için Diyojen sendromuna yakalandığını söyleyen doktorlar, yaşlıların yalnız bırakılamaması yönünde çağrıda bulunmuştur. Bu sendromu geçiren insanların sokaklarda başıboş dolaştığı ve çöpleri bile çok kolay bir şekilde karıştırabildiklerini söyleyen uzmanlar, yaşlı bireylerin mutlaka gözetim altında tutulması gerektiğini, hatta gerekirse bakim evine götürülmeleri gerektiğini vurgulamıştır.

Bilhassa yalnız yaşayan yaşlı kişilerde ortaya çıkan sendrom için pek çok sebep bilinmektedir. Bunlar şizofreni, beynin dejeneratif olması, ileri düzeyde bunama ve beyin tümörü olabilmektedir. Bu hastalığın oluşumunda önemli rol oynayan bu etmenlerin yanı sıra hastalığa yakalanan bireylerde asla dış görünüşe önem olmadığı da belirtiliyor. Dağınık bir görünümde olan bu insanların öz bakımları o kadar kötü olur ki bedenlerinde hala kanayan büyük ve enfekte olmuş yaralar olabilmektedir.

Diyojen Sendromu Yaşayanlara Toplum Nasıl Yaklaşır?
Zaman geçtikçe Diyojen kendi yaşam biçimi ile benzer bir hayat yaşamaya başlayan bireyler için bir yakıştırma haline gelmiştir. Yapılan bu benzetme sebebi ile psikiyatride de kullanılmış ve bu durumda kendine bakmayan kişiler Diyojen’e benzetilmiştir. Rahatsızlıklarına da Diyojen sendromu ismi verilmiştir. Bu hastalar hem ekonomik hem de sosyokültürel açıdan seviye düzeyi yüksek olan insanlardır. Bu anlamda normal hayatları dahilinde duygusal anlamda değişkenlik gösteren, belli bir gruba ait olmak için çaba gösteren, agresif ve gerçeklik kavramı ile bazı problemleri olan tiplerdir.

Bu tip davranış bozukluğuna geçiş ise çok yavaş bir şekilde olmaktadır. Rahatsızlığın sebebi olarak ise çok erken yaslarda görülen bir stres durumuna cevap olarak yaşanmaktadır. Bu düşünce şu an için daha ağır basmaktadır. İlk etapta kendi çevrelerinde olup biten olaylar ile olan temaslarını kesen bu insanlar genel olarak yalnız yaşamayı tercih eder ya da çevresindekilerinin pek farkında olmazlar. Anti sosyalleşme durumu genelde kir ve pislik içinde, dağınık bir yerde yaşamak şeklinde başlama hali ve çöp toplama ile de olabilmektedir. Aynı zamanda beslenme bozuklukları kaynaklı sorunlar da sıklıkla görülür. Bunlar kalsiyum, demir ya da protein eksikliği olabilmektedir.

Hastalık Nasıl Sonuçlanmaktadır?
Diyojen sendromu özellikle kadın bireylerde genel olarak ölüm ile sonuçlanır. 5 yıl içinde sağ kalabilme oranları yüzde 46’dır. Bu olayların büyük çoğunluğu ise anti psikotik ilaçlara güzel karşılık vermektedir. Hastalar genel itibariyle kimsesiz ve entelektüellik seviyeleri yüksek insanlardan oluşmaktadır. Bu sebeple de toplum içinden zamanla kopma yaşarlar. Bir diğer göze çarpan ilginç ayrıntı ise toplumdan yavaş yavaş kopma halleri toplum tarafından hiç de hissedilmez. Hastalık halleri artık son noktaya ulaştığında ise aynı Diyojen misali tek isteklerinin gölge etme başka ihsan istemez sözüne gelmektedir. Bu nedenle toplumun da esasında onları çok umursadığı söylenemez. Ne zaman olur da bir şekilde birey, saldırgan bir hal bürünür ve çevresindeki diğer insanlar ondan korkar hale gelir ve kir pas içindeki halleri insanları rahatsız eder, iste o an itibari ile toplumun ilgisini çekmeye başlarlar.

Bu sendrom, yaşlanma gösterebilen toplumlar içinde uç bir hastalık olarak görülse de esasında bu hastalar, toplumda kimsesi olmayan insanlara karşı insanların ne kadar duyarsız kaldığının da bir göstergesidir. Tam anlamıyla bütünü ile incelenmesi gereken bu bireylerin sayısı ise içimizde yaşadığımız günün şartlarına göre daha da artma gösterecektir.

Alıntı.
Çöp haricinde milleti diyojen etmek helede bu zamanda evlere hapsolmak ne konu ama
 

Demre

Kayıtlı Üye
Katılım
14 May 2018
Mesajlar
198
Tepkime puanı
398
Yalnızlaşmak.. galiba cağımızın en hızlı yayılan hastalığı. Ve tüm sistemler, adeta bu hızlanmaya hizmet etmek üzere kurulmuş.. Kıyametsevicilerin yarattigi kaosun icinde, insanligin nereye savruldugu belli degil artik.
 
Üst