Değişmeye, Dönüşmeye hazır mıyız?

aris

Kayıtlı Üye
Katılım
3 Tem 2008
Mesajlar
660
Beğeni
132
Değişmeye, Dönüşmeye hazır mıyız?

Akıl, çevremizdeki düzenli evreni fark edip onu anlamlandırma çalışmalarımızla doğdu.

Aklımızın içeriği evrensel değildir. İnsanoğlunun bu gezegende öncüllerini geliştirdiği, bir mantıksal sistemdir sadece. Bırakın evreni bu dünyada bile milyonlarca canlı bu tip bi akla hiç ihtiyaç duymadan yaşar.

İnsanoğlu diğer tüm varlıklar gibi bir algı ve farkındalık şaheseridir. Bugünkü bilimsel bulgular, farkındalığımıza iz düşen evrenin bi yanılsama olduğunu ispat ediyor. Halihazır bilimimiz bile aklımızın işleyisinin belli kabullere dayalı bir koşullanma olduğunu açıkça kabul ediyor. Aklımızla geliştirdiğimiz bilimsel uygarlık, bir gerçeklik seviyesi sadece. Yarattığımız bir olasılık. Ve son ortaya konulan fizik kuramlarıyla da sonuna gelindi.

Bir başka gerçekliğin öncüllerini sadece bilim adamları değil, hepimiz konuşuyoruz, konuşmalıyız. Bana göre yeni uygarlık, bilinç ve farkındalık alanında gelişecek. Madde üzerindeki asıl etken gücün makineler değil, bilincimiz olduğunu fark edeceğiz. Ve bilimlerimiz, bilincin evrensel enerjilerle etkileşime girip kendini genişletmesi ve güçlenmesi üzerinde büyüyecek.

Herşeyin ama her şeyin bilinç ve farkındalıkla başladığı ve yine bilinç ve farkındalıkla sona erdiği bir uygarlık.

Evrende varolduğu kesin olan varlıklar bence başka bir bilinç ve fakındalık fazında bulunuyorlar. Ve bu bizim anladığımız anlamda bir akıl ve bilim içermiyor.

Bizim uygarlık olarak yapmamız gerekenin aklımızı aşmak olduğunu düşünüyorum. Akıl, bugünkü haliyle bizi evrenden koparıyor, aciz düşkün ve kompleksli yapıyor. Ondaki defoları fark edip, değişik gerçeklik olasılıklarını tartışabilmeliyiz.

Bu ise kendimizle yüzleşmeyi gerektirir. Ve değişimi. Asıl kritik soru bence şudur. Değişmeye ve dönüşmeye hazır mıyız?

Alıntıdır..
 
Üst