Camus'nun Sisifos Söyleni'nden bi alıntı / Özgürlük ve Tanrı üzerine

ilimsiz

Kayıtlı Üye
"Yeni bulgulanmış bir kavramdan, bu kavramın getirdiği tüm sonuçlan (ve yalnız onları) çıkarmaktan başka bir şey olmayan bu elverişli durumu bırakmazsam, ikinci bir çelişkiyle karşı karşıya gelirim. Bu yönteme bağlı kalmak istediğime göre, metafizik özgürlük sorunuyla hiçbir alışverişim yok demektir. İnsan özgür mü, değil mi, bunu bilmek beni ilgilendirmez. Ben yalnız kendi özgürlüğümü deneyebilirim. Bu konuda genel kavramlara varamam, ancak açık birkaç yargım olabilir. "Öz olarak özgürlük" sorunu anlamsızdır. Çünkü bambaşka bir biçimde Tanrı sorununa bağlıdır. İnsanın özgür olup olmadığını bilmek, bir efendisi olup olamayacağının bilinmesini buyurur. Bu sorunun kendine özgü uyumsuzluğu, özgürlük sorununu sorun durumuna getiren kavramın aynı zamanda onun bütün anlamını çekip almasından gelir. Çünkü Tann önünde, bir özgürlük sorunundan çok, bir kötülük sorunu vardır. Seçeneği biliyoruz: ya özgür değiliz ve kötülükten her gücü elinde tutan Tanrı sorumludur; ya özgür ve sorumluyuz, ama Tanrı her gücü elinde tutmamaktadır. Tüm bu incelikler bu çelişkinin keskinliğine hiçbir şey eklememiş, bu keskinliği azaltmamıştır."

Bu konu üzerine ne eklenebilir diye içimden geçirirken sizinle paylaşmaya karar verdim. Belki üzerine söylemek isteyeceğiniz birkaç sözünü olur, hoş olur.
 
Bence özgürlük konusunda da evrendeki diğer herşeyde olduğu gibi bir denge mevcut.Hem özgürüz hem de özgür değiliz.Bir insanız ve bilinçliyiz ancak tıpkı diğer hayvanlar gibi dürtülerede sahibiz.Mesela çocuğunun tehlikede olduğunu düşünen bir anne,koruma içgüdüsüyle mantıklı olmasada her şeyi yapabilir,yada hayatı tehlikede olan birisi hayatta kalma içgüdüsüyle her şeyi yapabilir çevresindekilere zarar verebilir.Bu durumda yaptıkları konusunda özgür değildir ancak aklı sayesinde bunun önüne geçebilir.Mesela hernekadar hayatta kalma dürtüsü izin vermesede bir insan intihar edebilir.İnsan hem özgürdür hem özgür değildir derken bunu kastediyorum.Bazen akıl bazen dürtüler üstün gelir ve eylem oluşur.Dürtüler insanın özgürlüğünü sınırlar.İnsan özgürce karar verdiğini düşünse bile bazen kararı dürtüleri verir aslında.Kötülük insanın ilkel dürtülerinin akıl ile birleşmesi sonucu oluşur.Bir kurt,kuzuyu öldürdü diye kötü olmaz çünkü aklı yoktur.Kötülük akıl ile doğar.Özgür değiliz ve sorumlu değiliz ancak özgürlük yani akıl olmadan kötülük olamaz dolayısıyla Tanrı kötü olamaz.Özgürüz ve sorumluyuz ancak tamamen özgür olabilmek için dürtülerimizden yani benliğimizden kurtulmamız gerekir böyle bir durumda var olamayız aslında tanrı tam olarak tek özgür varlıktır diyebiliriz dolayısıylada tanrı her gücü elinde bulundurur.Bence böyle en azından.
 
Derin sorular, düşünmek gerek.

Aklımda ilk beliren senaryo mahkumlar üzerine oldu. Yarın idam edilecek olsaydınız, yaşadığınız gün ne kadar özgür hissedebilirdiniz ?
Bir hücrenin içerisindesiniz, kaç nefes alabileceğiniz belli, kaç adım atacağınız ya da kaç dakika uyumayıp düşüneceğiniz..
Hepsi zaman ve mekan içerisinde yapacağınız seçimlere bağlı.

İnfaza kadar geçen sürede mahkum özgürdür. Fakat neyi seçeceği seçenekler ile çeşitlense de, zaman ve mekan dayatmasında koşulludur.
İşte koşulun Z&M unsuru tanrıdır. Haliyle sorarım, koşullayan bir Tanrı fikri varken tüm sorumluluk insana yüklenebilir mi ?

Yine de,

Biraz daha düşünmek gerek..
 
Geri
Üst