Olmadı diyebiliriz ama olmayacak diyemeyiz. Çünkü fırsat kollamak için orada beklemeye devam eder.
***
Büyü neden tek taraflı mutlak güç olarak olarak algılanmaya devam ediliyor ben anlayamıyorum. Büyü yapılan kişinin, zaten zayıf ve kararsız biri ise tutar bir büyü. Yani adanmış bir hayatı yoksa, dünyalık işlerine dalmış olarak gelişine yaşıyorsa zaten telkine açık kalacaktır. Korunabilen bir insana büyü tutmaz. Ama bu adanmışlık ta gerektirir. Bazı insanlar bilinçli olarak korunurlar, bunu zor yoldan da olsa öğrenmişlerdir, ama bazıları da bilinçsiz olarak korunabiliyorlar. Yani moral ve motivasyonları doğuştan geliyor ve kendi morallerine sahip çıkmayı, motivasyonlarını dış telkinlere kapatmayı öğrenmiş oluyorlar zaman içinde. Yıldızı yüksek olan insan herzaman kendi yıldızının etkisinde kalacaktır. Büyünün etkisine kapılmaz. Çünkü istese de kapılamaz. Şimdi bu insanlara ortalama bir büyü ha dedin mi tesir edemiyor. Taa ki doğal yollardan belki imtihan gereği zayıf düştükleri bir an gelene kadar. Zayıf düştükleri anda ise büyünün getirdiği tüm ağırlık bir anda bedene giriyor ve tutmaya başlıyor. Ama, yıldızı yüksek insan bir noktada yeniden yıldızının etkisine gireceği için büyüyü de kolayca aşabiliyor.
Bu arada yıldızı yülsek olmak astrolojik anlamda değil. Evreni geniş spektrumda algılama kabiliyeti olan ve kendilerini kolayca gözlemleyebilen kişilerden bahsediyorum. Mesela 3b bilince gerileyen bir insan acı çekerken kendini farkedemez. Acıdan kaçar, üstünü örter, sorgulamaz, merak etmez.. Böylece kronik bir etki altında kalmaya devam eder. Etki azalınca rahatlar, yeniden gelince yeniden bir hallere girer, ama etkisi yeniden azalınca yine sorgulamaz. Çünkü algılayamaz. Boyutlar arası algı tabanına sahip olmadığı için yaşadığı hiç bir deneyimi anlamlandıramaz. İşte büyü bu insanlarda kalıcı olarak tutar.