Müsadenizle son sorumu sorup artık sizi rahatsız etmeyeyim. Peki bu vesvese, soğukluk, koparma tarzı büyüleri bozmak her şeyin eski haline dönmesi yeterli midir yoksa ekstra işlemler yapmak gerekir mi? Örneğin; arkadaşlarımla, anne-babamla, hayatımdaki insanla ortak bağımı kullanarak soğutma işlemi yapılmış olsa, yani büyüyü "taşıyıcı" ben olsam. Büyüler bozulduğunda o kişilerin tavrı da eski haline döner mi? Veyahutta vesvese sahibi olmam için büyü yapılmış olsa ve ben bundan şifalansam vesveseden kurtulur muyum?
Vesvese, soğukluk ve koparma tarzı büyüler bozulduğunda her şeyin eski haline dönmesi yeterli midir, yoksa ekstra işlemler gerekir mi?
Senin psikolojini, duygularını, zihnini, düşüncelerini ve sosyal ilişkilerini baskı altına alan o metafizik düğüm çözüldüğü an, her şey fıtri dengesine kavuşur ve normal seyrinde akmaya devam eder. Çünkü sirayet eden parazit bağ koptuğunda, ruh kendi tabiatına rücu eder.
Düğüm çözüldüğünde senin üzerindeki abluka kalkar, fakat senin dışındaki insanların, yani başkalarının sana karşı takınacağı tavırlar, yaklaşımlar ve hür iradeleriyle verecekleri kararlar hakkında bir bilgi vermek ya da bir hükümde bulunmak yanlış olur. Nihayetinde temizlendiğinde, tekrar aile bağlarını kurmak isteyeceğinden, anne ve baba tarafından hak ettiğin sevgiyi, şefkati ve sıcaklığı yeniden göreceğin için, senin adına bu durumda en çok sevinen ve huzur bulan kişiler yine onlar olacaktır.
Vesvese sahibi olmak için bir büyü yapılmış olsa ve kişi bundan şifalansa, vesveseden tamamen kurtulur mu?
Şunu iyi bilmek gerekir ki, yeryüzünde vesvese taşımayan, onun fısıltısını duymayan insan yok denilecek kadar azdır. Nefis ve şeytan fıtrat gereği her insana fısıldar. Ancak bedene süfli bir parazit isabet ettiği zaman, bunun işin başındaki ilk ve en belirgin yan etkisi, vesvesenin olağanüstü şekilde artması, boyut değiştirmesi ve fıtri fikirlerin tamamen başkalaşıp parazitlenmesidir.
Vesvese veren o parazit yapıdan kurtulduğun, şifalandığın an, ilk etapta kendini tuhaf bir yalnızlığın ve derin bir boşluğun içerisinde hissedeceksin. Bu son derece doğaldır; çünkü uzun zamandır senin zihnini ortaklaşa kullanan, iradene ortak çıkan birinin yokluğu zihninde bariz bir şekilde belli olacaktır.
Düğüm çözüldükten sonra şunların tamamen bittiğine şahit olacaksın:
Artık her düşüncene arkadan sahte düşünceler ekleyen birisi yok.
Aldığın kararları içeriden eleştiren birisi yok.
Hata yaptığında seninle zihninin içinde dalga geçen birisi yok.
Hakka ve rahmete yöneldiğinde seni ümitsizliğe sevk eden ve kapılar kapandı diyen birisi yok.
Kendini değerli hissettiğinde seni aşağı çeken, kibre ya da aşağılık kompleksine zorlayan birisi yok.
Seni insanlardan koparmak, yalnızlaştırmak ve asosyal bir hayata çekmeye çalışan bir ses yok.
O düğüm çözüldüğünde, omuzlarından kalkan ağırlığı da, bugüne kadar seninle birlikte yaşayan o ikinci sesin kaybolduğunu hissedeceksin. Alan tamamen temizlendiğinde geriye sadece iki şey kalacak: Nefsinin, şeytanın cılız fısıltıları ve benliğin.