Biyoritim

Ori

Moderator
Katılım
18 Ocak 2010
Mesajlar
2,751
Tepkime puanı
1,650
Biyoritim, duygularımızdaki, beynimizdeki değişen bir döngü sistemidir. Türkçeye çevirirsek ‘hayat ritmi’ diyebiliriz. Temel teorisi:

İnsanların hayatı, ritmik yani düzenli biyolojik döngülerden etkilenir ve bu etkilerle ilgili iyileştirmeler, düzenlemeler aramaya başlar. Bu ritimler, çeşitli biyolojik işlemleri başlatırlar veya kontrol ederler. Klasik olarak insan davranışlarını yöneten 3 biyoritim vardır. Bunlar fiziksel, duygusal ve zihinsel ritimdir.

Yukarıdaki temel kurala göre,

1. Fiziksel döngü – 23 gün
- koordinasyon
- güç
- sağlık

2. Duygusal döngü – 28 gün
- yaratıcılık
- hassaslık
- ruh hali
- algılama
- bilinçlilik

3. Akli döngü – 33 gün
- dikkat
- analitik işlevsellik
- mantıksal analiz
- hafıza, hatırlama
- iletişim

Bunlar, grafik olarak da resmedilebilirler, genellikle simetrik veya asimetrik sinüs dalgaları şeklinde çizilirler. Bu sinüs dalgasının tabiatına göre, biyoelektriksel etkinliklerin döngüsel akışı, periyodik yani düzenli değişikliklere yönelir. Her döngü bir pozitif faz ve negatif faz arasında gidip gelir. Bu esnada biyoelektriksel etkinlikler azalır veya artar.

Çoğu teoriye göre, dalga biçimleri, her bireyin doğduğu gün başlar ve (%0 olarak) buna doğal temel çizgi denir. Dalga biçimlerinin, bu temel çizgiyle çakıştığı günlere ise ‘kritik günler’ denir. Bunun anlamı, döngü ortamında, görevlerin yapılması, yerine getirilmesi, kritik olmayan günlere kıyasla, daha güç, daha zor olacak demektir. İşte o yüzden, insanların biyoritm eğrileri, haritaları çizilir ve hangi günlerin kritik günler olacağı hesaplanır.

Klasik tanımlamaya göre bir insanın doğduğu gün elverişsiz bir gün kabul edilir. (58 yıl sonra aynı 3 döngü minimum değerlerinde eşzamanlı olduklar çakıştığı için). Sadece insanlara uygulanır ve her döngünün değeri, her bir bireyin hayatındaki belli bir tarihte hesaplanabilir.

Biyoritim, Dr. Hermanna Swoboda ve Dr. Wilhelm Fliess tarafından keşfedilmiş, fakat doğruluğu henüz kanıtlanmamış kuramsal bir tezdir. Bu teori 19. yüzyıla dek uzanıyor, ilk olarak Dr. Wilhem Fliess, hastalarının fiziksel, duygusal ve akli durumlarında 23, 28 ve 33 günlük benzer ritimler bulmuş. Ardından Viyana Üniversitesi’ndeki profesör Hermann Swoboda, ateşlenen hastalardaki düzenli değişiklikleri araştırırken, hastanın sağlığında ve ruh halinde düzenli/ritmik değişmeler fark etmiş. Ağrı, ateş, hastalanma, astım, kalp krizi ve tekrarlanan hayallerle ilgili bilgiler toplamış ve 23 günlük bir fiziksel döngü ile 28 günlük duygusal döngü olduğu sonucuna varmış.

Innsbruck Üniversitesi’nden profesör Alfred Teltscher ise öğrencisinin iyi günleri ile kötü günlerinin 33 günlük bir ritmi takip ettiği sonucuna varmış. Teltscher, beynin akli yetenek ve dikkat hali ve absorbe etmesinin de 33 günlük döngüler halinde tekrarladığını belirtmiş.

Yani, basitçe söylersek biyoritim gününüzde, havanızda olduğunuz ve olmadığınız günlerin gelişigüzel değil de, düzenli bir şekilde ortaya çıktığını ortaya koyuyor. Buna karşın biyoritme inanmayanlar ve bunu bilimsel bulmayanlar da var. Bu tezi çürütmek adına yazılan makalelere bakmanızı da tavsiye ederim.

Alıntı.
 

Demre

Kayıtlı Üye
Katılım
14 May 2018
Mesajlar
181
Tepkime puanı
366
Yillar önce tanistigim ve uzmanlik alaninin yanı sira Çinde alternatif tıp uzerine de egitim almis bir rus doktor, tedavim esnasinda buna benzer bir bio ritmden bahsetmişti. Soz konusu bio ritm, bagısıklik sistemimiz hakkindaydi. Şöyle ki; dogdugumuz gun baslangic olarak baz aliniyor ve yilda 3 kez tekrar eden bir döngü. Dört aylik bu dongülerin her birinde, ilk baslangic dogum gunümuz olmak uzere, bagısıklik sistemimiz en zayif durumda oluyor. Sonra gun begün yukselmeye basliyor. 4 ayin ortasindayken zirvede oluyor bağısıkligimi, sonra yavas yavas duşüyor. Bu dongüyü bilir ve takip edersek, bagısıklıgimizin zayif oldugu donemlerde sagligimizi korumak adina beslenme konusunda mesela, daha dikkatli davranabiliriz diye dusunüyorum.
 
Üst