Aşkın Ezoterik Yüzü (Shiva ve Parvati)

Elnora_alila

Moderator
Parvati, Himalayaların hükümdarı Himavat ile Mena'nın kızıdır. Onun Shiva ile ilişkisi sıradan bir karşılaşmayla başlamaz. Parvati'nin Shiva'ya yönelmesinde, önceki yaşamındaki Sati oluşunun devamlılığı vardır. Klasik anlatılarda Sati ile Parvati arasındaki bu bağlantı, Parvati'nin Shiva ile yeniden birleşmesinin temelini oluşturur.

Shiva ise bu sırada dünyadan uzaklaşmış büyük bir yogidir. Meditasyon halindedir. Dünyasal bağlara ilgi göstermez. Güzellik, zenginlik, evlilik, aile ve toplumun alışılmış değerleri onun için bir anlam taşımıyor gibidir. Parvati ise tam tersine Shiva'ya doğru yönelir. Fakat onu elde etmek için yalnızca güzelliğine veya ailesinin konumuna güvenmez. Tapas'a, yani yoğun ruhsal disipline ve çileye girer.

Parvati'nin burada yaptığı şey hikayenin en önemli noktalarından biridir. O, Shiva'yı dışarıdan değiştirmeye çalışmaz. Shiva'nın bulunduğu düzeye ulaşmaya çalışır. Kendi iradesini, bedenini ve arzularını disipline ederek uzun süre çile çeker. Bu nedenle Parvati, Hindu mitolojisinde yalnızca güzel ve sevgi dolu eş değildir. Kendi başına güçlü bir kadın çileci olarak da tanımlanır.

Parvati, Shiva'nın karşısına onun istediği biçimde çıkabilecek hale gelir. Bir bakıma Shiva'nın dünyadan çekilmiş bilincine, dünyadan gelen bir arzu ile değil, aynı yoğunluktaki bir ruhsal iradeyle yaklaşır. Mitolojinin bu noktasında aşkın anlamı değişir. Başlangıçta Parvati Shiva'yı ister. Sonunda ise ikisi birbirini tamamlayan iki ilke haline gelir. Shiva'nın Parvati'ye yönelmesiyle büyük yoginin dünyaya yeniden dönüşü gerçekleşir. İkisi evlenir.

Shiva'nın temsil ettiği şey, en basit ifadeyle bilinç ve aşkınlık olarak okunabilir.
Parvati'nin temsil ettiği Şakti ise bu bilincin gücü, hareketi ve tezahürüdür.

Şakti, yalnızca Shiva'nın yanında bulunan bir güç değildir. Şaiva ve Şakta geleneklerinde Şakti, ilahi gücün kendisi olarak çok daha kapsamlı bir anlama sahiptir. Parvati de bu gücün kişileştirilmiş ve Shiva ile ilişkili biçimlerinden biridir.

Bu yüzden Shiva tek başına düşünüldüğünde sessizlik vardır. Parvati geldiğinde o sessizlik hareket kazanır.
Shiva meditasyondur. Parvati o bilincin dünyaya yönelmesidir.
Shiva aşkın olandır. Parvati onun tezahürüdür.

Birbirinden tamamen ayrılması mümkün değildir. İşte bu düşüncenin en güçlü mitolojik görüntüsü Ardhanarishvaradır.

Ardhanarishvara kelime olarak “yarısı kadın olan Rab” anlamına gelir. Shiva tek bir beden içinde hem erkek hem kadın olarak tasvir edilir. Genellikle bedenin sağ tarafı Shiva, sol tarafı ise Parvati olarak gösterilir. Shiva'nın Parvati'yi dışarıda bırakarak tamamlanamayacağını anlatan güçlü bir semboldür. Akademik çalışmalar bu figürü özellikle bütünlük, tamamlanma, karşıtlıkların birliği ve kurtuluş kavramlarıyla ilişkilendirir.

Saf bilinç kendi başına hareketsiz kalabilir fakat Şakti ile birleştiğinde bilinç tezahür eder. Shiva bilinç olarak sessizdir; Parvati Şakti olarak bu sessizliğin hareketidir. Evren ise ikisinin birlikteliğinin görünür halidir.

Bu yüzden Shiva'nın Parvati'ye bakışı yalnızca bir tanrının eşine bakışı değildir : Kendi gücüne, kendi diğer yarısına ve kendi içinde saklı olan yaratıcı kudrete bakışıdır.
Ve Parvati'nin Shiva'ya yönelişi de yalnızca bir kadının sevdiği erkeğe ulaşması değildir : Şakti'nin kendi kaynağına, hareketin kendi sessizliğine ve çokluğun ardındaki birliğe dönüşüdür.

Alıntı_
 
Geri
Üst