Ars Goetia ve 72 Varlık

Blacklight0044

Kayıtlı Üye
Ars Goetia, içinde 72 ruhun bulunduğu ve onların özellikleri, çağrılma şekillerini barındıran bir kitaptır. Günümüzde yabancı forumlarda bu varlıklara saygı duyan, bunları çağıran ve onlardan yardım, rehberlik isteyen insanlar vardır. Ufak araştırmayla o forumları bulabilirseniz. Amacım teşvik etmek değil, sadece bilgi sahibi etmektir. Onlar da çağrı iki türlü olur, birincisi varlığı kendi içine davet etmek, ikincisi varlığı dışarıya davet etmek. İçe davet ettiğinde varlık sizinle telepati, düşünce şeklinde konuşur, dışa davet de ise isteğini söylersin ve ufak fiziksel tezahürler görürsün, mum dumanı hareketi, duvara tıklama vb. şeyler. Bu tabiki operatörlerin tecrübeleri. Ben bu varlıklara güvenilmeyeceğini söylüyorum. Çağıran kişiler bu varlıklara saygı ile yaklaşılırsa onların hiçbir problem çıkarmayacağını ve isteklerinde yardım edebileceğini söylüyorlar. Ve tecrübeleri de oldukça somut, karşılık buluyorlar. Çağırmaları detaylı inceleyecek olursak, kitapda çağrı için oldukça zor ve kapsamlı koşullar gerekli. Malzemeler, zaman dilimi vb. Ama günümüzde insanlar sadece mühür ile varlıkları çağırabileceğini ve iletişime geçebileciğini söylüyor. Ama arada bir fark var. Kitapta okültist varlıkların şekillerine kadar tarif ediyor, onları bizzat fiziksel olarak tezahür ettiriyor. Ve onlara karşı bir güç sahibi, emirlerini uygulattırabiliyor. Günümüzde ise çağıranlar bir şey görmüyor, daha çok hissel iletişim söz konusu. Belki bu ritüllerde gerekli çaba ve efor sarfedilmediğin veyahut operatörün niyetinden kaynaklanıyor. Ama bu varlıklar hapsedilebiliyorsa demek ki insan bu varlıklar üzerinde güç sahibi olabiliyor demektir. Eğer öyleyse bu varlıkların sağladığı getirileri de sağlayabilir. Para, şans, sağlık gibi. Onlara mı saygı duyulması gerek, yoksa onların mı bize saygı duyması gerek. Ve günümüzde çağıranlar belirli bir süre sonra daha yoğun temaslar yaşadıklarını belirtiyor. Varlıkların tavırları ise çok insani oluyor. Sinirleniyor, kıskanıyor bazısı ise insanı küçümsüyor gibi. Benim ise zamanında King Paimon adlı varlık ile denemelerim oldu. İlk çağırışımda çok heyecanlıydım. Başladıktan bir süre sonra kulağımda yoğun bir nefes sesi duydum. 1-2 dakika sonra korktum ve özür dileyip ritüeli sonlandırdım. Sonraki günlerde ise bazı tezahürler yaşadım. Vücuduma üflenen nefes, ve eşyaların hareketi, düşmesi gibi. Bunlar ne kadar ritüelle bağlantılı veya tesadüf bilemem. İleriki zamanlarda kan ile bir ritüel yapmıştım. Bir isteğim için. O istek de ertesi gün oldu. Enteresan bir durum, normalde olacak bir şey değil yani ama istediğim biriyle baş başa kalma durumum oldu. Başka insanlarda varken, ben de onu istemiştim. Ama sonra bu durum hayatımda en çok pişman olacağım durumlardan birine dönüştü. O günden sonra bir şey için zorlamam, elimden geleni yaparım olmazsa daha fazla çabalamam. Benim için hayırlı değilmiş derim geçerim.
 
Ars Goetia, içinde 72 ruhun bulunduğu ve onların özellikleri, çağrılma şekillerini barındıran bir kitaptır. Günümüzde yabancı forumlarda bu varlıklara saygı duyan, bunları çağıran ve onlardan yardım, rehberlik isteyen insanlar vardır. Ufak araştırmayla o forumları bulabilirseniz. Amacım teşvik etmek değil, sadece bilgi sahibi etmektir. Onlar da çağrı iki türlü olur, birincisi varlığı kendi içine davet etmek, ikincisi varlığı dışarıya davet etmek. İçe davet ettiğinde varlık sizinle telepati, düşünce şeklinde konuşur, dışa davet de ise isteğini söylersin ve ufak fiziksel tezahürler görürsün, mum dumanı hareketi, duvara tıklama vb. şeyler. Bu tabiki operatörlerin tecrübeleri. Ben bu varlıklara güvenilmeyeceğini söylüyorum. Çağıran kişiler bu varlıklara saygı ile yaklaşılırsa onların hiçbir problem çıkarmayacağını ve isteklerinde yardım edebileceğini söylüyorlar. Ve tecrübeleri de oldukça somut, karşılık buluyorlar. Çağırmaları detaylı inceleyecek olursak, kitapda çağrı için oldukça zor ve kapsamlı koşullar gerekli. Malzemeler, zaman dilimi vb. Ama günümüzde insanlar sadece mühür ile varlıkları çağırabileceğini ve iletişime geçebileciğini söylüyor. Ama arada bir fark var. Kitapta okültist varlıkların şekillerine kadar tarif ediyor, onları bizzat fiziksel olarak tezahür ettiriyor. Ve onlara karşı bir güç sahibi, emirlerini uygulattırabiliyor. Günümüzde ise çağıranlar bir şey görmüyor, daha çok hissel iletişim söz konusu. Belki bu ritüllerde gerekli çaba ve efor sarfedilmediğin veyahut operatörün niyetinden kaynaklanıyor. Ama bu varlıklar hapsedilebiliyorsa demek ki insan bu varlıklar üzerinde güç sahibi olabiliyor demektir. Eğer öyleyse bu varlıkların sağladığı getirileri de sağlayabilir. Para, şans, sağlık gibi. Onlara mı saygı duyulması gerek, yoksa onların mı bize saygı duyması gerek. Ve günümüzde çağıranlar belirli bir süre sonra daha yoğun temaslar yaşadıklarını belirtiyor. Varlıkların tavırları ise çok insani oluyor. Sinirleniyor, kıskanıyor bazısı ise insanı küçümsüyor gibi. Benim ise zamanında King Paimon adlı varlık ile denemelerim oldu. İlk çağırışımda çok heyecanlıydım. Başladıktan bir süre sonra kulağımda yoğun bir nefes sesi duydum. 1-2 dakika sonra korktum ve özür dileyip ritüeli sonlandırdım. Sonraki günlerde ise bazı tezahürler yaşadım. Vücuduma üflenen nefes, ve eşyaların hareketi, düşmesi gibi. Bunlar ne kadar ritüelle bağlantılı veya tesadüf bilemem. İleriki zamanlarda kan ile bir ritüel yapmıştım. Bir isteğim için. O istek de ertesi gün oldu. Enteresan bir durum, normalde olacak bir şey değil yani ama istediğim biriyle baş başa kalma durumum oldu. Başka insanlarda varken, ben de onu istemiştim. Ama sonra bu durum hayatımda en çok pişman olacağım durumlardan birine dönüştü. O günden sonra bir şey için zorlamam, elimden geleni yaparım olmazsa daha fazla çabalamam. Benim için hayırlı değilmiş derim geçerim.
Bu aslında çalıştığınız varlıkla ilgili bir durum. Kan ile yaptığınız ritüelde hangi varlığı kullandınız bilmiyorum gerçi. Ars Goetia'daki varlıklar demonlar. Ve demonlar siz ne isterseniz onu yaparlar, isteğinizin sizin için hayırlı olup olmadığına karar verme sorumluluğunu size bırakırlar. Tekamül için gereken dersi bu yolla verirler. Zaman zaman demonlarla çalışmak iyidir, çok şey öğretirler. Tanrılar ve tanrıçalar ise sizin için en doğrusunu yapar. O yüzden bazen onlarla çalışırken neden istediğim olmuyor falan deriz. Bizim için hayırlı olmadığından olmuyordur. Ben kendim için en doğrusunu bilecek kadar geliştiğimi düşünmüyorum o yüzden tanrı ve tanrıçalarla çalışıyorum sadece. Bu arada yanlış anlaşılmasın, tanrılar ve tanrıçalardan da çok şey öğrenirsiniz. Bir de zaten çoğu durumda tanrı/tanrıça ve demonlar ya eşit ya çok yakın rütbedelerdir. İkisinin de sizin kötülüğünüzü isteme gibi durumu yok çünkü buna ihtiyaçları yok. Onlardan bir şey öğrenebilirseniz kârdır. Özellikle demonlara isteğimi yaptırıp geçeyim şeklinde bakan çok oluyor. Bunu yaptığınızda zarar görürsünüz. O varlıklar kötü olduğu için değil. Zaten bu varlıklar sizi yönlendiriyor, yönlendirmelere uyarsanız mükafatını çok çok fazlasıyla alırsınız. İsteğinizi yaptırabileceğiniz varlıklar da ya sizi çok seviyordur (ata ruhları gibi) ya da alt rütbeli, bir bedel ödeyerek anlaşabileceğiniz varlıklardır. Yoksa demonlara, tanri ve tanrıçalara bedel ödemek kim biz kim yani. Onlara sadece adak sunabiliriz, ki bunlar sadece niyetseldir. Bir bardak su bile adasanız önemli olan niyetiniz, o su bir bedelmis gibi algılanmasın. Adak için hayvan ya da insan hiçbir canlıya zarar vermeyin, güzel bir adak sunmak istiyorsanız şarap,likör, değerli taş vs sunabilirsiniz. Zaten hiçbir tanri/tanrıça/demon sizden başka bir cana zarar vermenizi istemez. Bunu isteyen varlıklardan uzak durmanızı tavsiye ederim, etik kısmı bir yana yarın bir gün sizin canınıza da göz dikmeyeceği ne mâlum. Çok uzun yazdım, içimden geldi biraz. Demon tanrı tanrıçalar hakkında konuşmayı seviyorum
 
Bu aslında çalıştığınız varlıkla ilgili bir durum. Kan ile yaptığınız ritüelde hangi varlığı kullandınız bilmiyorum gerçi. Ars Goetia'daki varlıklar demonlar. Ve demonlar siz ne isterseniz onu yaparlar, isteğinizin sizin için hayırlı olup olmadığına karar verme sorumluluğunu size bırakırlar. Tekamül için gereken dersi bu yolla verirler. Zaman zaman demonlarla çalışmak iyidir, çok şey öğretirler. Tanrılar ve tanrıçalar ise sizin için en doğrusunu yapar. O yüzden bazen onlarla çalışırken neden istediğim olmuyor falan deriz. Bizim için hayırlı olmadığından olmuyordur. Ben kendim için en doğrusunu bilecek kadar geliştiğimi düşünmüyorum o yüzden tanrı ve tanrıçalarla çalışıyorum sadece. Bu arada yanlış anlaşılmasın, tanrılar ve tanrıçalardan da çok şey öğrenirsiniz. Bir de zaten çoğu durumda tanrı/tanrıça ve demonlar ya eşit ya çok yakın rütbedelerdir. İkisinin de sizin kötülüğünüzü isteme gibi durumu yok çünkü buna ihtiyaçları yok. Onlardan bir şey öğrenebilirseniz kârdır. Özellikle demonlara isteğimi yaptırıp geçeyim şeklinde bakan çok oluyor. Bunu yaptığınızda zarar görürsünüz. O varlıklar kötü olduğu için değil. Zaten bu varlıklar sizi yönlendiriyor, yönlendirmelere uyarsanız mükafatını çok çok fazlasıyla alırsınız. İsteğinizi yaptırabileceğiniz varlıklar da ya sizi çok seviyordur (ata ruhları gibi) ya da alt rütbeli, bir bedel ödeyerek anlaşabileceğiniz varlıklardır. Yoksa demonlara, tanri ve tanrıçalara bedel ödemek kim biz kim yani. Onlara sadece adak sunabiliriz, ki bunlar sadece niyetseldir. Bir bardak su bile adasanız önemli olan niyetiniz, o su bir bedelmis gibi algılanmasın. Adak için hayvan ya da insan hiçbir canlıya zarar vermeyin, güzel bir adak sunmak istiyorsanız şarap,likör, değerli taş vs sunabilirsiniz. Zaten hiçbir tanri/tanrıça/demon sizden başka bir cana zarar vermenizi istemez. Bunu isteyen varlıklardan uzak durmanızı tavsiye ederim, etik kısmı bir yana yarın bir gün sizin canınıza da göz dikmeyeceği ne mâlum. Çok uzun yazdım, içimden geldi biraz. Demon tanrı tanrıçalar hakkında konuşmayı seviyorum
Merhaba tam olarak hangi yöntemi kullanıyorsunuz? Önerebileceğiniz bir kitap var mı? Ben uzun zamandır demonlarla çalışmaya çalışıyorum fakat onları gerçekten hiç bir şekilde duyamıyorum veya istediğimin olduğu da olmuyor. DOM kitabını kullanmıştım. Şimdi ise meleklerle çalışmak istiyorum ne önerirsiniz?
 
Merhaba tam olarak hangi yöntemi kullanıyorsunuz? Önerebileceğiniz bir kitap var mı? Ben uzun zamandır demonlarla çalışmaya çalışıyorum fakat onları gerçekten hiç bir şekilde duyamıyorum veya istediğimin olduğu da olmuyor. DOM kitabını kullanmıştım. Şimdi ise meleklerle çalışmak istiyorum ne önerirsiniz?
Merhaba ben sadece tanrılar ve tanrıçalarla çalıştım. Ata ruhlarla iletişimim oldu ama onlara saygı göstermek, isimlerini anmak dışında bir çalışma yapmadım. Demonlar ve melekler üzerine çok bir tavsiye veremeyeceğim. İsteyen olursa tanrı ve tanrıçalar hakkında bildiklerimi ve deneyimlerimi paylaşabilirim. Demonlara ulaşamama sebebiniz de muhtemelen istediğinizi yaptırmak üzere yola çıkmanız olabilir. İlk iletişiminiz asla bana istediklerimi yap şeklinde olmasın. Bir insanla tanışır gibi düşünün, önce tanışmanız gerek. Adak adayın, söz konusu varlık kimse onun kendi ritüelini yapın, dualarınızda yer verin, ona özel dua yazın, onunla ilişkili taşlar ve bitkiler varsa yanınızda taşıyabilirsiniz. İlk iletişim kurma çabanızda ondan yönlendirme ve destek istediğinizi, onun yardımına açık olduğunuzu ve yardım ederse bundan minnettar olacağınızı da belirtin kesinlikle. Belirli bir ritüel veremiyorum, varlığın kim olduğuna göre değişir. Sadece unutmamanız gerekenleri söylüyorum. Bu alt rütbeli ve kötü olmayan çoğu varlıkta geçerlidir. Bunları yapıp yine de cevap alamayabilirsiniz. Belki doğru zaman değildir, belki varlık yeterli tekamüle ulaşmanızı bekliyordur, belki başka bir varlık sizinle iletişim kapısı açmak üzeredir vb gibi bir sürü sebebi olabilir. Dediğim gibi tanrı/tanrıça/demonlar aslında istediğimizi yapmak için yoklar, tekamülümüzü geliştirmek için bize yol gösterirler. Eğer isterlerse bize isteklerimizde yardımcı olabilirler, ama asıl amaçları bu değil. Onlardan öğrenmek niyetiyle yola çıkarsanız başarılı olma şansınız da artar.
 
@leo_ Çalışma mantıgınızı demonolojiden ziyade demonolatrye daha yakın gördüm ki bence de demonlarla çalışırken izlenmesi gereken yol budur. Ars Goetia, melek bilinci üzerine kurulu, daha sonra katolik hristiyan inancı olarak önümüze çıkan cizgiye göre düşman kabul edilmiş ruhları işkence teknikleriyle elde etmek ve isteğini yaptırmak üzerine kuruludur. Öyle ki bazı ritüellerde başmeleklerin gücü ile demonın zaptedildiği bile olur. Bu durum öncelikle uygulayıcının güçten düşmesi halinde kendisini tehlikelere açık hale getireceği için bana göre bozuk bir işlevdir. Kişinin düşman kazanması olasıdır. Çünkü demon- düşmüş melekler sistemini anlamaya çalıştığınızda temelinde özgürlük bilinci ve herkesin kendi iradesini kontrol etme özü olması gerektiğini anlayacaksınız. Bu da Ars Goetia gibi varlığı aşağılayan bir sistemde terstir. Zaman içinde ritüellere eklenen aşağılama, hakaret ve kovmadan sonra yapılan teşekkür ve saygı eklentileri tutarsızlıktan başka bir katkı sunmamıştır. Süleyman'ın yolu bana göre bu çagda koyu bir hristiyan değilseniz vs. tercih edilmemelidir.
Bilinenin aksine demonlar kötü ve igrenç şeyleri yapmanızdan bir fayda elde etmez. Sadece herhangi bir kısıttan veya korkudan dolayı kötü ve iğrenç bir şeyi yapmaktan kendinizi alıkoyuyorsanız, onu yapacak karakterde biri oldugunuzu gösterebilirler. Gerçek amaç sizin hicbir bağımlılık ve zinciriniz olmadığında özgür iradenizle neye dönüşebileceginizdir. Arzularınız bu yüzden onlar için değerlidir.
Saturn ruhları ve tanrıca-tanrılar bu grup içinde kişiye daha farklı yaklaşım sergileyen gruplar olabilir. Onları ayrı bir postta anlatırız
 
Merhaba ben sadece tanrılar ve tanrıçalarla çalıştım. Ata ruhlarla iletişimim oldu ama onlara saygı göstermek, isimlerini anmak dışında bir çalışma yapmadım. Demonlar ve melekler üzerine çok bir tavsiye veremeyeceğim. İsteyen olursa tanrı ve tanrıçalar hakkında bildiklerimi ve deneyimlerimi paylaşabilirim. Demonlara ulaşamama sebebiniz de muhtemelen istediğinizi yaptırmak üzere yola çıkmanız olabilir. İlk iletişiminiz asla bana istediklerimi yap şeklinde olmasın. Bir insanla tanışır gibi düşünün, önce tanışmanız gerek. Adak adayın, söz konusu varlık kimse onun kendi ritüelini yapın, dualarınızda yer verin, ona özel dua yazın, onunla ilişkili taşlar ve bitkiler varsa yanınızda taşıyabilirsiniz. İlk iletişim kurma çabanızda ondan yönlendirme ve destek istediğinizi, onun yardımına açık olduğunuzu ve yardım ederse bundan minnettar olacağınızı da belirtin kesinlikle. Belirli bir ritüel veremiyorum, varlığın kim olduğuna göre değişir. Sadece unutmamanız gerekenleri söylüyorum. Bu alt rütbeli ve kötü olmayan çoğu varlıkta geçerlidir. Bunları yapıp yine de cevap alamayabilirsiniz. Belki doğru zaman değildir, belki varlık yeterli tekamüle ulaşmanızı bekliyordur, belki başka bir varlık sizinle iletişim kapısı açmak üzeredir vb gibi bir sürü sebebi olabilir. Dediğim gibi tanrı/tanrıça/demonlar aslında istediğimizi yapmak için yoklar, tekamülümüzü geliştirmek için bize yol gösterirler. Eğer isterlerse bize isteklerimizde yardımcı olabilirler, ama asıl amaçları bu değil. Onlardan öğrenmek niyetiyle yola çıkarsanız başarılı olma şansınız da artar.
Ben de ilk başta o niyetle yaklaşmaya çalıştım, sadece rahberlik. Ama ben tecrübeleri okuduğumda bazı insanlara yaklaşan varlıkların aşırı insanvari tavırlarını gözlemledim. Ve aynı varlığı çağıran 2 farklı kişinin de farklı tavırlar anlattığını gördüm. Bilge bir varlıktan ziyade, insana yardım eden ama aynı zamanda onları küçümseyen tavırlar gördüm. Birde peygamberlerden Hz. Süleyman'a bu varlıklar verilmişti, onun dediklerini, istediklerini yapmak zorundalardı. Bu da bana Allah'ın, yaratıcının her şey üzerinde mutlak güç sahibi olduğunu hatırlatıyor. Ve bir şey istiyeceksem ondan istemenin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Aynı şey Abremalin'in kitabında da geçiyor, varlıkların etki altına alınıp isteklerin yapılması ile ilgili. Bazı varlıkların öyle yetileri var ki, havaya, rüzgara etki edebiliyorlar, hatta insanı levite bile edebiliyorlar. Bir de bilge varlıklar dersek bunlara, bir emir altına girince aşırı saldırganlaşıp, çirkefleşe biliyorlar.
 
Ben de ilk başta o niyetle yaklaşmaya çalıştım, sadece rahberlik. Ama ben tecrübeleri okuduğumda bazı insanlara yaklaşan varlıkların aşırı insanvari tavırlarını gözlemledim. Ve aynı varlığı çağıran 2 farklı kişinin de farklı tavırlar anlattığını gördüm. Bilge bir varlıktan ziyade, insana yardım eden ama aynı zamanda onları küçümseyen tavırlar gördüm.
Onlar insanların ve tüm varlıkların tanrılara karşı ozgürlüğünü amaçlarken, insanın ego temelli güclüye olan biatı ve gücsüze olan zorbalığı onların gözünde insanı zayıf yapmıştır. Buna rağmen kararları eğitilebilen bilinçleri eğitmek ve zayıf olmayanlarla birlikte durarak kendi ilkelerini sürdürmektir. Bu sebeple küçümsemeleri genelleme dışında kalır. Kişinin farkındalığına göre yol izlerler.
Birde peygamberlerden Hz. Süleyman'a bu varlıklar verilmişti, onun dediklerini, istediklerini yapmak zorundalardı. Bu da bana Allah'ın, yaratıcının her şey üzerinde mutlak güç sahibi olduğunu hatırlatıyor. Ve bir şey istiyeceksem ondan istemenin daha doğru olduğunu düşünüyorum.
Demon grubu içerisinde yer alan bazı varlıklar da satürn prensibine göre hareket edebilir yani ibrahimi dinlerin mensubu olarak kurulan düzenin destekcisi olanlar bulunur, dışlanmamış tanrı grupları böyledir. Demonlar farklı bir varlik grubunu değil, gölgeleriniz üzerine çalısan diger yoldur. ibrahimi yola giren biat ile yükselmeye çalışır, demon yolundaki ise gölgelerinin üstesinden gelerek. Dinlerin kozmik çıkışı ve elohim mitlerini araştirınız. İnsanın seçimi kullandığı yoldur. Farklı varlıklar seçtigini düşünmek değil.
 
Ek olarak bir örnek...Paskalya (Easter) kutlayan ve tek tanrıya bağlı inançlı bir hristiyanın, İştar'ı bambaşka antik bir tanrı sanması ve yine iyi bir hristiyan olarak aklınca "zaten kötü" bellediği varlıklara zor kullanma ile işini gördürmeyi hedefleyerek Goetiklerden Astarothe ile çalışmama gerekçesinin tek sebebinin saldırgan, çirkef ve tehlikeli olmasıysa... Ben olsam biraz ben de küçümserim. Özetle Ars Goethia'ya götürü bilgiyle girenin durumu budur. Mantığı, İbrahimi din etkisini bilincaltında koruyan ama işine geldiğinde ama ben müslüman varlıklarla çalıştım helal büyü diyen müslümanın sonra başına iş actığı durumlara benzer. Bir yola girmeden önce panteonları, tek tanrı inancının çıkışını, dinlerin birbirleriyle bağlantılarını incelemeden yani uyanmadan tepeden girilmeyecek alanlardır
 
Onlar insanların ve tüm varlıkların tanrılara karşı ozgürlüğünü amaçlarken, insanın ego temelli güclüye olan biatı ve gücsüze olan zorbalığı onların gözünde insanı zayıf yapmıştır. Buna rağmen kararları eğitilebilen bilinçleri eğitmek ve zayıf olmayanlarla birlikte durarak kendi ilkelerini sürdürmektir. Bu sebeple küçümsemeleri genelleme dışında kalır. Kişinin farkındalığına göre yol izlerler.

Demon grubu içerisinde yer alan bazı varlıklar da satürn prensibine göre hareket edebilir yani ibrahimi dinlerin mensubu olarak kurulan düzenin destekcisi olanlar bulunur, dışlanmamış tanrı grupları böyledir. Demonlar farklı bir varlik grubunu değil, gölgeleriniz üzerine çalısan diger yoldur. ibrahimi yola giren biat ile yükselmeye çalışır, demon yolundaki ise gölgelerinin üstesinden gelerek. Dinlerin kozmik çıkışı ve elohim mitlerini araştirınız. İnsanın seçimi kullandığı yoldur. Farklı varlıklar seçtigini düşünmek değil.
Ancak davetlere ve çağrılara baktığımızda bu varlıklar, insanları nefsani yönündeki, egosal arzularını da yerine getiriyor. Ve tavırları da insansı oluyor. Her canlı ve varlığa saygı ile yaklaşılması gerek bence de ama medet ummak kısmı. Bir isteği, bir dileği bu varlıklarla yapmak tehlikeli olabilir. Varlıklar her zaman en kısa ve kesin sonucu verebilir. Yetenekler konusunda da. Telekinezi, pyrokinezi veya düz bir hayat akışına müdahele. Ama bu müdahale olduktan sonra bunun bir karşılığı olmayacak mı? Ve hep aynı sorguya çıkmıyor mu, onların bir yaratıcısı yok mu? Kuran'da da değiniliyordu, söyleyin o medet umduklarınıza, taptıklarınıza bir şeyler yapsınlar. Bu varlıklarık kontrolü de melekler vasıtası ile oluyordu kitaplarda. Demek ki melek dediğimiz varlıklar bu varlıklardan çok daha fazla güç sahibi. Kuran'da da böyle bir sert çıkışın sebebi bu olabilir.
 
Geri
Üst