Affetmek...

Elfangel

Kayıtlı Üye
Katılım
29 Ara 2009
Mesajlar
938
Tepkime puanı
355
Bugün yaşadığım bir olay üzerine karaladığım bir yazı, Farkındalık başlığı altında paylaşmak uygun olur diye düşündüm, umarım sizleri sıkmam...

Yaşadıklarımızı olduğu gibi kabullenmenin, yargılamamanın, affetmenin en büyük erdemlerden biri olduğunu biliriz, özgürleşmenin, kendimizi keşfetmenin en önemli basamaklarından biri olduğunun da farkındayızdır. Ama bazen öyle ağır gelir ki yaşadıklarımız, kişilere ve kendimize öyle bir yükleriz ki yaşadıklarımızın sorumluluğunu, ne kendimizi affedebiliriz olanlardan dolayı, ne de onları. Giderek büyür affedemediklerimiz içimizde, üstelik öyle kalmazlar, yenileri de eklenir üzerine. Her geçen gün daha da bağımlı hale geliriz affedemediklerimize, hayatımızın en önemli parçası haline gelirler, hayatımızı ele geçirirler.

Önyargıdır affedememenin sebebi, hayatta çok önemli yer tutan önyargılar. Öyle bir kapatır ki algılarımızı, sadece onlar çerçevesinde algılar hale geliriz hayatı ve olayları. Tabii kişileri de. Aslında en çok kendimizi algılarız önyargılarımızda, aslında biz olmayan kendimizi.

Sonra bir gün ne kadar büyük bir yük taşıdığımızı fark ederiz. Affetmemenin en büyük zararını kendimizin gördüğünü fark ederiz. Önce kendimizi affederiz ki en zoru da budur, çetin bir savaştır. Önyargıları parçalamaktır. Kabullenmedir, insanlığı ve varoluşu. Kendi içine dönmektir. Yaşamayı öğrenmektir, keşfetmektir. Sonrası kolay gelir zaten. Düşünülenin tersine kendini affetmektir en zoru, kendimizi affettiğimizde önyargılar yıkılmıştır. Kendi önyargısız benliğimizi bulduğumuzda başkalarını da affetmemiz kolaylaşır.

Affedersiniz, affedemediklerinizin aslında size neler kattığını fark ettiğiniz için. Affedersiniz, onların hayatınızın bir parçası olduğunu idrak ettiğiniz için. Ve affedersiniz yaşanılan olaylar ve o kişiler olmasa eksik kalacağınızı, sizi siz yapanın onlar olduğunu anladığınız için.

Ama bazen affettiklerinize söyleyemezsiniz bunları. Öylece çıkıp giderler hayatınızdan. Arkalarından bakakalırsınız ve içinizden haykırmak gelse de affettiğinizi, sadece sessiz çığlıklarınız yankılanır arkasından…


 

logii

Kayıtlı Üye
Katılım
17 May 2009
Mesajlar
1,044
Tepkime puanı
270
Güzel bir yorum olmuş eline sağlık fakat diyemeden edemeyeceğim, yazı içerisinde çok '' affetmek.. '' kelimesi geçiyor. Buda belli bir yerden sonra telaffuz etmesi açışından ve kişiyi sıkma açısından bir adım önde oluyor. Eleştirimi kötü manada anlamayın, sadece ben yazıyı okurken gördüğümü yazıyorum. :)

Saygılar
 

Elfangel

Kayıtlı Üye
Katılım
29 Ara 2009
Mesajlar
938
Tepkime puanı
355
Evet :) hissedilenlerin yoğunluğundan dolayı olmuştur :) Ayrıca neden yanlış anlayayım, eleştri insanı kuvvetlendirir eleştiriyi nasıl kullanacağınızı bilirseniz.
 

Amethyst

Banlı Kullanıcı
Katılım
28 Şub 2010
Mesajlar
416
Tepkime puanı
3
Paylaşım için çok teşekkür ederim..emeğine sağlık
yaşadıkça öğrenir insan aslında , ama bu yazıyı okuduktan sonra ,insan hayatını gözden geçirmeye başlar gibi oluyor ... affettim dediğimiz zaman gerçekten affediyormuyuz ... farkındalık devreye girdiği an budur işte :)
 

cincır33

Kayıtlı Üye
Katılım
16 Mar 2010
Mesajlar
7
Tepkime puanı
0
güzel bir yazı.. ama bildiğim ve öğrendiğim şu: '' Biz ne kadar okursak okuyalım,ne kadar bilinçaltımızı temızlemek istersek isteyelim, affetmek kolay bır sureç değildir.. hem kendimizi hem de başkalarını affetmemiz zaman isteyen bir süreçtir.. önyargılardan kurtulabilmek çok zordur.. ve şu an bize en iyi gelen şey zamandır.. evet zaman geçip giderken bizden de baya bişey götürür.. ama final her zaman lehimize sonuclanır..''
 
Üst