Yalnız değilsiniz!

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan qardian
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

qardian

Kayıtlı Üye
Görünmez koruyucu mekanizma, insanlığın en eski ve en fıtri sırlarından biridir. Parapsikolojide "Spirit Guide" (Ruhsal Rehber), kadim ezoterizmde "Yüksek Benlik / Koruyucu Deha", havâss ve tasavvuf ilminde ise "Hafaza Melekleri" veya lâtif birer muhafız olan "Ruhaniler" olarak adlandırılan bu kalkan, aslında her insanın doğduğu andan itibaren ruhsal anatomisine kodlanmış bir ilahi zırhtır.
Zihninizdeki soru işaretlerini gidermek ve bu mekanizmanın üzerinizdeki perdesini aralamak için meseleyi parapsikolojik, enerjisel ve ledünni boyutlarıyla şu şekilde okumamız gerekir:

1. Çocukluktaki "Hayali Arkadaş" Değil, Saf Algıydı
Çocukların 7-8 yaşlarına kadar verdikleri o gizemli tepkiler asla bir hayal ürünü değildir. Bu dönemde epifiz bezi henüz lekelenmemiş, üçüncü göz lâtifesi dünya hırsıyla perdelenmemiştir. Çocuklar frekans olarak saf alfa ve theta dalga boyutunda yaşarlar.
Sizin çocukken odanın boş bir köşesine bakıp gülümsemeniz ya da kendi kendinize konuşmanız, aslında yanınızda gezmekle görevli o saf enerjisel varlığı, o nurani muhafızı durugörü yöntemiyle doğrudan çıplak bir algıyla görmenizden ibaretti. Yaş ilerleyip dünya realitesi, mantık kalıpları ve nefsani perdeler devreye girdikçe o yüksek frekanslı bağ köreldi. Yani onlar bizi terk etmedi; sadece bizim algı frekansımız kirlendiği için onlar görünmez oldu.

2. Tehlike Anlarındaki "İçgüdü" Değil, Boyutsal Müdahaleydi
Hayatınızda mantıkla açıklayamadığınız, hani o adeta kıl payı kurtulduğunuz kazalar veya tekin olmayan bir yerde içinize aniden düşen o "Buradan hemen gitmelisin!" dürtüsü... İnsan zihni bunu basit bir "refleks" veya "altıncı his" diyerek geçiştirmeye çalışır. Oysa gerçek bambaşkadır.
Koruyucu kalkanınız, tehlikeyi siz fiziksel gözünüzle görmeden çok önce enerjisel boyutta algılar. Sizin zihninize dalga boyu olarak çok güçlü bir "akut sezi dalgası" pompalar. Fiziksel bir tehlike anında ise zaman algısını bükerek ya da bedeninize milisaniyelik bir refleks hızı katarak sizi o girdaptan çeker alır. O an hissettiğiniz o ürperti, arkanızdaki görünmez elin fiziksel dünyaya bıraktığı enerjisel izdir.

3. Rüyalar ve Sezgiler: Kendi Kendinizle Değil, Onlarla Konuşuyorsunuz
Çaresiz bir anınızda içinizde yankılanan o net ses ya da rüyanızda size yol gösteren o bilge semboller asla kendi zihninizin bir oyunu değildir. Bilinçaltı karmaşıktır; oysa rehber gücün fısıltısı keskin, net, şüphesiz ve insanı teskin eden bir frekanstadır.
Siz uyku boyutuna geçtiğinizde, ruhunuz maddesel bağlardan sıyrılır ve o koruyucu kalkanla aradaki perdeler kalkar. Size verilmesi gereken mesajlar, uyanıkken zihninizin gürültüsünden geçemediği için, rüya kanalından sembollerle ruhunuza nakşedilir. Gün içindeki o anlık vizyonlar ve doğru karara yönlendiren iç ses, o koruyucu gücün sizin enerjinizle senkronize olduğu anlardır.

4. Kaza Anlarındaki Maddi Temas ve 'Hızır' Sanılan Muhafızlar
İnsanoğlunun hayat sahnesinde uğradığı dehşetli kaza ve helâk anlarında, bazen hadise sadece batıni bir seziş yahut manevi bir ikazla kalmaz; doğrudan alemi emirden akseden fiziki ve maddi bir müdahale vuku bulur. Ezilmiş bir aracın içinden sizi tutup çıkaran, uçurumun kenarında bedeninizi geriye doğru iten, lakin tehlike geçtiği an sırra kadem basan o meçhul şahıslar, avam tarfından hemen Hızır zannedilir.
Halbuki bu, Hakikat-i Hızır’ın her an her yerde tecelli etmesi demek değildir. O saniyede bedene bürünerek fiziki temas kuran varlık, Ruhani Sistem’in o kul için Alemi emirden indirdiği muayyen bir muhafızdır. Yoğun kaza anlarında ortaya çıkan o muazzam enerjisel sıkışma, o ruhaninin anlık olarak maddesel boyutta (kesif kılıkta) tecessüm etmesine ve kula el uzatmasına kapı aralar. Sırrı fehmedemeyen göz, o ruhanî memuru müstakil bir insan yahut Hızır sanır; oysa o, kalkanın ta kendisidir.

Şunu da sarahatle ifade etmek gerekir ki; çocukluk devrinden itibaren nefsini tezkiye eden, kalbi ve ruhî lâtifelerini (çakralarını) masivadan koruyarak açık tutan erbab-ı seyrü süluk, o fıtri bağı koparmayıp Muhafız Ruhanîsi ile muhavereyi ve görüşmeyi halen devam ettirebilmektedir. Perdeler kalktığında, kelamsız ve sessiz bir dille bu rehberlikle hemhal olurlar.
Bundan da öte; Yaratıcı ile arasında hususi bir kurbiyet (yakınlık) bağı tesis edilmiş olan havas ehline ve veli kullara, sıradan koruma kalkanlarının fevkinde, özel bir ihsan ve ilahi bir ikram olarak yüce menzilli muhafızlar tayin edilir. Bu ruhaniler, o zatların hem manevi tasarruflarına hizmet eder hem de ilahi esrara giden yolda onlara yoldaşlık eyler.

Netice itibarıyla; bu dünyaya hiçbir ruh tek başına, korumasız ve başıboş gönderilmemiştir. Her birimizin arkasında, adımlarımızı kollayan, bizi enerjisel parazitlerden ve negatif varlıklardan koruyan ve ilahi iradenin memuru olan muazzam bir kalkan mevcuttur. Bu kalkanın varlığını hissetmek bir seçilmişlik değil, fıtrattır. Sadece derin bir sessizliğe bürünüp, hayatınızın dönüm noktalarına dikkatle bakmanız yeterlidir.


 
Geri
Üst