Temel hayatta kalma teknikleri

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Ori
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Ori

🌙
Moderator
İlk ve en önemli kural: Nereye giderseniz gidin mutlaka bir yakınınıza, arkadaşınıza veya ailenize nereye gittiğinizi ve ne zaman dönemeyi planladığınızı haber verin. Hayatta kalma becerilerinin amacı yardım gelinceye kadar kendinizi idare edebilmenizi sağlamak. Böyle durumlarda sizi aramaya geleceğini düşündüğünüz biri varsa, en doğrusu orayı mesken edinip beklemek. Beklerken de aşağıdaki becerilere ihtiyacınız olacak.

Uygun kamp yeri bulmak
Doğru kamp yerini seçmeyi öğrenmeniz güvenliğiniz için çok önemli. Yaban hayvanlarından sakınmak ve kuru kalmak iki gözetmeniz gereken kriter. Dere kenarında kamp fikri hoşunuza gidebilir ama tehlikelidir. Sulak alanlarda ve içinden su geçen vadilerde kamp kurmaktan kesinlikle kaçınmalısınız. Çünkü ani su baskınlarının ani olmasının bir sebebi var. Hatırlar mısınız bilmiyoruz, yıllar önce Kazdağları’nda dere kenarında kamp yapan Kemer Country’nin sahibi Esat Edin 3 çocuğu ile birlikte ani bir su baskınına kapılmış ve can vermişti. Hatta kamp yaptıkları yerde bir damla yağmur bile yağmıyordu. Ancak göremedikleri kadar uzakta bir yerde yağan yağmur, dereye karışıp, sel olmuş ve kamp alanlarını basmıştı. Dakikalar içinde, hiç beklemezken bulunduğunuz alan sular altında kalabilir. Kamp alanını seçerken mümkün olduğunca devrilme tehlikesi olan ölü ağaç gövdeleri ve kayalar, böcek yuvaları gibi potansiyel tehlikelerden uzak bir alan seçin. İdeal olan; 4-5 dakika mesafesesinde akarsu olan, ateş yakmak ve barınak yapmak için kuru ağaçların olduğu, rüzgara ve diğer doğa şartlarına korunaklı bir konuma sahip yerler. Aynı zamanda birçok yırtıcı hayvan suya gelmek için hep aynı yolu kullanır. Kamp yapacağınız yerde hayvan pisliği ya da ayak izi var mı bakın. Varsa yerinizi değiştirin.

Barınak Yapmak
Hiç şüphesiz soğuk havalarda hayatta kalmanın önündeki en büyük tehlike hipotermi. Bu nedenle eğer doğada uzun süre vakit geçirecekseniz, önceliğiniz soğuktan iyice izole edilmiş bir barınak yapmak. Bulunuduğunuz coğrafyanın şartlarına en uygun barınağı yapmayı öğrenmeniz için kursa gitmenizi tavsiye ederiz. Yazın, kışın, orman ya da çöl/çolak arazi şartlarında bambaşka teknikler uygulayabilirsiniz. Ormanlık arazide yapabileceğiniz basit barınaklardan biri 3 kalın dala asılı iskeleti oluşturacak şekilde prizma oluşturmak. Daha küçük dalları iki tarafına istifleyin. Daha sonra oluşturduğunuz bu iskeleti yapraklar ve yosunlarla katmanlar halinde örün. Son olarak, kendinizi soğuk tabandan mümkün olduğunca iyi izole etmeye bakın. Çünkü korumaya çalıştığınız vücut ısınızı emecek olan en büyük düşmanınız soğuk zemin. Bunun için yatacağınız yerde bir izolasyon tabakası oluşturmanız lazım. Etraftaki kuru dal ve yapraklardan 10 – 15 cm kadar bir yükseklik oluşturacak şekilde bir yığın yaratın. Yanınızda mat ve uyku tulumunuz varsa bile ekstra izolasyon göz çıkartmaz. Kar ortamında ile kalın bir kar duvarına kapak fotoğrafında bizim yaptığımız gibi bir mağara oyabilirsiniz. Buradaki püf noktası kapısını eşyalarınızda örteseniz dahi bir havalandırma deliği bırakmak. Böyle vücud ısınızla eriyen kar bir yandan donar ve sertleşir. Mağara güvenli bir hale gelir.

Not: Kuru kalmak da hipotermiyi önlemek için çok önemli!

Ateş yakabilmek
Ateş yakabilmek en temel hayatta kalma becerilerinden. Bunun için hangi ortamda ve etrafınızdaki hangi malzemelerle kıvılcım yaratabilirsiniz bilmeniz lazım.

Ateşi büyütebilmek
Oluşturduğunuz ateşi gerçek bir kamp ateşine çevirebilmek için ateşi doğru şekilde beslemeniz lazım. Kuru, kolay alev alan malzemelerden bir yığın yapın. Bir yandan ateşinize yardımcı olacak ulaşabileceğiniz malzemelerden ne var onları değerlendirin. Mesela yanınızda kolonya, aseton gibi yanıcı şeyler var mı? Dudak kreminiz varsa yanınızdaki pamuk ya da bir minik bir parça kumaşı iyice kreme buladığınızda mumlanır. Böylece çok daha aheste bir şeklide yanarak çok daha fazla şeyi tutuşturma şansı sağlar. Tek yapmanız gereken pamuk gibi kolay yanan bir maddeyi dudak kremine bulamak. Normalde o pamuk parçası aynı dakika içinde yanıp sönecekken, bu şekilde kremle mumlanmış pamuk 10 dakika bile yanmaya devam edebilir. Ateşimize dönelim: İlk olarak kürdan inceliğindeki dalları yakmaya çalışmanız lazım. Onlar tutuştuktan sonra biraz daha kalın olan kulak temizleme çubuğu boyundaki dallara geçebilirsiniz. Bunu yaparken de, ateşin oksijen alabilmesi için onları korun üzerine çadır gibi birbirine çatmanız lazım. Hava alabilmesi için çok sıkı dizmemeye özen gösterin. Onlar da tutuşunca sıra kalem tipi dallarla aynı şeyi yapmakta. Ön kolunuz kalınlığında bir kütüğü ateşin yanına koyun. O da yanmaya başlayana kadar işleme devam edebilirsiniz. Alevler büyüdüğünde, büyük dalları ve kütükleri ekleyebilirsiniz.

İçilebilir su bulmak
Doğada iki tip su ile karşılaşabilirsiniz: Biri içilebilir duru su diğeri de sizi öldürebilecek kadar içilemez durumdaki su. Eğer ki suyun içilip içilemeceği üzerine ikilemde kaldığınız bir durum olursa zararlı maddeleri öldürmede %100 etkili en iyi opsiyon suyu kaynatmak. En az 10 dakika kaynatmak lazım. Aklınızda olsun: Hareket halindeki su yani akan su, her zaman duran sudan iyidir. Bir dere varsa mesela, suyunuzu derenin göllenen kıyılarından değil de suyun aktığı yerden doldurun. Özellikle de bu uzun süre durgun kalmış gölet ve su birikintisinden bulduğunuz bir suysa. Fakat bazı durumlarda suyu kaynatma gibi bir şansınız olmayabilir. O zaman da yağmur, kar, çiy gibi kaynaklar en güvenilir opsiyonlar. Örneğin, bir bez parçası veya bandanayla yağmur, kar ve ciy sularını kolayca bir beze çektirip bezi de bir kaba sıkabilirsiniz. Ayrıca bulunduğunuz yerde devedikeni, kaktüs ve asma gibi su emen bitkiler varsa onları da sıkarak suyunu çıkarabilirsiniz.

Su olmayan yerde su bulabilmek
Şeffaf torba (terleme torbası) ile su toplamak. Tıpkı insanlar gibi bitkiler de gün boyunca terlerler. Tabi tek fark onların terlemesinden ortaya içilebilir saflıkta temiz su ortaya çıkması. Bu suyu toplayabilmek için tek yapmanız gereken temiz bir şeffaf plastik torbayı ağacın bol yeşil yapraklı bir dalına geçirmek ve ağzını sıkıca kapamak. Günün sonunda bitkiden çıkan su torbanın dibine çökmüş içmeye hazır olacak. Yazın, büyük bir torbadan günde 1 bardak suya yakın su elde etmek mümkün. Denizde, çölde, soğuk hava şartlarında tabi başka yöntemler geliştirmeniz lazım. Bunları uygulamalı olarak öğrenmek için yine kursa gidebilirsiniz.

Bitkilerin nemini kullanmak
1. Hiç gölgede kalmayan, sürekli güneş alan bir yere 50 cm derinliğinde bir delik açın.
2. İçine yeşillik atın.
3. Çukurun ortasına kabınızı koyun.
4. Çukurun üzerini şeffaf bir plastik ile örtün.
5. İçeriye hava gitmesini engellemek için plastiğin etrafını toprak ve taşlarla iyice izole edin.
6. Plastiğin tam ortasına, içerideki kabın üzerine tekabül edecek şekilde bir taş koyun ve 1 gün beklemeye bırakın. Güneş içeriyi ısıttıkça toprak ve bitkilerdeki nem buharlaşacak, plastiğin altında yoğunlaşacak ve taş yardımı ile altındaki kapta toplanacaktır.
Bu işlem en iyi yazın sonuç verir. Bir de tüm gün buharlaşma sağlayabilmek için ne kadar günün erken saatlerinde düzeneği kurarsanız, o kadar fayda sağlarsınız.
7. Ertesi gün başka bir delik açarak devam edebilirsiniz.

Yenebilir bitkileri ve canlıları teşhis etmek
Eğer bir hayatta kalma durumu varsa, ulaşılması güç yerlerdeki meyveleri toplama girişimleri sadece o an sizin için değerli olan enerjinize yazık eder. Çözüm: yenebilir bitkiler (mantarlar, yosunlar, meyveler, otlar, kaksüsler) ve canlılar (kurbağa, küçük balıklar, kertenkeleler… vs.) gibi daha az efor harcayarak ulaşabileceğiniz opsiyonlara yönelmek. Farklı coğrafyalarda en kolay ve sık bulunan yenilebilir bitkiler farklı oluyor ama kuzu kulağı, ısırgan, yaban ıspanağı (kazayağı) ve karahindiba mevsimine göre ülkemizde daha sık görünenlerden. Tabi hangi bitkilerin yenebilir hangilerinin yenilemez olduğunu ayırt etme becerisi biraz da çalışma, bilgi birikimi ve hafıza ile alakalı. Temel hayatta kalma eğitiminde bu bitkileri işliyor, buluyor ve yiyorsunuz. Aynı zamanda şifalı bitkileri de öğreniyorsunuz. Antiseptik, ödem sökücü vs nitelikte bir sürü bitki var. Hayatta kalma durumunda birinci önceliğiniz hastalanmamak. Hastalanırsanız kendinize bakamayacak kadar aciz düşersiniz çünkü. Into The Wild’daki Alexander Supertramp’i de böyle kaybetmiştik hatırlarsınız. Zehirlenmeyle mücadele, açlıkla mücadeleden daha tehlikeli olabilir. Unutmayın ki 3 hafta yemeden yaşamak mümkün.

Kapan kurmak ve avlanmak
Avlanmak için çatal uçlu mızrak kullanmak, yılandan balığa birçok canlıyı yakalamak için iyi bir fikir. Kesinlikle tek keskin uçlu mızraktan çok daha etkili. Yaklaşık 2,5 cm çapındaki bir fidanı kesip, kalın olan ucunu keskin bir bıçak veya keskin bir taşla dört eşit parçaya ayırıp uçlarını keskinleştirin. Çatal uçlu mızrağınız hazır! Kapan kurmak için çok pratik ve etkili yöntemler var. Özellikle sincap, tavşan gibi hayvanlar için. Ama bunları uygulayarak öğrenmeniz lazım. Yine önerimiz kursa gitmeniz.

Gündüz yön bulmak
gunese-gore-yon-bulma.jpg

Eğer GPS’iniz, pusulanız, haritanız yoksa bile, yine de şansınız yüksek çünkü gökyüzü her daim yol gösterir. Dünyanın her yerinde en bilindik yöntem doğudan doğup, batıdan batan güneşe bakarak yol bulmak. Başka bir yöntem de analog bir saatle yön bulmak: Saatinizi elinize alıp yere paralel bir şekilde tututun. Sonra elinizi yere paralel tuturak akrep (kısa olan kol) güneşi işaret edececek şekilde saati hizalayın. Şimdi akrep güneşi gösterirken, akrep ve 12’nin arasındaki açının tam ortasından geçen bir çizgi hayal edin. İşte bu kuzey-güney hattı. Türkiye gibi bir Kuzey Yarım Küre ülkesindeyseniz hattın güneşe bakan ucu güney, güneşe ters kalan yönü de kuzey. (Güney yarım küredeyse güneşe bakan yön kuzey oluyor.) Eğer dijital saat kullanıyorsanız da saatin analog halini bir kağıda çizip aynı işlemi yapabilirsiniz. Gün ışığından tasarruf edilen zamanlarda (kış) yön bulmak için de hayali çizgiyi 12 yerine akreple 1’in arasına çekin.

Gece yön bulmak
hayatta-kalma-yon-bulma.jpg

Küçükayı’nın sonundaki diğer yıldızlar arasındaki en parlak yıldız olan Polaris yani Kuzey Yıldızı’nı bulun. Eğer bir çırpıda Küçükayı’yı ve Kutup Yıldızı’nı bulamadıysanız, Büyükayı’yı bulup, gözünüzle Büyükayı’nın son iki yıldızdan geçen ve yukarı doğru uzayan hayali bir çizgi çekin. İşte o çizgi üzerinde Kutup Yıldızı’nı kolayca bulabiliyorsunuz. İsminden de anlaşılacağı gibi Kutup Yıldızı’nın gösterdiği yön her zaman Kuzey Kutbu’nu yani Kuzey’i gösteriyor. Eğer gökyüzünde hilal ay varsa, hilalin iki ucunu hayali bir çizgi ile birleştirip çizgiyi yukarı doğru uzatın. Yukarı doğru uzadığı yön kuzeyi gösteriyor. Bir kere yönleri belirledikten sonra, gün ışığında yola devam etmek üzere yakınınızda bir dönüm noktası alın. Bu tekniği uygularken ayın gökyüzüne daha yukarıda olduğu bir anı beklemek daha iyi sonuç verecektir. (Burada yazanlar kuzey yarım küre için geçerli).

Borina düğümü atabilmek
hayatta-kalma-borina-dugumu.jpg

Düğümler, hayatta kalma senaryolarında çok önemli rol oynayabilen becerilerden. Özellikle tuzak kurma, barınakları sağlamlaştırma, yük taşıma hatta bir uçurumdan aşağı güvenle inme gibi çok kilit yerlerde işe yarayabiliyorlar. İdealde, düğüm repertuarınızda bulunması gereken onlarca şey var. Ama tek bir tanesini öğrenecekseniz borina düğümü yapmayı öğrenin. Çünkü bu düğüm, cankurtaran niteliğinde. Çok yönlü kullanılabilen bu düğümün hem öğrenmesi hem yapması kolay. Hem sıkışmayan, hem de kaymayan bir yapısı var. Bu yüzden bir nesneyi ipe tutturmak için çok güvenli bir düğüm. Özellikle de ipte ağır bir nesne varsa. İpi ne kadar sert çekerseniz, düğüm de o kadar sıkı olur.

Sos sinyali göndermek
Olur da güçten düşecek kadar yaralanırsanız, hayatta kalma sinyali sizi kurtarmaya gelenlere nerede olduğunuzu belli etmek için tek şansınız olabilir. İki method var ki, doğru kullanıldığı takdirde, sizi arayan birileri varsa kesinlikle dikkatlerini çekmeyi garanti ediyor. Birincisi, işaret ateşi yakmak. Diğeri de ayna ile sinyal vermek.

İşaret ateşi ile sos
İşaret ateşi yakmada ilk kural, maksimum görünürlük için açıklık alanda olmak. Ateşin dumanını dağılmaması için ağaçların ve kayalıkların olmadığı açıklıklar ve tepelikler ideal yerler. Ateşi yakmadan önce yerdeki nemden odunların etkilenmemesi için yerden yüksek bir platform oluşturmak da önemli. Ayrıca olur da acil, hızlı bir sinyal ateşi yakmak zorunda kalabilirsiniz diye yanıcı materyallerinizi bitirmeyip saklamanızda da yarar var. Bir kere ateşi yaktınız mı, kalın bir duman üretmek için bol yeşillikli dallar kullanın. (Özellikle kışın çam ağacının yeşil dalları gibi). Duman orman yangını tehlikesine karşı alarmda olan ormancıların, jandarmanın, yakında yerleşim varsa halkın dikkatini çekmenin etkili bir yoludur.

Ayna ile sos
Ayna sinyali ile, gece ya da gündüz, el fenerinden kilometrelerce daha uzağa sinyal vermek mümkün. Üstelik bunun için mağazadan alınmış sinyal aynasına da gerek yok. Elinizin altındaki herhangi bir yansıtıcı yüzey de iş görür. Hatta cep telefonu ekranı bile olabilir. Kendinize bir hedef belirleyin (bu bir bot, tekne veya uçak olabilir) ve yansıtıcı yüzeyi elinizle bir ileri bir geri oynatarak ay ışığından da yararlanarak sinyal verin.

Sos sinyali nasıl verilir
SOS sinyalini ışık (ayna & fener) ya da ses (ıslık, düdük) yardımıyla verebilirsiniz. Sizi arayan kurtarma görevlileri ya da sinyali verdiğiniz uçağın pilotu ve gemi kaptanları sinyali tanıyacak şekilde eğitimlidir. SOS sinyali mors alfabesine göre verilir, kodu da 3 kısa, 3 uzun, 3 kısadır. Tekrar etmeden önce 3 saniye ara vermek önemlidir. Örneklemek gerekirse:
Sesle: Bip, Bip, Bip, Biiiiiiiiiiiip, Biiiiiiiiiiiip, Biiiiiiiiiiip, Bip, Bip, Bip
Işıkla: kısa flaş (feneri açık kapama gibi), kısa flaş, kısa flaş, uzun ışık tutma (feneri 3 saniye açık tutmak gibi), uzun ışık tutma, uzun ışık tutma, kısa flaş, kısa flaş, kısa flaş – Bunu yaparken yardım istediğiniz yeri hedeflemeniz gerektiğini unutmayın.

Sahilde ya da kardaysanız da taşları dizerek SOS yazabilirsiniz.

Alıntı - bizevdeyokuz.
 
Son düzenleme:
Bugünlerde bu mevzuları yine çok kurcalamaya başladım. Bulduğum faydalı bir e-kitabı sizlerle paylaşıyorum. Sevgiler.
 

Ekli dosyalar

@Ori Psikoloji ve diğer hayati mevzularla ilgili her zaman çok faydalı yazılarınız ve paylaşımlarınız oluyor...Bize kattıklarınız için çok teşekkür ederim...Kim ki hayatı kolaylaştırmak için öğretici bilgilerini paylaşır,o kişinin de hayatı her anlamda zenginleşir...Emekleriniz çok değerli,binlerce teşekkürler:)
 
Aşağıdaki pdfler ile devam. Eğer mağara, tırmanış veya barınma üzerine pdfler arıyorsanız aşağıdaki BU KONUYA da göz atabilirsiniz.
 

Ekli dosyalar

Soğuk iklim koşullarında yaban hayatta kalmak, insanın doğayla kurduğu en eski ve en zorlu mücadelelerden biridir. Bu tür ortamlar, yalnızca fiziksel dayanıklılığı değil, aynı zamanda zihinsel direnci ve doğru karar verme becerilerini de sınar. Hayatta kalmanın ilk adımı, panik kontrolüdür. Çünkü insan beyni ani soğukta soğuk şoku olarak bilinen fizyolojik bir tepki verir. Kalp atışı hızlanır, nefes düzensizleşir ve karar verme yetisi zayıflar. Bu durumda yapılması gereken en önemli şey, nefesi dengelemektir. Üç saniye nefes alıp altı saniye boyunca vermek, sempatik sinir sistemini sakinleştirir ve düşünme becerisini yeniden kazanmayı sağlar. Soğukta hayatta kalma sıralaması her zaman aynıdır. Bunlar barınak, ateş, su ve yardım sinyalidir. Bu dört unsur, doğada hayatta kalmanın temel taşlarını oluşturur.

Soğuk ortamda vücut ısısının korunması, yaşamın devamı için en kritik konudur. Vücut ısısının yaklaşık %65 i baş, boyun ve gövde bölgelerinden kaybedilir. Bu nedenle ilk hedef, rüzgarı kesmek ve yalıtımı sağlamak olmalıdır. Doğada uygun malzemelerle yapılan barınaklar, hipotermiyi önler. Karın kalın olduğu bölgelerde kardan mağara yöntemi etkili bir çözümdür. Kar, iyi bir yalıtım malzemesidir. Eğimli zeminde açılan bir tünelin girişi aşağıda, yatma alanı yukarıda olmalıdır çünkü sıcak hava yükselir. Ağaç dalları, kuru yapraklar ve yosun kullanılarak yapılan lean-to tipi barınaklar da rüzgarı keser ve iç ısıyı hapseder. Zeminden gelen soğuk hava, vücut ısısını hızla düşürdüğü için yere doğrudan temas edilmemelidir. Ot, yosun ya da giysi parçalarıyla bir yalıtım tabakası oluşturmak gerekir.

Ateş, yalnızca ısınma aracı değil, aynı zamanda moral kaynağıdır. Soğukta insanın psikolojik direncini artıran en önemli unsurlardan biridir. Ateş yakarken yakıt, oksijen ve ısı üçlüsünün dengede olması gerekir. Doğada kolay tutuşan malzemeler arasında kuru kabuklar, reçine, kuru yosunlar ve pamuklu kumaş parçaları bulunur. Kibrit ya da çakmak yoksa, çakmaktaşıyla kıvılcım çıkarılabilir, pil ve çelik yün kombinasyonu kullanılabilir veya güneş ışığı büyüteç yardımıyla odaklanabilir. Ateş, rüzgarı kesmek ve enerji verimliliğini artırmak için üç taş arasında yakılmalıdır.

Su, doğada hayatta kalmanın ikinci en önemli unsurudur. İnsanın üç gün susuz kalabileceği bilinse de, soğuk bölgelerde susuzluk tehlikesi daha büyüktür çünkü soğukta susama hissi azalır. Soğuk diürez adı verilen fizyolojik durum, böbreklerin ısıyı korumak için fazla sıvı atmasına neden olur. Kar doğrudan yenmemelidir çünkü bu, vücut ısısını hızla düşürür. Bunun yerine kar eritilerek ılık hale getirilmeli ve öyle içilmelidir. Ağaç diplerinde, yosun altında ya da buz kabuklarının altındaki su kaynakları kullanılabilir. Ancak su, mutlaka kaynatılmalıdır. Deniz seviyesinde bir dakika, yüksek irtifada üç dakika kaynatmak mikroorganizmaları yok etmek için yeterlidir.

Soğukta beslenme, enerjiyle doğru orantılıdır. Soğuk ortamlarda metabolizma yüzde otuz oranında hızlanır, bu da günlük enerji ihtiyacının artması anlamına gelir. Ortalama 4000 ila 5000 kalori gereklidir. En yüksek enerji kaynakları yağ, fındık, et ve tohumlardır. Yağ, uzun süreli enerji sağlar ve vücut ısısının korunmasına yardımcı olur. Karbonhidratlar ise kısa süreli hızlı enerji sağlar ve yorgunluğu azaltır. Küçük balıklar, kemirgenler veya böcekler gibi doğal protein kaynakları da enerji dengesini destekler.

Giysi seçimi, soğukta hayatta kalmanın bir diğer temel unsurudur. En etkili yöntem katmanlı giyinmedir. İç katman, teri uzaklaştıran sentetik ya da merinos kumaşlardan olmalıdır. Orta katman ısıyı yalıtmak için polar veya yün içermelidir. Dış katman ise rüzgar ve su geçirmez olmalıdır. Giysiler ıslandığında mutlaka çıkarılıp kurutulmalıdır çünkü ıslak giysi, vücut ısısını 25 kat daha hızlı kaybettirir.

Doğada yardım isteme sinyalleri evrenseldir. Üç kısa ses, üç ışık yanıp sönmesi ya da üç ateş yığını yardım anlamına gelir. Bu sinyaller uluslararası kurtarma standartlarına göre acil durum göstergesidir. Aynayla güneş ışığı yansıtmak da özellikle gündüz saatlerinde oldukça etkilidir.

Hayatta kalmanın psikolojik boyutu ise genellikle fiziksel zorluklardan bile daha önemlidir. Panik, yalnızlık ve çaresizlik hissi, yanlış kararlar vermeye neden olur. Bu durumlarda insanın en büyük gücü amaç duygusudur. Hayatta kalmak için nedenini belirleyen kişi, zihinsel dayanıklılığını ve vücut direncini korur. Çünkü umut, beyni canlı tutar ve canlı kalan beyin ise bedeni yaşatır.

Soğuk iklimlerde hayatta kalma, yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda doğayla uyum içinde olmayı öğrenmektir. Barınak, ateş, su ve yiyecek bulma becerileri kadar, zihinsel dengeyi koruma yeteneği de bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. İnsanın doğaya hükmetmesi değil, doğayı anlaması ve onunla birlikte hareket etmesi gerekir. Soğukta hayatta kalmanın sırrı, fiziksel beceriler kadar içsel dengeyi koruyabilmekte gizlidir.
 
Geri
Üst