Şanssızlık, uğursuzluk, nasipsizlik

Cafy

Kayıtlı Üye
Katılım
2 Nis 2022
Mesajlar
13
Tepkime puanı
6
Arkadaşlar herkese selam
43 yaşındayım
16-17 yaşımdan itibaren iş hayatında bir çok sektörde çalıştım. 18 senedir kendi yerim vardı, boşanma aşamasında kapattım. İşim grafik tasarım ve reklam üzerine, bir çok şey yaşadım iş ve aşk hayatımda kısaca bahsetsem uğursuzlukmu, talihsizlikmi, aptallıkmı

Sevgi, evlilik, aşk hayatım
-20 yıllık evli idim 5 ay oldu boşandım, çok severek evlendim (ben çok sevdim). Eski eşim beni hiç sevmemiş, evden kaçmak için evlenmiş
- eski eşim fakir bir ailede büyümüş ( bende öyle ama onlar daha kötülermiş)
Meslek sahibidir kendileri. İş yerini kurdum, eşimi dostumu bağladım ve mükellef sağladım. Arabasını evimizi aldım (onunda desteği ile) Şu anda durumu iyi ama herşeyi ben yaptım sen hiçbir şey yapmadın gibi şeyler söyledi
boşanırken benden mal kaçırmak için atmadığı takla kalmadı( ufak bir meblağ dışında herşeyi bıraktım çıktım)
- evdeki ufak tefek takıları sakladı çalarım diye ( çok üzüldüm tabiiki , beni bu şekilde bir adammışım gibi düşünmesine)
Bunun gibi 10 larca şey var

iş hayatım
- istemeyerek girmek zorunda kaldım borsa oynadım (eski eşim etken bu konuda)
Fenerbahçe şampiyon olacak dediler hissesini aldım, şike davası oldu ceza aldı
60 tl den aldığım hisse 7-10 tl ye düştü
- poliüretan işi yaptım (ahşap taklidi) Türkiye’de bu işi yapan 5 kişiyden biriydim. Hepsi milyoner şu anda. Türkiye’nin en büyük firmasına satış yapmaya başladım firma battı (büyük para batırdım)
- büyük bir partinin reklam işlerini aldım. Güzel bir sunum yaptım ve il başkanı işi verdi. Sonra adam istifa etti harcadığım parayı ufak bir zararla alabildim
- btc alayım dedim çakıldı
- büyük bir şirketin işlerini yapmaya başladım, firma 6 ay sonra battı ( büyük para batırdım)
- iş yapıyorum benden malzeme alıp satan kişiye; sen bu işten para kazandınmı diye soruyorum hayır diyor, çıkarıp para veriyorum. Sonra öğreniyorum benden çok kazanmış meğerse. Ben hala konuşuyorum o kişiyle.

kardeş , çocuk
kardeşim yanımda çalışıyordu, herşeyini ben kurdum, senin hakkın yok gibi şeyler söyledi. Beni vurmaya kadar getirdi işi. Aylık 5 alıyorsa ben 10 verdim. Oğlunu özel okulda okuttum, tatilinden tutunda, ev tadilatlarına kadar herşeyi verdim. Ama yinede yapmadığını bırakmadı. İş yerimi ona bırakıp çıktım

kızım
Prematüre bir çocuk kızım. Pamuklarda büyüdü, çok şükür hiçbir eksiği olmadı elimden gelen herşeyini karşıladım.
Karşıma geçti 1 ay önce, sen yalaka , işe yaramaz bir adamsın dedi (tabiiki doldurulmuş, yanında abuk subuk konuşulmuş) . Hatta annesine hiç yakışmadığımı, maymuna benzediğimi söyledi.

Bende bir gariplik var arkadaşlar, ya ben doğru bir adam değilim, uğursuzum, talihsizim her neyse. Aynada işe yaramaz bir adamsın deyip duruyorum kendime. Güvenim, heyecanım hiçbir şeyim kalmadı.
forumda o kadar şey okuyorumki , hangisini yapmalıyım karar veremiyorum
Arınmamı, temizlenmemi
ben ne yapayım kısaca
 

Mya

Kayıtlı Üye
Katılım
25 Nis 2017
Mesajlar
1,088
Tepkime puanı
2,233
Konum
Gaia..
Belki de fazla iyi niyetlisiniz herkesi kendiniz gibi bildiğinizden kendinizi koruyamıyorsunuz. Yıldızınız düşük, nasipsiz gibisiniz.
Eğer psişik saldırı hissediyorsanız başka belirtileri de olmalı..
Bu tarz bir negatif enerji saldırısı durumunu bakımla öğrenebilirsiniz.
 

düşünen ve inanan

Tecrübeli Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Şub 2013
Mesajlar
446
Tepkime puanı
698
Çingeneyi tahta çıkarmışlar ilk babasını asmış sizin durumlar biraz böyle...
Siz bu aralar sadece kendinize iyilik yapın, kendinize iyi davranın, kendinize iltifat edin. Diğer sorunlar sistemsizlik, berbat ekonomi ve balinalar yüzünden. Çevremde batmayan yok, Kripto zenginlerin sıfırdan nasıl para kazanırız dolandırıcılığı.
 

Cafy

Kayıtlı Üye
Katılım
2 Nis 2022
Mesajlar
13
Tepkime puanı
6
Belki de fazla iyi niyetlisiniz herkesi kendiniz gibi bildiğinizden kendinizi koruyamıyorsunuz. Yıldızınız düşük, nasipsiz gibisiniz.
Eğer psişik saldırı hissediyorsanız başka belirtileri de olmalı..
Bu tarz bir negatif enerji saldırısı durumunu bakımla öğrenebilirsiniz.
Psişik saldırı ne demek acaba
 

Mya

Kayıtlı Üye
Katılım
25 Nis 2017
Mesajlar
1,088
Tepkime puanı
2,233
Konum
Gaia..
Psişik saldırı ne demek acaba
Negatif enerji saldırısı, kaçak dövüş diyelim, ama sizinkisi psişik saldırı gibi görünmüyor, daha çok sizin öngörülerinizin iyi olmamasından kaynaklı sanki, bazı kişileri olması gerekenden farklı yerlere koyunca yerlerini yadırgamışlar haliyle, FB nin şikesi davadan önce de bilinen bir şeydi.. kardeşinize bu kadar destek olmanız iyi bir şey ama kardeş diye her şeyi kabul edilemez o muhtemelen önceden de rengini belli etti ama siz anlamadınız, kızınızın annesiyle aranıza girip sizi suçlaması ve bu şekilde konuşmaya cesaret etmesi, gereksiz hadsiz bir hareket tabi sizin annesine ağır suçlarınız yoksa aldatma, fiziki ve psikolojik şiddet gibi, sınırlarınızı iyi belirleyememişsiniz insanlar da çiğnemekte sakınca görmemişler.
Belki de ah aldınız önceden, insanlar genelde iyi insanlara kötü davranır sonra da kötü insanlarla sınanır :)
 

star53

Kayıtlı Üye
Katılım
17 Ara 2012
Mesajlar
185
Tepkime puanı
472
Ben biraz felsefe yapmayı severim, o yüzden izninizle felsefe yapacağım.
Yaşadığımız hayat aslında çok basit, toprağa ne ekerseniz geriye gelen o oluyor. Ama bu çok basit bir anlatım. Çünkü toprağı ekmek için yaşadığımız zorluklar, kullandığımız aletler, fidanların kalitesi, bahçenin bakımı, geri dönüşü vs. hep durumu etkileyen bir etmen. Ayrıca bu zorlu ve uğraştırıcı süreçlerin sonunda bahçenize domuzlar ve kargaların dadanıp mahsullerinizi yemesi ile "olsun, onların da karnı açmış" dememiz paha biçilemez. (Evet yine tohum ektik ve bahçeyi aktif duruma getirdik, bırakırlarsa bu sefer biz de yiyecez artık :LOL:) Şimdi neden bunu anlattım?

Operatör biziz, toprağı ekme görevimiz var. Aksi takdirde aç kalacağız, yaparsak baştan savma yapmamamız lazım yoksa nazik fidanlarımız büyümez, yine aç kalırız.
(İş hayatındaki sıkıntılar, ya da öyle demeyelim de hayatımızı idame ettirmemiz gerekliliği diyelim.)

Yanlış ya da kalitesiz malzeme kullanırsak sap kırılabilir, sırıklara düzgün yer açamayabiliriz, bu da rüzgarda devrileceği ve fasulyelerin boy veremeyeceği dolayısıyla verim alamayacağımız anlamına gelir.
(Etrafınızdaki insanları düzgün seçmenizle alakalı, Eğer sadece işimi görecek diye bir insana bakarsanız, sizi yarıda bırakabilir. Etrafınızı iyi seçmeyi öğrenmelisiniz. Ciddiyet ve samimiyeti doğru dengeleyin, ağırlığınızı her zaman hissettirin. Ve son olarak ciddi bir tavsiye; kimseye güvenmeyin! -hayvanlar hariç-)

Ekmek istediğimiz fidanları belirledik, doğru ve zamanında ektik ve bunlar bir sürpriz yumurta.
(Fidanların hepsi tutacak diye bir şey yok. İnsanlar da öyledir, bazıları rengini hemen, bazıları da çok sonra belli eder ya da etmez bile. Çıkacak şey sadece sürprizdir. Doğru zamanda atılmayan adım da öyledir, doğru zamanda atılsa bile sonuçlar hiçbir zaman tamamen iyi olasılıkla çalışmaz, olasılıklar bir okyanustur.)

Ektik ama kontrolü elimize almadık, bunu fırsat bilen domuz ve kargalar, gelip ensemize vurur ekmeğimizi alır gider.
(Bu hayvanlara lafım yok doğası gereği onlar da bir şey yiyecek ama bu hikayede bunlar arkadan iş çeviren, yalan söyleyen ve profesyonel davranmayıp simsar olan iş hayatındaki insanlardır, sizi üzerler. Asla yaptığınız işte güven esasına göre hareket etmeyin. Kar-Zarar risklerini hesaplayın ve ona göre adım atın. Aksi takdirde güzel ülkemde her an batabilirsiniz, ben de bu batışa adayım çünkü canım sıkıldı eheh)
İş Hayatında Önemli Not: Sözleşme yapmadan çalışmayın*

Ara ara bahçeyi ve çevreyi kontrol edin. Zararlı böcekler var mı, ürünler sağlıklı büyüyor mu, tehdit var mı gibi sorulara düzenli aralıklarla cevap verin.
(Tabii ki bu anlık olaylar da olabilir, göz göre göre geliyorum diyen sıkıntılar da olabilir ama her an tetikte olmalı ve tarafsız bir gözlemci olmalısınız. Etrafında olup bitenleri bilmeyen insanlar eninde sonunda kaybeder. Ayrıca bu adımda düzgün önlemler alabilirseniz hem normal hayatınız hem de iş hayatınızda ayağınız bir süre yere sağlam basabilir)

Bahçeyi kontrol etmek yeter mi? Yetmez! Onu nasıl geliştirebileceğinizi ve verimi nasıl artırabileceğinizi düşünün.
(Bol bol kendinizi geliştirin, farklı açılardan bakın. İkincil bir hayat sigortası olacak kadar yan iş öğrenin. Her insan düşüp kalkar, bana olmaz demeyin ve kendi gelişiminizin ar-ge'sini kendiniz planlayın ve durmayın. Durduğunuz her an hayat yarışında yaşlanırsınız ve hedef sizden her an uzaklaşır.)

Şimdi sıra bize bağlı olmayan etkenlere geldi. Havanın ani değişimleri, Çok çetin kış veya yaz ürünlere zarar verebilir. O halde ne oldu? Aç kaldık :(
(Burada kastettiğim bizim elimizde olmayan durumlardır. Hayır, kendinize dürüst olun; çoğu durumda kararı siz verdiniz ve sonuçlarını yaşadınız. Elinizde olmayan durumlar karar veremediğiniz durumlardır. Mesela çok sevdiğiniz insanların hayatınızdan gitmesi sizin kararınız değildir, onların kararıdır ve bize bağlı olmayan bir durumdur. Bu kabul edilebilir. Elinizde olmayan, onların ve böyük piyasalarımızın karar verme yetileridir o_O)

Ya da her şey güzel gitti, bahçeyi korumayı başardık ve bazı acil durumları da başarıyla savuşturduk. O zaman ürünlerimizi afiyetle yiyebiliriz!
("Ben beceriksizim, ya da aptalım gibi konuşmalar sizi daha kötü yapmaz. Forrest Gump filminde de ana karakterimiz aptaldı ama azmi ve bitmek bilmeyen iradesiyle yine de güzel bir hayatı yakaladı. Tabii ki film örnek ama gerçek hayatta da durum farklı değil. Eğer her şey güzel giderse artık tecrübeli bir çiftçi oluruz. Bahçe hakkında -ki bahçe bizim kişiliğimizi ve irademizi de temsil eder- ne kadar gelişir ve öğrenirsek o kadar ayakta kalırız. )
(Ya da yine her şey kötü gider ve biz nasıl düzelteceğimizi düşünmek yerine yine kendimize aptal der otururuz. E o zaman ne oldu? Bahçemize dadanan zararlı bitkiler haklı çıktı :( -Bu zararlı bitkiler iki ayaklı sizi sürekli aşağı çekmeye çalışanlar- )

Yani final olarak demem o ki, bizim ne olduğumuza ve ne için çabalayacağımıza yine biz karar veririz. Ona çalışmak ya da var olana şükredip oturmak bize kalmış bir şeydir ki "şükür" kavramının ne kadar yanlış kullanıldığını bize küçük sayılacak bahçemiz güzelce anlatıyor.

Yukarıdakileri şimdi yazdım, yaklaşık 10 dakikamı aldı ve direk aklımdan geçtiği gibi yazdığımdan hatalarım olabilir ki normaldir, ana mevzu işin sizde bittiğidir. Şimdi konuyu açan üyemize tavsiyelerime geçebilirim.

1-
Arkadaşlar herkese selam
43 yaşındayım
16-17 yaşımdan itibaren iş hayatında bir çok sektörde çalıştım. 18 senedir kendi yerim vardı, boşanma aşamasında kapattım. İşim grafik tasarım ve reklam üzerine, bir çok şey yaşadım iş ve aşk hayatımda kısaca bahsetsem uğursuzlukmu, talihsizlikmi, aptallıkmı
Klasik tepki: Sen bir de bizim sülaleyi gör :D
Normal tepki: Hepsinden var demeliyim dürüstçe, ülke dinamikleri, kültür, insanların davranış tipleri, başımıza düşen taşlar zaten bu tarz olayların her an olabileceğini gösterir nitelikte, o yüzden benim gibi yapın, beyninizin sizi yoracak duygusal aksamlarını bir kenara koyun ve makine gibi her şeyi hesaplayıp hareket edin, gerçi yüksek ihtimalle bu şekilde de toparlanamayacağız ama ölmeyeceğiz de eheh

Sevgi, evlilik, aşk hayatım
-20 yıllık evli idim 5 ay oldu boşandım, çok severek evlendim (ben çok sevdim). Eski eşim beni hiç sevmemiş, evden kaçmak için evlenmiş
- eski eşim fakir bir ailede büyümüş ( bende öyle ama onlar daha kötülermiş)
Meslek sahibidir kendileri. İş yerini kurdum, eşimi dostumu bağladım ve mükellef sağladım. Arabasını evimizi aldım (onunda desteği ile) Şu anda durumu iyi ama herşeyi ben yaptım sen hiçbir şey yapmadın gibi şeyler söyledi
boşanırken benden mal kaçırmak için atmadığı takla kalmadı( ufak bir meblağ dışında herşeyi bıraktım çıktım)
- evdeki ufak tefek takıları sakladı çalarım diye ( çok üzüldüm tabiiki , beni bu şekilde bir adammışım gibi düşünmesine)
Bunun gibi 10 larca şey var
Bu olay beni de üzdü. İnsanın en güçlü dayanağı sevgi ve saygı duyduklarıdır, arkasında dağ gibi görürken uçuruma düşmek bu olsa gerek :(
iş hayatım
- istemeyerek girmek zorunda kaldım borsa oynadım (eski eşim etken bu konuda)
Fenerbahçe şampiyon olacak dediler hissesini aldım, şike davası oldu ceza aldı
60 tl den aldığım hisse 7-10 tl ye düştü
- poliüretan işi yaptım (ahşap taklidi) Türkiye’de bu işi yapan 5 kişiyden biriydim. Hepsi milyoner şu anda. Türkiye’nin en büyük firmasına satış yapmaya başladım firma battı (büyük para batırdım)
- büyük bir partinin reklam işlerini aldım. Güzel bir sunum yaptım ve il başkanı işi verdi. Sonra adam istifa etti harcadığım parayı ufak bir zararla alabildim
- btc alayım dedim çakıldı
- büyük bir şirketin işlerini yapmaya başladım, firma 6 ay sonra battı ( büyük para batırdım)
- iş yapıyorum benden malzeme alıp satan kişiye; sen bu işten para kazandınmı diye soruyorum hayır diyor, çıkarıp para veriyorum. Sonra öğreniyorum benden çok kazanmış meğerse. Ben hala konuşuyorum o kişiyle.
İş hayatındakileri saymıyorum, orda çıkar ilişkisinden başka bir şey olamaz. Her dostum diyene "ay canım ya o da bir şey kazanmıyor" diye yaklaşırsanız yetim de olsanız canınız çıkana kadar etinizi koparırlar. Bende de bir amca örneği var üstelik bol tehditli ama gerektiğinde karanlık ve baskın kişiliğim ortaya çıktığı için bize yan gözle bile bakamıyor artık, size de tavsiye ederim.
İş dinamikleri hakkında sizin kadar tecrübeli değilim, hatta kendi iş kolum haricinde ne varsa yaptığımdan kendimi tavsiye verecek konumda görmüyorum. Fakat bazı iş sahipleri ile bayağı yakınımdır. Öyle ki birisi firma ismini rakamlı yapınca nedenini sordu arkadaşım. Çok güzel bir cevap aldı; "X kez battığım için bu işimi de Xfirmaismi* şeklinde kurdum. Şimdilik keyfim yerinde, batarsam da bir üst rakamla tekrar başka bişey kurarım" dedi. Yani bizim imrenerek baktığımız, şu an gayet güzel gelir elde eden adam bile 16 yılda 10'dan fazla kez batmış ve şu an yine yılmayıp devam ediyor. Ne kadar battığını söylemem çünkü firma ismi reklamı olur otomatik :D

kardeş , çocuk
kardeşim yanımda çalışıyordu, herşeyini ben kurdum, senin hakkın yok gibi şeyler söyledi. Beni vurmaya kadar getirdi işi. Aylık 5 alıyorsa ben 10 verdim. Oğlunu özel okulda okuttum, tatilinden tutunda, ev tadilatlarına kadar herşeyi verdim. Ama yinede yapmadığını bırakmadı. İş yerimi ona bırakıp çıktım

*Sopalık kardeş tespit edildi* Siz yine de benim kadar agresif davranmayın, karma işini yapacak ve bir gün onu sakat edecektir.
Ayrıca çocuğuna yardım etmek çok düşünceli ama o da sizin çocuğunuza yardım etti mi? Fazla iyilik göz çıkarır, yapmayın. İnsanımız alışık olmadığı için sonra böyle oluyor. (Bu denendi, onaylandı ✓)

kızım
Prematüre bir çocuk kızım. Pamuklarda büyüdü, çok şükür hiçbir eksiği olmadı elimden gelen herşeyini karşıladım.
Karşıma geçti 1 ay önce, sen yalaka , işe yaramaz bir adamsın dedi (tabiiki doldurulmuş, yanında abuk subuk konuşulmuş) . Hatta annesine hiç yakışmadığımı, maymuna benzediğimi söyledi.

Kızınız kaç yaşında bilmiyorum, fakat ben sizin durumunuzda olsaydım bağı ne koparırdım ne de fazla uzak olmasına izin verirdim. Yani eğer kızınız küçükse ona doğal bir şekilde yaklaşın ve yapmacık şefkat göstermeyin (Demek istediğim bazen ebeveynler çocuğu kendi tarafına çekmek için abartı iyi davranıyor, çocuklar bunu anlamayacak kadar aptal değil) Ve bu iş biraz zamana kalmış gibime geliyor. Kızınız günün birinde nasıl biri olduğunuzu anlayacaktır, bu yüzden var olan durum dolayısıyla kendinizi çok üzmemeye çalışın ve yolunuza çıkan bahaneleri teker teker bitirin. Tabi bu durum ve yazdığım hiçbir şey benim uzmanlık alanım değil, dolayısıyla tamamen "yorum" usulü gidiyorum. Sizin yazılarımdan almanız gereken şey şu;
 

Cafy

Kayıtlı Üye
Katılım
2 Nis 2022
Mesajlar
13
Tepkime puanı
6
Ben biraz felsefe yapmayı severim, o yüzden izninizle felsefe yapacağım.
Yaşadığımız hayat aslında çok basit, toprağa ne ekerseniz geriye gelen o oluyor. Ama bu çok basit bir anlatım. Çünkü toprağı ekmek için yaşadığımız zorluklar, kullandığımız aletler, fidanların kalitesi, bahçenin bakımı, geri dönüşü vs. hep durumu etkileyen bir etmen. Ayrıca bu zorlu ve uğraştırıcı süreçlerin sonunda bahçenize domuzlar ve kargaların dadanıp mahsullerinizi yemesi ile "olsun, onların da karnı açmış" dememiz paha biçilemez. (Evet yine tohum ektik ve bahçeyi aktif duruma getirdik, bırakırlarsa bu sefer biz de yiyecez artık :LOL:) Şimdi neden bunu anlattım?

Operatör biziz, toprağı ekme görevimiz var. Aksi takdirde aç kalacağız, yaparsak baştan savma yapmamamız lazım yoksa nazik fidanlarımız büyümez, yine aç kalırız.
(İş hayatındaki sıkıntılar, ya da öyle demeyelim de hayatımızı idame ettirmemiz gerekliliği diyelim.)

Yanlış ya da kalitesiz malzeme kullanırsak sap kırılabilir, sırıklara düzgün yer açamayabiliriz, bu da rüzgarda devrileceği ve fasulyelerin boy veremeyeceği dolayısıyla verim alamayacağımız anlamına gelir.
(Etrafınızdaki insanları düzgün seçmenizle alakalı, Eğer sadece işimi görecek diye bir insana bakarsanız, sizi yarıda bırakabilir. Etrafınızı iyi seçmeyi öğrenmelisiniz. Ciddiyet ve samimiyeti doğru dengeleyin, ağırlığınızı her zaman hissettirin. Ve son olarak ciddi bir tavsiye; kimseye güvenmeyin! -hayvanlar hariç-)

Ekmek istediğimiz fidanları belirledik, doğru ve zamanında ektik ve bunlar bir sürpriz yumurta.
(Fidanların hepsi tutacak diye bir şey yok. İnsanlar da öyledir, bazıları rengini hemen, bazıları da çok sonra belli eder ya da etmez bile. Çıkacak şey sadece sürprizdir. Doğru zamanda atılmayan adım da öyledir, doğru zamanda atılsa bile sonuçlar hiçbir zaman tamamen iyi olasılıkla çalışmaz, olasılıklar bir okyanustur.)

Ektik ama kontrolü elimize almadık, bunu fırsat bilen domuz ve kargalar, gelip ensemize vurur ekmeğimizi alır gider.
(Bu hayvanlara lafım yok doğası gereği onlar da bir şey yiyecek ama bu hikayede bunlar arkadan iş çeviren, yalan söyleyen ve profesyonel davranmayıp simsar olan iş hayatındaki insanlardır, sizi üzerler. Asla yaptığınız işte güven esasına göre hareket etmeyin. Kar-Zarar risklerini hesaplayın ve ona göre adım atın. Aksi takdirde güzel ülkemde her an batabilirsiniz, ben de bu batışa adayım çünkü canım sıkıldı eheh)
İş Hayatında Önemli Not: Sözleşme yapmadan çalışmayın*

Ara ara bahçeyi ve çevreyi kontrol edin. Zararlı böcekler var mı, ürünler sağlıklı büyüyor mu, tehdit var mı gibi sorulara düzenli aralıklarla cevap verin.
(Tabii ki bu anlık olaylar da olabilir, göz göre göre geliyorum diyen sıkıntılar da olabilir ama her an tetikte olmalı ve tarafsız bir gözlemci olmalısınız. Etrafında olup bitenleri bilmeyen insanlar eninde sonunda kaybeder. Ayrıca bu adımda düzgün önlemler alabilirseniz hem normal hayatınız hem de iş hayatınızda ayağınız bir süre yere sağlam basabilir)

Bahçeyi kontrol etmek yeter mi? Yetmez! Onu nasıl geliştirebileceğinizi ve verimi nasıl artırabileceğinizi düşünün.
(Bol bol kendinizi geliştirin, farklı açılardan bakın. İkincil bir hayat sigortası olacak kadar yan iş öğrenin. Her insan düşüp kalkar, bana olmaz demeyin ve kendi gelişiminizin ar-ge'sini kendiniz planlayın ve durmayın. Durduğunuz her an hayat yarışında yaşlanırsınız ve hedef sizden her an uzaklaşır.)

Şimdi sıra bize bağlı olmayan etkenlere geldi. Havanın ani değişimleri, Çok çetin kış veya yaz ürünlere zarar verebilir. O halde ne oldu? Aç kaldık :(
(Burada kastettiğim bizim elimizde olmayan durumlardır. Hayır, kendinize dürüst olun; çoğu durumda kararı siz verdiniz ve sonuçlarını yaşadınız. Elinizde olmayan durumlar karar veremediğiniz durumlardır. Mesela çok sevdiğiniz insanların hayatınızdan gitmesi sizin kararınız değildir, onların kararıdır ve bize bağlı olmayan bir durumdur. Bu kabul edilebilir. Elinizde olmayan, onların ve böyük piyasalarımızın karar verme yetileridir o_O)

Ya da her şey güzel gitti, bahçeyi korumayı başardık ve bazı acil durumları da başarıyla savuşturduk. O zaman ürünlerimizi afiyetle yiyebiliriz!
("Ben beceriksizim, ya da aptalım gibi konuşmalar sizi daha kötü yapmaz. Forrest Gump filminde de ana karakterimiz aptaldı ama azmi ve bitmek bilmeyen iradesiyle yine de güzel bir hayatı yakaladı. Tabii ki film örnek ama gerçek hayatta da durum farklı değil. Eğer her şey güzel giderse artık tecrübeli bir çiftçi oluruz. Bahçe hakkında -ki bahçe bizim kişiliğimizi ve irademizi de temsil eder- ne kadar gelişir ve öğrenirsek o kadar ayakta kalırız. )
(Ya da yine her şey kötü gider ve biz nasıl düzelteceğimizi düşünmek yerine yine kendimize aptal der otururuz. E o zaman ne oldu? Bahçemize dadanan zararlı bitkiler haklı çıktı :( -Bu zararlı bitkiler iki ayaklı sizi sürekli aşağı çekmeye çalışanlar- )

Yani final olarak demem o ki, bizim ne olduğumuza ve ne için çabalayacağımıza yine biz karar veririz. Ona çalışmak ya da var olana şükredip oturmak bize kalmış bir şeydir ki "şükür" kavramının ne kadar yanlış kullanıldığını bize küçük sayılacak bahçemiz güzelce anlatıyor.

Yukarıdakileri şimdi yazdım, yaklaşık 10 dakikamı aldı ve direk aklımdan geçtiği gibi yazdığımdan hatalarım olabilir ki normaldir, ana mevzu işin sizde bittiğidir. Şimdi konuyu açan üyemize tavsiyelerime geçebilirim.

1-

Klasik tepki: Sen bir de bizim sülaleyi gör :D
Normal tepki: Hepsinden var demeliyim dürüstçe, ülke dinamikleri, kültür, insanların davranış tipleri, başımıza düşen taşlar zaten bu tarz olayların her an olabileceğini gösterir nitelikte, o yüzden benim gibi yapın, beyninizin sizi yoracak duygusal aksamlarını bir kenara koyun ve makine gibi her şeyi hesaplayıp hareket edin, gerçi yüksek ihtimalle bu şekilde de toparlanamayacağız ama ölmeyeceğiz de eheh


Bu olay beni de üzdü. İnsanın en güçlü dayanağı sevgi ve saygı duyduklarıdır, arkasında dağ gibi görürken uçuruma düşmek bu olsa gerek :(

İş hayatındakileri saymıyorum, orda çıkar ilişkisinden başka bir şey olamaz. Her dostum diyene "ay canım ya o da bir şey kazanmıyor" diye yaklaşırsanız yetim de olsanız canınız çıkana kadar etinizi koparırlar. Bende de bir amca örneği var üstelik bol tehditli ama gerektiğinde karanlık ve baskın kişiliğim ortaya çıktığı için bize yan gözle bile bakamıyor artık, size de tavsiye ederim.
İş dinamikleri hakkında sizin kadar tecrübeli değilim, hatta kendi iş kolum haricinde ne varsa yaptığımdan kendimi tavsiye verecek konumda görmüyorum. Fakat bazı iş sahipleri ile bayağı yakınımdır. Öyle ki birisi firma ismini rakamlı yapınca nedenini sordu arkadaşım. Çok güzel bir cevap aldı; "X kez battığım için bu işimi de Xfirmaismi* şeklinde kurdum. Şimdilik keyfim yerinde, batarsam da bir üst rakamla tekrar başka bişey kurarım" dedi. Yani bizim imrenerek baktığımız, şu an gayet güzel gelir elde eden adam bile 16 yılda 10'dan fazla kez batmış ve şu an yine yılmayıp devam ediyor. Ne kadar battığını söylemem çünkü firma ismi reklamı olur otomatik :D



*Sopalık kardeş tespit edildi* Siz yine de benim kadar agresif davranmayın, karma işini yapacak ve bir gün onu sakat edecektir.
Ayrıca çocuğuna yardım etmek çok düşünceli ama o da sizin çocuğunuza yardım etti mi? Fazla iyilik göz çıkarır, yapmayın. İnsanımız alışık olmadığı için sonra böyle oluyor. (Bu denendi, onaylandı ✓)



Kızınız kaç yaşında bilmiyorum, fakat ben sizin durumunuzda olsaydım bağı ne koparırdım ne de fazla uzak olmasına izin verirdim. Yani eğer kızınız küçükse ona doğal bir şekilde yaklaşın ve yapmacık şefkat göstermeyin (Demek istediğim bazen ebeveynler çocuğu kendi tarafına çekmek için abartı iyi davranıyor, çocuklar bunu anlamayacak kadar aptal değil) Ve bu iş biraz zamana kalmış gibime geliyor. Kızınız günün birinde nasıl biri olduğunuzu anlayacaktır, bu yüzden var olan durum dolayısıyla kendinizi çok üzmemeye çalışın ve yolunuza çıkan bahaneleri teker teker bitirin. Tabi bu durum ve yazdığım hiçbir şey benim uzmanlık alanım değil, dolayısıyla tamamen "yorum" usulü gidiyorum. Sizin yazılarımdan almanız gereken şey şu;
Ağzına yüreğine sağlık, çoğu şeyin farkındayım , arkadaşımız ameliyat olur arar sorarım, eski karım ve kızım (16 yaşında) buna yalakalık der. Neden böyle düşündüklerini bilmiyorum. Karıma en ufak bir yanlış yapmadım (aldatma, şiddet gibi). Yanlızkalmayı sevmeye başladım, enerjim çok düşük. Ama tekrar kalkacağım. Faydası olur ise varmı tavsiye edeceğiniz bir ritüel, uygulama vs
 

Alex06

Kayıtlı Üye
Katılım
16 Kas 2015
Mesajlar
274
Tepkime puanı
494
Ben yazınızı okuduğumda ne şanssızlık ne de nasipsizlik gordum. Kendi isini kurmak para kazanmak 20 yıl biriyle evli kalmak. Hepsi kismet şans isi,aksine kismetli ve sanslisiniz . Ticarette para kaybetmek özel hayatta boşanmak ise ihtimaller arasında.
Para kaybetmek boşanmak travmatik olaylar. Kolay değil. Kendinizi arındırin koruyun. Bu konularda pek cok rituel uygulama var forumda biraz vakit geçirin bulursunuz kendinize uygun birşeyler.
Ve en önemlisi sukredin. Pek çok insanın sahip olmadığı şeylere sahipsiniz. Sadece durup baktığınız nokta dogru degil. Yasadiklariniz insana dair kısa süre sonra herşey yoluna girer maji ise bu süreçte size destek olur mucize yaratmaz.
 
Üst