Raelien Akımı

aris

Kayıtlı Üye
Katılım
3 Tem 2008
Mesajlar
660
Tepkime puanı
132


Raelien Akımı

Raelien akımı 1973 ve 1975 'te Avvergne ve Perigord 'da iki kez uzaylılar tarafından kaçırıldığını öne süren Fransız gazeteci ve otomobil yarışçısı Claude Vorilhon tarafından kuruldu. Uzaylıların mesajını anlattığından dolayı “UFO Dini” veya “Uzay dini” olarak ta adlandırılır.

Uzaylıların gezegenine götürülen C.Vorilhon oradan bir mesajla döndü. Vorilhon 'a göre ; Elohimler 'in yani XXI. Yüzyıl meleklerinin gelişine hazırlanmak gerekli idi.Raelien Akımı, insan ırkının, ilerlemiş uzaylı türlerin klonlanmasi sonucu ortaya çıktığına inanıyor.

Kendisini "Rael" olarak adlandıran Vorilhon 'un verdiği simgede Davut 'un Yıldızı ile Hindistan kökenli gamalı haç birleştirilmişti.Parola ise “şimdi anlama zamanıdır, inanma zamanı geçmiştir” idi. Lider Rael (Vorilhon), insanlığın sırrını, 1973'te Fransa'da bir UFO'dan öğrendiğini iddia ediyor. Müritlerden, cinsel tercihlerini kanıtlamaları için tuhaf cinsel ilişkilerde bulunmaları da isteniyor

Kitabı Mukaddes 'in yeniden yorumlanmasının sonucu ortaya çıkan bu akım, akılcılığı ve bilimselliği benimseyerek ateist ve hazcı bir dine dönüşme eğilimindedir.

RAELİENLERE GÖRE YAŞAMIN BAŞLANGICI VE TANRI

DÜNYADAKİ BÜTÜN HAYATI BAŞKA GEZEGENDEN GELEN İNSAN BİLİM ADAMLARI TARAFINDAN VE DNA'YI KULLANARAK YARATTILAR.

Bu şahaser yaratılış destanın izi, bütün dini yazı ve gelenklerinde bulunmaktadır. Hz Musa, İsa, Buda ve Muhammed bunlardan bahsediyordu. Onları dünyamıza hoşbuyurma zamanı geldi.

NE OLDU?

13 Aralık 1973’de başka gezegenden gelen ziyaretçi, Fransız gazetecisi Rael ile temasa geçip dünyaya tekrar gelebilmeleri için bir eşçilik kurmasını istediler..

Rael ile buluşan uzaylı insan, dört ayak yüksekliğinden biraz daha büyük, koyu-renk uzun saçlı, badem gözlü, derisi zeytin renkli, görünüşü ahenk, mizah ve neşe saçıyordu. Hz. Rael, geçenlerde verdiği açıklamada buluştuğu Elohim’in görünüşüne bunları ekledi: “O Japonya'nın sokaklarında yürüyecek olsa, onu hiçkimse farkedemez” Diğer bir deyimle, onlar bize, biz de onlara çok benziyoruz. Ve hakikatte bizler, Tevrat'ta yazıldığı gibi "onların benzerinde" yaratılmıştık.

O Rael'e söyledi ki':

"Dünyadaki bütün hayatı bizler dizayn etdik"
"Bizleri sizler, Tanrı diye yanlışa aldınız"
"Bütün ana dinlerinizin başlangıcındayız"
"Şimdi ki sizler bunu anlamak için yeterli derecede
olgunluğa eriştiniz, elçilik sayesiyle resmen
bağlantı kurmak istiyoruz"

MESAJ

Rael’e dikte edilen Mesaj açıklıyor ki, dünyadaki hayat, ne rastgele evrim ne de doğaüstü ‘Tanrı’tarafından ama tamamıyle kasten (bile bile), bilimsel alanda oldukça ilerlemiş uzaylı bilim adamları tarfından ve DNA’yı kullanarak yaratmışlardı. Bu uzaylı insanlar ”kendi benzerlerinde” dünya insanlarını, nasıl deriz ki--”Bilimsel yaratıcılık” yöntemiyle yaratmışlardı. Bu bilim adamlarından ve yaptıkları işlerden ve de sonsuz sembollerinden referanslar, birçok kültürlerin eski yazılarda/dini kitaplarda bulunmaktadır. Örnek olarak, İncil kitabının başlangıç bölümünde bahsedilen yaratılışta ”Elohim” kelimesi ”Tanrı” olarak yanlış tercüme edildi. Çünkü hakikatte bu çoğul bir kelime olup ”uzaydan gelenler” anlamına gelmektedir ve bu kelimenin tekili ”Eloha”dır (ve ”Allah” olarak da bilinmektedir). Dünyanın her tarafındaki yerli kültürler, uzaydan gelen bu ”Tanrıları” hatırlamaktadırlar. Bunlar arasında Amerika, Asya, Avustralya, Avrupa ve Afrika (Dogon ve Twa) kültürlerini örnek olarak verebiliriz.

Kendi başına gelişmesi için insanlardan ayrılıp kendi dünyalarına gitmelerine rağmen, Elohim peygamberler sayesiyle (Hz. Buda, Musa, İsa ve Muhammed gibi..) bizlerle bağlantı muhafaza ettiler. Bu peygamberler, onlar tarafından özellikle seçilip eğitilmişlerdi. Peygamberlerin görevi, her çağa ve kültüre uygun mesajlarla insanlığı derece derece ve anlayış seviyelerine göre eğitmekti. Bilim açısından yeterli derecede ilerleyip onları, Yaratıcılarımız ve çağdaş insanlar olarak tanımamızı sağlamak için Peygamberler, Elohim’in izlerini bıraktılar. Babası bir Eloha olan Hz. İsa, yaşamaya imtiyaz olduğumuz bu İfşa/açıklama çağına hazırlama olarak ona verilen bu mesajları bütün dünyaya yayma görevi verilmişti.

GÜNÜMÜZDE RAELİENLER

Günümüzde Raelien akımı taraftarları Fransa ve Fransa Kanada 'sı başta olmak üzere,dünyanın bir çok ülkesinde taraftarı olan bir dini akımdır. Son yıllarda insan kopyalama çalışmalarına destek verdikleri iddiasıyla gündeme gelen ve haklarında dava açılan, Raelien taraftarlarınca akımının inanan sayısının 50.000 civarında olduğu iddia edilse de gerçekte bu rakam 30.000 dolaylarındadır. Raelien tarikatının Montreal dışında “UFO Land Parkı” bulunuyor
 

selene7777

Banlı Kullanıcı
Katılım
5 Nis 2009
Mesajlar
106
Tepkime puanı
4
bilim kurgu kitaplarından fırlamış kaçıklar olsa gerek:)başka gezegenlerde hayat olması olası hatta bu canlıların inançlarıda olmalı ama bunu dünya ile bütünleştirmek hatta kitabı mukaddesi çıkış noktası yapmak komik geldi nedense..türkiyede bir raelien düşünsenize:biggrinjester:
 

dmkol

Kayıtlı Üye
Katılım
24 Kas 2008
Mesajlar
4,907
Tepkime puanı
500
İş
Web Master
bilim kurgu kitaplarından fırlamış kaçıklar olsa gerek:)başka gezegenlerde hayat olması olası hatta bu canlıların inançlarıda olmalı ama bunu dünya ile bütünleştirmek hatta kitabı mukaddesi çıkış noktası yapmak komik geldi nedense..türkiyede bir raelien düşünsenize:biggrinjester:
Var Türkiye de var. Hepsinden var. Hatta bolca bolca var.
 

selene7777

Banlı Kullanıcı
Katılım
5 Nis 2009
Mesajlar
106
Tepkime puanı
4
nasııı peki bu insanların da kendine özgü ritüelleri var mı ?
çok ilginç geldi de bana türkiyede bir musevi ve hıristiyan olarak bile doğmak ve yetişmek ne kadar farklıysa bu insanların psikolojisini ciddi merak ettim..
 

dmkol

Kayıtlı Üye
Katılım
24 Kas 2008
Mesajlar
4,907
Tepkime puanı
500
İş
Web Master
Musevi ve Hristiyan kardeşlerimizle bir tutmayınız bu tür felsefe veya adı her ne ise akımları. Bir de evet bu tür akımlara ilgi duyup kendini bunlara bürüyen bu akımların müritleri kendilerine özgü ritüeller,toplantılar vs. vs. vardır. Bir de bu tür akımlara ait olarak doğup yetişen her hangi bir kimse bulmanız pek mümkün olamaz çünkü bu akımlar kuşaktan kuşağa akarılacak kadar uzun ömürlü olmuyor çoğu zaman. Yani kişi evladına aktaramıyor zira o kişi de vazgeçiyor sonra veya birşeyler oluyor o kişiye.
 

selene7777

Banlı Kullanıcı
Katılım
5 Nis 2009
Mesajlar
106
Tepkime puanı
4
haklısınız semavi dinlerle karşılaştırmak saçma bu akımları ama ister istemez insan karşılaştırıyor ve nasıl biz doğduğumuz andan itibaren bir dine mensupsak bundada aynı mantığın işlediğini düşündüm bir an ama o kadar uzun ömürlü olmaması ve sadece insanların anlık etkilenmelerle kabul edip sonradan vazgeçmeleri oldukça mantıklı:)
 

selene7777

Banlı Kullanıcı
Katılım
5 Nis 2009
Mesajlar
106
Tepkime puanı
4
Fransız gazetecisi Rael e sorulan bir soru ve cevabını eklemek istedim;
Bir raRaelyeni, allaha inanan bir kimseden farklı kılan nedir?
Önce allahın anlamını saptayalım. Random House Webster'in College Sözlüğü allah sözcüğünü “Evrenin yaratıcısı ve yöneticisi, İlahi Varlık” olarak tanımlar. Bir Raelyen olarak bizler, ne İlahi bir Varlığa, ne de onun Evreni yaratıp yönettiğine inanmayız. Bu nedenle ateistiz. Bu da bizi sonsuz uzay sorusuna getirir. Sonsuzun bir başı ve sonu olmadığına göre, “hiç” olandan “bir şey” yaratılamıyacağına göre, allahın veya İlahi Varlığın, herhangi bir şey yok iken var olan, yani herşeyin öncesinde olan olması olanaksızdır. Bununla birlikte teknolojik olarak bizden 25,000 yıl ileride olan, bizler gibi insanların olduğunu, ve bundan binlerce yıl önce bu planete gelerek bildiğimiz bütün yaşam türlerini yarattıklarını anlıyoruz. Elohim Rael’e 1973de kendilerinin de başka ırk tarafından yaratıldıklarını, onları da başkalarının yarattığını, ve bunu sonsuz bir dönüşüm zinciri olduğunu iletmiştir. Evrenin ne zamanda ne de mekanda bir başlangıcı yoktur. Bizi yaratanlar olarak onlara hayranız, ama onlara İlahi Varlık olarak tapmayız. Onları severiz, ve onları 2035 den önce bir zaman ağırlamak için hazirlik yaparız.
Bilim sayesinde DNA’ları işleyerek bu dünyanın cansız halinden yaşamı yarattıklarını anlamaktayız. Şimdi laboratuarlarımızda bizler de yanı şeyleri yapmaya başladık. Biz de yaşamı yaratmaya başladığımızda, ve başka planetlere konuşlandırdığımızda, allah mı olacağız?
 

dmkol

Kayıtlı Üye
Katılım
24 Kas 2008
Mesajlar
4,907
Tepkime puanı
500
İş
Web Master
İşte ancak o 70'li yıllarda kuran adam ve çevresindekiler in var ise çocukları da öyle yetişmiştir. Bu tür akımların (bu akım için doğruluğu ispatlanmış bir şey değildir, bu konuda bir iddia veya iddiam da yoktur) bazen gizli servisler tarafından kitlesel amaçlar için çıkarıldığı da görülmüştür. Toplum mühendisliği kavramının en başarılı örneklerinden olan cüretkar ve bir o kadar da uçuk çalışmaların arasındadır akımlar yaratmak ve buna göre toplumları yönetmek. 20. yüz yılın özellikle gözde çalışmalarındandır. Eskiden bu tür akımlar genelde şahsi veya belli bir zümreye çıkarlar sunması için yaratılmıştı (örn. Hassan İbni Sabbah ve oluşumu). Bunu istihbarat ve dış güvenlik servisleri yeniden uyarlayarak kullanmanın bir atom bombası kadar etkili fakat daha sessiz bir yöntem olduğunu keşfettiler. Hipnoz, kimyasal ilaçlar ve şok kürleri ile hayatın içindeki sıradan insanları peygamberlere, elçilere çevirmeye başladılar (extacy gibi ilaçların doğumu buralara dayanır). Sonra da bu çalışmalarda bir alternatif yol daha bulundu kitle kontrolleri için. şehir şebekelerine belli kimyasallar katarak, marketteki güvenle alınan gıdalara fabrikada birşeyler katarak hatta hayvan yemlerine birşeyler katmak suretiyle yediğiniz etleri etkileyerek beyinlerin algılarında oynama yaptılar. Daha sonra basın-yayın organları aracılığıyla da subliminal mesajları o katkı maddeleri sayesinde beyninize almanızı sağladılar. Bununla da yetinmediler şimdi uydu teknolojileriyle bunu yapmaya çalışıyorlar. Gördüğünüz gibi nereden nereye.
 

selene7777

Banlı Kullanıcı
Katılım
5 Nis 2009
Mesajlar
106
Tepkime puanı
4
evet cidden hayran kaldım bakış açınıza:) çok çok doğru insanları oyalamak için ve kitleler üzerinde baskı kurmak için mükemmel bir yol insanları gerçeklerden uzaklaştırmak içinde...
 

mucahit_X

Kayıtlı Üye
Katılım
10 Ara 2010
Mesajlar
51
Tepkime puanı
1
evet bu raeylen tarikatını yakından bir zat incelediğim uzaylıların gönderdiği mesajlar olan kutsal kitablarınının 2 sinide okudum inceledim araştır dım ve bir gerçekle yüz yüze geldim bu ap açık cinlerin bir oyunu olduğunu illumaniti örgütünün insanlığın bir kısmını etkısı altına almak için kurduğu bir başka yol olduğunun farkına vardım bu ap açık illumaniti lerin kurmuş olduğu düzenin bir parçasıdır Allah asonumuzu hayır etsın,
 
Üst