Öfkeli Reddedilme Duyarlılığı - Duyguları Dışa Yöneltme

Ori

Moderator
Katılım
18 Ocak 2010
Mesajlar
2,773
Tepkime puanı
1,692
Downey’in, “öfkeli reddedilme duyarlılığı” olarak adlandırdığı, duyguları dışa yöneltme durumunda, kişi reddedilmeye karşı hayal kırıklığı ve öfke gibi duygular hissetmekte, düşmanca ve yıkıcı davranmakta ve ilişkilerinde fiziksel ve sözel saldırganlık göstermektedir. Bu tür bir duygusal tepkiye sahip olan kişiler “savaşma” davranışında bulunmakta ve duygularını dışa yöneltmektedirler (Ayduk ve ark. 2001).

Bu bağlamda yapılan çalışmalar, öfkeli reddedilme duyarlılığına sahip kişilerin saldırganlık, yıkıcı ve karşıt gelme davranışları içinde bulunduklarını bildirmektedir (Downey ve ark. 1998, Dibenigno ve ark. 2007, Ayduk ve ark. 2008, ZimmerGembeck ve Nesdale 2013). Benzer şekilde Bondü ve Krahe (2015) tarafından yürütülen bir çalışmada, yaş ve cinsiyet kontrol altına alındığında bile, öfkeli reddedilme duyarlılığına sahip olan kişilerin proaktif ve reaktif saldırganlık modellerini daha çok gösterdikleri bildirilmektedir. Proaktif saldırganlık, amaca yönelik (eğlence, güç gösterimi, vb.) bir saldırganlık türü olarak tanımlanırken; reaktif saldırganlık, algılanan provokasyona karşı verilen tepki (kendini koruma, misilleme yapma, intikam, vb.) olarak tanımlanmaktadır. Anılan ilişkiye yönelik yapılan başka bir çalışmada ise, öfkeli reddedilme duyarlılığı yüksek olan kişilerin duygularını dışa yönelttiği durumlarda, proaktif saldırganlıktan daha çok reaktif saldırganlık eğiliminde oldukları belirtilmektedir (Jacobs ve Harper 2013).

İlgili literatürde, reddedilme duyarlılığı tepkisini dışa yönelten kişilerin reddedilme algıladıkları durumlarda, diğer kişilere saldırganca davranmalarının yanı sıra, kendilerine zarar verme davranışları sergiledikleri de bildirilmektedir. Konu ile ilgili yapılan bir araştırmada, reddedilme duyarlılığına sahip kişilerin, kendi yetersizliklerinden dolayı kendilerini cezalandırdıkları ya da reddedilmeyi kendi standartlarında bir başarısızlık olarak algıladıklarından dolayı, kendilerine karşı düşmanca düşünceler içinde oldukları görüşü savunulmuştur (Breines ve Ayduk 2015). Nitekim çalışma sonucunda, kişilerin reddedilme duyarlılığı ile negatif bir olayla karşılaştıktan sonra kendilerine yöneltilmiş düşmanca düşünceleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna ek olarak, yüksek reddedilme duyarlılığına sahip olan kişilerin, kendilerine yönelttikleri düşmanca duygularının, kendilerine zarar verme hareketlerinde belirleyici bir etken olduğu saptanmıştır. Ancak, öfkeli reddedilme duyarlılığına sahip kişilerin, başkalarına yöneltilen ve kendilerine yöneltilen düşmanlıklarda farklı mekanizmaları kullandıkları görülmektedir. Genel düşmanlık, diğerlerinin amaçlarını düşmanca algılayıp buna duygusal bir tepki göstermek ile ilişkiliyken; kendine yöneltilen düşmanlık, kendilik değerinin veya kendilik imajının tehdit edilmesiyle ortaya çıkmaktadır (Breines ve Ayduk 2015).

Alıntı
 

azothoth

Kayıtlı Üye
Katılım
1 Nis 2021
Mesajlar
48
Tepkime puanı
43
Downey’in, “öfkeli reddedilme duyarlılığı” olarak adlandırdığı, duyguları dışa yöneltme durumunda, kişi reddedilmeye karşı hayal kırıklığı ve öfke gibi duygular hissetmekte, düşmanca ve yıkıcı davranmakta ve ilişkilerinde fiziksel ve sözel saldırganlık göstermektedir. Bu tür bir duygusal tepkiye sahip olan kişiler “savaşma” davranışında bulunmakta ve duygularını dışa yöneltmektedirler (Ayduk ve ark. 2001).

Bu bağlamda yapılan çalışmalar, öfkeli reddedilme duyarlılığına sahip kişilerin saldırganlık, yıkıcı ve karşıt gelme davranışları içinde bulunduklarını bildirmektedir (Downey ve ark. 1998, Dibenigno ve ark. 2007, Ayduk ve ark. 2008, ZimmerGembeck ve Nesdale 2013). Benzer şekilde Bondü ve Krahe (2015) tarafından yürütülen bir çalışmada, yaş ve cinsiyet kontrol altına alındığında bile, öfkeli reddedilme duyarlılığına sahip olan kişilerin proaktif ve reaktif saldırganlık modellerini daha çok gösterdikleri bildirilmektedir. Proaktif saldırganlık, amaca yönelik (eğlence, güç gösterimi, vb.) bir saldırganlık türü olarak tanımlanırken; reaktif saldırganlık, algılanan provokasyona karşı verilen tepki (kendini koruma, misilleme yapma, intikam, vb.) olarak tanımlanmaktadır. Anılan ilişkiye yönelik yapılan başka bir çalışmada ise, öfkeli reddedilme duyarlılığı yüksek olan kişilerin duygularını dışa yönelttiği durumlarda, proaktif saldırganlıktan daha çok reaktif saldırganlık eğiliminde oldukları belirtilmektedir (Jacobs ve Harper 2013).

İlgili literatürde, reddedilme duyarlılığı tepkisini dışa yönelten kişilerin reddedilme algıladıkları durumlarda, diğer kişilere saldırganca davranmalarının yanı sıra, kendilerine zarar verme davranışları sergiledikleri de bildirilmektedir. Konu ile ilgili yapılan bir araştırmada, reddedilme duyarlılığına sahip kişilerin, kendi yetersizliklerinden dolayı kendilerini cezalandırdıkları ya da reddedilmeyi kendi standartlarında bir başarısızlık olarak algıladıklarından dolayı, kendilerine karşı düşmanca düşünceler içinde oldukları görüşü savunulmuştur (Breines ve Ayduk 2015). Nitekim çalışma sonucunda, kişilerin reddedilme duyarlılığı ile negatif bir olayla karşılaştıktan sonra kendilerine yöneltilmiş düşmanca düşünceleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna ek olarak, yüksek reddedilme duyarlılığına sahip olan kişilerin, kendilerine yönelttikleri düşmanca duygularının, kendilerine zarar verme hareketlerinde belirleyici bir etken olduğu saptanmıştır. Ancak, öfkeli reddedilme duyarlılığına sahip kişilerin, başkalarına yöneltilen ve kendilerine yöneltilen düşmanlıklarda farklı mekanizmaları kullandıkları görülmektedir. Genel düşmanlık, diğerlerinin amaçlarını düşmanca algılayıp buna duygusal bir tepki göstermek ile ilişkiliyken; kendine yöneltilen düşmanlık, kendilik değerinin veya kendilik imajının tehdit edilmesiyle ortaya çıkmaktadır (Breines ve Ayduk 2015).

Alıntı


öfke var , yetersizlik yok , ego TAM BİR FİL KADAR , Hey Ori beni bulmuşsun tek fark yetersiz ---değil herkese yetecek kadar :)
 
Üst