Mutlak'ın Karanlığı..

hekate22

Kayıtlı Üye
Katılım
14 Nis 2022
Mesajlar
474
Tepkime puanı
341
"Mutlak'ın Karanlık olduğu, Karanlıktan Işık'ın geldiği, Mutlak'ın Yaratılmamış Işığı'nın ise Mutlaktan geldiği söylenir.
Büyük Geçenin Derin Karanlıkları, Işığı olmayan Karanlıklardan Yaratılmamış Işık ortaya çıkar.

Bizi oraya koysalardı, uçurumdan ve derin karanlıktan başka bir şey göremezdik. Mutlak'ın (Paramartha satyas) sakinleri, karanlığın ne bir insan ne de bir Tanrı tarafından yaratılmayan Işık olduğunu, tükenmez bir mutluluğun hüküm sürdüğü yerdir.

Işık ve Karanlık aynı olgulardır, Mantık açısından bilinmeyen, derin, akıl almaz numen ( tanımlanamaz gercek'tir. "

Araştırdığım bir konu, hakkın da biraz da olsa bir bilgi sahibi arkadaş varsa, yardımını memnuniyetle kabul ederim; biraz zorlanıyorum, ve malum kelimelerin dışında zihinde canlılık da gerekiyor aynı zamanda Ispanyolcadan çevriliyor.

Teşekkür ederim.
 

Tokotoyu

Kayıtlı Üye
Katılım
6 Nis 2019
Mesajlar
104
Tepkime puanı
129
Aslinda evren genişlerken sınırların genişlemesi şeklinde değil bir lastiğin genişlemesi gibi genişliyor. lastiğe bir düğüm atttığımızda, lastiği çektiğimizde, düğüm de lastikle beraber konumunu değiştirdiğini görürüz. photonlar da öyle.
red shift de uzak galaksilerden gelen ışığın, evrenin genişlemesi sebebiyle dalga boyu değiştirip renginin kırmızıya doğru kayması olayı. çünkü kırmızı renk ışık daha geniş dalga boyunda. bize gelen ışık evrenin genişlemesi sebebiyle genişleyip kırmızıya dönüyor.
evren yeterince genislerse mutlak karanlık yerler olabilir çünkü ışığın dalga boyu yeterince genişlerse kızılötesine doğru kayar. görünür olmaktan çıkar. ama bunun için çok uzun yıllar geçmesi lazım. Bakış açısını değiştirdiğimiz de mutlak ne demek, neyi anlamalıyız, farklı pencerelerden baktığımızda mutlak dediğimizde neyi görürüz?
"
Mutlak sözlükte mukayyet olmayan, kayıtlı ve sınırlı olmayan, sınırsız olan, bütün sıfatlarıyla ve özellikleriyle kimseye bağlı olmayan, kendi başına var olan gibi manalara gelir. Mutlak mefhumunun zıttı mukayyettir. Yani kayıtlı ve sınırlı olmaktır. Mesela Allah mutlak hakikati ifade ederken, Allah’ın dışında her varlık her sıfatıyla mukayyettir, yani kayıtlı ve sınırlıdır.

Mutlak mefhumu diğer bir manada göreceli olmayan, izafi olmayan, nisbî olmayan, var olmak için başka hiçbir varlığın desteğine ihtiyacı olmayan, kendiliğinden var olan, varlığının nedeni yine kendisi olan, var olmak için hiçbir şeye muhtaç ve bağlantılı olmayan demektir.

Mutlak varlık hiçbir şeyle eksiltilemez, hiçbir şeye benzemez, hiçbir şekilde zıttı olmaz, eksikli olmaz, değişmek, başka türlü olmak, yükselmek, alçalmak, kemale ermek gibi hallerde bulunmaz. Bu manalarda mutlak olan sadece Allah'tır. "
Mutlak kelimesinin sözlük anlamını öğrendiğimiz pencereden başımızı çevirip felsefe penceresinden bakalım.
"
Mutlak kelimesi günlük dilimizde, bağımsız ve şartız olan şey, hiçbir şey ile sınırlandırılmayan şey, sınır kabul etmeme hali demektir. Felsefede ise mutlak; sınırsız, sonsuz, şartsız, değişmeyen, zorunlu olan şeye denir.

Bu manada felsefede mutlak, her şeyi var kılan, tüm insan fertlerinin dışında var olan, insanın kendisinin var kılmadığı, insandan bağımsız olarak var olan nesnel bir varlıktır. Ki bu varlık Allah’tır. Sonlu ve sınırlı olan insan zihni, dünyayı meydana getiren ve bilginin konusu olan gerçek nesneleri meydana getiremez. Bütün bu nesneler ve varlıklar, insanın dışında başka bir varlığın eseri olmalıdır. O varlık Allah’tır. "
Sözlük ve felsefe penceresinden sonra tasavvuf penceresinden baktığımızda ne görürüz? Bu sorunun cevabı ise :
"
Tasavvufta mutlak, her şeyden münezzeh olan varlık demektir.

Mutlak ve mukayyet kelimeleri fıkıh usulünde de kullanılır. Fıkıhta mutlak, herhangi bir sıfatla kayıtlanmış olmayan şey, mukayyet ise herhangi bir sıfatla kayıtlanmış şey demektir. Mesela “insan, kitap” gibi yalın kelimeler mutlak iken, imanlı insan, dürüst insan, el yazması kitap, çalışkan öğrenci gibi sıfatlar konduğunda kelime mukayyet olur."
Mutlak kelimesini felsefi açıdan biraz daha açacak olursak: felsefi açıdan mutlak kavramı, gerçekliğin kesinliğini ifade etmek için kullanılır. Mutlak gerçeklik, tüm varoluşun temelinde bulunan ve değişmez olan gerçekliği ifade eder. Bu anlamda, insanların gerçekliği ve ahlaki değerleri anlamalarına yardımcı olur.
Felsefe tarihinde her zaman mevcut olmuş, üzerinde en çok tartışılmış kavramlardan birdir.Metafizikte, mantıkta, epistemolojide, estetikte, bilimde bu kavramın değerlendirilmesi ve üzerinden süregelen tartışmalar sözkonusudur.
Lakin sizin Aradığınız cevap evrendeki karanlık, karanlık enerji üzerine cevaplar arıyorsunuz.
Bundan sekiz milyar yıl öncesine kadar evrenin büyümesinin yavaşladığı, ancak karanlık enerjinin ağırlık kazanması ile büyümenin tekrar başladığı düşünülüyor. Yapılan gözlem ve araştırmaların ilgi çekici taraflarından birisi de, karanlık enerjinin artıyor gibi gözüküyor olması.

Yani karanlık enerji artıyor mu? Soruna cevap arıyor ve hâlâ bulamadığını mı düşünüyorsun?

Şu an için bilindiği kadarıyla karanlık enerjinin şiddetinde herhangi bir artış durumu söz konusu değil. Ancak yapılan gözlem ve araştırmalar evrende bulunan karanlık enerji miktarında bir artış olduğunu işaret ediyor.​


Karanlık enerjinin evrenin bileşiminde yer aldığı rolü göz önünde bulundurduğumuzda, evren genişlemesinin karanlık enerjinin miktarını arttırmasını da doğal olarak görüyoruz.

Günümüzde evrenin yüzde 68’lik bir oranını oluşturan karanlık enerjinin, bundan 10 milyar yıl sonra evrenin yüzde 80’lik bir kısmını oluşturması bekleniyor.
Mutlak karanlık üzerine bir çok teoriler var. Benim yazdığım teorileri okuduğunda "aradığım cevap bu değil" diyeceğini biliyordum. Bu bilgilerden yola çıkıp aradığın cevabı bulacağını ümit ediyorum.
 

hekate22

Kayıtlı Üye
Katılım
14 Nis 2022
Mesajlar
474
Tepkime puanı
341
Aslinda evren genişlerken sınırların genişlemesi şeklinde değil bir lastiğin genişlemesi gibi genişliyor. lastiğe bir düğüm atttığımızda, lastiği çektiğimizde, düğüm de lastikle beraber konumunu değiştirdiğini görürüz. photonlar da öyle.
red shift de uzak galaksilerden gelen ışığın, evrenin genişlemesi sebebiyle dalga boyu değiştirip renginin kırmızıya doğru kayması olayı. çünkü kırmızı renk ışık daha geniş dalga boyunda. bize gelen ışık evrenin genişlemesi sebebiyle genişleyip kırmızıya dönüyor.
evren yeterince genislerse mutlak karanlık yerler olabilir çünkü ışığın dalga boyu yeterince genişlerse kızılötesine doğru kayar. görünür olmaktan çıkar. ama bunun için çok uzun yıllar geçmesi lazım. Bakış açısını değiştirdiğimiz de mutlak ne demek, neyi anlamalıyız, farklı pencerelerden baktığımızda mutlak dediğimizde neyi görürüz?
"
Mutlak sözlükte mukayyet olmayan, kayıtlı ve sınırlı olmayan, sınırsız olan, bütün sıfatlarıyla ve özellikleriyle kimseye bağlı olmayan, kendi başına var olan gibi manalara gelir. Mutlak mefhumunun zıttı mukayyettir. Yani kayıtlı ve sınırlı olmaktır. Mesela Allah mutlak hakikati ifade ederken, Allah’ın dışında her varlık her sıfatıyla mukayyettir, yani kayıtlı ve sınırlıdır.

Mutlak mefhumu diğer bir manada göreceli olmayan, izafi olmayan, nisbî olmayan, var olmak için başka hiçbir varlığın desteğine ihtiyacı olmayan, kendiliğinden var olan, varlığının nedeni yine kendisi olan, var olmak için hiçbir şeye muhtaç ve bağlantılı olmayan demektir.

Mutlak varlık hiçbir şeyle eksiltilemez, hiçbir şeye benzemez, hiçbir şekilde zıttı olmaz, eksikli olmaz, değişmek, başka türlü olmak, yükselmek, alçalmak, kemale ermek gibi hallerde bulunmaz. Bu manalarda mutlak olan sadece Allah'tır. "
Mutlak kelimesinin sözlük anlamını öğrendiğimiz pencereden başımızı çevirip felsefe penceresinden bakalım.
"
Mutlak kelimesi günlük dilimizde, bağımsız ve şartız olan şey, hiçbir şey ile sınırlandırılmayan şey, sınır kabul etmeme hali demektir. Felsefede ise mutlak; sınırsız, sonsuz, şartsız, değişmeyen, zorunlu olan şeye denir.

Bu manada felsefede mutlak, her şeyi var kılan, tüm insan fertlerinin dışında var olan, insanın kendisinin var kılmadığı, insandan bağımsız olarak var olan nesnel bir varlıktır. Ki bu varlık Allah’tır. Sonlu ve sınırlı olan insan zihni, dünyayı meydana getiren ve bilginin konusu olan gerçek nesneleri meydana getiremez. Bütün bu nesneler ve varlıklar, insanın dışında başka bir varlığın eseri olmalıdır. O varlık Allah’tır. "
Sözlük ve felsefe penceresinden sonra tasavvuf penceresinden baktığımızda ne görürüz? Bu sorunun cevabı ise :
"
Tasavvufta mutlak, her şeyden münezzeh olan varlık demektir.

Mutlak ve mukayyet kelimeleri fıkıh usulünde de kullanılır. Fıkıhta mutlak, herhangi bir sıfatla kayıtlanmış olmayan şey, mukayyet ise herhangi bir sıfatla kayıtlanmış şey demektir. Mesela “insan, kitap” gibi yalın kelimeler mutlak iken, imanlı insan, dürüst insan, el yazması kitap, çalışkan öğrenci gibi sıfatlar konduğunda kelime mukayyet olur."
Mutlak kelimesini felsefi açıdan biraz daha açacak olursak: felsefi açıdan mutlak kavramı, gerçekliğin kesinliğini ifade etmek için kullanılır. Mutlak gerçeklik, tüm varoluşun temelinde bulunan ve değişmez olan gerçekliği ifade eder. Bu anlamda, insanların gerçekliği ve ahlaki değerleri anlamalarına yardımcı olur.
Felsefe tarihinde her zaman mevcut olmuş, üzerinde en çok tartışılmış kavramlardan birdir.Metafizikte, mantıkta, epistemolojide, estetikte, bilimde bu kavramın değerlendirilmesi ve üzerinden süregelen tartışmalar sözkonusudur.
Lakin sizin Aradığınız cevap evrendeki karanlık, karanlık enerji üzerine cevaplar arıyorsunuz.
Bundan sekiz milyar yıl öncesine kadar evrenin büyümesinin yavaşladığı, ancak karanlık enerjinin ağırlık kazanması ile büyümenin tekrar başladığı düşünülüyor. Yapılan gözlem ve araştırmaların ilgi çekici taraflarından birisi de, karanlık enerjinin artıyor gibi gözüküyor olması.

Yani karanlık enerji artıyor mu? Soruna cevap arıyor ve hâlâ bulamadığını mı düşünüyorsun?

Şu an için bilindiği kadarıyla karanlık enerjinin şiddetinde herhangi bir artış durumu söz konusu değil. Ancak yapılan gözlem ve araştırmalar evrende bulunan karanlık enerji miktarında bir artış olduğunu işaret ediyor.​


Karanlık enerjinin evrenin bileşiminde yer aldığı rolü göz önünde bulundurduğumuzda, evren genişlemesinin karanlık enerjinin miktarını arttırmasını da doğal olarak görüyoruz.

Günümüzde evrenin yüzde 68’lik bir oranını oluşturan karanlık enerjinin, bundan 10 milyar yıl sonra evrenin yüzde 80’lik bir kısmını oluşturması bekleniyor.
Mutlak karanlık üzerine bir çok teoriler var. Benim yazdığım teorileri okuduğunda "aradığım cevap bu değil" diyeceğini biliyordum. Bu bilgilerden yola çıkıp aradığın cevabı bulacağını ümit ediyorum.
Mutlak, her pencerenden bakıldığına cevab aynı görünüyor, malûm.

Teşekkür ederim .
Karanlık kısım için yazınızı sonra tekrar okuyacağım, parçaları toplamaya çalışıyorum.
 

cortana

Kayıtlı Üye
Katılım
14 Nis 2024
Mesajlar
239
Tepkime puanı
266
@cortana , bana bu anlatım kaosun tanımına yakın gibi geldi. Siz ne dersiniz?
Aslında evet, haklısınız. Kaos'taki bütünün saf bilinci tanımına çok uyuyor. Kaos da bütünü, başlangıcın sıfır noktası olarak görme eğiliminde ve ona göre tek noktadan dağılıp bu kaotik yapıyı "bütün"ün içinde inşa etmiş oluyoruz. Bütün ve saf bilinç tüm ikiliklerin birleştiği nokta, bu yüzden akılalmaz, görülemez ve öngörülemez olarak nitelendiriliyor. Yani sanırım daha az mekanik bir dille "karanlık"☺️
 

hekate22

Kayıtlı Üye
Katılım
14 Nis 2022
Mesajlar
474
Tepkime puanı
341
Parçaları topladınız, araştırmaların sonucu olarak ne demek istersiniz?
Kolay bir konumu sizce?...
Ama belki birlikte teori üretebiliriz bir iki parçayla. Lakin bazi şahsi deneyler söz konusu olunca , açıklamak ne kadar doğru olur emin değilim, ve açıklamaya kelimeler yeterli gelirmi. Çünkü Sefirotu işlerken bir Daat sefira sı vardır. Gizli sefira, kutsal üçlü. Hokmah ve Binah arası gizli ve açıklanamayan bir yer. Kimi zaman uçurum diye geçer, ve orta sütun'dadır. Bilindiği gibi, Tanrı'nın bir yanı karanlıktır diye yazar....

Pardon, Kabala ile bir çalışmışlığınız varmı?
 

hekate22

Kayıtlı Üye
Katılım
14 Nis 2022
Mesajlar
474
Tepkime puanı
341
Hayır, zaman zaman araştırma yaptığım ama uzak durduğum ekol. Genelde eskiden numaraloji alanında kabalist araştırma yaptım....
Anlıyorum, numaraloji alanında araştırmanıza devam etmenizi tavsiye ederim, matematiği seviyorsanız gematria ile bu alana hakim olursunuz.
 

Tokotoyu

Kayıtlı Üye
Katılım
6 Nis 2019
Mesajlar
104
Tepkime puanı
129
Anlıyorum, numaraloji alanında araştırmanıza devam etmenizi tavsiye ederim, matematiği seviyorsanız gematria ile bu alana hakim olursunuz.
Rakamları pek sevmiyorum açıkçası matematik ile aram iyi değil. Örneğin napolyona bir kadın el falı bakınca adını değiştir demiş sonrası tarihe geçti. Lakap sanal alemde ki rumuzlar bile kişilerin döngülerinde etkisi oluyor. Örneğin siz hekata rumuzunu kullanmadan önce ve sonrası değişikliği film şeridi gibi göz önüne getirdiğiniz de ne demek istediğimi anlayacaksınız. Sanırım konuya hakimsiniz.
Şuanda gündemime gölgeler kitabım için ezoterik çalışma, büyüler, bitkisel büyüler, iksirler konusunda wicca, cadı ekollerin de araştırmalara ayırmak istiyorum. Gerçi ara verdim geri döneceğim....
 

hekate22

Kayıtlı Üye
Katılım
14 Nis 2022
Mesajlar
474
Tepkime puanı
341
Rakamları pek sevmiyorum açıkçası matematik ile aram iyi değil. Örneğin napolyona bir kadın el falı bakınca adını değiştir demiş sonrası tarihe geçti. Lakap sanal alemde ki rumuzlar bile kişilerin döngülerinde etkisi oluyor. Örneğin siz hekata rumuzunu kullanmadan önce ve sonrası değişikliği film şeridi gibi göz önüne getirdiğiniz de ne demek istediğimi anlayacaksınız. Sanırım konuya hakimsiniz.
Şuanda gündemime gölgeler kitabım için ezoterik çalışma, büyüler, bitkisel büyüler, iksirler konusunda wicca, cadı ekollerin de araştırmalara ayırmak istiyorum. Gerçi ara verdim geri döneceğim....
Natur, daima natur olmak ve çocuksu ruhunu öldürmemek...
Bizler küçük evreniz ve ondan farkımız yok...ama herşeyi unutmuş insanlar, derin uyku...

Çalışmanızda yolunuz açık olsun.
 
Üst