Kendi Kendine Hipnoz ( Oto Hipnoz ) Mümkünmü!

Zeyna

Kayıtlı Üye
Katılım
20 Ocak 2009
Mesajlar
330
Tepkime puanı
60
Konum
İstanbul
İş
yönetici
Bir kişinin kendi kendini hipnoz edemeyeceğine dair eski bir inanç vardır ve bu hipnoanaliz için de geçerlidir. Hipnoanaliz gıdıklama veya gıcıklanmaya benzer. Kişinin kendi kendini hipnoanaliz etmesi oldukça zordur. Yine de rahatlama, anestezi ve sınırlı diğer durumlar için self hipnoz uygulanabilir ve de sürekli durumlar için de self hipnozu tavsiye etmeyi düşünebilirsiniz. En etkili olacak olanı, hasta tamamen kendinde olmaya yakın olmalı ve hasta genel hipnoz hakkında adamakıllı bilgi sahibi olmalı. Eğer hasta transta iken telkinler verilirse, self hipnozu öğrenme daha kolay olacaktır. Hastanın düzenli seansları esnasında yararlı olana paralel bir metod seçimi yapılacaktır. Sizin tavsiye ettiğiniz önerilerin takviyesi için hasta self hipnozu kullanabilir.

Bir hipnotik transta telkinle hastaya "Sen benim seninle olduğumu ve sana yaptığım gibi sana hipnoz için verdiğim önerileri düşünerek kendi kendini hipnotize edeceksin. Sana vermiş olduğum ve senin kendi kendine verebileceğin aynı uyanma telkinlerini verebileceksin ki self hipnozdan uyanmama korkusuna sahip olmana gerek kalmasın. İlave olarak sizin otomatikman uyanabilmeniz için biri sizin yanınızda olmalı ya da başka bir kişi hipnotik durum esnasında size gereklidir."
Self hipnozu başarmak için kullanılan daha az yaygın yollar veya metodlar vardır. Bunlar, kasetçalar ile hastayı hipnotize ederek tedavi etmek, tedavi edici öneriler veya telkinler ve kendi yönteminizle uyanmak gibi çeşitli metodları içerisine alır. Hipnoz sonrasında hasta kaset çalacak ve daha sonraki hayali durumlarda hasta kendi kendine hipnotik duruma girebilecektir. Yazılı telkinlerle ve aynı yolun uygulanmasıyla bu başarılmıştır.

A. TEMEL OTOHİPNOZ
Cinsel Problemlerde Hipnoterapi´de birinci basamak, temel self-hipnozun öğrenilmesidir. Temel self-hipnozu iyice öğrenmenizden sonra, onu kendi spesifik cinsel ihtiyaçlarınıza nasıl adapte edeceğinizi bölüm altı ve yedide göreceksiniz.
Temel otohipnoz beş fazdan oluşur:
1. Doğal ritmik solunum.
2. Bilimsel vücut gevşemesi.
3. Olumlu hayal kurma.
4. Oto-telkin.
5. ´Reentry´ (Geri Dönüş)

B. DOĞAL RİTMİK SOLUNUM
Doğal ritmik solunum, vücudunuzu kendi solunum ritmini bulmaya bırakmanızı mümkün kılar. Derin derin nefes almak için, kendinizi zorlamanıza gerek yoktur. Sadece, kendinizi uyuyan bir bebeğin rahatlığı ve sükunetiyle nefes almaya bırakın.
Fizyolojik olarak, doğal ritmik solunumun, vücudun gevşemiş bir durumda kalmasına yardım ederek, sempatik sinir sistemi fonksiyonu azaltma eğilimi vardır. Sinir sisteminizin sempatik bölümü, vücudunuzun kendi normal kapasitesinin üstünde zorlanmasından sorumludur. Stres veya tehlike zamanlarında, tehlikeyi karşılaması gereken bütün organlar aktive edilir. Sempatik sistem kalp hızını artırır, her vuruşta daha fazla kan pompalanmasına sebep olur. Göz pupillerinizi genişletir, görme duyarlılığınızı artırır. İlave adrenalin yapılır ve bu da, karaciğerinizi daha fazla glikoz üretmesi için uyarır. Stresi karşılamak için ihtiyaç duyulmayan organlara (mide gibi) giden kan azaltılır. Buna, tehlikeye cevap olarak, vücudun savaşması veya kaçması denir, çünkü, vücut tehlikeyle yüz yüze gelme veya ondan kaçma yoluyla hayatta kalmanın yolunu arar. Bu savaşma veya kaçma durumunda kalma, vücudun yıpranmasına ve hırpalanmasına yol açar. Doğal ritmik solunum, vücudunuzu rahatlatmaya yardım etmek ve normal fonksiyonuna geri döndürmek için bir yoldur.
Sürekli ve düzenli solunum yoluyla, sempatik sinir sisteminin rahatlatılması, psikolojik faydalar da sağlar. Rahatlık hissini artırır, sinirliliği yatıştırır, düşünce mekaniğinde rahatlama yapar ve iyilik hissini uyandırır. Basitçe doğal ritmik solunum, parasempatik sinir sistemini aktive ederek bütün vücudun stresten uzak fonksiyonunu sağlar.
Bu solunum tipinin faydalarını, modern bilim adamları gibi, eski yoga filozofları da biliyorlardı. Doğal ritmik solunum, fiziki aktiviteden uzaklaşmanıza izin verir, böylece zihni hipnotik tecrübe için hazırlar.

Cinsel Problemlerde Hipnoterapi adlı kitaptan alınmıştır.

Aslında her birey hem kendisi hem de çevresi için doğal olarak bir hipnotisttir. Bir annenin çocuğuna söylediği “Yine kötü notlar getirdin, sen aptal ve gerizekalısın” sözü bir telkindir. Anne de doğal olarak bir hipnotist. Bu sözleri doğru kabul eden çocuğun bilinçaltı bundan sonraki yaşamında gerizekalı olmanın gereğini yerine getirecektir. Yani çocuk yüksek bir IQ’ya sahip olsa bile “gerizekalısın” şeklinde annesinden almış olduğu telkin onun başarılı olmasını engelleyecektir. Çünkü geri zekalı biri yüksek notlar alamaz. Anne de “ben diyorum zaten bu çocuk aptal” diyerek haklı olduğunu ispat etmiş olur.

Çevremize baktığımızda anne babasının, öğretmeninin, çevresinin olumsuz telkinlerinden etkilenmiş çok sayıda insan görebiliriz.

Sadece çevremizdeki kişiler mi? Kendi kendimize söylediğimiz şeylerle de aslında hayatımızı biçimlendirmekteyiz farkına varmadan. Kendi kendimize söylediğimiz her şey doğal olarak olumlu ya da olumsuz bir hipnotik etki yaratır. Sürekli başınızın ağrıdığından yakınırsanız baş ağrılarınızdan kurtulamayacağınızı garantilemiş olursunuz. Herkese her yerde uykusuzluk çektiğinizi söylüyor, her gece yatağa girip bir saat yatakta dönüp duruyorum diyorsanız daha uzun geceler uykusuz kalacaksınız demektir.

Hem kendi üzerimizde hem de çevremizdeki insanlar üzerinde böyle bir gücümüz varsa o zaman bu gücü olumlu yönde kullanmak gerekir. Özellikle çocuk yetiştirirken ister anne baba olarak ister öğretmen olarak söylediğimiz sözlerin karşımızdaki kişinin bilinçaltında yaratacağı etkiyi göz önünde bulundurarak konuşmalıyız.

Çocuğumuza onu aşağılayıcı, güvenini kırıcı sözleri sürekli olarak söylersek eninde sonu onu güvensiz, başarısız biri haline getirecek güce sahibiz. Öte yandan onu başarılı, daha akıllı, daha güvenli, kendisine ve çevresine daha yararlı bir insan olarak yetiştirmek de bizim elimizde. Çocuğun olumlu davranışını pekiştirerek, hata yaptığında kişiliğini değil davranışını eleştirerek bunu başarmamız mümkün.

Kendimize ve çevremize verdiğimiz telkinlerin yanı sıra, hepimizin hayatında yaşadığı doğal olarak oluşan hipnoz hallerine şöyle bir göz atalım.

Çok önemli bir yolculuk için sabah saat beşte kalkmanız gerektiğinde saati kurduğunuz, ama saat daha çalmadan uyandığınız oldu mu?

Giyinirken bacağınızda bir morluk görüp, “acaba ben bacağımı nereye çarptım, hiç fark etmemişim, çok acımış olmalı” dediniz mi? Aslında ağrı acı duyusu hep aynı şekilde oluşmasına rağmen aklımız başka bir yerdeyken demek ki acıyı fark etmiyoruz.

İş çıkışı arabayla evinize giderken “yol ne çabuk geçti, ne zaman eve geldiğimi anlamadım” diye düşündüğünüz oldu mu? Muhtemelen gözünüz yoldaydı ama dikkatiniz iç dünyanıza yönelmişti.

Heyecanlı bir kitap okurken ya da televizyon seyrederken evdekilerden birinin size seslendiği ama sizin duymadığınız sonra da “kaç keredir sesleniyorum niye cevap vermiyorsun” dediği sizin de “ ne zaman seslendin hiç duymadım” dediğiniz zamanlar oldu mu?

alıntı

Bilinçli Hipnoz Nedir?
1.Bilinç – Bilinçdışı Nedir?

Bilinç; Beş duyumuzla algıladıklarımızdır.

Bilinçdışı; Beş duyu dışında da tüm bilgiyi depolar. Bilincin şekillendiricisidir, bilgiyi bütün olarak işler, kritize etmez. Kendine gönderilen her bilgiyi doğru kabul eder ve depolar.

2.Hipnoz ve Bilinçli Hipnoz Nedir ?
Hipnoz ; Farkındalıktır! Bir içe bakış, bilinçaltını isteğe bağlı olarak telkinlerle yönlendirme ve bilincin frenlerinden kurtarıştır.
Fizyolojik bir olgudur ve sanılanın aksine uyku hali değildir.

Fizyolojik bir döngüde sırasıyla ;

• Trans
• Hipnoz
• Derin Trans
• Uyku ( Rem ) yaşanır.

Bilinçli Hipnoz; Klasik hipnozun her derinliğinde alıcının bilincinin açık tutulmasıdır.

Hipnoz; bir disosiyasyondur.
Hipnoz; farklı bir davranış biçiminde izole kalmaktır. (Egostate)

alıntı
 
Üst